• 29-05-2010, 16:17:24
    #1
    Merhaba;

    Eski yıllarda okunan Türkçe Ezan a rastladım.

    http://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrk%C3%A7e_ezan

    Sayfadan dinleyebilirsiniz.
  • 29-05-2010, 16:24:50
    #2
    mevlid gibiymiş. hızlı okunduğu zaman çok daha tuhaf olur.
  • 29-05-2010, 16:50:04
    #3
    Kur'an-ı Kerim'de ezanın hangi dilde okunması ile ilgili bir ayet var mı ?

    Ya da Hz. Muhammed'in hadisi ?
  • 29-05-2010, 16:56:11
    #4
    Tamamen kendi görüşüm Türkçe veya her ülkenin kendi dili olması çok iyi olurdu sonuçta Arap yarımadasına kuranı kerim birşeyleri öğretmek amacıyla indirildi ve diğer kutsal kitaplarda yoksa arapçanın veya normalde okunan ezan hangi dilse hiçbir önemi yok keşke Türkçe okunsada herkesin aklında bir kaç kelime girebilse... Bu arada İslam tarihi hakkında yanlışlarım olabilir ama Ezan'ın Türkçe hali olsa eminim daha iyi olurdu bana böylesi şekilcilik gibi geliyor...
  • 29-05-2010, 17:05:29
    #5
    Alıntı
    Hz. Peygamber (s.a.v.) Medine'ye hicret ettikten sonra müslümanlar rahatlık içinde cemâatle namaz kılar hale gelmişlerdi. İlk günlerde ezan yoktu, namaz vakti yaklaşınca mescitte toplanıyor, vaktin gelmesini bekliyorlardı. İhtiyaç üzerine müslümanları uyarıp namaza çağıracak bir usûl arandı, Yahudiler gibi boru çalma, hristiyanlar gibi çan çalma teklifleri yapıldı ise de bunlar Peygamberimizin (s.a.v.) içine sinmedi.

    Sahâbe'den Abdullah b. Zeyd bir gece rüyasında iki parça yeşil elbise giymiş, elinde çan bulunan bir zat gördü, namaza çağırmak üzere bu çanı satın almak istedi, yeşil elbiseli zat "Sana bundan daha hayırlı bir yol göstereyim" dedi ve bugüne kadar okuyageldiğimiz ezanı Abdullah'a öğretti. Abdullah uyanır uyanmaz Resûlullah'a (s.a.v.) koştu, gördüklerini anlattı, O da "Bu gördüğün Allah'ın izniyle hak olan bir rüyadır" buyurdu, sesi daha gür olduğu için Bilâl'e öğretmesini söyledi, Abdullah ezanı Bilal'e öğretti, Bilâl uygun bir yere çıkıp ezanı okumaya başlayınca Hz. Ömer, bir yandan elbisesini giyerek heyecan içinde koşup geldi ve aynı rüyayı kendisinin de gördüğünü söyledi. (Şevkânî, Neylü'levtâr, II,37 vd.Tirmizî'den naklen). Peygamberimizin (s.a.v.) müezzinlerinden Ebû-Mahzûre de bu ezanı, Hz. Peygamber'in (s.a.v.) bizzat kendisine öğrettiğini ifade etmiştir (Müslim, Salât, 6).

    Ezanın ortaya çıkışı ile ilgili sahîh hadîsler gösteriyor ki, ezan rüya ve ilham yoluyla bir iki sahâbîye öğretilmiş, Peygamberimiz (s.a.v.) bunun ilâhî bir yoldan geldiğini tasdik etmiş, benimsemiş ve sesi müsait bulunan ilk müezzin Bilâl'e okumasını emretmiştir. Başka müezzinler edindikçe de onlara bizzat kendisi bu ezanı öğretmiştir. Şu halde ezân-ı Muhammedî İslâm'dan önce Arapların bildiği bir usûl ve metin değildir, İslâm'dan sonra bulunup uygulanmıştır, kaynağı da ilâhîdir, nebevîdir ( ilham edilmiş, Hz. Peygamber (s.a.v.) tarafından da benimsenmiştir).

    İşte o tarihte bu metinle başlayan ezan onbeş asırdır bütün İslâm aleminde "aynı şekilde, aynı metinle, aynı dilde" okunmuş, dili ve kavmiyeti ne olursa olsun bütün müslümanlar onu duyduklarında ezan olduğunu anlamışlar, gerekli tepkiyi göstermişler, çağrıyı almışlardır. Ezanın dili değiştirilecek olursa onun şiar olma özelliği kaybolur, ümmete ait olmaktan çıkar, sünnete aykırı "ulusal ezan" olur. Ezanı böyle bir değişikliğe uğratmak câiz değildir. Bazı fıkıh kitaplarında bulunan "Başka dilde okunan ezanın ezan olduğu anlaşılırsa okunan yeterli olur" cümlesi "başka dilde ezan okumanın câiz ve sünnete uygun olduğunu" ifade etmez, "böyle okunduğu takdirde ezan okunmuş olur, tekrar okunması gerekmez" mânâsına gelir. Ebû Hanîfe'nin de, "Kur'ân'ı namazda -dili yatmayanların- başka dilden okumaları câiz olsa bile sünnete aykırı olduğu için mekruhtur" demiştir. Ana dili ne olursa olsun bütün müslümanlar 15 asırdır okunan ezanı anlamakta, bundan büyük bir haz duymakta, minarelerinden bu ezanın eksik olmaması için Mevlâ'ya dua ve niyaz etmektedirler.
    bu şekilde açıklanmış.

    aslında önemli olan dinde böyle birşeyin olup-olmaması değil halkın talebi. halk ezanı bu haliyle duymak istiyor, 18 sene zorla benimsetilmek istenmiş olmamış.
  • 29-05-2010, 17:28:52
    #6
    Üyeliği durduruldu
    Konu tartışmaya yol açacak, ben söyleyeyim.
  • 29-05-2010, 17:31:04
    #7
    Böylesi daha iyi ne söylendiğini merak eden zaten gidip araştıyor.