Hayat ile 1986 senesinde yüz yüze geldi henüz daha bebekti annesinin kucağında yeni doğmuş ve sadece tek bağımlısı oldugu annesi ve hatta babası idi çünkü onun gözlerini açtığı zaman bakarak görebildiği tek insanlar anne, baba ve kız kardeşi idi.
Doğduk'dan sonra seneler hızlı bir şekilde ilerliyordu aradan geçen 20 yıl kos koca vakit nasılda geçivermiş idi su misali öylesine hızlı akıp'da gitmiştiki geçmişe dönüp baktığı zaman çocukluğunu bile hatırlayamaz olmuştu.
Bir gün bi yeşil ışık yandı hayatında dediki işte bu sevebileceğim ve değer verebileceğim bir tek insan dedi kendi kendine ona yaklaştı sevgiliyi buldum dedi ve hayatını yedi sene boyunca o insan ile paylaştı. Tabi bu süreler zarfı içerisinde askere gitti askerden ulaşamayınca kendisine askerliğini yakarak koptu geldi tekrar doğdugu yere ve sonrasında almış oldugu izini tamamlayınca geriye bir daha dönmedi hiç.
Pişman idi kim pişman olmaz ki aradan geçen iki sene zarfı içerisinde hayatı hep kaçmak oldu kaça kaça bir hal olmuştu zaten kendisi'de en sonunda karar verdi ben gideceğim dedi ama korktu gidemedi gene en sonunda kopmak istedi o beraber olduğu insandan görüyordu ki sürekli zarar ve yaşanılan onca acı ve keder herşeye ragmen genede çok şükür Allah'ıma diyebiliyor ve hayatını yaşamaya devam ediyordu.
Kopmuştu artık eskisi gibi değil idi bir arkadaşı olmuştu kendisi tek dostu idi her gün beraber oldugu ayrı kaldıgı zaman özlediği ve ona değer verdiği bir arkadaş bu arkadaşlıgın sonunda nereden bilebilirdi ki kendisine yapacağı acımasızca nankörleşen tavırları gösterebileceğini arkadaş diyordu herşeye rağmen gene düşünmüyordu hiç bir kötülük ona artık dost gözü ile bakıyordu.
Artık eskiden koptugu beraberliğini bir kenara bırakan insan yeni bir hayat ışıgı bulmuştu kendisine yakışan beraber olabileceği ticareti bir kenara bırakıp kendisi ile beraber olma teklifini sunarak o kadının gönlünü aldı ve hayatına yeni açılan bu ışık ile başladı.
Sonrasında artık yan yana idiler kısa bir süre sonra aynı evi paylaşıyordular günler üst üste geçiyordu artık aylar olmuştu ama hiç güvenemiyordu çünkü kadın evli idi ve ona ait değil idi bedeni her ne kadar evli olsa bile ama ruhu ona ait değil idi bunu biliyordu ve bile bile lades misali evet bu insan diyebilmişti.
Arkadaş dediği insan ile beraber olduğu insan tanıştı ve arada oluşan abla kardeş yakınlıgı artık çok ciddi anlamda bir dostluk sembolitesi oluşturmuş ve yakınlık içerisinde devam ediyordu. Bu süre zarfı içerisinde ticaret hayatları da çok değişmiş idi kişinin kendisi çok emek vererek getirmiş oldugu bu işin artık keyfini sürmek ve daha çok kazanmak istiyordu.
Arkadaş olan kişi daha sonra ayrılmak zorunda kaldı okul okumak için bulundugu il'den başka bir ile giderek okuluna devam ediyor idi ve o sıralar oluşan yakınlık'dan ötürü sevilen kadın işte bu arkadaş denilen insana sorular sorarak kadını seven erkek ile alakalı bilgiler edinmek istiyordu'ki o arkadaş denilen kişi herşeyi anlatmıştı.
Ama bir çok şey fazla ve eksik idi dogruların oldugu kadar eksiklerin'de çogu var idi bunun içerisinde ve artık sorunlar oluşmaya başladı derken kavgalar ve sonunda ayrılıklar her gün ayrılıklar yaşanıyor ve bitme aşamasına geliyordu. Karar verildi artık yan yana sürekli durulmaya en son kavgalar bitti diyorken aileler aradaki yakınlık'dan ziyafetlenerek bir kaç prüze tanık olmuştu.
