• 05-04-2021, 15:54:59
    #19
    Yaşım 33. Şu anki aklım 15-17 yaşlarımda olsaydı isviçre-norveç,abd-kanada gibi yerlere giderdim. Yeni zelanda da iyi bir seçim.

    @matiyilmaz; sen geri zamanda yaşıyorsun sanırım. kafa geriye going to go.
  • 05-04-2021, 15:56:54
    #20
    Merhaba,
    17 yaşında olman ve bunları bu yaşında düşünüyor olman üzdü gerçekten. Demek yeni nesil bir umut görmüyor. Yazık olmuş. Ülke için ne kadar büyük kayıp. Senin yaşından büyük çocuklarımda seninle aynı fikirlere sahip. Bir büyüğün olarak yurt dışına çıkmak istiyorsan Ankara anlaşmalarına bak derim. Çok giden arkadaşlarım oldu özellikle İngiltere'ye giden. Hiç pişman olmadılar.(İngiltere için Ankara anlaşması Aralık ayı sonu itibari ile bitti) Yasal olmayan yolları denememeni şiddetle öneririm. Ama bu işin en kısa yolu dil okuluna gidip vize bittikten sonra ise kaçak gözükerek ülkede kalman olacaktır. Allah yardımcın olsun...
  • 05-04-2021, 15:57:37
    #21
    matiyilmaz adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Siz zaten bu mücadeleyi hak etmiyorsunuz. Umarım tez zamanda gidersiniz...


    Beylik öncesi dönem[değiştir | kaynağı değiştir]
    Moğol saldırıları sonucu Kayı soyundan Kaya Alp'in oğlu Süleyman Şah, Horasan'dan 50.000 kişi ile Erzincan ve Ahlat yakınlarına 1224 yılında gelerek buraya yerleşmiştir. Yedi yıl sonra[kaynak belirtilmeli] bu boy Fırat Nehri yatağını izleyerek Halep üzerinden Horasan'a dönmek istedi; ancak Caber Kalesi önlerinde Süleyman Şah atıyla suya düşerek öldü. Bu olay, onun emrindeki ailelerin dağılmasına yol açtı. Bazı aiӀeӀer Suriye'de kaldı, bazı aileler ise Anadolu içlerine ilerledi.
    Süleyman Şah'ın dört oğlu vardı; Sungur Tekin, Gündoğdu, Dündar ve Ertuğrul. Bunlardan ilk ikisi Horasan'a döndü, diğer ikisi ise yanlarında yaklaşık 400 aile ile Erzurum civarına gitti ve Sürmeli Çukur Ovası'na yerleşti. Bunlardan bir bölük ise Pasin Ovası'na yerleşti.
    Dündar ve Ertuğrul, emrindeki ailelerӀe batıya ilerlerken iki ordunun savaşına rastladı. Bu iki ordudan güçsüz olarak gördüklerine yardım etmeye karar verdiler. Bu karar onların ileriki yaşamlarını oldukça etkiledi; çünkü güçsüz olup onların yardımıyla savaşı kazanan taraf Anadolu Selçuklu ordusu, düşman ise bir Moğol ordusuydu. Ertuğrul, bu yardımı sayesinde Selçuklu sultanı I. Alaeddin Keykubat ile tanıştı ve onu koruyucu olarak tanıyıp elini öptü. Sultan da ona hediye olarak Domaniç ve Ermeni dağlarını yaylak, Söğüt yakınlarındaki ovayı da kışlak olarak verdi.
    Ertuğrul'un ailesi oraya vardığında Kütahya'nın kuzeyindeki Karacahisar mevkiinde Rumlar yaşıyordu. Ertuğrul bu Rumlar tarafından rahatsız edilince Alaaddin'den sefer için izin istedi ve sefer yapıp bölgeyi aldı. Zafer haberini Eskişehir'de alan I. Alaeddin Keykubat, Eskişehir'in adını "Sultanönü"ye çevirdi ve Ertuğrul Gazi'ye verdi
    Ertuğrul Gazi'nin ise üç oğlu vardı; Osman, Gündüz Bey ve Saru Batu Savcı Bey. Bunlardan en küçüğü olan Osman, 1258 yılında doğdu. Bizans tekfurlarına karşı seferlerde bulundu ve bir savaşçı olarak nam saldı.
