Çanakkale geçildi mi?
69
●3.701
- 02-04-2010, 18:59:56Çanakkale'de bazı gerçekler, kesif bir efsane bulutunun arkasında kalmıştır. Tıpkı "Çanakkale geçilmez!" sözünde olduğu gibi. Aslında Çanakkale geçilmiş, hatta 1915'de bir ara Marmara Denizi İngiliz ve Fransızların denetimine bile girmişti. Gerçekler bazen efsanelerden daha ilginç olabiliyor.zulfikar adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
"Çanakkale geçilmez!" Bu her 18 Mart'ta sıkça tekrarlanan sözü mutlak manada alıyorsanız, '1915 yılında hiçbir düşman gemisi veya askeri Çanakkale Boğazı'nı geçemedi, Marmara Denizi'ne adımını atamadı' şeklinde yorumluyorsanız, korkarım bu yazıyı okuduktan sonra büyük bir hayal kırıklığına uğrayacaksınız. Diyeceksiniz ki, zaten bu köşe züccaciye dükkânına dalan file döndü, her hafta birkaç hayalhanemizi berbat ediyor. Doğrudur, filimiz maalesef pek yaramaz. Huyu kurusun. Bu defa dizginlerine asılacağım var gücümle ama yine de okumaya niyetliyseniz dikkat edin derim, kırık camlar batmasın gözlerinize.
Efendim, "Şeyhülmuharrirîn" Burhan Felek'in (1889-1982) bereketli ömrü ve neredeyse bir o kadar verimli geçen yazı hayatı, yakın dönem tarih ve kültürümüz açısından son derece önemli bir kaynak haline getirmiştir yazdıklarını. 60 yıla yakın süren yazı hayatında günlük fıkraları kadar "Hayal Belde Üsküdar" (İstanbul 1988) adlı hatıraları da hafızamızdan silinen bir ok karanlık noktayı aydınlatmaktadır.
Burhan Felek'in müthiş ifşaatına göre, Çanakkale Savaşı sırasında bazı düşman denizaltıları Çanakkale Boğazı'nı denizin altından geçmiş ve Üsküdar önlerine kadar yanaşarak bazı mahalleleri topa tutmuştur. Kendi ağzından dinleyelim mi bu müthiş ifşaatı?
"[1915'de] Marmara'ya düşman denizaltıları girmişti�Nitekim günün birinde, güpegündüz, bu denizaltılardan biri, Üsküdar'ı topa tuttu. Topa tuttu dersem, birkaç mermi attı. Bunlardan biri bizim mahallenin [Selimiye Kışlası civarındaki İhsaniye Mahallesi- M.A.] batı kısmında bir yere, Paşakapısı civarına düştü. Bir diğeri de, Selimiye'ye düşmüştü�O sebeple idi ki, Marmara Denizi'nde, bizim alelâde vapurlarımız sefer etmezlerdi. Ancak Kızılay gemileri, hastane gemileri, sefer yapabilirdi. Onları da arada bir bu düşman gemileri kontrol ederdi. Yani bizim Marmara'da, deniz hakimiyetimiz yoktu."
Şaşırtıcı gerçekten de: Felek'in anlattıklarına bakılırsa düşman gemileri Çanakkale'den geçmekle kalmamış, üstelik Marmara Denizi'ne postu sermiş ve gelen geçen gemilerimizi durdurup kontrol etmeye başlamışlardır.
Nasıl, şaşırdınız mı? Ama sıkı durun, çünkü dahası var.
Burhan Felek, Kumkapı, Yenikapı sahillerinde bu denizaltılardan birinin güvenliği sağlamakla görevli bir Türk torpidobotuyla savaşına bile şahit olmuştur:
"Torpidomuz görülen bir torpidobot idi. Küçük topları vardı. Bir şey kovaladığı belli idi. Derken düşman denizaltısı yüze çıktı. Ve bizim torpidobot ile savaştı, güpegündüz. Bizim torpidobot kaçmadı, ama düşman denizaltısı da batmadı. Birbirlerine ateş ede ede ayrıldılar."
