• 20-07-2010, 02:16:46
    #10
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    enerji denen şey sabittir bitmez. sadece geri dönüştürmezsin o zaman bitmiş sayılır.
  • 20-07-2010, 02:39:01
    #11
    KoS adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Dünya için tehlike arz eden insanlar kimki dünyayı bozsun. İlk insanlardan bahsetmiyorumki çoğu kişinin bilgisi yok yada yazdıklarımızı inanç ile birleştirip burda dinsiz çıkartırlar beni. Ama bu dünyada ilk toplu yerleşim kalıcı yerleşim m.ö 8bin yakındoğuda başlıyor. Yani insanlık 10binyıldır ancak bu aşamaya gelmiş. Bu insanlar mı dengeleri bozacak. İnsanoğlu sadece felaketlere sebep olabilir ama dünyayı bozamaz.
    Mesela küresel ısınma diye feryat edenler neden şu gerçeği söylemiyorlar. Küresel ısınma sadece orta kuşağın yerini değiştirecektir. Yani son 4000 senedir insanlar ikilimin daha yaşanabilir olduğu tarım yapılabilen orta kuşağa yerleşmiştir. Avrupa, Türkiye, Amerika vs... hepsi bir orta kuşak ülkesidir. Ve dünyanın gelişmiş ekonomilerinin çoğu orta kuşaktadır. Çünkü orta kuşak tatlı su kaynaklarına, tarıma ve endüstiriye sahiptir. Kimse alaskaya fabrika açmaz.

    Ama küresel ısınma sonunda akdenzi iklimi kuzeye kayacak. Bugünkü orta kuşak olan bizim ülkemizde şimdi arabistanda görülen iklim görülecek, çölleşme olacak. Ama bugün milletin kıçının donduğu norveç fiyordlarında akdeniz iklimi görülecek zeytin yetiştirilecek üzüm bağları kurulacak. Sibirya artık eskisi kadar soğuk olmayacak, kanada ve adaları yeni tatil cennetleri olacak. Orta kuşakta yığılan nüfusun bir bölümü açlıktan ölecek bir kısmı kuzey ülkelerine göç edecek. Ama dünyanın sonu falan gelmeyecek...

    İnsanların bozacağı tek şey kendi gelecekleridir. Ekop sistem her zaman dengesini bulur ve devamını sağlar.
    Burada bilimadamları insanlar dünyaya zarar veriyor dediğinde maalesef yanlış tabir kullanıyorlar. İnsanlar dünyaya zarar veremezler. Dünya bir gezegendir ve her türlü üzerinde kendine has bir eko sistemi ve karbon azot döngüsü olacaktır.

    Burada kastedilen şey yani dünyanın sonu derken dünyanın bizim için sonu olacak zararlardır. Yani dünya üzerindeki insanlığı sonu olacak durum kastediliyor. Yoksa dünya yerinde duracak. Ama bu kafayla gidersek biz burada olmayacağız.

    Çünkü her ekosistemde bir denge vardır. Avcılar çok avlanırsa av kalmaz açlıktan ölürler bunu fırsat bilen avların nüfusu artar. Avların nüfusu artarsa aşırı beslenmeden dolayı avcıların da nüfusu artar. Bu kısırdöngü geri çevrilemeyecek bir durum meydana gelene kadar mesela kuraklık olur da avın yediği otlar kuruyup avın ve avcının yer değiştirmesi uyum sağlaması ya da yok oluşuna kadar sürer.

    Şimdi olan şudur. İnsan nüfusu artıyor. Buna oranla enerji besin ve mekan ihtiyacı da artıyor. Çünkü insanlığa hizmet ettiğini düşündüğümüz bir sürü bilimadamı eko sistemi bozmuştur. Bugün 700gr, 800gr doğan bebekler hayatta tutulabiliyor. Antibiyotikler ile enfeksiyondan ölmesi gereken insanlar ölmüyor. Teknolojimiz ile besin zincirinin tepesine oturmuşuz 100 sene önce afrikaya aslan vurma turları düzenlemişiz safari diye.

    Yani insan ömrünü uzatacak bir sürü gelişme katedilmiş. 1930'larda antibiyotikler bulunana kadar insanlar eline batan dikenin enfeksiyonundan ölüyorlardı. Ortalam insan ömrü Peygamberimiz zamanında 30-35 yıldı bugün bazı ülkelerde 80-90 bizimkinde 60'ın üzerinde.

