• 30-11-2022, 18:11:29
    #1
    Merhaba arkadaşlar
    Dijital ürünler satanlara sorum olacak,
    Başka bir toptancıdan 100 adet dijital ürün aldım toplu fatura kesti mal aldığıma dair
    Sonra tek tek sattım
    Sonuçta satıştan alış maliyeti çıkarılır kalan kar oranına göre vergi çıkar fiziksel ürün olsa tabi bunda da aynı durum geçerli mi
  • 30-11-2022, 18:18:54
    #2
    Sonuçta satıştan alış maliyeti çıkarılır kalan kar oranına göre vergi çıkar fiziksel ürün olsa tabi bunda da aynı durum geçerli mi


    Alış maliyetiniz zaten faturalı. Bunu gider göstereceksiniz. Satış tutarınızdan fatura keseceksiniz. Alış fiyatı çıkarılır diye bir mantık yoktur.
  • 30-11-2022, 18:23:25
    #3
    Aklıma bu geldi


    https://www.youtube.com/watch?v=UPrOCb0rmvY



    Edit : Hikayenin uzun hali

    “Bilim dünyasının duayeni olarak bilinen Ali Akurgal, bir söyleşi sırasında yaptıkları 2 milyon dolarlık ihracatlarını nasıl gerçekleştirdiklerini anlatmıştı:
    "1992 yılında Netaş’ta ilk yazılım ihracatını gerçekleştirdik. Hazırlanan bir yazılım paketini; tuşa bastık, o zaman internet falan yok, çatıdaki çanak marifeti ile vallahi de billahi de müthiş bir hız olan 128kb/s ile, İngiltere’ye uydu üzerinden yolladık. Faturayı da pullu posta ile yolladık. 2 milyon dolar bankaya geldi. Kasaya koyduk. Aradan 3-4 ay geçti, vergi memurları geldiler. Dediler ki, 'Siz bir fatura yollamışsınız, 2 Milyon dolarlık'. 'Evet' dedik. 'Bu para ödenmiş' dediler. Biz yine 'Evet' dedik. 'Ama mal çıkışı yok, bu hayali ihracat' dediler! Bunun üzerine vergi memurlarını Ar-Ge’ye aldık, bir bilgisayarın başına oturttuk. 'Şu ‘enter’ tuşuna basar mısınız?' dedik. Biri bastı; sonra 'Ne oldu?' diye sordu. '300 dolarlık ihracat yaptınız, bunun faturasını yollayacağız, o da ödenecek' dedik. Adam sanki bir suç varmış da ortak olmuş gibi hissetti ve çok kötü oldu. Daha sonra yazılım nedir, uydu bağlantısı nedir, bunlar ne kadar para eder tek tek anlattık. Adamlar anladılar anlamasına ama mevzuata göre mal çıkışının olması gerekiyormuş. Tabii o zamanlar CD yok, hatta kaset bile yok, yalnızca makaralı bant kullanılıyor. Biz de yazılımı iki makaraya kaydettik ve gümrük komisyoncusuna verdik. Ancak gümrük memuru 'Tırlar nerede?' diye sormuş. Gümrük komisyoncusu da 'Tır yok tüm mal 2 makarada' demiş. Gümrük memuru iki makaranın 2 milyon dolar edeceğine inanmadığı için işlem yapmamış. Gümrük memuru bize inanmadığı için mahkemeye bile gidildi. Bilirkişi heyeti kuruldu. Bizim makaraların 2 milyon edip etmeyeceğini incelediler. Vallahi nasıl incelediler inanın bilmiyorum ama mahkemeyi kazandık. Bu kez aynı komisyoncu, aynı gümrük memuruna aynı makaraları mahkeme kararı ile götürüp işlemi yeniden başlattı. Ancak işlem sırasında, ihraç malının birim fiyatının girilmesi gerekiyormuş. Bakmışlar, zarfta teyp bandı var, makarası 1.000 metreden 2.000 metre yazılım diye yazmışlar. Böylelikle, Türkiye'den ihraç edilen ilk yazılımın birimi metre olarak tescillendi.”
  • 30-11-2022, 18:52:42
    #4
    BaRBaRYaN adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Aklıma bu geldi


    https://www.youtube.com/watch?v=UPrOCb0rmvY



    Edit : Hikayenin uzun hali

    “Bilim dünyasının duayeni olarak bilinen Ali Akurgal, bir söyleşi sırasında yaptıkları 2 milyon dolarlık ihracatlarını nasıl gerçekleştirdiklerini anlatmıştı:
    "1992 yılında Netaş’ta ilk yazılım ihracatını gerçekleştirdik. Hazırlanan bir yazılım paketini; tuşa bastık, o zaman internet falan yok, çatıdaki çanak marifeti ile vallahi de billahi de müthiş bir hız olan 128kb/s ile, İngiltere’ye uydu üzerinden yolladık. Faturayı da pullu posta ile yolladık. 2 milyon dolar bankaya geldi. Kasaya koyduk. Aradan 3-4 ay geçti, vergi memurları geldiler. Dediler ki, 'Siz bir fatura yollamışsınız, 2 Milyon dolarlık'. 'Evet' dedik. 'Bu para ödenmiş' dediler. Biz yine 'Evet' dedik. 'Ama mal çıkışı yok, bu hayali ihracat' dediler! Bunun üzerine vergi memurlarını Ar-Ge’ye aldık, bir bilgisayarın başına oturttuk. 'Şu ‘enter’ tuşuna basar mısınız?' dedik. Biri bastı; sonra 'Ne oldu?' diye sordu. '300 dolarlık ihracat yaptınız, bunun faturasını yollayacağız, o da ödenecek' dedik. Adam sanki bir suç varmış da ortak olmuş gibi hissetti ve çok kötü oldu. Daha sonra yazılım nedir, uydu bağlantısı nedir, bunlar ne kadar para eder tek tek anlattık. Adamlar anladılar anlamasına ama mevzuata göre mal çıkışının olması gerekiyormuş. Tabii o zamanlar CD yok, hatta kaset bile yok, yalnızca makaralı bant kullanılıyor. Biz de yazılımı iki makaraya kaydettik ve gümrük komisyoncusuna verdik. Ancak gümrük memuru 'Tırlar nerede?' diye sormuş. Gümrük komisyoncusu da 'Tır yok tüm mal 2 makarada' demiş. Gümrük memuru iki makaranın 2 milyon dolar edeceğine inanmadığı için işlem yapmamış. Gümrük memuru bize inanmadığı için mahkemeye bile gidildi. Bilirkişi heyeti kuruldu. Bizim makaraların 2 milyon edip etmeyeceğini incelediler. Vallahi nasıl incelediler inanın bilmiyorum ama mahkemeyi kazandık. Bu kez aynı komisyoncu, aynı gümrük memuruna aynı makaraları mahkeme kararı ile götürüp işlemi yeniden başlattı. Ancak işlem sırasında, ihraç malının birim fiyatının girilmesi gerekiyormuş. Bakmışlar, zarfta teyp bandı var, makarası 1.000 metreden 2.000 metre yazılım diye yazmışlar. Böylelikle, Türkiye'den ihraç edilen ilk yazılımın birimi metre olarak tescillendi.”
    Helal olsun o yoklukta böyle bir miktarda ihracat harika