Askerlik Sanatı - yazan Niccolò Machiavelli , ordu sistemlerini ve dezavantajlarını, ne yapılması gerektiğini anlatan bir kitap.
Floransa'da Komplolar ve Karşı-komplolar Tarihi adlı kitap ,
Machiavelli'in karşı komploya yaklaşımı en uygun şekilde "Hükümet etmek, vatandaşların yönetimidir. Böylece onlar ne size karşı olabilirler ne de karşı olma eğilimindedirler" şeklindeki inancıyla özetlenmektedir. Görev, bir orduyu yöneten general(ler) ve üstün politik güce sahip devletadamı için aynıdır. Bütün önderliklerin temel sorunu, askerlerinden ve tebaalarından itaat beklemenin ve onların kin ve nefretinden sakınmanın yollarının ve araçlarının doğru tespit edilmesidir. İç savaş, karışıklık ve komplo kaçınılmaz bir şekilde yandaşlarının saygısını kazanmakta başarısız olan önderlikten kaynaklanır. Batı uygarlığının en büyük politik kuramcısı ve askeri bir düşünürü olarak Machiavelli'in bu temel kitabı
Machiavelli 1527de öldü. Ölümünden bugüne dört yüz yılı aşkın zaman geçen Machiavellinin çalkantılı siyasal yaşamından çıkardığı Rönesans ruhunu dahi zorlayacak sonuçlar, temelindeki sarsıcı etkileri her dönem korumuştur.
Kitabın tarihsel arka planı, antik Roma Cumhuriyetidir. Roma devletinin kararlılığının analizi, rasyonel askeri ve siyasal taktiklerinin güncel olarak geçerli olabileceği fikrine ağırlık kazandırır.
Machiavellinin anlatımı açıktır. Temel yapıtı olan SÖYLEVLERde baştan sona aynı açıklığı korur. Ana eksen, cumhuriyetler, kuruluşları ve korunmaları için gerekli rasyonel önlemler olarak görünür. Ancak içine girdikçe devlet ve insan kavramları arasında uzanan çok sayıda yol bulunur. Cumhuriyet sistemi, devletle insan arasında öz-gürlük transferi dengesini sağlayarak bireyin özgür geleceği için nesnel bir güvence oluşturur. İnsanın doğası dönek ve güvenilmezdir. Bu durum, bütün siyasal sistemlerin tiranlığa doğru bozulma riski taşıması demektir.
Titus Livius'un İlk On Yılı Üzerine Söylev adlı kitap
Dolayısıyla her sistem belli bir bozulma eşiğine sahiptir. Bu eşik geçildikten sonra artık devletin kendi kendini düzeltmesi olanaksız olur. Çünkü devlet mekanizmasının çarkları insan ilişkilerine dayanır; bozulma kök saldıkça, Thucydidesin antik Atinada olanlar için söylediği gibi, artık insanlar ara-sındaki adalet ortaklığı yerini suç ortaklığına bırakır.
Bu kitaplar atatürkün hiç ilgisini çekmemiştir kendi alanı bile değildir yani buralardan birşey edinmiş olamaz..Oylemi
Atatürk başkalarının tecrubelerinden bu kanıya varmadıda daha devlet yokken osmanlı hakkındamı boyle düşündü ? Bizim padişahlarımız için yani ?
Bes belli rol modelleri var.4 bin kitaptan edindiği tecrubeler bunlar.Edinilmiş öngörü derim ben buna.
Çok güzel bir söz vardır bunu yaz bi kenara ölüler yaşayanların hocasıdır.
evet senin padişahlarını gördük son dönemlerde , Avrupanın Köpeği olmuşlardı

. O dönemde biri çıktı ülkeyi tekrar kurdu . Sen şuan o eleştirdiğin adamı bir göz önüne almak gerekirse , Şuan onun gibi bir çok kahraman olmasaydı , Çan'larla uyanıp , Kutsal Baba ve oğul adına diyecektin ..
Edit : bu arada arkadaş atatürkün okuduğu kitaplara galiba laf atmış ?
Toplumumuz okumadığı için cahil , köle gibi yetiştiriliyor . Bu yüzden taklitçi ve başkalarının isteğine göre yaşıyor [ve oy kullanıyor (ampüle ver gitsin) ]

. Çevresindeki , önceden olmuş veya tarihini bilmeyen bir kişi her konuştuğu söz benim için boştur

Kısacası ben buna şöyle diyorum Cahil insanın lafı benim ve bilgili kültürlü bir ortamda Ses gürültüsünden başka bir işe yaramaz . Ve şunada deyineyim bir insanın okuması öğrenmesine başka kültürleri merak etmesi , başka şeyleride öğrenmesi bir şeyde sabit kalmamasının bir insana zarar vereceğini düşünen bir zihniyet varsa . Helal olsun

Hadi iyi akşamlar