• 20-08-2010, 21:02:42
    #1
    Mahkemede hakim, Necip Fazıl'a:
    - Bak, der Seni bundan böyle bir daha huzurumda görmeyeceğim, öyle de...ğil mi?
    Necip Fazıl sorar:
    - Hakim Bey, yoksa istifa mı ediyorsunuz?
    _______________
    Yine bir gün Üstad'a sormuşlar:
    -Üstad özel arabanız yok mu?
    Üstad düşünmeden cevap verir:
    -Ona en son bineceğiz
    __________________________

    Üstada bir konferans sırasında bir genç sorar:
    -Osmanlı emperyalist değil miydi?
    Cevap dikkate şayandır:
    -Evladım eğer Osmanlı emperyalist olsaydı şu anda bu soruyu fransızca değil türkçe sorardın
    _______________________________
    Necip Fazıl bir konferansında isim vermeden gazetelerin tenkidini yapiyormuş Fakat o şekilde açık konuşuyormuş ki, bu işlerle çok az ilgili olan dahi hangi gazeteden söz edildiğini anlarmış Dinleyenlerden biri hatibin sözünü keserek:

    Hangi gazeteden bahsediyorsunuz?

    Necip Fazıl sorar:

    Siz ne iş yapıyorsunuz?

    Keresteciyim

    Belli,otur!
    ______________________________
    Necip Fazıl Kısakürek in 1954 lü yıllarda çıkardığı Büyük Doğu mecmuasının bir sayısının kapağında, Osmanlı arması işlemeli sanat eseri bir kumaş resmini yayınlayınca, "padişahlık propagandası yapmak " gibi saçma bir gerekçe ile derginin o sayısının toplatılmış ve kendisi de suçlanarak mahkemeye sevkedilmişti

    Necip Fazıl’ın mahkemede kendisini suçlayan savcıya gayet ibretli bir şekilde:

    İçinde adalet işlerine bakılan bu binanın tepesinde aynı Osmanlı arması var Siz de mi padişahlık propagandası yapıyorsunuz?" diye cevap vermişti
    ______________________________
    Necip Fazıl vapurla Karaköy'e geçerken, yanına biri yaklaşıp:

    "Üstad", diye sormuş "Peygamberlere ne diye gerek duyuldu, biz kendimiz yolumuzu bulabilirdik"

    N Fazıl, okuduğu kitaptan başını kaldırmadan:

    "Ne diye vapura bindin ki, yüzerek geçsene karşıya" cevabını vermiş
    _____________________________________

    Nazım Hikmet ve Necip Fazıl Ramazan ayında arabayla gidiyorlarmış
    Tabi Necip Fazıl oruç ama Nazım Hikmet değil
    Nazım Hikmet Necip Fazıl ile dalga geçmek için yolun kenarındaki zayıf bir ineği işaret ederek Necip Fazıl'a demiş ki:
    -'Şunun haline bak,oruç tutmaktan ne hale gelmiş' demiş
    Tabi Necip üstad altta kalırmı hemen cevabı yapıştırmış:
    -'Aaa Nazım sen bilmiyormusun HayVanLar oruç tutmaz

    *************************************

    Üstad hapishanede koğuşunda iken aynı koğuşa Nazım Hikmet getirilir,

    Nazım Hikmet Üstadı görünce gülerek " sendemi buradasın? Şu haline bak

    maymuna dönmüşsün" der

    Üstat, karşısında duran Nazım Hikmet e cevabı yapıştırır

    " Ben de pencereye dönerim "

    *************************************

    Bir gün büyük şair Necip Fazıl Kısakürek'e sahilde rastlayan bir hayranı;
    Necip Fazil Kisakürek'ten HAZIR CEVAPLAR ''Üstad, senin bütün mücadelelerin güzel, hizmetlerin eşsiz ama şu tarafın olmasa diye tenkit eder Bunun üzerine Necip Fazıl tebessüm ederek:
    ''şu boğaz'dan geçen lüks ve güzel gemiyi görüyor musun? Bak ne kadar lüks ve konforlu değil mi? İşte böylesine lüks geminin tuvaleti de vardır'' der

    *********************************************
    Bir gün Necip Fazıl, bir üniversitede konferansa katılmış
    Çıkıp herzamanki gibi Din ve Allah kavramı hakkında konuşmuş
    Konuşması bittikten sonra, onunla karşıt görüşlü olan bir Profesör, Necip Fazıl'a 'Siz önceden çıkıp farklı şeyler söylerdiniz, şimdi ise o sözlerinize çelişen şeyler söylüyorsunuz Yazdığınız şiirler hala ezberimdedir bu ne demek oluyor? '
    Necip Fazıl'ın cevabı meleklere parmak ısırtacak bir cevap olur 'Benim geçmişim bir çöplüktür ve çöplükleri sadece köpekler kurcalar'

    ************************************************
    Nur Harmanı'nın pırıltılı kalemi Necip Fazıl'ın da içinde bulunduğu uçak, Yeşilköy Havaalanından kalktıktan kısa bir zaman sonra arızalanır ve geri döner Havaalanındakiler merakla, "Ne oldu, nasıl oldu?" diye sorarlar mübareğin cevabı hem teslimiyetçi hem de hikmetli:
    "Ahirete kabul etmediler, geri döndük"

    *************************************************
    Mahkemede hakim, Necip Fazıl'a:
    - Bak, der Seni bundan böyle bir daha huzurumda görmeyeceğim, öyle değil mi?
    Necip Fazıl sorar:
    - Hakim Bey, yoksa istifa mı ediyorsunuz?

