
İnci Pastanesi'ni sonunda yok ettiler
İstanbullulara ve Türkiye'ye Profiterol tatlısını tanıtıp sevdiren İstiklal Caddesi'nin bugüne kadar ayakta kalan simge mekanlardan İnci Pastanesi zorla boşatılıyor. Vandallığa tanık olan Beyoğlu sakinleri görevlilere tepki gösterirken, mekanın çalışanları ve işletmecisi de uygulamaya itiraz etti.
İçi kremayla doldurulmuş hamur toplarının üzerine gezdirilen bol çikolata sosuyla yapılan Profiterol, uzun yıllar Beyoğlu'nun simgelerinden birisiydi. Arnavut asıllı Lucas Zigoridis tarafından 1944 yılında yapılmaya başlanan Profiterol, uzun yıllar Zigoridisin İstiklal Caddesinde açtığı İnci Pastanesiyle anıldı. Sonraki yıllarda Profiterol ve İnci Pastanesinin ünü ülke sınırlarını bile aştı.
İstiklal'de Taksim Meydanından Galatasaray Lisesine doğru yürürken sağ taraftaki tarihi binanın alt katındaki küçücük dükkan, bu caddeye yolu düşen her yaştan İstanbullunun uğrak yerlerinden biridir. Daha doğrusu artık 'biriydi' demek lazım. Çünkü İstanbulun sosyal yaşamında yeri olan bu tarihi mekanın kapısına da bugün yıkım ekipleri dayandı...
İNCİ'NİN VE PROFİTEROLÜN HİKAYESİ
Pastanenin kapatılacağının ilk gündeme geldiği 2011 Kasım ayında, İnci'nin 51 yıllık emektarı Musa Ateş, Milliyet Cadde'den Gül Özgüven'e şöyle anlatmıştı:
İnci Pastanesinin hikayesi Arnavut kökenli Lucas Zigoridisle başlıyor. 15 yaşında İstanbula göç eden Lucas Bey irili ufaklı pek çok pastanede çalıştıktan sonra 1944 yılında Cercle dOrient binasındaki 124 numaralı dükkanda kendi işletmesini açar. Bu arada Lucas Beyin Emekli Sandığından kiraladığı dükkanda daha önce Atatürkün gömlekçisinin faaliyet gösterdiğini belirtelim. Hal böyle olunca Lucas Zigoridis bu dükkana ayrı bir özen gösterir. O dönemde Taksimden Tünele kadar onlarca popüler pastane bulunmaktadır. Bir yenilik yapmazsa rekabette yenileceğini anlayan arayış içindeki Lucas Zigoridis, içi kremayla doldurulmuş hamur toplarının üzerine çikolata dökerek hazırladığı tatlıyı İstanbulluların beğenisine sunar. Profiterol adını verdiği bu leziz tatlı kısa sürede şehirde efsane haline gelir. Sadece İstanbulda mı? Profiterolün ünü ülke sınırlarını bile aşar. Lucas Zigoridis verdiği bir röportajda o günleri şöyle dile getirmiş: İlk günler çok zorluk çektik. Ancak ucu ucuna kurtarıyorduk. Doğru dürüst kâr yoktu yani. Kendim bir şey icat edip, bir de isim uydurunca çok iyi tuttu. Anlayacağınız profiterolün kendisi de adı da uydurma.
Kaynak