"Rahmânın kulları, yeryüzünde vakar ve tevazu ile yürüyen kimselerdir. Cahiller onlara laf attıkları zaman, selâm! der (geçer)ler."
Furkan suresi 63. ayet...
Kısaca edeb sahibi, duruşu sağlam insan cahille uğraşmaz, pisliğe taş atarsan üstüne sıçrar çünkü...
+1
Ama şöyle bir şey de var. Sınırını aşıp sınırlarınıza giren kişiye de bir şey söylemeden geçmek mümkün olmuyor. Ne cahiller var... Arkadaşın geliyor mesela yeni aldığın elbiseyi çok beğeniyor, fütursuzca, cahilce bir verir misin giyeyim diyor. Eğer susup verirsen alıp onu giyiyor bir güzel kalıplı vücuduyla büzüyor giyilmez hale getiriyor onu
Şimdi versen bir şey vermesen bir şey...
Adam üniversiteye gelmiş kalemi yok derse giriyor, bir bakıyorsunuz burnunu karıştırıyor mesela, sonra imza atacak senden kaleminizi istiyor... Versen bir şey vermesen bir şey..
Tonla para sayıp güzel bir fotoğraf kamerası almışsınızdır mesela gelip komşunuz sizden oğlunun 23 Nisan etkinlikleri için onu istiyor. Şimdi kamera olduğunu bir şekilde bildiği için vermemek için yalan söylemeniz lazım... Ama verseniz de bozulma ihtimali yüksek oluyor. Bunu yaşadım mesela. Komşusundan ödünç fırın isteyeni, sonra o fırını bozup bu bozukmuş Ayşe Hanım diyeni gördüm ben.
Adam cahilin teki, gelip laf sokuyor, haddini aşıp üstüne vazife olmayan şeylere karışıyor. Eğer susarsak daha da artıyor bunlar ama sınırlarımızı o kişiye gösterirsek cahil de olsa ne olursa olsun geri basıyor.
Yani yalan söylemeden, bir şey yapmadan her şeyi kutsal kitabımıza uygun olarak yaparsak ya sinirden ya da başka bir şeyden fazla yaşamayız diye düşünüyorum

Belki de başka bir şey vardır ama bilmiyorum.