vide mastercard tr de cok yüksek gelirlere sahipler keza swift aynı sekilde yaptırım bu sekilde olamaz kimse ekmek kapısını kesmez yaptırıp diye facebook youtube twitter kapanmayacagı gibi bunlarda kapanmaz.
yaptırımlar ekonomik anlamda ve askeri anlamda yapılır .
askeri anlamda silah ucak gemi ve benzeri anlasmalar askıya alınır hiç bir zaman iptal edilmez ilk etapda
ekonomik olarak dolar yükseltip düşürüp bazı tohum ve benzeri metaryalleri ve en cok sattıgınız ürünlere ambargo gelir oda su sekilde olur
türk mermerine yüzde 30 daha fazla vergi alırım der kendi ülkesinin almasını engeller
veya aleminyum gibi ürünlerde aynı seyleri yaparlar felekat senaryoları üreticek bir durumda degiliz çok fazla gerilmemek lazım .
Ambargo Başladığında Ödemeleri Nasıl Yapacağız ?
13
●592
- 28-06-2019, 17:05:53gereksiz bir panik yapmışsın. o kadar ciddi bir ambargo durumuna gelirse ülke zaten böyle küçük şeyler değil daha büyük dertler çıkacak.
- 28-06-2019, 17:24:18Gereksiz panik yaptığımı düşünmüyorum. Bu seviyede ambargo gelmese bile kur atakları bize kan kusturacak. Her türlü ipe dizilmiş durumdayız.videovevideo adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle

Kendi çapımda olacaklara hazırlık olmaya çalışıyorum. Etrafımda çok fazla işsiz kalan insan var. Ambargo yada adam akıllı kur dayağını yemeden bu hale geldiysek bence panik yapmalıyız. - 28-06-2019, 17:50:56Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.Düşünelim...
Bir ülkeniz var ve bir ülkenin ekonomisine yönelik bir saldırıyla, o ülkeye ders vermek istiyorsunuz.
Geçmiş döneme bakarsak, şu USD'nin 7 TL olduğu dönem. Bunu nasıl başardılar? Çelik alımına uyguladıkları vergi arttırımı ile başardılar.
Peki, neden tamamen biz Türkiye'den çelik alımını yasaklıyoruz demediler?
Çünkü bu ekonomiyi geçici aksatır. Türkiye yeni bir pazar bulur, sıkıntı sona erer. Ayrıca ABD'nin çelik ihtiyacına yönelik, kendi ekonomisinde bozulmalar yaratır. Bu vergi arttırımı çelik alımlarında sıkıntı yarattığı için geçtiğimiz günlerde düşüşe gitmek zorunda kaldılar.
Yani "Son pişmanlık neye yarar, her şeyin bir bedeli var."
ABD, Türkiye için, Türkiye ABD için önemli ülkeler. İlişkilerde derinlik var. Bir anda kopartıp atmak, her iki ülkeye de acı verir. Etle, tırnak misali. Nitekim Türkiye coğrafi konum olarak muhteşem bir noktada konuşlanmıştır. Böyle bir kopma sonucunda bile yeni tırnağın çıkması zor olmayacaktır. ABD için aynı şey söylenemez. Çünkü Dünya üzerinde bir çok ülkenin tepkisini üzerine çeken bir ülke. Çok zengin müttefikleri de var. Lakin ticaret farklı bir boyut. Kimi ülke tarım ülkesidir, kimi ülke sanayi, kimi ülke hayvancılıkta öndedir, kimisi teknoloji. Ülkeler farklı kollardan birbirine ihtiyaç duyarlar. Bütün alanlarda eşit derecede faal olamayacakları gibi kendi üretim kapasiteleri her zaman yetmez, dışardan mal ithal etmek zorundadırlar.
Bir de bir kaç karar ile TL'yi dolar karşısında eritip sonra Türkiye'ye bir şeyler satmak, Türkiye'den bir UCUZA bir şeyler almak varken adam neden ödeme ve satış kanallarını tıkasın? Savaşta değilsiniz. Bunu yaptığınız an köklü bir değişim gerçekleştirir ve uzun vadede siz de kaybedersiniz. Kaybı bizim kadar olur, olmaz tartışılır. Ama tam tersini uygularsa, dolar TL karşısında zibilyon değere ulaştığında satış kanallarını kapatmak yerine güçlendirir, kendine bağlamaya daha çok önem verirse işte o zaman kaybeden tek taraf vardır.
Bizim o tırnak, etten kopmuş gibi düşünüp, yeni tırnağa zemini hazırlamamız gerekiyor. Mantarlı tırnak ile ömür boyu yaşayamazsınız. Bir noktada tedavi şart. Bu tedavi de her yerde söylediğim gibi yüksek teknoloji ve yüksek teknolojili üretim, üretilenin ihracatı ile mümkün.
Ayrıca ABD-Türkiye derinliğinde NATO, Avrupa Birliği gibi unsurlar var. Nitekim ABD'nin elinde IMF var. Ne kadar bağımsız havaları çizse de, herkes neyin ne olduğunu biliyor. Yani bir yapılandırmaya bile ihtiyacı yok aslında, kredi notunda ufak bir düşüşle dahi emeline ulaşır.e
Ek olarak ABD-İsrail ortak çıkarları ve ABD'nin diğer ülkeler üzerinde etkinliğini koruması için Türkiye kritik bir nokta. Trump ateşlense, yansa, senato Türkiye ile ilişkileri komple koparacak hamleler şu dönemlik girişmez. Ortak çıkarlar.
Netice itibariyle;
Gezdiğiniz bu sitenin, sunucuları, sunucularının işlemcileri, ramleri, paneli, yazılımı ABD markasıdır.