    Beyliğin kuruluşu ve genişlemesi[değiştir | kaynağı değiştir]
    Osman Gazi[değiştir | kaynağı değiştir]
    Ana madde: Osman Gazi
    Osman Gazi öldüğünde beyliğin durumu. (1326)


    Babasının ölümü üzerine 1281'de aşiretin başına geçen Osman Gazi, 1284'te Bizanslılara ait olan Kulaca Hisar'ı ele geçirdi. İlerleyen yıllarda fetihlerine devam etti; 1288'de Karacahisar'ı, 1298'de Bilecik'i fethetti. 1299'da, III. Alaeddin Keykubad'ın kaçmak zorunda kalması ile Anadolu Selçuklu Devleti yöneticisiz kaldı. Bunun üzerine aynı yıl bağımsızlığını ilan etti. (Bu tarih, birçok tarihçi tarafından beyliğin kuruluşu olarak nitelendirildi fakat Halil İnalcık, kuruluşun 1302 yılında gerçekleşen Koyunhisar Muharebesi ile gerçekleştiğini öne sürdü.[1]) 1301'de Yenişehir'i ele geçirdi ve 1302'de Bizans ile yapılan ilk silahlı çarpışma olarak bilinen Koyunhisar Muharebesi'ni kazandı.[2] 1321'de Mudanya ele geçirildi; 1326'da, Bursa Kuşatması sırasında öldü. Şehir, vefatından sonra fethedildi. Yerine, oğlu Orhan Bey geçti.
    Osman Gazi, Anadolu'da faaliyet gösteren meslek teşkilatı Ahiler'in desteğini aldı ve teşkilatın lideri Şeyh Edebali'nin kızı ile evlendi. Ayrıca diğer Türk beylikleri ile mücadeleden kaçındı ve sınırlarını Bizans toprakları yönünde genişletti.
    Beylikten devlete geçiş ve kurumsallaşma[değiştir | kaynağı değiştir]
    Orhan Gazi[değiştir | kaynağı değiştir]
    Ana madde: Orhan Gazi
    Orhan Gazi, beyliğin başına geçmeden önce Yarhisar tekfurunun kızı Holofira ile evlendi; 1326'da babasının ölümü ile beyliğin başına geçti ve aynı yıl Bursa'yı fethederek başkent yaptı. İlerleyen yıllarda İznik'i kuşattı fakat Bizans İmparatoru III. Andronikos'un karşı saldırıya geçmesi üzerine kuşatmayı kaldırdı. İki taraf, 1329'da Maltepe Muharebesi'nde karşılaştı; savaşın kazananı Osmanlılar oldu ve böylece Kocaeli Yarımadası'nın fethi tamamlanarak Bizans'ın Anadolu toprakları ile bağlantısı kesildi. 1331'de İznik, 1337'de İzmit ele geçirildi. 1345 yılına gelindiğinde Karesioğulları Beyliği, Osmanlı topraklarına katıldı.[3] Beyliğin alınması ile Anadolu Türk siyasi birliğinin sağlanması yolundaki ilk adım atıldı ve Osmanlı, Karesioğulları'nın donanmasından yararlandı. Ayrıca beyliğin konumu sayesinde Rumeli'ye geçiş kolaylaştı. Orhan Gazi, 1346'da İoannis Kantakuzenos'un kızı ile evlendi ve 1347'de Bizans tahtına geçmesini sağladı. Bizans'a, Balkan devletleri ile yaptığı savaşlarda asker yardımında bulundu. Yardımların karşılığı olarak kendisine 1353'te Gelibolu Yarımadası'ndaki Çimpe Kalesi verildi. Böylece Osmanlılar, Rumeli'deki ilk topraklarını kazandılar.
    Orhan Gazi, beyliği devlet haline getirdi ve teşkilatlanma çalışmalarına önem verdi. Saltanatı sırasında, ilk Osmanlı medresesini İznik'te açtı; yaya ve müsellem ordusunu kurdu. İlk Divan'ı topladı ve vezirlik makamını oluşturdu. İlk kadı ve subaşı atamalarını yaptı. 1362'da vefat etmesinin üzerine, tahta I. Murad geçti.


    Devamı; https://tr.wikipedia.org/wiki/Osmanl...9F_d%C3%B6nemi
    Hocam ne diyorsunuz?
  • 05-04-2021, 16:01:15
    #22
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    matiyilmaz adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Siz zaten bu mücadeleyi hak etmiyorsunuz. Umarım tez zamanda gidersiniz...


