Liseli gençliğin öğrencilikten çok “aşna fişne” olaylarını canlandıran dizileri izlerken yıllar önce lisedeki arkadaşım Selahattin geliyor hep gözlerimin önüne... Hiç unutmuyorum o duygu dolu hallerini:
-Seviyorum o kızı oğlum seviyorum, diyordu. Ölesiye seviyorum... Onsuz yapamıyorum...
Böyle diyordu Selahattin. Ben ise güya sınıfta onun en samimi arkadaşıydım.
Henüz lise ikinci sınıftaydık. Hemen yanı başımda sıra arkadaşımdı. Cebinde kelebek dedikleri bir bıçak taşıyordu. Hemen her gün yalvarırdım:
-Madem sen âşık adamsın, sende bu bıçak neyin nesi?
-Nevin’e sarkan varmış. İcabına bakacağım!...
-Nee? Çıldırdın mı sen? Kafayı mı yedin?
-Bir kız yüzünden nasıl geleceğini böyle tehlikeye atarsın.
-Sana ne be!.. Git işine...
-Ben senin arkadaşınım...
-Arkadaşsan adam gibi ol. Ben koca okulda madara mı gezeceğim.
-Ya bana yine kızacaksın ama, senin sevdiğim kız dediğin eğer seni sevmiş olsaydı
-Eee?
-Yani gerçekten sevmiş olan, senden başkasına ilgi göstermezdi.
-Oğlum, canımı sıkma benim. Ya Fikret, kıza asılıyo anlamıyor musun?
-Senin nerden haberin oldu? Nevin mi söyledi?
-Evet... Sürekli rahatsız ediyormuş çıkalım diye...
-Belki de kız prim yapmak için ortalığı kızıştırıyor?
-Yürü git işine ya. Durum düzeltme ayakları yapma...
Endişemi dile getirdim:
-Ya onda da varsa bıçak?
-Olsun be... Kim ki o?
-Yani kız yüzünden iki arkadaş birbirinizi öldürmekten bile çekinmezsiniz öyle mi?
Ne dediysem ikna etmem mümkün olmadı... Daha ileri gidersem, benimle de kavga etmekten çekinmeyecek kadar asabi bir ruh hali vardı.
Aradan üç gün mü ne geçmişti. Bu iki delikanlı öğrenci... Esasında iki zavallı genç, bu mevzuu konuşmak için parkta buluşmaya karar veriyorlar.
İkisi de arkadaş. Selahattin’in seviyorum dediği, Fikret’in güya rahat bırakmadığı kız, yani Nevin ile de arkadaşlar...
Hepsi birbirini tanıyan çocuklar. Ama hepsi hayatı delikanlılık çağındaki cevher gibi görüyor... Mevzu belli. “Sen benim sevdiğim kıza asılamazsın!”
“Sen de kimsin be! Beni tehdit mi ediyorsun?”
Ve önünü sonunu düşünmeden yapılan kabadayılık gösterisi. Nasıl olsa dizilerde böylesi olaylar çok kolay oynanıyor. Vurmalar, kırmalar, bıçaklamalar hatta öldürmeler... Hiçbirine de bir şey olmuyor...
İki genç parkta filmde rol yapar gibi davranıyor. Selahattin, kavgaya dönüşen güç gösterisinde, yanında taşıdığı bıçağı arkadaşı Fikret’in göğsüne saplayıveriyor. Fikret, “yandım!” diyerek yığılıyor olduğu yere... Selahattin, korkudan bembeyaz kesilmiş halde... Arkadaşının göğsü bir anda kıpkızıl kan oluyor. Çevreden yetişenler Fikret’i hastaneye kaldırıyorlar ama hayat filmlerdeki gibi değil ki... Zavallı Fikret ameliyata alınamadan can veriyor...
Selahattin’i gözaltına alıyorlar. Ardından yargılama ve cezaevi günleri... Nasıl üzüldüm anlatamam...
