ama umutsuz degil
sevgili
gözlerinde görüyorum şafakları
yanıbaşımda yürürken gecede
bilirsin sevdiğim ölüm de onurdur bize terketmez birbirini yüreklerimiz darağacında sallanırken bile
terkeden bedendir aslında
sevda kavqa hep yanı başımızda dünkinden daha kararlı daha fedakarca...
aldığımız nefesten daha yakın durur yüreklerimizi yanıbaşında
yıldızlar düşecek birazdan
sokaklar türkümüzü söyleyecek
şarap tadında olsun sohbetimiz
sevda-ve kavga kızıllıgı..
başımızın üstünden düşsün avuçlarımıza kankızılı gök dünya 7 kez batsın baştan kurulsun zelzeleler kopsun ne fark eder kavga ve sevda yerin yedi kat dibinden gelir cehennem ateşi kızıllığıyla
hiç sordun mu dünyaya gök yüzünden kan yagan zamanları
hiç sordunmu topraga tohum yerine kurşun açan zamanları
hiç sordun mu sınırdan geçenlere bu kaçıncı kavga kaçında sevda diyee
suskunlukla verirlerdi cevaplarını hala kan kokan şafaklar kurşun açan topraklar susar beklerdi bir tek mültecinin gözleri haykırırdı gerçeği
bir gidiş vardır adı sürgün zamanı tutsak olan bi türkü vardır gidenlerin sol yanında agıt olan ve bir tarih vardır kahramanı sen-ben-biz olan
tutsak yüreklerimizde sürgün yaşayacağız zamanı sınır boyu bir ağıt yakılacak ardımız sıra güneşe yürüken bulutları içerken bir dünya kuracağız avuçlarımızda
çocuk gözleri tutsak olmuş zindana hücrelere 15 adımlık avlulara rest çekmiş puştun en önünden gidenlere bu yüzdendir elleri nasır yüreği çeliktendir..
ve yoğurur geleceği avuçlarında şekil verir alınterinin her damlasıyla adı özgür tutsaktır adı direniştir adı mücadele adı zaferdir
bizim yiğitlerle başladı herşey aç ve yoksul sokaklarında dünyanın barikatların arkası umut oldu kalanlara/yada bizden önce gidenlere...
nasıl bıraktılarsa bedenlerini toprağa öyle bıraktılar umudu avuçlarımıza ve asır asır büyüyüp gelişiyor zafer barikat arkasında bizden önce gidenlerin omuzlarında
gel desem sana hep yanı başımda dur desem yıkılma egilme hiç birşeye yenilme desem tek şahidimiz kavgamız olsun desem ve tek umudumuz bitecek olan hasretimiz olsun desem ne dersin banaa
umudu büyütüp ölümü küçültüyorsam yanında zamanı durdurabiliyorsam bir tek sözüne sensiz dünya dört iklim yedi kuşak zindandır bana özgürlüğüm sensin tek gerçeğim sen cevap isteme benden bir tek sözün yeter zaten herşeye inat yanında yürümeme elini tutmama
zamansız çıglıklarıma soruyorm seni kendine gerçek diyen yalanlara her baharda sen gibi görünüp sonra beni sensiz bırakanlara munzura soruyorm seni... tek adres veriyor bana yüreğinde dur yeşil gözlerinde öl dercesine bence aşk zeynepce.

gece karanlık
ama umutsuz degil
sevgili
gözlerinde görüyorum şafakları
yanıbaşımda yürürken gecede
bilirsin sevdiğim ölüm de onurdur bize terketmez birbirini yüreklerimiz darağacında sallanırken bile
terkeden bedendir aslında
sevda kavqa hep yanı başımızda dünkinden daha kararlı daha fedakarca...
aldığımız nefesten daha yakın durur yüreklerimizi yanıbaşında
yıldızlar düşecek birazdan
sokaklar türkümüzü söyleyecek
şarap tadında olsun sohbetimiz
sevda-ve kavga kızıllıgı..
başımızın üstünden düşsün avuçlarımıza kankızılı gök dünya 7 kez batsın baştan kurulsun zelzeleler kopsun ne fark eder kavga ve sevda yerin yedi kat dibinden gelir cehennem ateşi kızıllığıyla
hiç sordun mu dünyaya gök yüzünden kan yagan zamanları
hiç sordunmu topraga tohum yerine kurşun açan zamanları
hiç sordun mu sınırdan geçenlere bu kaçıncı kavga kaçında sevda diyee
suskunlukla verirlerdi cevaplarını hala kan kokan şafaklar kurşun açan topraklar susar beklerdi bir tek mültecinin gözleri haykırırdı gerçeği
bir gidiş vardır adı sürgün zamanı tutsak olan bi türkü vardır gidenlerin sol yanında agıt olan ve bir tarih vardır kahramanı sen-ben-biz olan
tutsak yüreklerimizde sürgün yaşayacağız zamanı sınır boyu bir ağıt yakılacak ardımız sıra güneşe yürüken bulutları içerken bir dünya kuracağız avuçlarımızda
çocuk gözleri tutsak olmuş zindana hücrelere 15 adımlık avlulara rest çekmiş puştun en önünden gidenlere bu yüzdendir elleri nasır yüreği çeliktendir..
ve yoğurur geleceği avuçlarında şekil verir alınterinin her damlasıyla adı özgür tutsaktır adı direniştir adı mücadele adı zaferdir
bizim yiğitlerle başladı herşey aç ve yoksul sokaklarında dünyanın barikatların arkası umut oldu kalanlara/yada bizden önce gidenlere...
nasıl bıraktılarsa bedenlerini toprağa öyle bıraktılar umudu avuçlarımıza ve asır asır büyüyüp gelişiyor zafer barikat arkasında bizden önce gidenlerin omuzlarında
gel desem sana hep yanı başımda dur desem yıkılma egilme hiç birşeye yenilme desem tek şahidimiz kavgamız olsun desem ve tek umudumuz bitecek olan hasretimiz olsun desem ne dersin banaa
umudu büyütüp ölümü küçültüyorsam yanında zamanı durdurabiliyorsam bir tek sözüne sensiz dünya dört iklim yedi kuşak zindandır bana özgürlüğüm sensin tek gerçeğim sen cevap isteme benden bir tek sözün yeter zaten herşeye inat yanında yürümeme el,ni tutmama
zamansız çıglıklarıma soruyorm seni kendine gerçek diyen yalanlara her baharda sen gibi görünüp sonra beni sensiz bırakanlara munzura soruyorm seni... tek adres veriyor bana yüreğinde dur yeşil gözlerinde öl dercesine bence aşk zeynepce.