    Beylik öncesi dönem[değiştir | kaynağı değiştir]
    Moğol saldırıları sonucu Kayı soyundan Kaya Alp'in oğlu Süleyman Şah, Horasan'dan 50.000 kişi ile Erzincan ve Ahlat yakınlarına 1224 yılında gelerek buraya yerleşmiştir. Yedi yıl sonra[kaynak belirtilmeli] bu boy Fırat Nehri yatağını izleyerek Halep üzerinden Horasan'a dönmek istedi; ancak Caber Kalesi önlerinde Süleyman Şah atıyla suya düşerek öldü. Bu olay, onun emrindeki ailelerin dağılmasına yol açtı. Bazı aiӀeӀer Suriye'de kaldı, bazı aileler ise Anadolu içlerine ilerledi.
    Süleyman Şah'ın dört oğlu vardı; Sungur Tekin, Gündoğdu, Dündar ve Ertuğrul. Bunlardan ilk ikisi Horasan'a döndü, diğer ikisi ise yanlarında yaklaşık 400 aile ile Erzurum civarına gitti ve Sürmeli Çukur Ovası'na yerleşti. Bunlardan bir bölük ise Pasin Ovası'na yerleşti.
    Dündar ve Ertuğrul, emrindeki ailelerӀe batıya ilerlerken iki ordunun savaşına rastladı. Bu iki ordudan güçsüz olarak gördüklerine yardım etmeye karar verdiler. Bu karar onların ileriki yaşamlarını oldukça etkiledi; çünkü güçsüz olup onların yardımıyla savaşı kazanan taraf Anadolu Selçuklu ordusu, düşman ise bir Moğol ordusuydu. Ertuğrul, bu yardımı sayesinde Selçuklu sultanı I. Alaeddin Keykubat ile tanıştı ve onu koruyucu olarak tanıyıp elini öptü. Sultan da ona hediye olarak Domaniç ve Ermeni dağlarını yaylak, Söğüt yakınlarındaki ovayı da kışlak olarak verdi.
    Ertuğrul'un ailesi oraya vardığında Kütahya'nın kuzeyindeki Karacahisar mevkiinde Rumlar yaşıyordu. Ertuğrul bu Rumlar tarafından rahatsız edilince Alaaddin'den sefer için izin istedi ve sefer yapıp bölgeyi aldı. Zafer haberini Eskişehir'de alan I. Alaeddin Keykubat, Eskişehir'in adını "Sultanönü"ye çevirdi ve Ertuğrul Gazi'ye verdi
    Ertuğrul Gazi'nin ise üç oğlu vardı; Osman, Gündüz Bey ve Saru Batu Savcı Bey. Bunlardan en küçüğü olan Osman, 1258 yılında doğdu. Bizans tekfurlarına karşı seferlerde bulundu ve bir savaşçı olarak nam saldı.
    Beyliğin kuruluşu ve genişlemesi[değiştir | kaynağı değiştir]
    Osman Gazi[değiştir | kaynağı değiştir]
    Ana madde: Osman Gazi
    Osman Gazi öldüğünde beyliğin durumu. (1326)


    Babasının ölümü üzerine 1281'de aşiretin başına geçen Osman Gazi, 1284'te Bizanslılara ait olan Kulaca Hisar'ı ele geçirdi. İlerleyen yıllarda fetihlerine devam etti; 1288'de Karacahisar'ı, 1298'de Bilecik'i fethetti. 1299'da, III. Alaeddin Keykubad'ın kaçmak zorunda kalması ile Anadolu Selçuklu Devleti yöneticisiz kaldı. Bunun üzerine aynı yıl bağımsızlığını ilan etti. (Bu tarih, birçok tarihçi tarafından beyliğin kuruluşu olarak nitelendirildi fakat Halil İnalcık, kuruluşun 1302 yılında gerçekleşen Koyunhisar Muharebesi ile gerçekleştiğini öne sürdü.[1]) 1301'de Yenişehir'i ele geçirdi ve 1302'de Bizans ile yapılan ilk silahlı çarpışma olarak bilinen Koyunhisar Muharebesi'ni kazandı.[2] 1321'de Mudanya ele geçirildi; 1326'da, Bursa Kuşatması sırasında öldü. Şehir, vefatından sonra fethedildi. Yerine, oğlu Orhan Bey geçti.
    Osman Gazi, Anadolu'da faaliyet gösteren meslek teşkilatı Ahiler'in desteğini aldı ve teşkilatın lideri Şeyh Edebali'nin kızı ile evlendi. Ayrıca diğer Türk beylikleri ile mücadeleden kaçındı ve sınırlarını Bizans toprakları yönünde genişletti.
