• 08-10-2009, 16:27:27
    #1
    Eski sevgili, sevgi, ayrılık vb. konularda bildiğiniz güzel şiirler var mı?

    Şiir ve müzik iyi geliyor da.

    Teşekkürler.
  • 08-10-2009, 16:33:54
    #2
    www.umityasaroguzcansiirleri.blogcu.com bu şairin tüm şiirleri harika özellikle tavsiye edeceklerim

    ben senin en çok
    sevmek ne imiş bir gün anlarsın (bunun adını tam bilmiyorum)
    acılar denizi
    vs. vs.
  • 08-10-2009, 16:34:38
    #3
    Cebebi İstasyonu Yavuz Bülent Bakiler'den.
    Gitme Arif Nazım- Osman Öztunç
    Ve sen gittin - Ahmet Yılmaz
  • 08-10-2009, 16:38:21
    #4
    Alıntı
    ÇOCUKSUN SEN / I

    Dünyanın dışına atılmış bir adımdın sen
    Ömrümüzse karşılıksız sorulardı hepsi bu
    Şu samanyolu hani avuçlarından dökülen
    Kum taneleri var ya onlardan birindeyim
    Yeni bir yolculuğa çıkıyorum kar yağıyor
    Bir aşk tipiye tutuluyor daha ilk dönemeçte Çocuksun sen sesindeki tipiye tutulduğum Dönüşen ve suya dönüşen sorular soruyorsun
    Sesin bir çağlayan olup dolduruyor uçurumlarımı
    Kötü bir anlatıcıyım oysa ben ve ne zaman
    Birisi adres sorsa önce silaha davranıyorum
    Kekemeyim en az kasabalı aşklar kadar mahçup
    Ve üzgün kentler arıyorum ayrılıklar için
    Bir yanlışlığım bu dünyada en az senin kadar
    Ve sen kendi küllerini savuruyorsun dağa taşa
    Bir daha doğmamak için doğmak diyorsun
    Ölümlülerin işi bir de mutlu olanların
    Onların hep bir öyküsü olur ve yaşarlar
    Bırakıp gidemezler alıştıkları ne varsa Çocuksun sen her ayrılıkta imlası bozulan Susan bir çocuktan daha büyük bir tehdit
    Ne olabilir, sorumun karşılığını bilmiyor kimse
    Kötü bir anlatıcıyım oysa ben ve ne zaman
    Bir kaza olsa adı aşk oluyor artık
    Aşksa dünyanın çoktan unuttuğu bir tansık
    Seni bekliyorum orda, o kirlenen ütopyada
    Kirpiklerime düşüyorsun bir çiy damlası olarak
    Yumuyorum gözlerimi gözkapaklarımın içindesin
    Sonsuz bir uykuya dalıyorum sonra ve sen

    Hiç büyümüyorsun artık iyi ki büyümüyorsun
    Adınla başlıyorum her şiire ve her mısrada
    Esirgeyensin bağışlayansın, biad ediyorum. Çocuksun sen ve bu dünya sana göre değil

