• 14-08-2010, 04:17:46
    #1
    ach
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    İnternette gördüm hoşuma gitti paylaşmak istedim.


    "Benim çocukluğumda annelerimiz çalışmazdı.
    Okuldan eve geldiğimde boynumdaki anahtarla kapıyı hiç açmadım.
    Hatta babanım bile anahtarı yoktu. Annem evimizin bir parçası gibiydi,hep evdeydi. Heryere birlikte giderdik, zaten öyle çok da gidilecek bir yer yoktu ki.

    En büyük eğlencemiz sokaklarda oynamaktı.
    Sokakta oynamak diye bir kavram vardı yani.
    Cafelerde, alış veriş merkezlerinde buluşmazdık.
    Okula arkadaşlarımızla gider, birlikte çıkar, oynaya, zıplaya yürüyerek gelirdik. Servis falan yoktu.. Ayakkabılarımız eskirdi.
    Hatta öyle olurdu ki; çantalarımızı kaldırımlara koyar oyuna bile dalardık..
    Annelerimiz bu durumu bildiklerinden kardeşlerimizle bizlere ekmek
    arası bir şeyler hazırlar gönderirdi.
    Mahallemizdeki teyzeler annemiz gibiydi. Susayınca girer evlerine su içerdik. Ya da pencereden bir sürahi bir bardak uzatır, hepimiz aynı bardaktan kana kana içerdik.
    Kısacacı evine girip gelen ( ki sadece çişi gelen giderdi evine ) elinde mutlaka yiyecekle dönerdi.
    Anneleri o arada çocuğuna verdiği şeyden bizlere de gönderirdi.
    Bu bazen bir kurabiye bazen bir meyve olurdu.

    Cebimizde harçlığımız olduğunda düşmesin diye çıkarır çantamızın üstüne koyar oyun bitince geri alırdık.
    Çok garip ama kimse almazdı. Sokaklarımız evimiz kadar güvenli idi.
    Düşünce kaldırırlar, kavga edince barıştılırdık. Polisler gelmezdi
    kavgalarımıza, zabıtlar tutulmazdı.
    Sonra kavgalarımız da öyle ustura, falçata ile olmaz, onlar nedir
    bilmezdik bile, asla kanla falan da bitmezdi, en fazla saçlarımızdan
    çeker, hayvan adları sayar, tekme atar, yine oyuna dalardık..
    Birbirimizin suyundan içer, elmasına diş atardık.
    Misket oynamaktan parmaklarımız kanar yine de mikrop kapmazdık.
    Azar işitip, acillere taşınmazdık. Röntgenlere, ultrasonlara girmezdik.

    Ben bizim çocukluğumuzu çok özledim.
    Sokaklarımız ruhsuzlaştı sanki. Komşumu tanımıyorum ama evinin camında, temizliğe gelen kadını haftada bir görür kolay gelsin der konuşurum. Onun dışında orada kim oturur hiç bilmem.
    Evimizi kendimiz temizlerdik, kapı silmece ; bilmem kaç kuruş
    hepimizin elinde bezler güle oynaya bitirirdik işleri.
    Evlerimiz var içinde yaşayan yok. Parklarımız var içinde oynayan çocuk yok. Ama her yıl sökülüp yenilenen kaldırımlar, lüks binalar, ışıl ışıl
    vitrinler, girip çıkan yapay insanlar...
    Ruh yok, buz gibi buz, bu biz değiliz..

    Tahta iskemlelerimiz de oturan yaşlılarımız, onlara dede, nene diye
    hatırını soran çocuklarımız yok oldu.
    Ben kapılarında ' vale ' lerin, ' bady ' lerin beklediği yerlerden hep
    korkmuş çekinmişimdir.
    Kapısını çarparak örtüyor diye çocuğuna kızıp, taksidini bitiremediği
    arabanın anahtarını, hiç tanımadığı birine vermek ters gelir bana.
    Benim değildir bu kültür.
    Ne ruhuma, ne kültürüme ne de cüzdanıma hitap eder.
    Nedir bunlar?

    Reklamlarla desteklenen beyni, ruhu ele geçirilmiş insanlar olduk.
    Birbirimize yabancı, yalnızlıklarımızla yaşar olduk.
    İyi de neden böyle olduk ?
    Biz mi istemiştik?"
    .
    .
    Yoksa hak mı ettik?

    kaynak: http://www.sadakat.net/forum/hayat-t...-t32976.0.html
  • 14-08-2010, 10:11:51
    #2
    hak ettik...
  • 14-08-2010, 11:09:23
    #3
    Önceden Sokakda Oynayan Çocuklar Olurdu... Şimdi Gelip Benim Küçüğün Bilgisayarda Yapmadığı İş Yok Diyolar.
  • 14-08-2010, 13:07:39
    #4
    çok doğru aynen katılıyorum, güzel bir yazı olmuş. Eskiden şeker pancarından telle traktör yapardı büyüklerimiz bize, şimdi şeker pancarı nedir onu bile bilmez bu nesil. Biz interneti daha farklı kullandık, biz internet cafelerde oyunda oynadık ama böyle değildik, bu metin2 dir şudur budur çocukların beynini yıkıyor resmen.
  • 14-08-2010, 14:41:24
    #5
    Reveloper
    mahalle maçları yapardık çocuklarla. iki tane küçük taş koyardık onlar kale olurdu sabahtan bir başlardık akşama kadar. okuldan çıkınca doğru dışarıya çıkardık taşları koyduğumuz gibi maça dalardık akşam olunca annelerimiz dışarı çıkardı. hiç doymazdık eğlenmeye

    bkz: 90'larda çocuk olmak
  • 14-08-2010, 15:02:40
    #6
    90'lar zaten kültürünün özünü görüp görebilecek son nesildi diyebilirim. Yazık ki ne yazık 2000'lerde doğan kardeşlerimize. Doğru düzgün bişey tadabildikleri , bir kardeşlik bağının oluşabildiği yok.
  • 14-08-2010, 15:06:25
    #7
    Üyeliği durduruldu
    harika bir yazı
  • 14-08-2010, 15:23:11
    #8
    Alıntı
    "Benim çocukluğumda annelerimiz çalışmazdı.
    Okuldan eve geldiğimde boynumdaki anahtarla kapıyı hiç açmadım.
    Hatta babanım bile anahtarı yoktu. Annem evimizin bir parçası gibiydi,hep evdeydi. Heryere birlikte giderdik, zaten öyle çok da gidilecek bir yer yoktu ki.
    Keşke çalışsaydı yada en azından bir meslek öğrenebilseydi bu ülkeye kadınlarda daha fazla katkı sağlayabilseydi şuan çoğu sıkıntının olmadığını görebilecektik...