    Beylikten devlete geçiş ve kurumsallaşma[değiştir | kaynağı değiştir]
    Orhan Gazi[değiştir | kaynağı değiştir]
    Ana madde: Orhan Gazi
    Orhan Gazi, beyliğin başına geçmeden önce Yarhisar tekfurunun kızı Holofira ile evlendi; 1326'da babasının ölümü ile beyliğin başına geçti ve aynı yıl Bursa'yı fethederek başkent yaptı. İlerleyen yıllarda İznik'i kuşattı fakat Bizans İmparatoru III. Andronikos'un karşı saldırıya geçmesi üzerine kuşatmayı kaldırdı. İki taraf, 1329'da Maltepe Muharebesi'nde karşılaştı; savaşın kazananı Osmanlılar oldu ve böylece Kocaeli Yarımadası'nın fethi tamamlanarak Bizans'ın Anadolu toprakları ile bağlantısı kesildi. 1331'de İznik, 1337'de İzmit ele geçirildi. 1345 yılına gelindiğinde Karesioğulları Beyliği, Osmanlı topraklarına katıldı.[3] Beyliğin alınması ile Anadolu Türk siyasi birliğinin sağlanması yolundaki ilk adım atıldı ve Osmanlı, Karesioğulları'nın donanmasından yararlandı. Ayrıca beyliğin konumu sayesinde Rumeli'ye geçiş kolaylaştı. Orhan Gazi, 1346'da İoannis Kantakuzenos'un kızı ile evlendi ve 1347'de Bizans tahtına geçmesini sağladı. Bizans'a, Balkan devletleri ile yaptığı savaşlarda asker yardımında bulundu. Yardımların karşılığı olarak kendisine 1353'te Gelibolu Yarımadası'ndaki Çimpe Kalesi verildi. Böylece Osmanlılar, Rumeli'deki ilk topraklarını kazandılar.
    Orhan Gazi, beyliği devlet haline getirdi ve teşkilatlanma çalışmalarına önem verdi. Saltanatı sırasında, ilk Osmanlı medresesini İznik'te açtı; yaya ve müsellem ordusunu kurdu. İlk Divan'ı topladı ve vezirlik makamını oluşturdu. İlk kadı ve subaşı atamalarını yaptı. 1362'da vefat etmesinin üzerine, tahta I. Murad geçti.


    Devamı; https://tr.wikipedia.org/wiki/Osmanl...9F_d%C3%B6nemi
    senin babanın malımı bu ülke? kimi gitmek ister kimi de ben gibi ülkenin geleceğini korumak adına elinden geleni ardına koymaz. sizin zihniyetinizi de tihniyetinizi de tarihin tozlu sayfalarına yeniden gömeceğiz Atatürk gençliği olarak!
  • 05-04-2021, 16:03:57
    #23
    Ben 21 yasimda geldim hep robot hayati yasadim eski aklim olsaydi ulkemde kalirdim. Uzaktan gorunen koy guzel gorunur birde koyun icine girip bakmak gerek. Umarim istediginiz olur basarilar dilerim.
  • 05-04-2021, 16:04:54
    #24
    matiyilmaz adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Siz zaten bu mücadeleyi hak etmiyorsunuz. Umarım tez zamanda gidersiniz...


    Beylik öncesi dönem[değiştir | kaynağı değiştir]
    Moğol saldırıları sonucu Kayı soyundan Kaya Alp'in oğlu Süleyman Şah, Horasan'dan 50.000 kişi ile Erzincan ve Ahlat yakınlarına 1224 yılında gelerek buraya yerleşmiştir. Yedi yıl sonra[kaynak belirtilmeli] bu boy Fırat Nehri yatağını izleyerek Halep üzerinden Horasan'a dönmek istedi; ancak Caber Kalesi önlerinde Süleyman Şah atıyla suya düşerek öldü. Bu olay, onun emrindeki ailelerin dağılmasına yol açtı. Bazı aiӀeӀer Suriye'de kaldı, bazı aileler ise Anadolu içlerine ilerledi.
    Süleyman Şah'ın dört oğlu vardı; Sungur Tekin, Gündoğdu, Dündar ve Ertuğrul. Bunlardan ilk ikisi Horasan'a döndü, diğer ikisi ise yanlarında yaklaşık 400 aile ile Erzurum civarına gitti ve Sürmeli Çukur Ovası'na yerleşti. Bunlardan bir bölük ise Pasin Ovası'na yerleşti.
