Büyük ve terk edilmiş bir konağa gece 2 gibi girmeye karar verdim. Tam saat 2'de çıkıp macera yaşayıp adrenalimi yükselticektim. Evet saat 2 oldu ve ben kalın montumu çektim ve bir adet fener aldım gittim konağa. Konak okadar büyükki çok şaşalı bir konak ve bir okadarda korkunç ve ürkütücü. Kapısına gittim ve giriş demir kapı zincirlenmiş biraz iteledim zincir sesiyle kapının sesi gecenin sessizliğini bozuyordu ve bende ürküyordum. Kapının açılmıyacağını anladım ve şöyle etrafı süzdüm nereden girebilirim diye ve klasik olarak duvardan atlamam gerekiyordu fakat nasıl atlıcaktım duvar çok yüksekti. Etrafı tekrar süzdüm çöp tenekesini iteleyerek duvar kenarına getirdim ve üstünden tırmanarak konağın bahçesine atladım ve atlamamla birlikte ot sesleri beni ürkütmüştü. Neyse dedim daha başındayız Nurettin kendine gel. Konak terk edildiği için bahçesi falan bakımsızdı o yüzden çalı çırpı birikmişti. Çalı çırpının arasında yürürken hışır hışır sesler geliyordu gecenin sessizliğinde baya ürkütücüydü.
Konağın bahçeside bir okadar büyüktü konağa giriş kapısını bulmakta güçlük çekiyordum karanlıkta fenerimle biraz ilerledikten sonra bir baykuş sesiyle birlikte aniden durdum ve kalbim hızlı hızlı atmaya başladı. Biraz etrafı dinledikten sonra birşeyin olmadığından emin olarak ilerlemeye devam ettim.
2. Bölüm
Evet biraz daha ilerledikten sonra konağın kapısını bulmuştum. Kapıya yaklaştım ve
tedirgin olarak dokundum. Hemen yanındaki camı montumun koluyla silerek içeriye
fener tuttum eğilerek içeriye doğru baktım titriyordum korkudan. İçerideki eşyaların
bazıları üstü beyaz çarşaflarla örtülmüştü. İyice korktum ve meraklanmıştım peki
konağın içine nasıl giricektim onu düşünmeye başladım. Konağın etrafını dolanamazdım
çok büyüktü bende duvar kenarlarından biraz ilerlemeye başladım. Şu yerdeki gazellere
bastıkça çıkan sesten baya rahatsız oluyordum fakat yine yavaş yavaş ilerlemeye devam
ediyordum tabi arada durup etrafı dinliyordum. Sanki arkamdan birileri soluyormuş
gibi hissediyordum tabi bu beynimin bana oynadığı bir oyundu bunu biliyordum ama
yinede çok korkuyordum. Konağın bahçesinde ağaçlar falan vardı kaybolmayayım diye duvar
kenarlarından ilerliyordum birden konağın eskimiş alt duvarı döküldü baya bir irkilerek
durdum ve olayı idrak etmeye çalıştım. Biraz durduktan sonra küçük bir sıva gibi
birşey döküldüğünü kendime söyledim ve ilerlemeye devam ettim. Baktımki girilebilecek
bir yer olmadığını anladım ve konağın 4 bölümlü camından bir tanesini kırarak içeri
girmeyi planlıyordum ama o kırılan cam sesinden rahatsız olacağımıda biliyordum ama
yapabileceğim başka birşey yoktu.
Bu fikri kendi kendime onayladıktan sonra geri kapının olduğu yere gittim ve 4 bölümlü
camın birtanesinin sağlamlığını elimle iterek denedim ve kırabileceğimi onayladım.
Etrafıma baktım ve karanlıkta yerde taş ya da sert birşey arıyordum. Gazellerin
arasında nasıl bulabilirdim ki. Giriş taraflarına doğru ilerledim ve bir fıskıye fıskıyenin
içindeki suyun üstünde ağaçlardan dökülen kuru yapraklar bulunuyordu.
