• 28-05-2020, 23:19:55
    #1
    Merhaba arkadaşlar yerel bir gazetede yazar olan dayımla birlikte Telegram kanalı açtık.
    Kanalın içeriği Hergün dizi halinde güncel, global, retro hikayeler yayınlanacak,
    Kanal için destek verirseniz memnun olurum fikir edinmeniz adına ilk hikayenin bir kısmını paylaşıyorum.
    Özellikle kitap okumaya fırsat bulamayanlara cep hikayesi tarzında çok iyi gecelektir.

    Kanal İsmi: Rivayet Olunur ki...
    Slogan ve Topluluk ismi : Taşralı Yazarlar Topluluğu
    Telegram Linki : https://t.me/tasraliyazarlar

    Rivayet olunur ki..

    Adalet Bölüm-1
    Yazar: Erdoğan SAĞDIÇ

    Vaktin birinde emekli ağır ceza reisi Hazım bey, tekaütün ilk yıllarında eşiyle birlikte yaşadığı İstanbul vilayetinden,eşinin vefatı nedeniyle, şirin bir sahil kasabasına taşınır. Bahçeli bir ev alıp kendini huzura adayan bu adamın kütüphanesinden ve akşamdan akşama kurduğu çilingir sofrasından gayri bir hayatı kalmamıştır. O yıllarda teknoloji denilen meret henüz icat olmadığından tekdüze bir hayat sürmekte, günler hızlıca akarken geceler tükenmek bilmemektedir. Bu uzun gecelerde eski fotograflar masaya dökülür, kimi zaman bir vesikalığa bazen de bir toplu fotoğrafa kadeh kaldırırdı. Yalnızlık her devirde zor olduğu için Hazım bey için de bir meşakkate dönüşmüştü. Yıllarca okuduğu kalın dosyalardan olsa gerek gözleri kızarır, son kadehi göremeden sızdığı da olurdu.

    Yine bir gün sofrasını kurmuş, radyosunun düğmesini uzun dalgaya ayarlamış birşeyler atıştırırken kendi kendine söylendi:
    -Oğlum Hazım, daha yaşın yetmiş olmadan işi bitmiş adamlar gibi tünedin bu viraneye, kalk insan içine çık, zaman ölmek zamanı değil.

    Belki her akşam söylenirdi kendi kendine ama "ağır" bir makamdan emekli olduğundan küçük insanların arasına karışmak zor gelirdi nefsine. Her insanın eşit doğduğu bu dünya, bu insanlara ayrı donlar giydirip, kimini bey kimini ise sadece bir "rey" ettiğinden, toplum içerisinde görünmez bir kast sistemi oluşur, ceketler iliklenip, el pençe divan durulurdu. Hacet Makamında oturanlar kurum kurum kurulur, haceti olan ise kıvrım kıvrım kıvrılırdı. Beylerin dünyası rengarenk sürerken, rey olanlar en küçük memurun, hatta cenaze hizmeti gören imamın karşısında bile esas duruşa geçer, ayaktakımı kabilinden bu dünyadan göçüp giderlerdi. Ölüm bile her ikisine ayrı uğrar, bilirdik ki yanık okunan bir cenaze selası filanca beyindir, beyin mahdumu helal akçesinden müezzine bir ikiyüzlük sıkıştırmıştır. Beylerin cenaze namazı en güzel sesli imamlarca kılınıp, mezarı başında bülbül şeydası misali ayetler kıraat edilmiştir. Burada bey yahut gariban takımının örfü üzerine hikayat edecek değiliz. Konumuz başkacadır.