    ÇOCUKSUN SEN / II

    Çocuksun sen sesinin çağlayanına düştüm
    Bir çiçeğe tutundum düşerken, ordayım hâlâ
    Sallanıp durmaktayım bir saatin sarkacı
    Nasıl gidip geliyor gidip geliyorsa öyle
    Zaman benim işte, nesneleşiyor tüm anlar
    Dursam ölürüm paramparça olur dünya Çocuksun sen sesinin çağlayanına düştüğüm
    Uçurum diyordun bir aşk uçurum özlemidir
    Bırakıyorum öyleyse kendimi sesinin boşluğuna
    Tutunabileceğim tüm umutları görmiyeyim için
    Gözlerimi bağlıyorum geceyi mendil yaparak
    (Gözlerim bir yerlerde daha bağlanmıştı, bunu
    Unutmuyorum unutmuyorum unutmuyorum hiç) Bir rüzgâr esse ellerin fesleğen kokuyor
    Kırlangıçlar konuyor alnına akşamüstleri
    Bu yüzden bir kanat sesiyim yamaçlarda
    Üzgün bir erguvan ağacıyla konuşuyorum
    Ayrılığın zorlaştığı yerdeyim ve dalgınlığım
    Bir mülteci hüznüne dönüyor artık bu kentte Çocuksun sen alnına kırlangıçlar konan Bir bulutun peşine takılıp gittiğimiz yer
    Okyanus diyelim istersen ya da sen söyle
    Batık bir gemiyim orda, seni bekliyorum
    Upuzun bir sessizliğim fırtınalar patlarken
    Gövdem köle tacirlerinin barut yanıkları içinde
    Ve gittikçe acıtıyor yaralarımı tuzlu su
    Çocuksun sen, büyümek yakışmazdı hiç
    Gülüşünün kokusuyla yeşerdi bu elma ağacı
    (Soluğunun elma kokması bundandı belki)
    Bir elma kokusuna tutundum düşerken
    Sallanıp durmaktayım bir saatin sarkacı
    Nasıl gidip geliyor gidip geliyorsa öyle Çocuksun sen, çocuğumsun
    AHMET TELLİ
    Alıntı
    Özledim sesini ne olur konuş
    Bir gül açtır zamanların ötesinden
    Karanlıklar içindeyim, kapkarayım bugün gel
    Gök mavisinden, deniz mavisinden
    Bana bir şarkı söyle
    İçimde bir şey kımıldıyor
    Gözlerim kan çanağı, yorgunum, uykusuzum
    Bir baksana ne haldeyim deli divane
    Yaralıyım, çaresizim umutsuzum
    Bana bir şarkı söyle
    Yağmur ol yağ üstüme, güneş ol ısıt
    Dökül karanlığıma ışıklar gibi
    Al beni, en uzaklara götür
    Sesin aksın içimde bir pınar gibi
    Bana bir şarkı söyle
    Bütün renkleri kat birbirine
    Buram buram bir turuncu getir geçen yazdan
    Bir tüy gibi, bir bahar dalı gibi
    Hafiften, inceden, güzelden, en beyazdan
    Bana bir şarkı söyle
    Bazen kar nasıl hazin yağar bilirsin
    Kurşuni bir gökyüzünden ağlamaklı
    İşte öyleyim, kapkarayım bu gün gel
    En hüzünlü sesinle, en dokunaklı
    Bana bir şarkı söyle
    Alıntı
    bir martıyı ağlattın işte
    bir çocuk garanti intihar eder artık
    kütür kütür küfrediyor gece imanıma
    bir yaprak kırılıp suya düşüyor
    su yaralanıyor su kanıyor şelale!

    ah nasıl titredim tensiz
    bir piyanist büküldü sanki
    kesişen ayrışık doğrular gibi
    çarpışıverdim yüzünle. Yüzün
    öyle düzgün suna bir elyazısı
    yüzün yüzüme aksedince
    yüzün ayna alnımda
    yüzün uzun hüzünlü bir alınyazısı!

    bitmemiş bir ömrün yalanısın
    sen: kabuslarımın tabiri
    çocukluğumun arta kalanısın!
    öldüreceğim kendimi dudaklarınla
    dudakların etle, şehvetle seferber
    sen! bana inen son kutsal kitap
    son fakir yatır
    son aciz peygamber!

    bir martıyı ağlattın işte
    bir çocuk garanti intihar eder artık
    Alıntı
    Kaderde senden ayrı düşmek de varmış
    Doğrusu bunu hiç düşünmemiştim...
    Seni tanımadan
    Hele seni böyle deli divane sevmeden
    Yalnızlık güzeldir diyordum
    Al başını, kaç bu şehirden
    Ufukta bir çizgi gibi gördüğün dağlara
    Rüzgârın iyot kokularını taşıdığı denizlere git
    Git gidebildiğin yere git diyordum
    Oysa ki senden kaçılmazmış
    Yokluğuna birgün bile dayanılmazmış.
    Bilmiyordum...