Kadın artık çekemiyorum seni kaldıramıyorum diyerek isyan ediyordu ve ayrılmak istiyordu tabi erkek'de buna dahil idi, ayrılırken tekrar barışılıyor idi erkek kadını seviyor idi biliyordu vermiş oldugu değeri çünkü yanında idi ama kadının verebileceği hiç bir şey yok çünkü oldugu yerde sayıyordu erkek onun yanında idi düşünemiyordu bile.
Her şey beraber yaşanılıyor beraber paylaşılıyor idi ve en sonunda arkadaşı ile kötü oldu ve arkadaşı bu değer veren arkadaşını gitti ispiyon etti ve başını belaya soktu. Her ne olursa olsun yinede Allah'ıma çok şükür hamd olsun diyerek geçiyor ve unutmaya çalışıyor idi.
Tam bu sırada üstüne bir kaza daha geliyor ve hırsızlık (gasp) ile suçlanıyordu yine hamd olsun diyor ve Allah'a içinden dua ediyor idi Allah'ım sen ki görüyorsun ve herşeyi biliyorsun beni ihsan eyle beni kötü dostlar'dan kötülükler'den uzak tut yarabbim diye yalvarıyordu.
Kaldıgı eve gidemiyordu iki gün boyunca sokak'da kalmış gibi bir başkasının evinde kaldı ve her acı çektiği zaman isyan edermiş gibi o arkadaşlıgına beddua ediyordu ve sadece Allah'a havale ettiğini söylüyordu. Bu olaya geri kalmayan baba evladının askere gitmesini ve bütün bu sıkıntılar'dan kurtulmasını rica etti.
Evlat biraz daha zaman baba, biraz daha zaman diye diretiyor ve ısrarcı bir şekilde babasını kırarmışcasına kükrüyor idi aslan gibi ve yine o baba tamam evladım diyerek susuyor ve evladının tehlike'de olmadıgını ögrenmek adına sürekli arıyor ve kendisini soruyor yanında olmasa bile yanındaymış gibi davranıyor teselli veriyor idi ogluna çünkü biliyordu sıkıntıları artık.
Bir arkadaşı var idi arkadaş'dan da ötede bir yerler'de gibi dost diyebileceği bir arkadaşı kendisini evine davet etti çocuk kalktı oraya gitti ve onda misafir olarak kaldı, kendi evi olmadığı için kimi zaman utangaç kimi zaman ise sıkılgan bir tavır alıyordu üç gün boyunca sokak'da idi ve canının sıkılmasından çok morali sıfır durumda idi kimse elini uzatıp'da omuzuna koyup teselli vermiyor veremiyordu.
Ve tehdit misali gibi kadının ablası çocugun babasını arar bir kaç şey söyler ve çocuk bunu kalkıp'da babasından duydugu zaman sinirlenir ve kadını arar derki musait oldugun zaman bana haber ver musait oldugu zaman kadın çocuga döner ve çocuk kadına der'ki senin ablan babama böyle şeyler söylemiş kadın'da derki benim haberim yok hiç bir şey'den kapat telefonu ben ne yapacağımı biliyorum der.
Çocuk ise olayın büyümemesi için der ki karışma eğer karışırsan ve bu laf buradan çıkar ise bir daha beni göremezsin beni unut ve sil der. Kadın ise telefonu çocugun suratına kapatır ve çocuk bir daha arar benim suratıma telefonu kapatma bir daha diyerek kadını azarlar ve telefonu kapatır.
Kadın buna ragmen çocugu aramaz ve hata olmasa bile'ki ablasının yapmış oldugu hatayı kabul etmez. Her ne olursa olsun kadının burada bu hatayı ablası olarak kendi üzerine alması ve yapılanın yanlış oldugunu anlayarak özür dilemesini gerektiğini düşünmez. Çocuk ise hiç bir şey söylemez ve aradıgı halde bile kadının telefonu açmaması atılan 7 tane mesajın hiç bir şekilde kadın tarafından cevaplanmayarak resmen kaileye alınmaması artık çocugu bezdirir ve içerisinde oldugu psikolojik baskıdan ötürü herşeye rest çekmesini bilerek susar ve bu halime'de şükürler olsun Allah'ım sen ki yaradan ve bagışlayan beni affet benim günahım var ise bagışla beni ey yarabbim der.