“En çok da uğruna “arkadaş” bıçaklanan Nevin’in umarsızlığına... Nevin bu olay sonrası zerre tedirgin olmadı. Zerre üzülmedi. Selahattin’i ziyaret bile etmedi. Bir kerecik olsun aramadı. Mesaj bile atmadı. Onlar hayatında hiç olmamış gibi davrandı.
Oysa onun yüzünden bir arkadaş toprağa, bir arkadaş geleceğini yok etmiş olarak cezaevine giriyordu. Nevin çoktan bir başkasının manitalığını yapmaya başlamıştı bile...
Selahattin, “Çok pişmanım” diyordu hakime... Ziyaretçi dostlarına da “ah” çekerek dert yanıyordu: “Sevdiğim gibi sevildiğimi sanıyordum.”
Sevmek ve sevilmek... Bu ikisi o kadar yüce bir duyguydu ki, her seviyorum diyenin ona ulaşabilmesi mümkün değildi... Hele şehveti sevgiyle karıştıranlar için hiç...
Not: Yazıyı DonanımHaber'de gördüm ve paylaşmak istedim. Yukarıdaki olayların benimle uzaktan yakından alakası yoktur.
Kız arkadaş yüzünden arkadaş katili olmak !
19
●1.383
- 25-06-2010, 23:01:31Üyeliği durdurulduaynı şeyler bugünde yaşanıyor
kendini kurtlar vadisinde sanan bazı genç delikanlılar kız kavgası geleceklerini ve gelecekleri karartıyorlar
sonuç ? 2 erkek unutulur kız koldan kola atılır.
Yapmayın etmeyin.
Hiç birşey zarar vermeye zarar görmeye değmez - 25-06-2010, 23:39:32Bu konuyu okurken malesef lise ve ortaokul günlerim geldi aklıma. Ortaokuldan itibaren bu şekilde arkadaşlarım vardı ve kardeşim dediğim 2 arkadaşımı bu şekilde gördüm. Lisede tamamen yollarımız ayrıldı şuanda haberlerini aldığımda biri hapse girmiş geçenlerde çıkmış diğeri de pek düzgün hayat yaşıyor diyemem.
O zaman bu kadar dizi de yoktu 2000lerde. Fakat her zaman bu olaylar ortaokuldan itibaren vardı. Önemli olan arkadaşlarınıza sahip çıkmak. Ortaokul döneminde sevdiğim kız yüzünden birçok kişiyle kavga ettim. Okuldan uzaklaştırıldım ve hatta kızın akrabalarıyla bile kavga ettim. Herşeyi onu sevdiğim için yapıyorum sanıyordum. Hani kıza biri asılsa tabiki gerekeni yine yapardım ama kızın selam verdiğine bile kıskanır kavga ediyorduk. Şimdi ise o kızın bir erkek çocuğu var ve ben gördüğümde içim biraz hüzünlesede mutlu oluyorum. Çünkü biz o çocuk değiliz çünkü sevmek birilerini dövmek veya zarar vermek olmamalı.
Özellikle meslek liselerinde olaylar çok kötü durumda. Hertürlü pislik var fakat sırf şekil yapmak adına veya delikanlıyım ayağına neler yapılıyor. Oysa herkes arkadaşına sahip çıksa herkes birbirinin hayatını kurtarabilir. Herkes erkek veya kız kardeşine de düzgün sahip çıkmalıdır. Yoksa yukardaki kız sizin kızkardeşiniz de olabilir o çocukta sizin kardeşiniz. Kardeşler arasında arkadaş ilişkisi olursa ve yanınızdaki arkadaşa siz gerçekleri gösterirseniz bu biraz önlenebilir. Keşke geriye gitsem de birçok arkadaşımın şuanda b.oktan olan hayatlarını değiştirebilsem ve okumaya devam etmelerini sağlayabilsem.
Keşke demememek için uyanık olun, gerçek arkadaş olun. - 26-06-2010, 01:57:52Nerde o eski günler Kenan kardeş.KoS adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle

Bu tür tecrübelerden ders alan bir millet değiliz ne yazıkki.
