• 07-06-2007, 17:32:27
    #1
    Bundan bir kaç yıl öncesine kadar F–16 üretim merkezi TAI de uçakların
    dost-düşman tanımlamasını yapan elektronik sistemi, bir tane dahi Türk
    mühendisin bile giremediği bir bölümde üretiliyordu. * *Bu sistem Türk
    F–16 sının bir uçak ile karşılaştığında karşıdakinin dost mu düşman mı
    olduğunu pilota iletiyordu. Yalnız burada bir sorun vardı. Bir Türk F-16
    sı stratejik kadim dostlarımızdan (!) ABD, İngiliz veya Yunan
    uçaklarından biri ile karşılaştığında onları DOST görüyordu. Bu da bir
    savaş halinde Bu kadim dostlarımızın (!) bizi sinek avlar gibi avlayabilmesi anlamını taşıyordu. ASELSAN mühendisleri 6 ay gibi kısa bir sürede ABD tarafından bize
    güdülen bu uçak tanıma sisteminin hâkimiyetini lehimize çevirmeyi
    başardı. ABD'nin yıllarca çalışarak kurduğu tezgâh, dahi Türk
    mühendisleri tarafından kısa bir zamanda bertaraf edilmişti. * Peki, dahi mühendislerimiz şimdi ne ile uğraşıyorlardı?**Kadim
    dostumuz (!) ABD, sadece uçak tanıma sistemini elinde tutma kozunu elinde
    bulundurmuyordu. Bundan daha vahim ve önemli bir kozu var: *ABD, herhangi bir savaş veya askeri operasyon sırasında ABD tarafından
    satılmış veya modernize edilmiş elektronik sisteme sahip
    uçak, helikopter, tank, zırhlı birlikler, izleme sistemleri gibi hayati
    araçları UYDUSUNDAN VERDİĞİ BİR EMİR İLE SAF DIŞI BIRAKABİLİYOR. *Yani, kendi yaptığı bu elektronik sistemler istendiği anda uzaktan
    kumanda misali uydulardan kontrol edilebiliyor. Bu Türk Ordusunun savaş
    başlamadan yenilgisi anlamına geliyor. İşte 3 dahi mühendisin
    katlinin nedeni :ASELSAN mühendisleri, uçak tanıma sistemlerinin
    MİLLİLEŞTİRİLMESİ konusundaki başarısından sonra, benzer bir başarıyı
    bu ABD güdümlü elektronik sistemlerinin kontrol dışı bırakılması, uydu
    müdahalesini bertaraf edecek yeni elektronik sistemlerin geliştirilerek silahlı gücümüzün MİLLİLEŞTİRİLMESİ için çalışıyorlardı.
    Bunlardan 3 gencimiz kadim dostumuz (!) tarafından ŞEHİT edildi. *Dostumuz bu sistemi EŞREF BİTLİS PAŞA'NIN ŞEHİT EDİLMESİNDE DE içinde
    bulunduğu helikopterde kullanmıştı.


    dipnot : ALINTIDIR
  • 07-06-2007, 17:48:06
    #2
    Üyeliği durduruldu
    bu forumda vardı
  • 07-06-2007, 21:34:18
    #3
    Misafir
    eşref bitlis helikopterde ölmediki
  • 07-06-2007, 21:45:09
    #4
    Üyeliği durduruldu
    Evet. Helikopter sadece 2 ABD F-16'sının tacizi sonucu onların hava akımı arasında kalarak motorları durma noktasına geldi, fakat düşmedi.
  • 07-06-2007, 22:01:27
    #5
    leet adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Evet. Helikopter sadece 2 ABD F-16'sının tacizi sonucu onların hava akımı arasında kalarak motorları durma noktasına geldi, fakat düşmedi.
    bu bir avuntu olmamalı. ya düşseydi? amaçları o değilmiydi? havada öpüşüp sarılıp gideceklermiydi?
  • 07-06-2007, 23:11:15
    #6
    leet adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Evet. Helikopter sadece 2 ABD F-16'sının tacizi sonucu onların hava akımı arasında kalarak motorları durma noktasına geldi, fakat düşmedi.
    evet o da olmuştu. ama bir ara subaylarımızın olduğu bir helikopter düşmüştü.
    karıştırmış heralde yazıyı yazan. eşref paşanın ki uçaktı. buzlanma filan demişlerdi .
  • 07-06-2007, 23:29:04
    #7
    Üyeliği durduruldu
    firstozdemir adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    evet o da olmuştu. ama bir ara subaylarımızın olduğu bir helikopter düşmüştü.
    karıştırmış heralde yazıyı yazan. eşref paşanın ki uçaktı. buzlanma filan demişlerdi .
    Eşref Paşa'nınki de helikopterdi. Ama düşmedi.
  • 07-06-2007, 23:48:14
    #8
    leet adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Eşref Paşa'nınki de helikopterdi. Ama düşmedi.
    önceki olaydı o. sonra uçağı düştü.
  • 08-06-2007, 01:09:11
    #9
    firstozdemir adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    önceki olaydı o. sonra uçağı düştü.
    evet zaten son uçak olayında iyice örtpas ettiler olayı...