Fıskiyenin karşısında bir heykel fark ettim o heykelden o kadar tırstımki hemen oradan
fıskıyenin yanından taş alıp geri döndüm.
3.Bölüm
Konağa giriş kapısına tekrar gelmiştim ve şu camı biran önce kırıp içeri girmeyi
düşünüyordum. Hemen düşünmeden taşı cama attım ve camın alt kısmı kırıldı fakat
üst kısmı kırılmamıştı. Montumun kolunu elime kapatarak geri kalan camıda söktüm ve kafamı
camdan içeriye doğru uzattım etrafı süzdüm. Ağır bir tahta ve rutubet kokusu vardı.
O kırdığım camdan içeriye korkarakta olsa girdim. Konağın tabanı tahta olduğu için
çürümüş ve ben bastıkça rahatsız edici bir gıcırdama oluşuyordu. Biraz ilerledikten
sonra bir kapı gördüm ve o kapıdan girmeyi düşünüyordum. Kapıyı açtıktan sonra
nelerle karşılaşabileceğimi düşündüm . Açar açmaz ya üstüme birşey atlarsa falan diye
düşünüyordum.
Sonradan duvarın yanına geçtim ve kapının kolunu tuttum hemen açtım ve elimi çektim.
Duvarın yanından açtığım için üstüme birşey falan atlayamazdı. Biraz
bekledikten sonra etrafı dinledim içerden herhangi bir ses geliyor mu diye.
Duvarın kenarından kafamı eğerek içeriye baktım ve ilk olarak bir şömine fark ettim.
İçeriyi hızlıca süzdüm ve birşey olmadığını fark ederek içeri girdim.
Yinede temkinli davranıyordum heran birşey çıkabilirdi. Şöminenin
yanına yaklaştım ve üstünde bazı süs eşya tarzında birşeyler vardı. Birtanesini
elime alarak inceledim ve geri koydum. Koyarken bir bardak fark ettim ve birde
kül tablası. Bardağın çok az bir bölümü doluydu ve bardağı alarak kokladım çok ağır
kokuyordu.
4.Bölüm
Etrafıma baktım bir raf gördüm ve üstünde tozlanmış şarap şişeleri vardı. Şişenin
bir tanesini elime aldım ve elimle üstündeki tozları temizleyerek şarabı inceledim.
Tekrar yerine koydum ve raftaki tozu baş parmağımla aldım ve elimi silkeledim.
o odadan çıkarak koridorda biraz ilerledim ve yukarı çıkan merdivenleri fark ederek
yukarı çıkmaya karar verdim ve merdivenin ilk basamağına basmamla beraber tahta olan
merdiven gıcırdadı ve bu ses beni biran duraksattı etrafıma baktıktan sonra ilerledim.
Yukarı çıktığımda okadar şaşırdımki koskocaman 2 tane koridar birisi sağa birisi sola.
Fazla ilerlemeden kapılardan birtanesini açtım ve duvar kağıtlarıyla kaplı küçük
bir oda ve herşey yerli yerinde duruyordu. Koridor çok büyüktü buralarda kaybolurum
düşüncesiyle düşündüm ve bugünlük buradan çıkmam lazım ve bir halat almam lazım dedim.
Halatı bir yere bağlayarak kaybolmadan ilerleyebilecektim. Bu düşünceyi
onayladıktan sonra geri indim ve tam çıkacakken yerde bir çekiç fark ettim. Küçük
bir çekiçti aldım biraz inceledim ve tekrar yerine koydum konaktan çıktım.
5.Bölüm
Konağın bahçesi beni çok korkutuyordu konağın bahçesinden koşarak geldiğim
yere ilerledim fakat oda ne duvardan tekrar nasıl çıkacaktım. Bunu hiç düşünmemiştim
Yüksek birşeylerin olması lazımdı duvardan çıkabilmem için iyice korkmaya başladım
konağın içine tekrar girmeye cesaret edebilecekmiydim. Boş boş ve korkarak etrafa
bakınıyordum ve çok hızlı bir şekilde neler yapabileceğimi düşünüyordum.