    Sonuç, avcı (insan) sayısı artıyor. Daha fazla enerjiye ihtiyaç duyuluyor. Daha fala tüketim sonucunda daha fazla artık madde doğaya veriliyor. Karbon azot döngüsü bozuluyor. Bu döngüye ağır metaller karışıyor ve organik yaşam zayıflıyor. Bitki ve hayvanlara yaşam alanı kalmıyor. Vesaire vesaire...

    Sonuç... Bir kaç yüzyıl içinde dünya insan için yaşanmaz bir hale gelecek. Temiz tatlı su kaynağı ve onunla orantılı besin kapasitesi yetmeyecek ve avcılar ölmeye başlayacak. ŞU ANDA ZATEN ÖLÜYOR. ŞU ANDA SİZ AKŞAM YEMEĞİ YERKEN DÜNYANIN BİR YERİNDEN BİRİLERİ AÇLIKTAN YA DA YETERSİZ BESLENMENİN GETİRDİĞİ KOMPLİKASYONLARDAN ÖLÜYOR.

    Şu anda sizin dinlediğiniz iphone u imal etmek için birileri günde 2-3 dolara çalışmak zorunda kalıyor. Ve karnını bile zor doyuruyor.

    Yani avcılar ölmeye başladı. Afrika can çekişiyor. Sokakta yattığı için her sene bir sürü insan donarak ölüyor. Artık ekosistem bu kadar insanı kaldırmıyor.

    AMA GEZEGEN'E HİÇ BİR ŞEY OLMAYACAK. O YİNE KENDİNE BİR EKOSİSTEM KURACAK VE DEVAM EDECEK. SADECE O EKOSİSTEMDE BİZ OLMAYACAĞIZ.

    Dünya tehdit altında yalanı kapitalist ideologların uydurduğu ve bilimadamlarına söylettikleri bir safsatadır. Tek tehlike altında olan insanlığın bekaası ve onun tehdit ettiği diğer türlerdir. Yoksa dünya gezegenine, deniz analarına veya hamam böceklerine bir şey olmayacak.
  • 20-07-2010, 02:43:05
    #12
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    İnsanların bozacağı tek şey kendi gelecekleridir. Ekop sistem her zaman dengesini bulur ve devamını sağlar.
    Burada bilimadamları insanlar dünyaya zarar veriyor dediğinde maalesef yanlış tabir kullanıyorlar. İnsanlar dünyaya zarar veremezler. Dünya bir gezegendir ve her türlü üzerinde kendine has bir eko sistemi ve karbon azot döngüsü olacaktır.

    Burada kastedilen şey yani dünyanın sonu derken dünyanın bizim için sonu olacak zararlardır. Yani dünya üzerindeki insanlığı sonu olacak durum kastediliyor. Yoksa dünya yerinde duracak. Ama bu kafayla gidersek biz burada olmayacağız.

    Çünkü her ekosistemde bir denge vardır. Avcılar çok avlanırsa av kalmaz açlıktan ölürler bunu fırsat bilen avların nüfusu artar. Avların nüfusu artarsa aşırı beslenmeden dolayı avcıların da nüfusu artar. Bu kısırdöngü geri çevrilemeyecek bir duruma girene kadar devam eder.

    Şimdi olan şudur. İnsan nüfusu artıyor. Buna oranla enerji besin ve mekan ihtiyacı da artıyor. Çünkü insanlığa hizmet ettiğini düşündüğümüz bir sürü bilimadamı eko sistemi bozmuştur. Bugün 700gr, 800gr doğan bebekler hayatta tutulabiliyor. Antibiyotikler ile enfeksiyondan ölmesi gereken insanlar ölmüyor. Teknolojimiz ile besin zincirinin tepesine oturmuşuz 100 sene önce afrikaya aslan vurma turları düzenlemişiz safari diye.

    Yani insan ömrünü uzatacak bir sürü gelişme katedilmiş. 1930'larda antibiyotikler bulunana kadar insanlar eline batan dikenin enfeksiyonundan ölüyorlardı. Ortalam insan ömrü Peygamberimiz zamanında 30-35 yıldı bugün bazı ülkelerde 80-90 bizimkinde 60'ın üzerinde.

