• 09-05-2014, 15:32:39
    #37
    Üyeliği durduruldu
    Albos adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Savcılığa git
    gittim hocam, var mı tanıdığınız savcılıkta ?
  • 09-05-2014, 15:34:10
    #38
    Bu ülkenin ne savcısına ne de polisine güvenim var. Hiçbir şeyi çözeceklerine inanmıyorum. Benzer bir durumda önce polise gittim. Bizi ilgilendirmiyor savcılığa vermen gerek dediler. Tamam dedim. Savcılığa gittim, saatlerce kuyruk bekledim ve dilekçe verildi. Sonra 2 hafta geçti eve bir posta geldi: Takipsizlik.

    Bunun sonucunda gitsen adamın ağzını burnunu kırsan veya öldürsen, suçlu sen olacaksın. Ama başka çare bırakmıyorlar.
  • 09-05-2014, 15:46:26
    #39
    Üyeliği durduruldu
    SeliM adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bu ülkenin ne savcısına ne de polisine güvenim var. Hiçbir şeyi çözeceklerine inanmıyorum. Benzer bir durumda önce polise gittim. Bizi ilgilendirmiyor savcılığa vermen gerek dediler. Tamam dedim. Savcılığa gittim, saatlerce kuyruk bekledim ve dilekçe verildi. Sonra 2 hafta geçti eve bir posta geldi: Takipsizlik.

    Bunun sonucunda gitsen adamın ağzını burnunu kırsan veya öldürsen, suçlu sen olacaksın. Ama başka çare bırakmıyorlar.
    yok üstad suçlu olmuyon. Öldürsen en fazla 1-2 yıl içeride tutuyorlar. Her bir şeye ayrı bi indirim veriyor hakim amcalar
  • 09-05-2014, 16:02:11
    #40
    Kesinlikle kayıp mesajı falan atmanı önermem, telefonu devre dışı bırakabilir.
    Ayrıca farklı bir apple id girişi falan yaptığındada devre dışı oluyor.
  • 09-05-2014, 16:04:04
    #41
    Öncelikle geçmiş olsun. Bilip bilmeyen, bilipte işine gelmeyen herkese kısaca açıklama yapmak isterim. Yasalarımıza göre adli olaylar Cumhuriyet Savcıları tarafından adli kolluk güçleri (Emniyet, Jandarma, Sahil Güvenlik, Gümrük Muhafaza) marifetiyle soruşturulur. Yani sorumlu kişi-Amir Cumhuriyet Savcısıdır. Cumhuriyet Savcısı emir vermeden, adli kolluk o konu hakkında soruşturma yapmaya görevli ve yetkili değildir(İstisnai durumlar mevcuttur). Soruşturma tamamlanması akabinde iddianamenin kabulüyle birlikte kovuşturma(mahkeme) aşaması başlar vs. vs. Genel olarak prosedür bu şekilde işler.

    Ağız burun patlatmakla, adaleti bireylerin kendisinin sağlamasıyla kaos ortamından başka bir şey elde edilmez. Bu gün sen gider telefonunu alırsın, yarın o gelir canını yakar.

    Sizin olayda başvurunuzu Polis Merkezine yaptığınız gözüküyor. Polis Merkezi, ön bilgiler ile konuyu C.Savcılığına bildirir. C.Savcılığının değerlendirmesi sonucu soruşturma başlar.

    Soruşturmanın hızlanması için yapabileceğiniz direk C.Savcılığına başvurmanız olabilirdi. Ayrıca elinizde ki tüm bilgileri usülüne uygun olarak ivedilikle ilgili Savcıya iletmenizden başka bir durum gözükmüyor.

    Size sonuna kadar hak veriyorum ve anlıyorum. Telefonum çalındı yerini biliyorum ve bir şey yapan yok! İşte buna bürokrasi diyorlar maalesef...

    Ki aynı zamanda Savcılık ve Emniyete de hak veriyorum. Türkiye genelinde 250 - 300 bin civarı Emniyet personeli olduğu düşünüldüğünde ve sadece İstanbul da 15 milyon civarı vatandaşın yaşadığı düşünüldüğünde... İşte asıl adaletsizlik...

    Bir sorum da bu ülke bu ülke diye konuşup duran arkadaşlara kaç tane ülke gördünüz ömrü hayatınızda? Kaç ülkede yaşadınız ve böyle kıyaslamalar yapabiliyorsunuz? Dış basından duyduğunuz bir olayla mı kıyas yapabiliyorsunuz yoksa? Karşılaştırma yaptığınız esaslar nelerdir? Yoksa sadece bardağın boş tarafımı sizleri ilgilendiriyor? Yoksa acaba sürekli sorunları görüp, yaşayıp, yaşatıp, çözüm namına en ufak bir fikir sahibi ve icraatı olmadan, amaaan böyle gelmiş böyle geçer diyenlerden misiniz? Ya herkes böyle düşünürse?