Bu gibi sahnelere sık sık şahit olan İstanbullular, hele ilk hedef durumunda olan İhsaniyeliler, korku içindedirler. Çanakkale'yi deniz üstünden değil de, altından geçmiş olan düşman denizaltıları yüzünden halkın huzuru iyiden iyiye kaçmış, kendilerini emniyette hissedemez olmuşlardır. Felek, denizaltıların Adalar ve Bandırma civarındaki ücra koylara gidip dinlendiklerini, gerektiği zaman da dışarı çıkıp şehre korku saldıklarını ekliyor sözlerine.
Bunları okuyunca insan sormadan edemiyor: Ya bizim tarihlerimiz yalan söylüyor, ya da Burhan Felek. İyi de koskoca adam neden uydursun ki? Bu zaten o dönemi yaşayan pek çok görgü şahidinin bildiği bir şey değil midir?
Marmara'da devam eden "Boğaz Harbi"!
Burhan Felek'i ciddiye almayanların kaçış yollarını tıkamak için bu defa bir tarihçiye başvuracağım. Boğaziçi Üniversitesi'nden değerli tarihçi Prof. Zafer Toprak, "Toplumsal Tarih" dergisinin Mart 2003 tarihli sayısında Felek'in çocukluk hatıralarına dayanarak anlattığı Çanakkale'nin deniz altından geçilmesi olayına şöyle ışık tutuyor:
"Marmara'da [Çanakkale'de hastalanan ve yaralananları taşıyan gemilerin oluşturduğu - M.A.] yoğun bir trafik vardı. İtilaf devletleri bu trafiği kesmek ve Beşinci Ordu'yu cephanesiz ve silahsız bırakmak amacıyla Marmara'ya denizaltı soktular. İngiliz ve Fransız denizaltıları Boğaz'dan sızmış ve Marmara'daki taşımacılık etkinliklerini vurmaya başlamıştı. Özellikle İngiliz[lerin] E-11 ve E-14 denizaltıları etkin oluyordu. Bir süre sonra İtilaf hava güçleri de denizaltı saldırılarını desteklemeye başladı�Marmara iki ucundaki müstahkem boğazlar sayesinde kapalı bir deniz konumundaydı. Ama gizlice giren denizaltılar ve hava gücü sayesinde [bir] savaş meydanı olmuştu."
Demek ki, Burhan Felek'in anlattıklarının eksiği var, fazlası yokmuş. Demek ki, Çanakkale, bize öğretildiği gibi "geçilmez" değilmiş! Geçilmiş, hatta o kadar ki, Marmara Denizi, 1915 Ağustos'unda ciddi ciddi deniz savaşlarına sahne olmuştur!
Payitaht İstanbul'un güvenliğini tehdit eden ve ahalinin yüreklerini ağızlarına getiren denizaltı tehdidi karşısında Osmanlı donanması, sonunda Marmara Denizi'ndeki Fransız ve İngiliz denizaltılarına karşı büyük bir karşı taarruza geçmiştir. Bu, Çanakkale Savaşı'nın bilinmeyen perdelerinden biridir ve adı da "Marmara Denizaltı Savaşı"dır. Prof. Toprak, bu savaşın bilançosunun Çanakkale Savaşı'ndakinden hiç de hafif olmadığını söylüyor bize:
"Fransızlar dört, İngilizler dokuz denizaltı yitirdi. Marmara denizaltı savaşında Osmanlı donanması da Barbaros Hayrettin Paşa zırhlısını, Peleng-i Derya topçekerini, Yarhisar torpidosunu ve birçok küçük gemiyi yitirdi."