    *************************************************
    Rahmetli Ustad bir yerde konferans verirken, Ustadi sevemeyen biri konusmayi biraz
    dinledikten sonra salondan cikar gibi yapip ustadin onunden gecerken muz kabugunu
    Ustadin on tarafina yere atar
    Ustad umursamaz bir tavir;
    -Burada bir kimlik bulunmustur kayib eden varsa gelip alsin der

    *********************************
    1960’lı yıllar, Üstad’ın “Sahte Kahramanlar” konferansı ile Türkiye’yi salladığı yıllar İşte bu “Sahte Kahramanlar” dolayısıyla Ankara’ya gittiği zaman, devrin başbakanı bir adamını göndermiş Üstad’a adamın getirdiği mesaj şu:
    —Muhterem Üstadım, sayın başbakanımızın size çok selamları var
    -Aleyküm Selam ,ne diyor?
    —Sahte kahramanlar konferansında kendilerinden söz edilmemesini istiyorlar
    Başbakanın adamının sözü bitince şöyle gürlemiş Üstad:
    —Var git söyle ona, sahte kahraman olmak da bir seviye işidir Onda bu seviye de yok, merak etmesin bahsetmeyeceğim

    *********************************
    Kayseri'deydik, bir adam getirdiler, "şununla iki kelime konuş!" dediler bana Adam geldi Elinde sigara, Ramazan günü Anladım ne tip
    olduğunu

    Hitap ettim:

    "- Sigaranı at da öyle gel karşıma!"

    Gayet ucuz bir formülü vardır bu işin Günün hemen bütün formülleri gibi

    O da aynı şekilde cevap verdi:

    "- Allah'ın bildiğini kuldan niye saklıyayım?"

    Bu umumî formül

    Devam ettim:

    "- Allah senin tenasül aletin olduğunu da biliyor Niye saklıyorsun?"

    Bozuldu, kala kaldı, hiçbir şeye aklı eremedi "- Senin bu susman mağlûp olman
    değildir Şimdi seni mağlûp edeyim dedim; Allah'ın bilmediği bir şey olabilir mi? O her şeyi biliyor Yalnız senin, Allah'ın bildiğini, yalnız ondan af dileyerek ona tahsis etmen ve onun bildiği şeyi ortaya açıkça, hayâsızca dökmemeni gerektiren bir fakülteye malik olman lâzım Sen bundan da mahrum bir bedbahtsın!"

    *********************************
    Üstad Yenilgi ve mağlubiyeti kabul etmezdi Bir gün bir tren istasyonunda onun sinirli sinirli gezdiğini gören bir hayranı (bazı rivayetlere göre onu sevmeyen biri) sorar:
    - Ne oldu Üstad, treni mi kaçırdınız?
    Üstad böyle bir ithamı kabul eder mi? Treni kaçırmak bir eksiklik, bir yenilgidir
    - Kovdum gitti, der




    Büyük Üstad NECİP FAZIL KISAKÜREK
  • 20-08-2010, 21:05:49
    #2
    " Ben de pencereye dönerim "
  • 20-08-2010, 21:24:18
    #3
    Harbi üstadlardandır.

    1. Mehmet Akif ERSOY
    2. Necip Fazıl KISAKÜREK


    Ayrıca şu videoyu kesinlikle izlemenizi öneririm


    http://www.dailymotion.com/video/xdi...ysakurek_music
  • 20-08-2010, 22:25:55
    #4
    Çoğu hikaye şeyler
  • 20-08-2010, 23:48:43
    #5
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    Alıntı
    Necip Fazıl vapurla Karaköy'e geçerken, yanına biri yaklaşıp:

    "Üstad", diye sormuş "Peygamberlere ne diye gerek duyuldu, biz kendimiz yolumuzu bulabilirdik"

    N Fazıl, okuduğu kitaptan başını kaldırmadan:

    "Ne diye vapura bindin ki, yüzerek geçsene karşıya" cevabını vermiş
    işte bu süper.
  • 21-08-2010, 03:09:50
    #6
    Üyeliği durduruldu
    harika bende boyle hzır cevapları bi yere toparlıcaktım iyi olmuş bu çok acayip kapak bi adam
  • 21-08-2010, 04:34:05
    #7
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    nazım hikmetle olanların hepsi kol-pa
  • 21-08-2010, 04:46:16
    #8
    Üyeliği durduruldu
    Alpero adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    nazım hikmetle olanların hepsi kol-pa
    nye
  • 21-08-2010, 05:30:52
    #9
    Tasarimkaynak adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Harbi üstadlardandır.

    1. Mehmet Akif ERSOY
    2. Necip Fazıl KISAKÜREK


    Ayrıca şu videoyu kesinlikle izlemenizi öneririm


    http://www.dailymotion.com/video/xdi...ysakurek_music
    Dediğin doğru ama aslında bu ikisi de birbirini pek sevmez.

    Ben en çok, "geçmişim bir çöplüktür ve çöplükleri sadece köpekler kurcalar" lafını seviyorum.