@beachturk;

Teşekkür ederim hocam,iltifatınız için.Sizde konuya hakimsiniz aynı zamanda edep sınırları içerisinde üşenmeden tek tek yanıtlayıp düşüncelerinizi saygı çerçevesinde dile getirdiğiniz içinde teşekkür ederim.

Bende net rakamları ve oranları bilmediğim için paramız ne kadar değer kaybetti ne kadar geriledik hangi konuda hangi oranda sıkıntı yaşadık,para kaybettik söyleyemem.Söyleyecek bilgilere bende sahip değilim zaten

Eğitim sistemi hakkındaki düşüncelerimiz ortak bu konuda sevindim ne yalan söyleyeyim.Sistemimiz ve düzenimiz ne yazık ki işte bizim şuanda yaptığımızı yaptırmak yerine bizim yapmadığımızı yaptırmaya çalışıyor.Bu sırf eğitimle ile değil medya ve diğer alanlar üzerinde yürütülen faaliyet ile de gerçekleştiriliyor. Bende okul hayatımla ilgili bir sorun yaşayınca benzer cümleler kuruldu hep çevrem tarafından diplomanı al laflarını duydum.Dediğiniz gibi kimse üretin,kendinizi geliştirin demez veya diyenlerin sayısı oldukça azdır.Herkes ticaret,kolay yoldan para kazanma (buna bende dahil oluyorum ara ara yalan yok),yaptığım işten sadece para kazanayım ne kendime ne de kimseye ek bir şeyler katayım yok.

Devlet kurumlarında şöyle bir sıkıntı vardı.Emniyet teşkilatları ve Ordu dışında kısacası kolluk kuvvetleri dışında bir çok devlet kurumunda disiplin sıkıntısı var.Hele ki devletin sahip olduğu teknik ve mühendislik üzerine kurulu yapılarda bu sıkıntılar çok daha büyük.Bizzat tanık olmadım ama dolaylı yollardan bunun mevcut olduğunu görebiliyoruz.

Bu çözülemeyecek bir problem değil ama çözülmesi çok kolay bir problem de değil kabul ediyorum. Telekom tarzı devlete ait olan kurumlarda yaşanılan sorunun sebebi üretim olmadan hazır sistem ile bilgisi olmayan insanları yanlış mevkilere atayıp işlerin devamını engellemek ne yazık ki.

Misal ben politika konusunda donanımlı biri değilim,bilgili biri değilim ben bu eksiklerimi tamamlamadan politika alanında önemli bir mevkiye çıkarsam benim bir faydam olur mu?Olmaz. Telekom devlet elinde olması gereken bir kurumdu bana göre çünkü ülkedeki etkin en büyük ve en geniş iletişim ağı.

Devletçilik politikası olarak şöyle düşünüyorum hocam.Devlet eşit bir şekilde sermaye sahipleri ile rekabet etmeli bunun için bireyleri eğitmeli ve bünyesine katmalı ama hiç bir şekilde hukuki olarak sahip olduğu üstünlüğü çıkarları doğrultusunda kullanmamalı.Yani en iyisini yapan kazanmalı.Bunu yapan bir devlet çalışanı ise devlet kazanmalı bir özel şirket ise özel şirket ama aynı kamu çalışanı veya özel şirket bir hata,bir kurnazlık yapmaya çalışırsa adalet bunun hesabını sorup gerekeni yapmalı.

Kişisel olarak mevcut yapıyı mantıklı buluyorum toplum olarak baktığımda mevcut sistemi doğru bulmuyorum.Toplum adına bir bütün olarak düşüncelerimi söylemek gerekirse özelleştirme yerine devletleştirme politikası izleyip Türkiye içerisinde topluma,insanlara veya doğaya fayda sağlamayan tüm kuruluşları devletleştirip tüm sermaye sahiplerinin elindeki gücü devlete kazandırmak çok daha mantıklı.

Niye diyecek olursanız.Bir birey ya ailesinden kalan bir takım maddiyat ile ya şans ile birlikte doğru zamanda yaptığı doğru iş sayesinde binlerce insanın senede kazandığı paranın toplamını bir haftada bir ayda kazanabiliyor.Ayda milyon,milyar dolar para kazanan bireyler,şirketler var.Artan gelirle beraber o kişilerin,şirketlerin ülkeye yarardan çok zararı olmaya başlıyor.Ülke içerisinde önemli konularda söz sahibi olmaya başlıyorlar,çıkarları uğruna kural,düzen dinlemeden istediklerini yapma imkanlarına kavuşuyorlar.Televizyon kanallarının her 40-50 dakikasında 10-15 dakika reklam yayınlanıyor bir çok kanalda bu 10-15 dakikalık reklamın 3-5 dakikası inşaat reklamları ile dolu.Ülkede inşaat alanında eksik varmış gibi.İnşaat alanında mevcut tek eksik düşük gelir düzeyine sahip insanların gece kondularda kalması,insanların evleri yatırım aracı olarak kullanıp,yine aynı düşük gelire sahip insanların ev sahibi olamamasını sağlamaları gibi bir çok problemi de doğuruyor.

Ayda 500.000 dolar harcayan bir patron oğluyla ilgili haber vardı bir ara gazetelerde.Röportajdı daha doğrusu. 500.000 dolardı yanlış hatırlamıyorsam.İşte buna izin verilmemeli.

O patronun oğlu o kadar harcıyorsa babası demek ki senede 100-200 milyon dolar net kazanıyor ki o kadar harcıyor.İşte bu gibi bir durumda çok kalın çizgilerle belirli bir vergilendirme yapılırsa ekonomik olarak devletin ihtiyacı olan gelir sağlanacak.

Senede 100 milyon dolar kazanan adama diyeceksin ki kazandığın paranın %80'i devlete vergi olarak vereceksin.Şimdi diyebilirsiniz ki %80 vergi nedir. Senede 20 milyon dolar az para mı?Bence %80'den de fazla olmalı Türkiye'de ayda 100-200 bin dolardan fazla kazanan olmamalı aslında.

Hocam sınavlar konusunda muhakkak kâr yapıldığını düşünüyorum. Ygs başvurusu 50 lira, Lys başvurusu 125 ile 200 lira arasında bir fiyattaydı sanırsam veya toplam ikisinin maliyeti 100 lira üstüydü net olarak bildiğim o.

Evet hepsinin bir maliyeti var o gün çalışan kamu personelleri o gün için hazırlanan edilen şeylerde hocam 100 lira da maliyet olamaz.Belki o gün binlerce polis ve öğretmen ücretli olarak görev alıyor da bir okulda 100 öğretmen 5 polis varsa 2000 tane de öğrenci oluyor.Her öğrenci zaten her öğretmenin ve polisin o gün için aldığı para miktarında para ödüyor. Ki arada da kaç kat sayı farkı var.

Bu tarz ütopik ve olmaması gereken giderlerin tek sebebi milyon ve milyar lira sahiplerinden alınamayıp da bizlerden alınan vergiler.

İyi akşamlar hocam müsait olduğunuz zamanda düşüncelerimizi paylaşmaya devam edelim