    Sonuç, avcı (insan) sayısı artıyor. Daha fazla enerjiye ihtiyaç duyuluyor. Daha fala tüketim sonucunda daha fazla artık madde doğaya veriliyor. Karbon azot döngüsü bozuluyor. Bu döngüye ağır metaller karışıyor ve organik yaşam zayıflıyor. Bitki ve hayvanlara yaşam alanı kalmıyor. Vesaire vesaire...

    Sonuç... Bir kaç yüzyıl içinde dünya insan için yaşanmaz bir hale gelecek. Temiz tatlı su kaynağı ve onunla orantılı besin kapasitesi yetmeyecek ve avcılar ölmeye başlayacak. ŞU ANDA ZATEN ÖLÜYOR. ŞU ANDA SİZ AKŞAM YEMEĞİ YERKEN DÜNYANIN BİR YERİNDEN BİRİLERİ AÇLIKTAN YA DA YETERSİZ BESLENMENİN GETİRDİĞİ KOMPLİKASYONLARDAN ÖLÜYOR.

    Şu anda sizin dinlediğiniz iphone u imal etmek için birileri günde 2-3 dolara çalışmak zorunda kalıyor. Ve karnını bile zor doyuruyor.

    Yani avcılar ölmeye başladı. Afrika can çekişiyor. Sokakta yattığı için her sene bir sürü insan donarak ölüyor. Artık ekosistem bu kadar insanı kaldırmıyor.

    AMA GEZEGEN'E HİÇ BİR ŞEY OLMAYACAK. O YİNE KENDİNE BİR EKOSİSTEM KURACAK VE DEVAM EDECEK. SADECE O EKOSİSTEMDE BİZ OLMAYACAĞIZ.

    Dünya tehdit altında yalanı kapitalist ideologların uydurduğu ve bilimadamlarına söylettikleri bir safsatadır. Tek tehlike altında olan insanlığın bekaası ve onun tehdit ettiği diğer türlerdir. Yoksa dünya gezegenine, deniz analarına veya hamam böceklerine bir şey olmayacak.

    senin dediklerine tamamen katılıyorum ben sadece yazmaya üşendim ben bir cümle ile yazmaya çalıştım. ama farkındamısın digiklan sen burda çok dogru birşey yazdın ama bazıları bunu hiç anlamıyacak kafalarında kurdukları bir dünya var ve onu yaşamaya devam edecekler
  • 20-07-2010, 03:08:04
    #13
    Zaten herkes doğruları anlasa ve bu forumda yazanları anlayabilse çok ilerleme olacak ama bu malesef mümkün değil. Zaten bu konu pek ilgi çekmez bile bu forumda. Bizim insanımız malesef parfüm şişesiyle ozon tabakasını delme sürecinde. Kürsel ısınmayı da yazın sıcakların yükselip terleyeceğimizi kışında biraz daha fazla donacağımızı söyleyerek güzel bir şekilde anlatabilirler

    lütfen kimse bu forumda kimseyi küçümsediğimi sanmasın ama etrafımdakilere baktığımda insanlığa baktığımda özellikle ülkemizde bilimden uzak olduğumuzu görüyorum.
  • 20-07-2010, 03:12:05
    #14
    @digiklan
    Yazılarını üşenmeden yazdığın için teşekkür ederim, zevkle okudum.
    Bugün bir meslek seçme hakkım olsaydı, yani sorsalardı bana ne olmak istersen seni o mesleğe dahil edeceğiz diye, bu sanırım büyük ihtimal gök bilimi olurdu.
  • 20-07-2010, 08:05:20
    #15
    forumda bilimsel açıdan en iyi yorumlardan birisi de bu konu sanırım. dünya olduğu yerde durur hayat devam eder ama bizler olmayız. dünyanın sonu dedikleri bu olmalı.
  • 20-07-2010, 09:52:15
    #16
    Açtığım konunun böyle güzel cevaplarla süsleneceğini tahmin etmiyordum, söylediklerinize bende katılıyorum elbette, ozon tabakasının parfümle falan delinebileceğini ben söylemiştim fakat bunlar benim varsayımlarımdı ve sizin eklediğiniz bilim adamlarının görüşleriydi.