    Dündar ve Ertuğrul, emrindeki ailelerӀe batıya ilerlerken iki ordunun savaşına rastladı. Bu iki ordudan güçsüz olarak gördüklerine yardım etmeye karar verdiler. Bu karar onların ileriki yaşamlarını oldukça etkiledi; çünkü güçsüz olup onların yardımıyla savaşı kazanan taraf Anadolu Selçuklu ordusu, düşman ise bir Moğol ordusuydu. Ertuğrul, bu yardımı sayesinde Selçuklu sultanı I. Alaeddin Keykubat ile tanıştı ve onu koruyucu olarak tanıyıp elini öptü. Sultan da ona hediye olarak Domaniç ve Ermeni dağlarını yaylak, Söğüt yakınlarındaki ovayı da kışlak olarak verdi.
    Ertuğrul'un ailesi oraya vardığında Kütahya'nın kuzeyindeki Karacahisar mevkiinde Rumlar yaşıyordu. Ertuğrul bu Rumlar tarafından rahatsız edilince Alaaddin'den sefer için izin istedi ve sefer yapıp bölgeyi aldı. Zafer haberini Eskişehir'de alan I. Alaeddin Keykubat, Eskişehir'in adını "Sultanönü"ye çevirdi ve Ertuğrul Gazi'ye verdi
    Ertuğrul Gazi'nin ise üç oğlu vardı; Osman, Gündüz Bey ve Saru Batu Savcı Bey. Bunlardan en küçüğü olan Osman, 1258 yılında doğdu. Bizans tekfurlarına karşı seferlerde bulundu ve bir savaşçı olarak nam saldı.
    Beyliğin kuruluşu ve genişlemesi[değiştir | kaynağı değiştir]
    Osman Gazi[değiştir | kaynağı değiştir]
    Ana madde: Osman Gazi
    Osman Gazi öldüğünde beyliğin durumu. (1326)


    Babasının ölümü üzerine 1281'de aşiretin başına geçen Osman Gazi, 1284'te Bizanslılara ait olan Kulaca Hisar'ı ele geçirdi. İlerleyen yıllarda fetihlerine devam etti; 1288'de Karacahisar'ı, 1298'de Bilecik'i fethetti. 1299'da, III. Alaeddin Keykubad'ın kaçmak zorunda kalması ile Anadolu Selçuklu Devleti yöneticisiz kaldı. Bunun üzerine aynı yıl bağımsızlığını ilan etti. (Bu tarih, birçok tarihçi tarafından beyliğin kuruluşu olarak nitelendirildi fakat Halil İnalcık, kuruluşun 1302 yılında gerçekleşen Koyunhisar Muharebesi ile gerçekleştiğini öne sürdü.[1]) 1301'de Yenişehir'i ele geçirdi ve 1302'de Bizans ile yapılan ilk silahlı çarpışma olarak bilinen Koyunhisar Muharebesi'ni kazandı.[2] 1321'de Mudanya ele geçirildi; 1326'da, Bursa Kuşatması sırasında öldü. Şehir, vefatından sonra fethedildi. Yerine, oğlu Orhan Bey geçti.
    Osman Gazi, Anadolu'da faaliyet gösteren meslek teşkilatı Ahiler'in desteğini aldı ve teşkilatın lideri Şeyh Edebali'nin kızı ile evlendi. Ayrıca diğer Türk beylikleri ile mücadeleden kaçındı ve sınırlarını Bizans toprakları yönünde genişletti.
    Beylikten devlete geçiş ve kurumsallaşma[değiştir | kaynağı değiştir]
    Orhan Gazi[değiştir | kaynağı değiştir]
    Ana madde: Orhan Gazi
    Orhan Gazi, beyliğin başına geçmeden önce Yarhisar tekfurunun kızı Holofira ile evlendi; 1326'da babasının ölümü ile beyliğin başına geçti ve aynı yıl Bursa'yı fethederek başkent yaptı. İlerleyen yıllarda İznik'i kuşattı fakat Bizans İmparatoru III. Andronikos'un karşı saldırıya geçmesi üzerine kuşatmayı kaldırdı. İki taraf, 1329'da Maltepe Muharebesi'nde karşılaştı; savaşın kazananı Osmanlılar oldu ve böylece Kocaeli Yarımadası'nın fethi tamamlanarak Bizans'ın Anadolu toprakları ile bağlantısı kesildi. 1331'de İznik, 1337'de İzmit ele geçirildi. 1345 yılına gelindiğinde Karesioğulları Beyliği, Osmanlı topraklarına katıldı.[3] Beyliğin alınması ile Anadolu Türk siyasi birliğinin sağlanması yolundaki ilk adım atıldı ve Osmanlı, Karesioğulları'nın donanmasından yararlandı. Ayrıca beyliğin konumu sayesinde Rumeli'ye geçiş kolaylaştı. Orhan Gazi, 1346'da İoannis Kantakuzenos'un kızı ile evlendi ve 1347'de Bizans tahtına geçmesini sağladı. Bizans'a, Balkan devletleri ile yaptığı savaşlarda asker yardımında bulundu. Yardımların karşılığı olarak kendisine 1353'te Gelibolu Yarımadası'ndaki Çimpe Kalesi verildi. Böylece Osmanlılar, Rumeli'deki ilk topraklarını kazandılar.