    Yine de dayanmağa çalışıyorum işte
    Bir kır çiçeği koparıyorum gözlerine benzeyen
    Geçen bulutlara sesleniyorum ellerin diye
    Rüzgâr güzel bir koku getirmişse
    Saçlarını okşayıp gelmiştir diyerek avunuyorum
    Yaşamak seninle bir başka zamanı
    Bir başka zamanda seni yaşamak
    Herşeyden önce sen
    Elbette sen
    Mutlaka sen
    İster uzaklarda ol
    İster yanıbaşımda dur
    Sen ol yeter ki bu zaman içinde
    Ben olmasam da olur
    Seni bir yumağa sarıyorum yıllardır
    Bitmiyorsun
    Çaresizliğim gün gibi aşikâr
    Su olup çeşmelerden akan güzelliğin
    İnceliğin ışık ışık yüzüme vuran
    Sen güneş kadar sıcak
    Tabiat kadar gerçek
    Sen bahçelerde çiçekler açtıran
    Sudan, havadan, güneşten yüce varlık
    Sen, o tek sevgi içimde
    Sen görebildiğim tek aydınlık

    Bir nefes de benim için al
    Havasızlıktan öldürme beni
    Bulutlara, yıldızlara benim için de bak
    Susadım diyorsam
    Bir yudum su içmelisin
    Ben yorulduysam sen uyumalısın
    Ellerim sevilmek istiyor
    Saçlarım okşanmak istiyor
    Dudaklarım öpülmek istiyor
    Anlamalısın.



    Ağaçların yeşili kalmadı
    Gökyüzünün mavisi yok
    Bu dağlar o dağlar değil
    Rüzgârında kekik kokusu yok
    Kim bu çaresiz adam
    Bu kan çanağı gözler kimin
    Kaç gecedir uykusu yok
    Gündüzü yok
    Gecesi yok
    Yok
    Yok
    Anladım
    Sensiz yaşanmaz bu dünyada
    İmkânı yok.
    Alıntı
    Şişelerdeki badeler gibi yıllanmış
    Gönüllerde sevdan

    Sahi kimdin sen?
    Masal bahçelerinin
    Hiç solmayan çiçeği mi?

    Yorgun göçmen kuşlarının
    Kanatlarını kaldıran sonbahar rüzgarı mı?

    Sahi sen kimdin?
    Anamın belediği benimle birlikte beşiğe
    Sıcacık.

    Alacakaranlıkta gözlerin
    Birer ateş topu
    Yıkıyor gönül tabularını
    Sahi kimsin sen?
    Çilekeş aşkların davetsiz konuğu.

    Yürekteki fırtınanın devrilen ağaçları
    Yuvasız kalan kuşları.


    Göl ortasında susuzluğa susamış
    Bir nilüfer mi?
    Çöl ortasında yağmura aşık
    Bir bedevi mi?

    Sahi kimsin sen?
    Bir yerlere yazmıştım adını
    Bulabilirsem...
    Alıntı
    Gittin ya,
    Göremez oldum denizin mavisini,
    Martıların şarkısını duymaz oldu yüreğim.
    Banklar soğuk oturamıyorum…
    Deli dolu esen bir rüzgârdı geçti.
    Bağrıma saplı bir hançer kaldı, senden geride…
    İstesem de çıkartamıyorum zehrini içimden.
    Taş gibi oturdu.
    Gerçek bitti.
    Yalandı bitti.
    Gerçeğiyle yalanıyla,
    Gerçekten bitti.
    şimdilik aklıma gelenelr bunlar =)
  • 08-10-2009, 16:50:04
    #5
    Teşekkürler arkadaşlar.

    LordEspoir adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    www.umityasaroguzcansiirleri.blogcu.com bu şairin tüm şiirleri harika özellikle tavsiye edeceklerim
    ben senin en çok
    sevmek ne imiş bir gün anlarsın (bunun adını tam bilmiyorum)
    acılar denizi
    vs. vs.
    http://umityasaroguzcansiirleri.blog..._52389641.html bu bir şarkı sözü. Güzel şarkıdır.

    Diğer şiirler güzelmiş, teşekkürler.