Alıntı
“Burak, “O”nun elini avuçladı; simsiyah bakışlarını onun tatlı renkli bakışlarına teslim etti. Aşkın acısı vurmuş gözleri parladı Burak’ın.
—Seni seviyorum, dedi.
“O” gözlerini kırptı. Uzun, güzel kirpikleri iç içe girdi. Bebek yüzüne aşkın ışığı vurdu ve gül goncası gibi büzüştü dudakları:
—Ben de seni seviyorum!
—Sevgimiz ebediyete kadar devam edecek.
—Bu bizim kalplerimizin, aşkımızın yemini olsun…”
Güzel bir hikâye de mi? Ben de böyle kolay, güzel olsun isterdim. Hangimiz bunu yaşamak istemez ki? Ama hayat tuzak kurmuş gibi. Her şey sanki istenilenin zıttı şeklinde devam ediyor. Hayatın amacı sapmış gibi. Yaratılış gayesi dışında bir denklemde ki bilinmeyen gibi sürüyor hayatımız. Sen de, ben de bu hayatta basit denklemlerde ki “X” bilinmeyeniyiz. Benim denklemimde “X” değişkeni yanında bir de “O” sabiti. “O” denklemi biraz daha zorlaştırdı.. Ama gelin görün ki yerine koyamıyorum o sabiti. Yerine konmuş olsa burada bunlar yazılı olur muydu?
“O”nun yanına gelince, gözlerine bakınca sanki fiziki dünya ile alakam kesiliyor ve alakasız, aykırı bir dünyaya geçiş yapıyorum. Hani yılanların bir efsanesi vardır ya gözleri canlıları hipnoz eder. İşte öyle bir şey bu bakışma. Yan yana gelince biraz keder, aynı zamanda da biraz avuntu veriyor bana. Farkında değil ama yanına gelince vücut ısım yükseliyor, nabzım artıyor. Farkında olmasın zaten. Amacım da bu değil mi? Uzaktan severim ruhu bile duymaz…
84’ten gelsin…
“Kimseler görmesin,
Kimseler bilmesin,
Benimle yaşasın ölsün,
Bu sevda!
Dur durak bilmeden.
Yaşlarım dinmeden.
Benimle yaşasın ölsün bu sevda!”
—Seni seviyorum, dedi.
“O” gözlerini kırptı. Uzun, güzel kirpikleri iç içe girdi. Bebek yüzüne aşkın ışığı vurdu ve gül goncası gibi büzüştü dudakları:
—Ben de seni seviyorum!
—Sevgimiz ebediyete kadar devam edecek.
—Bu bizim kalplerimizin, aşkımızın yemini olsun…”
Güzel bir hikâye de mi? Ben de böyle kolay, güzel olsun isterdim. Hangimiz bunu yaşamak istemez ki? Ama hayat tuzak kurmuş gibi. Her şey sanki istenilenin zıttı şeklinde devam ediyor. Hayatın amacı sapmış gibi. Yaratılış gayesi dışında bir denklemde ki bilinmeyen gibi sürüyor hayatımız. Sen de, ben de bu hayatta basit denklemlerde ki “X” bilinmeyeniyiz. Benim denklemimde “X” değişkeni yanında bir de “O” sabiti. “O” denklemi biraz daha zorlaştırdı.. Ama gelin görün ki yerine koyamıyorum o sabiti. Yerine konmuş olsa burada bunlar yazılı olur muydu?
“O”nun yanına gelince, gözlerine bakınca sanki fiziki dünya ile alakam kesiliyor ve alakasız, aykırı bir dünyaya geçiş yapıyorum. Hani yılanların bir efsanesi vardır ya gözleri canlıları hipnoz eder. İşte öyle bir şey bu bakışma. Yan yana gelince biraz keder, aynı zamanda da biraz avuntu veriyor bana. Farkında değil ama yanına gelince vücut ısım yükseliyor, nabzım artıyor. Farkında olmasın zaten. Amacım da bu değil mi? Uzaktan severim ruhu bile duymaz…
84’ten gelsin…
“Kimseler görmesin,
Kimseler bilmesin,
Benimle yaşasın ölsün,
Bu sevda!
Dur durak bilmeden.
Yaşlarım dinmeden.
Benimle yaşasın ölsün bu sevda!”
orj link: http://www.buraker.com.tr/o/guzel-bir-hikaye.html
içimden gelince yazmıştım bir gece vakti.