    Orhan Gazi, beyliği devlet haline getirdi ve teşkilatlanma çalışmalarına önem verdi. Saltanatı sırasında, ilk Osmanlı medresesini İznik'te açtı; yaya ve müsellem ordusunu kurdu. İlk Divan'ı topladı ve vezirlik makamını oluşturdu. İlk kadı ve subaşı atamalarını yaptı. 1362'da vefat etmesinin üzerine, tahta I. Murad geçti.


    Devamı; https://tr.wikipedia.org/wiki/Osmanl...9F_d%C3%B6nemi
    Düşüncenize saygı duyuyorum lakin artık Osmanlı yok ve Almanya’da yaşarken bana böyle bir hitapla yanaşmanız gerçekten üzücü
  • 05-04-2021, 16:06:50
    #25
    Misafir adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Meriçten atla kardeşim karşıya, sabah saat 5-5:30 gibi siftah atmak için ucuza bırakıyorlar yunana. Karşıya geçince bi 10-15 dakika yürü yunan askerlerinin kulubesi seni karşılar, ellerini hava kaldır help help politic problem de. Oradan seni ekip otosu alır Atinaya götürür. Ne olduğunu ne bittiğini derdini anlatırsın. Kafadan bir suç uydur kendine, siyasi kimliğim yüzünden vs. de ama gitmeden önce hükümete birkaç twit atıp salla. Sonradan başına iş açacağın belli olsun yani, bir de yeşil top olan başka bir hesapla egmyi ve suleymansoyluyu etiketle. Garanti olsun diye de bir arkadaşına kendini cimerden şikayet ettir. Zaten hakkında dava açılacaktır. Atinaya gittiğin zaman inceleme işlemleri için vs. 3 aylık bir geçici oturum izni tarzında bir şey veriyorlar onu kullan. Sonrasında Atinada 700-800 euroya Çek kimliği yapıyorlar, her yer kaçacakcı orada. O Çek kimliği ile Almanya'ya uçacaksın pasaport kontrolünde vs. yakalnırsan hiçbir şey olmuyor ama sadece Atinadan çıkmaya çalışırsan diğer yerlerde neler oluyor bilmiyorum. En kötü ihtimalle 4. seferde yakalanmadan Alman uçağına binersin. Oraya gittikten sonra kaçak yollardan geldiğini vs. söylemen lazım. Bir tırın arkasında geldim demek en mantıklı ama bunu kanıtlayacak belgelere sahip olman lazım. Gitmeden önce bir tırın arkasında, dorsesinde vs mutlaka fotoğraf çekin. Sonra seni bir kampa alacaklar orada davan sürecek her şeyini alman hükümeti karşılıyor. Sonrasında dava sonucunda gerçekten siyasi suçlu olduğunu kanıtlamak için Türkiye'de hakkında açılan davaları göstereceksin. Oturma iznin hayırlı uğurlu olsun. Sonrasında çok bir mukaat işlemezsen 5 yıl sonra falan da vatandaşlık alırsın. Almanya'dan bana kartpostal yollamayı unutma.