Çocuk en son kadına mesaj atar ve der ki evinde olan eşyalarımı bana hazırla ve bana ver diye mesaj atar aradan geçer 3,5 saat ve çocuk bekleye bekleye resmen soguk'dan üşür ve uykusuz bir şekilde o mahallenin pisliğinin içerisinde gaz bombası yer ve gözleri aglayarak oradan uzaklaşıp yürüye yürüye 11 kilometre yol yürür ve her yürüdüğü yol'da beddua eder.
Aradan geçen bunca zamana rağmen çocugun babasuı kadını arar çocuga ulaşamadıgı için çünkü telefonu kapalı olur ve şarjı biter buna ragmen bile babası çocuga ulaşıp'da ağlamaklı bir şekilde oglum neredesin iyimisin kiminlesin diye hüzünlü sorular sorar ve çocuk bir ez daha psikolojik'men etkilenir ve iyiyim babacıgım sen sag ol ben iyiyim gönül rahatlıgı ile yat sen der.
Ben hayatı yaşamış oldugum bu hayat içerisinde böylesine kahpeleşen yürekleri gördükçe daha fazla seviyorum artık yanlızlıgımı ben der ve babasına allaha emanet ol der telefonu kapatır. Saatler geçmesine rağmen bile hala bir gelişme olmadıgını gören çocuk artık benim kimseyi ne sevebilecek bir kalbim, nede insanlara verebilecek bir parça yüreğim var der ve herşey'den vaz geçer.
Bu kadar çok şeye rağmen kucak açan ve herşeye ragmen çok şükür demesini bilen bu çocuk ise yine'de kötü söz söylemez ve sadece bildiği herşeyin dogru oldugunu bir kez daha anlar ve yanılmadıgını düşünceler'de kendisine bu konuda vermiş oldugu büyük güvenin dogrulugunu teyit eder.
Kadın ise uzak kalma aşamasındayken bütün bilinen şifreleri değiştirir ve kendi keyfine göre takılır ama unutulmaması gereken bir çok şey var olmasına rağmen bile parçasını koparmaz ve dogru oldugunu düşündüğü yanlışları ile başa baş kalır.
Hayat insan ogluna çok şey ögretir yaşayarak ve bir çok şeyi de paylaşırken yaşamış oldugu kötü ve olası aksi durumlar içerisinde kendisine verilen değer ve kendisinin vermiş oldugu sevgiye karşılık olarak yaşamış oldugu bir çok etken artık insan oglunu güvensiz ve sadece insanların menfaat dolu hayatlarının dogruluguna itermişcesine düşünce psikolojisine sokmaya yaramaktadır.
Bu hayat içerisinde emeği geçen ve benimle bunu paylaşan sevgili babama teşekkür ediyor, Allah'ın onu ve siz değerli arkadaşlarımızın ailelerini başlarından eksik etmemesi için Allah'a dua eder hayatınız'da vereceğiniz kararları daha dogru vermeniz ve bir kez daha değil bir çok kez düşünerek vereceğiniz sevginin hangi insana verildiğine daha dikkat etmeniz gerektiği konusunda sizinle bu yazıyı paylaşmış bulunuyorum.
Son arzum ne diye gelip'de bir sorsalar, haykırış olur sesim sen yine sevin bak keyfine!
Hiç kendime kızmıyorum. Sadece üzülüyorum değer verdiğim insanların sahte yüzlerine, gecelik aşklara kapı açıp da bedenlerini verdikten sonra her aşkın sevginin bitişlerine.
Konuşsam dilim yanar, sussam kalbim. Önce duruyorum, sonra ise yine susuyorum. İçimden çıkan lafların etrafı, yangın yerine çevireceğini düşününce kilit vuruyorum dilime. Yan ! diyorum içime ! Sadece sen yan ! Ve dayan ! diyorum gönlüme ! Herkes mutlu olsun ! Yeter ki sadece sen dayan gönlüm !
Zaman ayırarak okudugunuz için teşekkür ederim.
Gerçek Hayat, Zaman Kaybı, Kos koca Hüsran
0
●524