Giydiğiniz ayakkabı, bindiğiniz otomobil, bebekken bağlanan bez, ağzınıza aldığınız emzik, tuttuğunuz kalem, sildiğiniz silgi, kolunuzdaki akıllı saat, kulağınızdaki kulaklık, arkadaşlarla oturduğunuz bir çok fastfood ve kahve zinciri, elbiselerinizi yıkadığınız çamaşır makinesi ve o makinenin deterjanları, banyo yaptığınız sabun, kafanızı yıkadığınız şampuan, dişinizi fırçaladığınız fırça, diş macunu, kapı ziliniz, modeminiz, internet alt yapınız, telefonunuza hizmet vermeyi sağlayan baz istasyonları, geçtiğiniz yol ve köprüler, bir sitede reklam vermek isteseniz kullanacağınız adsense, arama yaptığınız Google, arkadaşlarınızı bulduğunuz Facebook, kızlara yürüdüğünüz Instagram, politik harikalar yarattığınız, aforizmanın dibini sıyırdığınız Twitter, "biznıs klass"ların vazgeçilmezi Linkedin, tasarımcıların göz bebeği Behance, temassız temassız ödediğimiz kartlar, bankaların bir çoğu, güvenliğimizi sağlayan uçaklar, silahlar, yolumuzu aydınlatan yol lambaları, reklamların fırt fırt döndüğü o totemler, sıkındığımız parfümler daha neleer, neler.
"Baktığım her yerde izin duruyor. Ben seni düşünmek istemesem de. Bana her şey seni hatırlatıyor. "
Göbekten bağlıyız. Kim ne derse desin. En milliyetçisini getirin buraya, bebekken poposuna Prima, Huggies bağlanmadıysa, ağzına ABD'de üretilen emzikler verilmediyse, sınava girdiğinde devlet Faber Castel'in kalem ve silgilerini vermediyse, elinde de ya işletim sistemi ABD'den çıkma (Android) ya da direkt kendisi ve yazılımı ABD'den çıkma (iPhone) yoksa alnından öpelim sonra mavramızı okuyalım.
Yerli üretim, yerli üretin, yerli tüketin. Mangalı çok seven bir toplum olduğumuzdan olsa gerek her şeye mangal "oriented" bakıyoruz. Koskoca ülkeyi restoran gibi görüp, kendimiz pişirelim, kendimiz yiyelim diyoruz. Ekonomiden bu kadar anlıyoruz. Yiye yiye doymadığımızdan başımıza bu haller geliyor. Bir kere her şeyi kendimiz üretemeyiz, geçin o teraneleri. Dünyanın en güçlü ülkesi bile her şeyi kendi başına üretemez. Üretse de, sadece kendisi tüketerek zaten ekonomik kalkınmaya ulaşamaz. Dışarıya satması lazım. Pişirip, başka ülkelere aç ağzını, uçak geliyor ham yap, kamyon geliyor ham yap, yazılım geliyor ham yap, bebek bezi geliyor ham yap, mama geliyor ham yap, ham, ham, ham. Diye altın kaşıkta sunmadıkça ve en başında belirttiğim gibi düşünmedikçe, anlamadıkça MasterCard kapanır mı? Kapanırsa ne yaparız? gibi sorular sorar, şimdi dolar ne olur diye medyumluğa soyunur, çeşitli aforizmalar üretir dururuz. Sonra ABD bizi kıskanır, ABD bize düşman olur.
Yeni devirde düşmanlarınızdan korkmanıza gerek yok. Çünkü devir silahların devri değil. Henüz değil. Şu anki devir düşmanına iyi bak, ona sımsıkı sarıl, onunla yat, onunla kalk, ona altın kaşıklarda, tencerelerde, lüks servis tabaklarında hizmetler sun, ona hizmet için yan tutuş devri.
Nitekim insancıl yaklaştığımızdan her yardım edeni dost kabul ediyoruz. Bakın, şu an aman Rusyam, canım Rusyam, cicim Rusyam. Dikkatli takip edelim, tarih bize ne gösterecek. Ama gösterdiği şey karşısında alınmaca gücenmece yok. Biz o kötü el şakasını, bazı büyüklerin sözlerini kulak arkası ettiğimizde hak ettik...
"Tüketici yaşamak iyi değildir. Üretici olalım." -M. Kemal Atatürk
"Siyasi, askeri zaferler ne kadar büyük olurlarsa olsunlar, ekonomik zaferlerle taçlandırılmazlarsa meydana gelen zaferler devamlı olamaz, az zamanda söner." -M. Kemal Atatürk
"Bir millet eğitim ordusuna sahip olmadıkça, savaş meydanlarında ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin, o zaferlerin kalıcı sonuçlar vermesi ancak eğitim ordusuyla mümkündür." -M. Kemal Atatürk
"Hiçbir şeye ihtiyacımız yok, yalnız bir şeye ihtiyacımız vardır; çalışkan olmak!" -M.Kemal Atatürk
"Tam bağımsızlık ancak ekonomik bağımsızlıkla olur." -M. Kemal Atatürk - 28-06-2019, 17:52:04visa ve mastercardla harcama rakamlarına bir bak derim. Onların çekileceği kadar ciddi durum olursa zaten daha büyük dertlerimiz olacaktır. uç kötü örnekleri yazmak istemedim.evileye adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
sunucu ödemesini dert edecek ruh halin bile kalmaz. o anlamda dedim.
çoğu alanda dışa bağımlıyız o nedenle kendi kendine yeten ülke olmak zorundayız.
ama tersine daha çok dışa bağımlı hale geldik.