    Açıklamaya bak be
  • 05-04-2021, 16:09:27
    #26
    Misafir adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Meriçten atla kardeşim karşıya, sabah saat 5-5:30 gibi siftah atmak için ucuza bırakıyorlar yunana. Karşıya geçince bi 10-15 dakika yürü yunan askerlerinin kulubesi seni karşılar, ellerini hava kaldır help help politic problem de. Oradan seni ekip otosu alır Atinaya götürür. Ne olduğunu ne bittiğini derdini anlatırsın. Kafadan bir suç uydur kendine, siyasi kimliğim yüzünden vs. de ama gitmeden önce hükümete birkaç twit atıp salla. Sonradan başına iş açacağın belli olsun yani, bir de yeşil top olan başka bir hesapla egmyi ve suleymansoyluyu etiketle. Garanti olsun diye de bir arkadaşına kendini cimerden şikayet ettir. Zaten hakkında dava açılacaktır. Atinaya gittiğin zaman inceleme işlemleri için vs. 3 aylık bir geçici oturum izni tarzında bir şey veriyorlar onu kullan. Sonrasında Atinada 700-800 euroya Çek kimliği yapıyorlar, her yer kaçacakcı orada. O Çek kimliği ile Almanya'ya uçacaksın pasaport kontrolünde vs. yakalnırsan hiçbir şey olmuyor ama sadece Atinadan çıkmaya çalışırsan diğer yerlerde neler oluyor bilmiyorum. En kötü ihtimalle 4. seferde yakalanmadan Alman uçağına binersin. Oraya gittikten sonra kaçak yollardan geldiğini vs. söylemen lazım. Bir tırın arkasında geldim demek en mantıklı ama bunu kanıtlayacak belgelere sahip olman lazım. Gitmeden önce bir tırın arkasında, dorsesinde vs mutlaka fotoğraf çekin. Sonra seni bir kampa alacaklar orada davan sürecek her şeyini alman hükümeti karşılıyor. Sonrasında dava sonucunda gerçekten siyasi suçlu olduğunu kanıtlamak için Türkiye'de hakkında açılan davaları göstereceksin. Oturma iznin hayırlı uğurlu olsun. Sonrasında çok bir mukaat işlemezsen 5 yıl sonra falan da vatandaşlık alırsın. Almanya'dan bana kartpostal yollamayı unutma.
    Bu dediklerini kendin yapsana, darda kalan gençlerin aklını böyle pis şeylerle bulandırma
    • tacsizkiral
    • Aseka
    tacsizkiral ve Aseka bunu beğendi.
    2 kişi bunu beğendi.
  • 05-04-2021, 16:10:54
    #27
    matiyilmaz adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Siz zaten bu mücadeleyi hak etmiyorsunuz. Umarım tez zamanda gidersiniz...


    Beylik öncesi dönem[değiştir | kaynağı değiştir]
    Moğol saldırıları sonucu Kayı soyundan Kaya Alp'in oğlu Süleyman Şah, Horasan'dan 50.000 kişi ile Erzincan ve Ahlat yakınlarına 1224 yılında gelerek buraya yerleşmiştir. Yedi yıl sonra[kaynak belirtilmeli] bu boy Fırat Nehri yatağını izleyerek Halep üzerinden Horasan'a dönmek istedi; ancak Caber Kalesi önlerinde Süleyman Şah atıyla suya düşerek öldü. Bu olay, onun emrindeki ailelerin dağılmasına yol açtı. Bazı aiӀeӀer Suriye'de kaldı, bazı aileler ise Anadolu içlerine ilerledi.
    Süleyman Şah'ın dört oğlu vardı; Sungur Tekin, Gündoğdu, Dündar ve Ertuğrul. Bunlardan ilk ikisi Horasan'a döndü, diğer ikisi ise yanlarında yaklaşık 400 aile ile Erzurum civarına gitti ve Sürmeli Çukur Ovası'na yerleşti. Bunlardan bir bölük ise Pasin Ovası'na yerleşti.
    Dündar ve Ertuğrul, emrindeki ailelerӀe batıya ilerlerken iki ordunun savaşına rastladı. Bu iki ordudan güçsüz olarak gördüklerine yardım etmeye karar verdiler. Bu karar onların ileriki yaşamlarını oldukça etkiledi; çünkü güçsüz olup onların yardımıyla savaşı kazanan taraf Anadolu Selçuklu ordusu, düşman ise bir Moğol ordusuydu. Ertuğrul, bu yardımı sayesinde Selçuklu sultanı I. Alaeddin Keykubat ile tanıştı ve onu koruyucu olarak tanıyıp elini öptü. Sultan da ona hediye olarak Domaniç ve Ermeni dağlarını yaylak, Söğüt yakınlarındaki ovayı da kışlak olarak verdi.
    Ertuğrul'un ailesi oraya vardığında Kütahya'nın kuzeyindeki Karacahisar mevkiinde Rumlar yaşıyordu. Ertuğrul bu Rumlar tarafından rahatsız edilince Alaaddin'den sefer için izin istedi ve sefer yapıp bölgeyi aldı. Zafer haberini Eskişehir'de alan I. Alaeddin Keykubat, Eskişehir'in adını "Sultanönü"ye çevirdi ve Ertuğrul Gazi'ye verdi
    Ertuğrul Gazi'nin ise üç oğlu vardı; Osman, Gündüz Bey ve Saru Batu Savcı Bey. Bunlardan en küçüğü olan Osman, 1258 yılında doğdu. Bizans tekfurlarına karşı seferlerde bulundu ve bir savaşçı olarak nam saldı.