Özetle, karadan veya denizin üstünden olmasa bile, denizin altından Çanakkale Boğazı geçilmiş, hatta İngiliz ve Fransız denizaltıları Üsküdar'a kadar sokulmuş ve dışarı çıkarak Selimiye Kışlası civarını bombalamış, Boğaz'da Çanakkale cephesinden yapılan hasta ve yaralı nakliyatına engel olmaya çalışmış, Türk denizaltıları ve savaş gemileriyle Marmara Denizi'nde vuku bulan savaşma sonucu her iki taraf da ağır kayıplar vermiştir.
Bu kadar malumat yeterli sanırım. Yeni bir hayalhanenizi berbat eylediysem, affola!
Mustafa Armağan - 02-04-2010, 19:01:12Bence hiç uğraşma gerçekleri görse ne olacak yine işine gelmez bidiğini okur anarşist ruhlu hainler.emrefba adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
- 02-04-2010, 19:02:25Üyeliği durdurulduBu sözde kürdistanı kim nasıl nere de kurabilir ki? Hocanıza söyleyin kürdistanı bence hayallerinde kursun. Bir eğitimcinin öğrencilerine kürdistan kurulmalı demesi vatan hainliğidir. Bu ve bunun gibilerinin devlete sırtını dayayıp ekmek yemesi çok ama çok üzücü.
- 02-04-2010, 19:03:59Üyeliği durdurulduMakaleyi okudum ancak bakış açısı çok farklı Çanakkale savaşını baştan sona düşündüğünüz zaman ilk etapları kara savaşı olarak devam ediyor sonra deniz savaşları sonra itilafların denizaltı gemileri....işte bu evrelerin hepsi Çanakkale savaşı esnasında gerçekleşiyor ancak sonuca baktığınız zaman Türk ordusu başarı ile savaşı kazanmıştı şimdi sonuca bakmadan daha savaş esnasında birkaç denizaltı karasularımıza girdi diye başarı ile bitmiş bir savaşa gölge düşürmek ve Çanakkale geçilmiş demek çok yersiz.Önemli olan savaşın neticesidir savaş esnasında asker de geçer gemi de....Sonuca bakmayıp arada bir evresini alıp hezeyan gibi göstermek ancak tarihimizi lekeler bu konuyu bahattin ögel veya Osman turanın ağzından dinlemek lazım ki ben o kadar kaynaklarını okudum böyle bir yargıya rastlamadım......
- 02-04-2010, 19:12:32Üyeliği durdurulduKürdistan kurma konusunda ülke toprakları dışından bahsetmiş ise kendisi için bir sorun yok yorum yapmış olur ancak bu ülke topraklarından bahsetmiş ise ve bunu okul içinde dile getirmiş ise MEB hakkında soruşturma açar....Ancak şikayet esastır....utanıyorum böyle meslektaşlardan....qaKKos_ adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
- 02-04-2010, 19:13:19teşekkürler herkese aynı fikirleri paylaştıgımız için sevindim.milletvekilleri pekala konustuguna göre ogretmenler de konusuyor işte..
sadece konuşur durur işte ama ben sınıf tekrarı yaptım ve bu senekı sınıfta herkes çocuk yanı hıc olgunlasmamıslar ögretmene cık cıkaramıyorlar bır ben konusuyorum.. kendısı umarım hayallerının boş oldugunu gorur. kürdistan kuzey ırakta kuruldu zaten demişti bir kerede .. ve yıne umarım dusuncesı bızım cografyamız ıcınde degıldır.. - 02-04-2010, 19:16:26Tarihi, hoşumuza gidenin ağzından dinlemek gibi bir yanılgı olabilir mi. '1915 yılında hiçbir düşman gemisi veya askeri Çanakkale Boğazı'nı geçemedi, Marmara Denizi'ne adımını atamadı' şeklinde yorumluyorsanız' demiş zaten yazı başlangıcında. Anladığım kadarıyla öğretmeni de bunu kastetmiş.zulfikar adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle

