• 14-05-2010, 23:32:46
    #1
    Diyanet'i ürküten Kur'an araştırması



    Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Görmez, 22 bin kişi üzerinde yapılan bir araştırmada, yüzde 20'lik bir kesimin Kur'an-ı Kerimi hayatta eline dahi almadığının ortaya çıktığını açıkladı.
    Hoşgör Kuran Kursları Yaptırma ve Yaşatma Derneği tarafından Karataş Mahallesi'nde yaptırılan Hoşgör Yatılı Kız Kuran Kursu'nun açılışında konuşan Mehmet Görmez, Anadolu insanının fıtratında İslama hizmet etmek olduğunu söyledi.
    Başta Gaziantep olmak üzere Türkiye'nin bir çok ilinde ve yurt dışında cami ve kuran kursları yaptıran hayırsever iş adamı Ahmet Ziylan'ın bu kursun da yapılmasına vesile olmasına sevindiğini anlatan Görmez, ''Yurt dışına gitmiştim. Büyük bir cami gördüm, caminin Ahmet Ziylan tarafından yaptırıldığını duyunca bir hemşehrim olarak onunla gurur duydum'' diye konuştu.

    YAPILAN ARAŞTIRMA KORKUTTU

    Diyanet İşleri Başkanlığının bilgisi dahilinde bir sivil toplum örgütü tarafından yaptırılan araştırmanın sonuçlarının kendilerini ürküttüğünü ifade eden Görmez, sözlerini şöyle sürdürdü:
    ''22 bin kişi üzerinde yapılan bu araştırmada, yüzde 20'lik bir kesimin Kur'an-ı Kerim'i hayatta eline almadığı, yüzde 60'ının Kur'an-ı Kerim'i eline aldığı ancak yüzüne okuyamadığı ve yüzde 40'lık kesimin de Kur'an-ı Kerim'i yüzüne okuyabildiği ve yüzde 80'lik bir kesimin ise yüzüne okuduğu Kur'an-ı Kerim'in manasını bilmediği sonucu bizleri ürküttü. Diyanet İşleri Başkanlığı olarak, ülkemizde yaşayan her Müslümanın mutlaka Kur'an-ı Kerim'i bilmesini isteriz. Ancak, yüzde 20'lik bir kesimin Kur'an-ı Kerim'i hiç eline almamış olması bizleri çok üzdü. Tüm Kur'an kurslarımızda okunan Kur'an'ın mutlaka mealinin okunmasını istiyoruz ki insanlarımız okunan Kur'an'ın anlamını bilsinler.''
    Cami ve Kur'an kurslarının geçmiş yıllarda çok kötü yerlerde ve kötü şartlarda yapıldığına dikkati çeken Görmez, ''Ama Allah'a şükürler olsun ki son yıllarda yapılan tüm cami ve Kur'an kurslarımız, kentlerin ve köylerin en güzel yerlerine gayet modern teknolojiyle yapılıyor. Anadolu insanımız, gazilik maaşını, muhtaçlık maaşını, yetim öksüz aylığı ile bazı kadın ve gençlerin cep harçlıklarını cami ve Kur'an kursu yapımı için bağışladıkları bizleri çok duygulandırıyor'' şeklinde konuştu.
    Fatih İlim ve Araştırma Vakfı Onursal Başkanı Ahmet Ziylan da 200 metrekarelik bir alan üzerine beş katlı yaptırılan yatılı kız Kur'an kursunun 150 yatak kapasiteli olduğunu ancak bu yıl 75 öğrenci alacaklarını belirtti.

    ''AMACIMIZ KUR'AN BİLMEYEN İNSAN BIRAKMAMAK''

    Yaz aylarında okulların kapanmasıyla Kur'an kurslarından talep patlaması yaşadıklarını ifade eden Ziylan, ''Bir ilimizde cami yapımı için öğrencilerin dört kese içerisinde okul harçlıklarını gönderdiklerini görünce çok duygulanmıştım. İşte Anadolu insanı bu. Ama hayırsever iş adamlarımız bu çocuklarımızın yaptığı küçük yardımlara muhtaç olmadan ülkemize büyük cami ve Kur'an kursları yaptığını memnuniyetle görüyoruz. Amacımız, Kur'an'ın giremediği ev, Kur'an bilmeyen insan bırakmamak. Çünkü, Yüce Yaradan, 'Kur'an okuyan toplumlar hiç bir zaman darlık görmezler' diye buyuruyor.''
    AK Parti Gaziantep Milletvekili Halil Mazıcıoğlu, Gaziantep Müftüsü Ahmet Bulut ve Şahinbey Müftüsü Yahya Polat kısa birer konuşma yaptı.
    Konuşmaların ardından, Yatalı Kız Kur'an Kursu'nun açılışı Görmez, Gaziantep Vali Yardımcısı Mustafa Canarslan, Şahinbey Belediye başkanı Mehmet Tahmazoğlu ve diğer davetliler tarafından yapıldı.
    Açılışın ardından, misafirlere çeşitli ikramlarda bulunuldu. Açılışa İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Cafer Yılmaz, Oğuzeli Belediye Başkanı Bekir Öztekin, Fatih İlim ve Araştırma Vakfı Başkanı Ökkeş Eruslu ile çok sayıda davetli katıldı.

    Kaynak: http://haber.mynet.com/detay/guncel/...tirmasi/511429
  • 15-05-2010, 00:45:22
    #2
    Üyeliği durduruldu
    ilk önce Atatürk ve Tarihimizi Öğrenmeyen insan Bırakmayın sonra onu yaparsınız..
  • 15-05-2010, 00:53:22
    #3
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    İsteyen Kur'an'ı açar okur kim Atatürk'ün Hayatını açar okur. Kimisi ikisini de yapmaz. Hem Kur'an da zorlama yok. Hem de Atatürk'ün özgürlük anlayışında zorlama yok.

    İnsanın için de ne yapmak geliyorsa ne istiyorsa neye inanıp ne ye inanmamak istiyorsa bunda özgür.
  • 15-05-2010, 01:20:43
    #4
    Bu konuyu tartışmaya itecek, polemik oluşturacak, konu dışına çıkaracak şeyler yazmak istemediğim için susuyorum. Yorumlarınıza dikkat edin. İnsanları kışkırtmayın. Sıralamayı neye göre yaptığınızı iyi düşünün. Gerçi umrunuzda değil ama bir kesimin umrunda. Olayları farklı yere getirmeyelim.
  • 15-05-2010, 01:33:52
    #5
    The_CooL adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    ilk önce Atatürk ve Tarihimizi Öğrenmeyen insan Bırakmayın sonra onu yaparsınız..
    Bu konuyla alakasını çözemedim:S
  • 15-05-2010, 01:36:27
    #6
    The_CooL adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    ilk önce Atatürk ve Tarihimizi Öğrenmeyen insan Bırakmayın sonra onu yaparsınız..
    Yürü git işine arkadaşım kafayımı kırdın sen veya müslümanda olmayabilirsin o da mechul tabi. Aslında suç sende değil millet camiye gittiğinde kendine ak partili dicekler diye camiye gitmez oldu. Alın görün işte dini kullanarak başa gelenlerin halini, Atatürk boşa ayırmamış heralde din ile devleti birbirinden.
  • 15-05-2010, 01:43:50
    #7
    Üyeliği durduruldu
    Peygamber Efendimiz’den rivayet ettiği şu hadîsi şerîf, mü’min gönüllerin heyecanla tutuşmasına vesile olacak güzelliktedir: “Kıyamet gününde Kur’an-ı Kerîm gelecek ve Allah Teâlâ’ya: ‘Yâ Rabbî! Kur’an okuyan kimseyi şeref süsüyle süsle!’ diyecek; bunun üzerine Kur’an okuyan kimse şerefle süslenecek.
    Yine Kur’an-ı Kerîm: ‘Allah’ım! Ona şeref elbisesi giydir!’ diyecek; hemen o zâta elbiselerin en değerlisi giydirilecek. Sonra Kur’an: ‘Rabb’im! Ona şeref tacı giydir!’ diye niyâz edecek; o kimseye şeref tacı giydirilecek. Sonunda Kur’an-ı Kerîm: ‘Yâ Rabbî! O kulundan razı ve hoşnut ol! Senin hoşnutluğundan üstün bir şey yoktur.’ diyerek Kur’an okuyan kimseyi mânevî mertebelerin en yükseğine ulaştıracak (Tirmizî, Fezâilü’l-Kur’an 18; Dârimî, Fezâilü’l-Kur’an 1).

    Yüce Kitab’ımızın, kendisini okuyanlara kazandırdığı güzelliklerin haddi hesabı yoktur. Mahşerde, güneşin tepeye dikildiği, herkesin kan ter içinde çırpındığı o dehşetli saatlerde, Kur’an’ın, kendisini okuyan ve buyruklarına göre yaşayan kimselere sağlayacağı büyük imkândan söz eden Efendimiz (sas) şöyle buyuruyor: “Kıyamet gününde, Kur’an-ı Kerîm ile Onun buyruklarını tutup yasaklarından kaçan mü’minler ortaya getirilecekler. Kur’an’ın önünde en uzun iki sûresi, Bakara ile Âl-i İmrân bulunacak. O sırada bu iki sûre, iki bulut gibi görünecek veya aralarında bir nur bulunan iki siyah gölgeliği andıracaklar, yahut bu iki sûre, kıyamet gününde sahiplerini savunmak üzere saf bağlayıp kanat germiş iki kuş sürüsü gibi gelecekler.” (Müslim, Müsâfirîn 253; Tirmizî, Fezâilü’l-Kur’an 5).

    MUSTAFA KEMAL ATATÜRK önderimize bu guzel dınımızı özgurce yasamımızı sagladıgı ıcın cok tesekkur ederim sukranlarımı sunarım
  • 15-05-2010, 01:57:03
    #8
    Üyeliği durduruldu
    NepenTheS adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bu konuyla alakasını çözemedim:S
    Neyini Anlayamadın ? herkesin anlayabileceği bir şekilde yazmıştım oysa
  • 15-05-2010, 01:58:16
    #9
    The_CooL adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    ilk önce Atatürk ve Tarihimizi Öğrenmeyen insan Bırakmayın sonra onu yaparsınız..
    Kuran konusunda nedir bunu yazmanın anlamı?

    Süresiz banlanmasını talep ediyorum bu üyenin!