Duvarın yanındaki konağın kapısına gittim ve demirlerin arasından geçebilirmiyim
diye denedim fakat sığmıyordum iyice kalp atışlarım hızlandı korkmaya başladım.
Korkudan bacaklarım titriyordu. Çömeldim ve bir elimin demiri sımsıkı sardığını
fark ettim demiri bıraktım. Bağırsam yardım istesem Konağın etrafında oturan kimseler
yoktu. Tüm cesaretimi toplayıp konağa tekrar girip hafif fakat duvardan
çıkabileceğim birşeyler almam lazımdı. Baykuş sesleride oldukça rahatsız ediciydi
kafamın içini tırmalıyorlardı. Birden gazel sesi duydum ve çok hızlı bir şekilde etrafa
baktım kalbim yerinden fırlayıp çıkacaktı sanki. Bekleyerek birşey olmayacağını anladım
ve korkudan montumu kafamın hizasına çekerek sadece önümü görebileceğim şekilde
ilerlemeye başladım. Montumu çekmemdeki amaç etrafı görmeden ilerleyebilmekti böylece korkum
en aza inecekti. Koşar adımlarla konağın kapısına geldim ve kırdığım camdan
tekrar içeri gidim. Önceden girdiğim şömineli odaya girdim ve sırtımı duvara
yasladım arkamdan herhangi birşey olmasın sadece önümü görebileyim diye.
Etrafa okadar boş bakıyordumki iyice korkuyordum birşey yapmadan etrafı inceliyordum
buda beni iyice korkutuyordu.
6.bölüm
Bu odada fazla kalamazdım korkudan kafayı yiyebilirdim ve tekrar kendimi bahçeye attım.
Biraz oyalanmam korkumu engelleyebilirdi. Korkumu yendikten sonra tekrar konağa
girecektim. Konağın o büyük bahçesinde amaçsızda ilerliyordum. Korkudan ne
yaptığımı bilmiyordum ve bahçedeki ağaçlıkların arasına girmemem gerekiyordu. Bunu
düşünemedim o karanlık ağaçlıkların arasına girdim. Bu bahçeyi orman gibi düşünebilirsiniz
o kadar büyüktü. Hava hafif soğuk ve sisliydi. Biraz korkumu yendiğimi düşünerek
geri dönmeye karar verdim ve yanımdan çok hızlı bir şekilde birşey geçtiğini
fark ettim. Yerde gazeller olduğu için hızlı geçtiğini anlayabildim. Ağaçlıkların
arasında çok fazla ilerlemediğim için geri dönebilirdim. Geri dönmeye karar verdim ve
konağın önüne tekrar geldim. Kafamı biraz yukarı kaldırdım ve o görkemli, ürkütücü
konağı inceledim. Fakat oda ne ? konağın camlarından birtanesinde ufak bir ışık
fark ettim. Mum ışığı gibi birşeydi loş bir ışık beliriyordu. Mum dalgalı yandığı
için ışıkta camdan dalgalı bir şekilde beliriyordu. Şaşkınlıktan ne yapacağımı
bilmiyordum. Konağa tekrar girdim ve önceden incelediğim küçük kırmızı çekiç
yerinde yoktu. Sadece tozdan izi biraz belli oluyordu. Bu konakta birinin
olduğunu artık idrak etmeye başladım.
