• 24-09-2021, 18:34:40
    #28
    SeI2KaN adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Neresi yanlış üstad ?
    Bunu ben kendim uydurmadım, devletin koyduğu kanundur, neyi fesih edecek işveren ?
    Heeee derseniz ki; bu ülke koyduğu kanunlar ile yönetilmiyor. O zaman hak verebilirim.

    Madde 25 - Süresi belirli olsun veya olmasın işveren, aşağıda yazılı hallerde iş
    sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir:
    I- Sağlık sebepleri:
    a) İşçinin kendi kastından veya derli toplu olmayan yaşayışından yahut içkiye
    düşkünlüğünden doğacak bir hastalığa yakalanması veya engelli hâle gelmesi durumunda, bu
    sebeple doğacak devamsızlığın ardı ardına üç iş günü veya bir ayda beş iş gününden fazla
    sürmesi.(1)
    ––––––––––––––
    (1) 25/4/2013 tarihli ve 6462 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle, bu alt bentte yer alan “veya sakatlığa
    uğraması halinde” ibaresi “yakalanması veya engelli hâle gelmesi durumunda” şeklinde değiştirilmiştir.
    8433
    b) İşçinin tutulduğu hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olduğu ve işyerinde
    çalışmasında sakınca bulunduğunun Sağlık Kurulunca saptanması durumunda.
    (a) alt bendinde sayılan sebepler dışında işçinin hastalık, kaza, doğum ve gebelik gibi
    hallerde işveren için iş sözleşmesini bildirimsiz fesih hakkı; belirtilen hallerin işçinin işyerindeki
    çalışma süresine göre 17 nci maddedeki bildirim sürelerini altı hafta aşmasından sonra doğar.
    Doğum ve gebelik hallerinde bu süre 74 üncü maddedeki sürenin bitiminde başlar. Ancak işçinin
    iş sözleşmesinin askıda kalması nedeniyle işine gidemediği süreler için ücret işlemez.
    II- Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri:
    a) İş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri için gerekli
    vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek,
    yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni yanıltması.
    b) İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak
    sözler sarfetmesi veya davranışlarda bulunması, yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı
    asılsız ihbar ve isnadlarda bulunması.
    c) İşçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması.
    d) İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine
    sataşması, işyerine sarhoş yahut uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ya da işyerinde bu
    maddeleri kullanması.
    (1)
    e) İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek
    sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması.
    f) İşçinin, işyerinde, yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir
    suç işlemesi.
    g) İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki
    işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç
    işgünü işine devam etmemesi.
    h) İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta
    ısrar etmesi.
    ı) İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi,
    işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya
    ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması.
  • 24-09-2021, 21:56:13
    #29
    Yukarıda bir arkadaş yazmış. Ölen birisini bulun dedem kadar yakındı diyin.
  • 24-09-2021, 22:20:39
    #30
    dedenizle beraber gidin ölmedi bizde şaşırdık inanmazsınız diye beraber geldik deyin Maxi geyik aradı gözler
  • 25-09-2021, 09:17:14
    #31
    sizin yalan söylemeniz doğru ama işverenin sizi darlaması veya belge istemesi yanlış. yorum yapan insanlara sizden daha çok hayret ediyorum.
    İki yanlış bir doğru etmez.
    İstifa edin ve siz kovmadınız ben ayrıldım diyin
    (madem webmaster forumluğundan çıktı geyiğe döndü forum ben de artık böyle yazacağım.)
  • 25-09-2021, 12:30:20
    #32
    İşçi dedem öldü diye yalan söylüyor, belkide işin aksamasına neden oluyor, birton yatırım var belki o günün siparişi var, adamın çoçugunun çolugunun rızkı var. Adam ise doğrulamak için ölüm belgesi istiyor ve darlayan baskı yapan bir ahlaksız oluyor.

    iş falan bir kenara, iş ahlakı dürüstlük denen bazı kavramlar ne kadarda küçülmüş yorumları okudukça şaşırıyorum, yalan söyleyen insanı hiçbir patron yanında istemez. mecburiyetten çalışmak zorunda kalınsa bile o kişi gözden düşer. Nokta.
    Bence işi budaklandırmak yerine, Dürüstce o gün çok yorgundum, hiç halim yoktu, Söyleyecek bir bahane bulamayıp Cahillik ettim ve dedem öldü dedim. Özürdilerim. Deyin. Sonuçta her insan hata yapabilir, önemli olan bunu makul bir şekilde düzeltebilmek. Dahada yalan söyleyerek pişkinliğe arsızlığa gerek yok. Gerçek ne ise onu söyleyin ve kesilen cezaya razı olun. Dürüst biri olduğunuza inanıyosanız tabi. Değilseniz zaten diyecek birşey yok.
  • 25-09-2021, 14:07:47
    #33
    Yorumlara şaşıyorum gerçekten, yalanı devam ettirmek için türlü takla attıranlar var. İşveren yalanı fark etti ise ölüm belgesi ister, demek ki ilk yalan değildir.
    Dürüst olun, yalan dolan ile, mesainizi geçirdiğiniz yerde nasıl vicadanınız rahat edecek?
    İş yerine, ekmek paranı kazandığı yere bu tür yalan söyleyen, eşine yakınına neler söyler?

    Kusura bakmayın, bir an şeytana uydum diyin özür dileyin, olmuyor sa da başka iş bakarsnız.