    Dünya değişiyor, insanların yaptığı şeylere ayak uydurarak değişiyor. Fakat halen Dünya'nın bir kapasitesinin olduğu ve bu kapasiteyi önümüzdeki 100 yıl içerisinde iyice zorlayacağımız inancındayım. Yorumlarla da bilgi dağarcığımızın arttığının altını çizmek istiyorum. Nesli tükenen her canlıdan sonra sistemden bir parça eksiliyor, yapbozdan her bir parça eksilişinde dünya kendini toparlamaya zorlanıyor. Zincirin herbir parçası bir bütünü oluşturduğu için artık herşey daha da zor biz insanlar için.
  • 20-07-2010, 10:11:04
    #17
    delikanli53 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Merhaba arkadaşlar,

    Konuyu hemen geyiğe almayın lütfen gerçekten çok ciddiye alınacak bir konu.

    Geçenlerde arkadaşlarımızla sohbet ederken birisi dedi ki "Dünyanın sigortası atarsa ne olur?" pat diye donduk, sonra beyin fırtınası başladı aramızda tartışmaya başladık olayı. Gerçekten düşündüğümüzde olayın hiç küçümsenmeyecek kadar ciddi olduğunu farkettik. Dünya üzerinde teknolojinin gelişmesi, elektronik cihazlarada gereksinimin arttığını gösteriyor. Peki bu kadar cihaz bu kadar enerji yayıyor ve enerji alıyor, Dünya bunu nereye kadar kaldırabilecek.

    Dünyanın ortasında bir mıknatıs mantığıyla (- ve +) bir enerji olduğunu daha ilkokulda görüyorduk. Herşeyin bir limiti olduğunu düşündüğümüzde ve herşeyin bir kapasitesi olduğunu düşünürsek, Dünyanın da bir sigortası olduğunu ve bunun atması için daha ne kadar gücün yüklenmesi gerektiğini veya şöyle sorayım daha ne kadar güç yüklenirse kısa devre yapacağını kim biliyor yada kim hesaplıyor. Dünyanın buzullarının erimesini vs. bile hesaplayan bilim adamları bu konuya hiç eğilimli değiller.
    Hocam kullanılan enerjiler yok olmuyor başka şeylere dönüşüyor. Örneğin pervaneler ile harekete vs. Tabi bunlar olurken Kullanılan 100 birin elektiriğin çok küçük bir miktarı radyasyon sonucu dışa veriliyor. Oda çok çok küçük bir katsayı. Dünyanın manyetik dengesini bozmaya yaklaşamaz bile.

    delikanli53 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Mısır piramitlerinin çok ileri teknoloji ile yapıldığı bir çok bilim adamının doğruladığı bir gerçek. Ayrıca Kayıp Şehir Atlantis de var. O dönemdeki teknolojinin dünyanın bazı ayarlarını bozduğu ve teknolojinin gerilediği hatta sıfırlandığını düşünüyorum. Kimisi bana deli diyebilir fakat çok ciddi bir konu olduğunu düşünerek ciddi yorumları bekliyorum...

    İnançlı bir insanım. Elhamdülillah Müslümanım. Fakat şu bir gerçektir ki, Yaratılan herşey şu anki modern fizik kanunlarına aykırı hiçbirşey yok. Yani herşey matematiksel ve fiziksel olarak tam ayarında işliyor. Tekrar edeyim ciddi yorumlar yazılsın, ciddi bir konu tartışalım.
    Mısır piramitleri ilginç ona açıklamayı muhtemel getiremeyeceğiz insanlık olarak. Lakin atlantise açıklama kolay. Efsane. Mitolojik bir efsane oluşu gerçeklikten çok uzak olduğunun göstergesi. Zeus ne kadar gerçek, atlantis o kadar gerçek bana göre.

    Bu arada Digiklan hocam şu Carrington olayı bilmiyordum yazdığın için teşekkür ederim. Gerçekten felaket senaryosu. Üstelik çok kolay. Güneşin ani değişikliği insanoğlunun 200 yıllık emeklerini bir anda çökertiyor. Çok ince çizgideymişiz : )
  • 20-07-2010, 10:56:46
    #18
    Üyeliği durduruldu
    Dünya bir gün o kadar enerjiyi kaldıramıyacak olursa o zaman bizimde bu dünyada olucağımızı sanmıyorum. Bilim Adamları muhtemelen bu konuları düşünüyorlardır. Bence pek endişe edilmemesi gerekilen bir konu.


    Bunlar olana kadar ne savaşlar görüp ne orta çağlara atlayacak dünya...