7.bölüm
Önceden 2.kattaki girdiğim küçük duvar kağıtlı odaya girdim ve kapıyı kapattım. İçeriyi
incelemeye başladım. Herşey okadar düzgündü ki sanki burda birisi yaşıyordu. Yatak
örtüsü falan çok düzgündü ve yastığın kenarında oyuncak bebek vardı. Yatağın
yanındaki komidin üstünde bir saat vardı ve gece 2'yi göstermekteydi. Büyük
ihtimal saat bozuktu. Çünkü 2'de ben evden çıkmıştım. Yatağın karşısındaki
dolabı açtım ve küçük çocuğa ait elbiseler yer almaktaydı onlarda çok temizdi. Dolabın
üstündeki rafta bir kutu fark ettim ve aldım yatağın üstüne koydum kutuyu açtım.
İçinde eski fotoğraflar vardı. Bikaç tane aile resimleri vardı biraz inceledikten
sonra tekrar yerine koydum ve kutuyu kaldırdım. Bu odadan çıkmaya karar verdim. Kapıyı
açtım dışarı çıktım karşılıklı bir sürü oda vardı. Bu odaların hepsine giremezdim
3. kata çıkıp orayıda incelemeliydim. Tam 3.kata çıkacakken merdivenin altında bir
kapı fark ettim. Kapıyı biraz tedirginlikle açtım ve 2 adet eskimiş tekerlekli sandalye
vardı. Biraz ürkütücüydü. Kapıyı kapattım ve 3. kata çıkmaya başladım.
8.bölüm
3.Kata çıktıktan sonra anladımki bu Konağın tüm katları aynı mimariye sahip değildi.
3.kat biraz daha değişik tasarlanmıştı. İlk fark ettiğim kapıya girdim ve 3.katta
bir mutfak yapılmıştı. Mutfağa girdim ve musluğu çevirdim. Musluğun kafası gıcırdıyordu
ve suda akmıyordu. Etrafıma bakındım ve bir kapı daha fark ettim tereddüt etmeden
kapıyı açtım. Mutfakta bir şarap mahseni vardı bir sürü şarap vardı üstü tozlu.
Fakat burda yaşayan birileri varsa bu şaraplar neden içilmemişti. Sadece bir
raftaki şaraplar eksikti. Onlarda daha öncelerden içilmiştir diye düşünerek odadan
çıktım. Musluğun arkasındaki kirli camı silerek dışarıya baktım dışarısı çok ürkütücü bir
manzaraya hakimdi. O anda objektif düşünerek kendime konağın dışından bakar gibi
hayal ettim ve birbirimize bakıyorduk. o hayalden kafamı silkeleyerek çıktım ve kendime
geldim. Mutfaktan çıkarken etrafı biraz daha inceledim ve çıktım. Bu sefer 4. kata
çıkmıcaktım bodrum kata inmeye karar verdim. En korkutucu bölgeye gitmeye karar vermiştim.
2.Kata indim ve önceden girdiğim odaya girerek çekmecelere baktım fenerimin pilinin
bitebileceğini düşündüm. O odada fark ettimki komidini alarak dışarı çıkabilirdim ve
duvardan atlayıp konaktan uzaklaşabilirdim. Fenerimin pilinin bitmemesi için
kapattım ve odadaki eski indir kaldırlı ışık kolunu gördüm. İndirip kaldırdım ve çıt çıt
ses çıktıktan sonra lamba yanmamıştı.
Odadaki çekmeceleri inceledikten sonra bodrum kata inmeye karar vermiştim ve merdivenlere
yöneldim aşağı indim. Aşağı indikten sonra sesler gelmeye başladı sanki
birisi ayakkabısını yere vuruyordu. Benim gelmemden rahatsız olmuş olmalıydı.
Fenerimin pili bitmesin diye ışıksız inmiştim fakat pek birşey fark edilmiyordu.
Cebimden feneri çıkarttım yaktım ve o ses yaklaşıyordu arkamı döndüm feneri tuttuğumda
üstüme birisinin koşarak geldiğini fark ettim ve tüylerim diken diken oldu ilk
gördüğüm kapıya girerek hemen kapısını kapattım.
Beğenilirse devam ederim beyler.
kimmiş o ayak seslerinin sahibi.. Kahya mı ? Bence kahyadır