    Beyliğin kuruluşu ve genişlemesi[değiştir | kaynağı değiştir]
    Osman Gazi[değiştir | kaynağı değiştir]
    Ana madde: Osman Gazi
    Osman Gazi öldüğünde beyliğin durumu. (1326)


    Babasının ölümü üzerine 1281'de aşiretin başına geçen Osman Gazi, 1284'te Bizanslılara ait olan Kulaca Hisar'ı ele geçirdi. İlerleyen yıllarda fetihlerine devam etti; 1288'de Karacahisar'ı, 1298'de Bilecik'i fethetti. 1299'da, III. Alaeddin Keykubad'ın kaçmak zorunda kalması ile Anadolu Selçuklu Devleti yöneticisiz kaldı. Bunun üzerine aynı yıl bağımsızlığını ilan etti. (Bu tarih, birçok tarihçi tarafından beyliğin kuruluşu olarak nitelendirildi fakat Halil İnalcık, kuruluşun 1302 yılında gerçekleşen Koyunhisar Muharebesi ile gerçekleştiğini öne sürdü.[1]) 1301'de Yenişehir'i ele geçirdi ve 1302'de Bizans ile yapılan ilk silahlı çarpışma olarak bilinen Koyunhisar Muharebesi'ni kazandı.[2] 1321'de Mudanya ele geçirildi; 1326'da, Bursa Kuşatması sırasında öldü. Şehir, vefatından sonra fethedildi. Yerine, oğlu Orhan Bey geçti.
    Osman Gazi, Anadolu'da faaliyet gösteren meslek teşkilatı Ahiler'in desteğini aldı ve teşkilatın lideri Şeyh Edebali'nin kızı ile evlendi. Ayrıca diğer Türk beylikleri ile mücadeleden kaçındı ve sınırlarını Bizans toprakları yönünde genişletti.
    Beylikten devlete geçiş ve kurumsallaşma[değiştir | kaynağı değiştir]
    Orhan Gazi[değiştir | kaynağı değiştir]
    Ana madde: Orhan Gazi
    Orhan Gazi, beyliğin başına geçmeden önce Yarhisar tekfurunun kızı Holofira ile evlendi; 1326'da babasının ölümü ile beyliğin başına geçti ve aynı yıl Bursa'yı fethederek başkent yaptı. İlerleyen yıllarda İznik'i kuşattı fakat Bizans İmparatoru III. Andronikos'un karşı saldırıya geçmesi üzerine kuşatmayı kaldırdı. İki taraf, 1329'da Maltepe Muharebesi'nde karşılaştı; savaşın kazananı Osmanlılar oldu ve böylece Kocaeli Yarımadası'nın fethi tamamlanarak Bizans'ın Anadolu toprakları ile bağlantısı kesildi. 1331'de İznik, 1337'de İzmit ele geçirildi. 1345 yılına gelindiğinde Karesioğulları Beyliği, Osmanlı topraklarına katıldı.[3] Beyliğin alınması ile Anadolu Türk siyasi birliğinin sağlanması yolundaki ilk adım atıldı ve Osmanlı, Karesioğulları'nın donanmasından yararlandı. Ayrıca beyliğin konumu sayesinde Rumeli'ye geçiş kolaylaştı. Orhan Gazi, 1346'da İoannis Kantakuzenos'un kızı ile evlendi ve 1347'de Bizans tahtına geçmesini sağladı. Bizans'a, Balkan devletleri ile yaptığı savaşlarda asker yardımında bulundu. Yardımların karşılığı olarak kendisine 1353'te Gelibolu Yarımadası'ndaki Çimpe Kalesi verildi. Böylece Osmanlılar, Rumeli'deki ilk topraklarını kazandılar.
    Orhan Gazi, beyliği devlet haline getirdi ve teşkilatlanma çalışmalarına önem verdi. Saltanatı sırasında, ilk Osmanlı medresesini İznik'te açtı; yaya ve müsellem ordusunu kurdu. İlk Divan'ı topladı ve vezirlik makamını oluşturdu. İlk kadı ve subaşı atamalarını yaptı. 1362'da vefat etmesinin üzerine, tahta I. Murad geçti.


    Devamı; https://tr.wikipedia.org/wiki/Osmanl...9F_d%C3%B6nemi
    Bizim Alamanya'da gurulu düzenimiz var yeğenim ondan gelemiyoz Türkiye'ye.