    Adalet Bölüm-2
    Yazar: Erdoğan SAĞDIÇ

    Yıllarca önünde düğme ilikleten Hazım beyimiz, günlerden bir gün içtiği şaraptan mıdır yoksa yediği az pişmiş biftekten midir bilinmez uçkurunu çözmeye niyet eder. Lakin bu iş nasıl olacaktır. Oturduğu kasaba gayet ufak, herkesin birbirini tanıdığı bir yerdir. Sahilde yürüyüş yaptığı zamanlardan birinde balıkçı esnafı arasında geçen bir diyaloga kulak kabartmış, kasabanın kenarında bir işret evi olduğunu fısıltıyla da olsa duymuştu. Bu ayaktakımı balıkçıların anlattığına göre dul bir kadın ve üç kızı geçim sıkıntısı çekmekten usanmış, babadan kalan bir emekli maaşına kanaat etmeyip, yazlık sinemada görmüş oldukları hayatlara da imrenerek kendilerini mezata çıkarmış, dünya nimetinin her çeşidinden faydalanma yolunu seçmişlerdi. Eski vakitlerde yazlık sinemalar kasabaların dünyaya açılan penceresi idi. Bu pencereden Avrupa ve Amerika denilen ülkelerin hikayeleri izlenir, o milletlerin oturuşu kalkışı taklit edilirdi. Kasaba hayatının rutininden arta kalan kısıtlı saatlerde ecnebi adetlerine uygun bir hayat tatbik edilir, giyim kuşam alafrangaya dönüşürdü. Bir çam ağacının altında elde edilebilecek bir buse, tarafların bir Clark Gable bir Elizabeth Taylor gibi hissetmesi neticesiyle bir ayine dönüşür,çoğu zaman bu ayin mahkemede biterdi. Namusundan taviz vermeyen kasabalı babalar ceketin altından gösterdiği Brovningin etkisiyle kızlarını bir çırpıda evlendirip, pir ü pak olan alınları ile kahvede herkese çay ısmarlardı.

    Lafı uzatmadan konumuza dönelim. Hazım bey, bir akşam iki duble konyağı hızlıca yuvarlayıp, bütün cesaretini toplayarak takım elbisesinin üstüne şapkasını giyip evden ayrıldı. Sonbahar serinliğinde bünyesini yakan konyağın etkisiyle kendini bir çırpıda o mavi pencereli evin önünde buldu. Ufak öksürüklerle genzini yokladıktan sonra tam kapının tokmağına uzanmıştı ki cesareti kırılıp geri dönmeye karar verdi. Cebinde getirmiş olduğu konyak şişesi olmasaydı belki de geri dönecekti. Şişeyi çıkarıp bilmediği bir ölçekte sağlam bir yudum aldıktan sonra, içinden "ya Alllah" diyerek kapının tokmağını üç kere vurdu. Gariptir ki bu toprakların sadece hayır sahipleri değil, aynı zamanda sarhoşu, berduşu hırsızı ya da uğursuzu bir işe girişirken "ya Allah" demeyi ihmal etmezler. Sanırım memleketin suyundan olsa gerek bu Allah aşkı, yoksa yedi bölgesinde birden zuhur etmezdi. Kapının üç kere tıklanmasından sonra, içeriden bir tepki olarak radyonun sesi kısıldı ve cinsi latifin o güzel sesi duyuldu:
    -Kim o?
    -İyi akşamlar hanımefendi, misafir kabul ediyor musunuz?
    -Bu durum kim olduğunuza bağlı, soruma cevap alamadım, kimsiniz?
    -Ben emekli reis, Hazım bey, hani şu İstanbuldan gelen Hazım bey.
    Devamı Gelecektir...

    Merak eden yazsın r10 a özel hikayenin tamamını atacağım.
  • 28-05-2020, 23:20:50
    #2
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    Online radyo ile okumalar yapın daha iyi bence
  • 28-05-2020, 23:20:51
    #3
    Telegram reklam yasak di sanırım
  • 28-05-2020, 23:24:37
    #4
    semihmalkoc53 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Telegram reklam yasak di sanırım
    Bilmiyordum hocam yasaksa silinebilir, maddi kazanç vs. gibi bir gayemiz yok amacımız kültürlenme, kültürleme.
  • 28-05-2020, 23:25:56
    #5
    güzel hocam başarılar
  • 28-05-2020, 23:26:41
    #6
    Karesi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Online radyo ile okumalar yapın daha iyi bence
    Oraya ulaşım zor gibi burada bildirim gelir hergün 1-2 girip hikayenin devamı okunur , en azından okunmuş olur, metroda-otobüste '' yahu şu hikayeyi okuyayım '' diyebileceğiniz ölçüt ve tadda ayrıca maddi bir kazanç vs. elde etmek değil amacımız, amme hizmeti



    karamazov adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    güzel hocam başarılar
    okumanıza çok sevindim teşekkür ederim hocam.
  • 28-05-2020, 23:29:11
    #7
    Bozstorm adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bilmiyordum hocam yasaksa silinebilir, maddi kazanç vs. gibi bir gayemiz yok amacımız kültürlenme, kültürleme.
    Bilgilendirme amaçlı demiştim
  • 28-05-2020, 23:53:07
    #8
    semihmalkoc53 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bilgilendirme amaçlı demiştim
    Anladım hocam teşekkür ederim kategori farklı sorun olmaz diye düşünüyorum