    Tekrardan geçmiş olsun, ola ki telefonunuz bulunduğunda merak etmeyin çalan da olsa, çalanın bir sattığıda olsa size geri verilecektir.
  • 09-05-2014, 16:07:02
    #42
    Üyeliği durduruldu
    abdullahercan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    telefonu kullanan suriyeli, telefonu arapça olarak kullanıyor şuan ama doğu illerinden birisinde yaşıyor şuan.
    Memlekete soktular neydi belirsizleri biz çekiyoruz başbakan görüyormu görmüyormu belli değil kendi memleketimizde yabancı olarak yaşıyoruz

    ALLAH C.C bizi bu duruma sokanların belasını versin
  • 09-05-2014, 17:40:16
    #43
    SeliM adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bu ülkenin ne savcısına ne de polisine güvenim var. Hiçbir şeyi çözeceklerine inanmıyorum. Benzer bir durumda önce polise gittim. Bizi ilgilendirmiyor savcılığa vermen gerek dediler. Tamam dedim. Savcılığa gittim, saatlerce kuyruk bekledim ve dilekçe verildi. Sonra 2 hafta geçti eve bir posta geldi: Takipsizlik.

    Bunun sonucunda gitsen adamın ağzını burnunu kırsan veya öldürsen, suçlu sen olacaksın. Ama başka çare bırakmıyorlar.
    Senin yine iyi 2 Haftada takipsizlik cikti benim ki 10 sene oldu ne olduğu belli değil


    Tepetaklaktan Gönderildi. Cep Telefonundan yazıyorum imla hataları icin kusura bakmayın.
  • 09-05-2014, 20:50:09
    #44
    Hapsher adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Öncelikle geçmiş olsun. Bilip bilmeyen, bilipte işine gelmeyen herkese kısaca açıklama yapmak isterim. Yasalarımıza göre adli olaylar Cumhuriyet Savcıları tarafından adli kolluk güçleri (Emniyet, Jandarma, Sahil Güvenlik, Gümrük Muhafaza) marifetiyle soruşturulur. Yani sorumlu kişi-Amir Cumhuriyet Savcısıdır. Cumhuriyet Savcısı emir vermeden, adli kolluk o konu hakkında soruşturma yapmaya görevli ve yetkili değildir(İstisnai durumlar mevcuttur). Soruşturma tamamlanması akabinde iddianamenin kabulüyle birlikte kovuşturma(mahkeme) aşaması başlar vs. vs. Genel olarak prosedür bu şekilde işler.

    Ağız burun patlatmakla, adaleti bireylerin kendisinin sağlamasıyla kaos ortamından başka bir şey elde edilmez. Bu gün sen gider telefonunu alırsın, yarın o gelir canını yakar.

    Sizin olayda başvurunuzu Polis Merkezine yaptığınız gözüküyor. Polis Merkezi, ön bilgiler ile konuyu C.Savcılığına bildirir. C.Savcılığının değerlendirmesi sonucu soruşturma başlar.

    Soruşturmanın hızlanması için yapabileceğiniz direk C.Savcılığına başvurmanız olabilirdi. Ayrıca elinizde ki tüm bilgileri usülüne uygun olarak ivedilikle ilgili Savcıya iletmenizden başka bir durum gözükmüyor.

    Size sonuna kadar hak veriyorum ve anlıyorum. Telefonum çalındı yerini biliyorum ve bir şey yapan yok! İşte buna bürokrasi diyorlar maalesef...

    Ki aynı zamanda Savcılık ve Emniyete de hak veriyorum. Türkiye genelinde 250 - 300 bin civarı Emniyet personeli olduğu düşünüldüğünde ve sadece İstanbul da 15 milyon civarı vatandaşın yaşadığı düşünüldüğünde... İşte asıl adaletsizlik...

    Bir sorum da bu ülke bu ülke diye konuşup duran arkadaşlara kaç tane ülke gördünüz ömrü hayatınızda? Kaç ülkede yaşadınız ve böyle kıyaslamalar yapabiliyorsunuz? Dış basından duyduğunuz bir olayla mı kıyas yapabiliyorsunuz yoksa? Karşılaştırma yaptığınız esaslar nelerdir? Yoksa sadece bardağın boş tarafımı sizleri ilgilendiriyor? Yoksa acaba sürekli sorunları görüp, yaşayıp, yaşatıp, çözüm namına en ufak bir fikir sahibi ve icraatı olmadan, amaaan böyle gelmiş böyle geçer diyenlerden misiniz? Ya herkes böyle düşünürse?


    Tekrardan geçmiş olsun, ola ki telefonunuz bulunduğunda merak etmeyin çalan da olsa, çalanın bir sattığıda olsa size geri verilecektir.
    Hocam iyi yazmışn hoş yazmışında anlamadığım tek bir yer var ?
    Bir uygulama bile çalınan telefonun ( 1.5 - 2k'lık bir ürün / 10 lira için insanların öldüğünü düşünürsek büyük rakam ) yeri bulunabiliyor hatta adam izleyebiliyor resmen telefonunu... Polis - savcı - jandarma her neyse gidip alamıyor mu adamın elinden ?
    Hukukta, çalmak serbest geri almak uzun mesele diye mi yazıyor ? Benim de telefonum çalındı zamanında polisler ilk olarak zor bulunur dedi.

    Tekrardan geçmiş olsun, ola ki telefonunuz bulunduğunda merak etmeyin çalan da olsa, çalanın bir sattığıda olsa size geri verilecektir.

    Telefon kayıp olsaydı izlenemiyor olsaydı adalete güvenirdik.
  • 09-05-2014, 20:52:26
    #45
    abdullahercan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    düşünmedim değil yakın yerde değil ki, 850 km mesafe var gitsem onlar yerler beni orada
    Bi kamyon araba ile gidelim, ağızlarını burunlarını kıralım