• 03-06-2007, 00:55:34
    #10
    Üyeliği durduruldu
    Büyük Üstad Nâzım Hikmet Ran'ı nam-ı diğer "Mavi Gözlü Devi" saygıyla anıyorum.

    Ben yanmasam
    Sen yanmasan
    Biz yanmasak
    Nasıl çıkar
    Karanlıklar aydınlığa....
  • 03-06-2007, 01:03:30
    #11
    MELS adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Büyük Üstad Nâzım Hikmet Ran'ı nam-ı diğer "Mavi Gözlü Devi" saygıyla anıyorum.

    Ben yanmasam
    Sen yanmasan
    Biz yanmasak
    Nasıl çıkar
    Karanlıklar aydınlığa....
    Güzel bir dortluk tskler..
  • 03-06-2007, 01:07:26
    #12
    Misafir
    Ben diyorum ki ona kül olayım Kerem gibi yana yana...
    Ben yanmasam, sen yanmasan, biz yanmasak
    Nasıl Çıkar Karanlıklar Aydınlığa...
  • 03-06-2007, 01:10:09
    #13
    Üyeliği durduruldu
    aLp3r adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ben diyorum ki ona kül olayım Kerem gibi yana yana...
    Ben yanmasam, sen yanmasan, biz yanmasak
    Nasıl Çıkar Karanlıklar Aydınlığa...
    Evet "Kerem gibi" NHR'nin en sevdiğim şiirlerinden biridir. Çok şey ifade ediyor.
  • 03-06-2007, 01:10:41
    #14
    Üyeliği durduruldu
    Benden de bi şiir olsun. Maden anıyoruz.
    llk önce kim kime
    Metin ol kardeşim diyecek.
    İlk önce kim kime
    Baş sağlığı dileyecek.
    Hepimizindi o, hepimizindir.
    Yoldaşlarım acmızı duyuyorum
    Sizin duydugunuz gibi tıpkı
    Aynı şiddetle kardeşlerim
    Hüngür hüngür ağlamak geliyor içimden
    Seviyorum onu Marks'ı, Engels'i, Lenin'i Sevdigim gibi.
    Sevdigimiz gibi Aynı muhabbetle
    Aynı hürmetle.
    Nazım Hikmet
  • 03-06-2007, 01:21:02
    #15
    Misafir
    Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
    hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil,
    bütün iş Tahirle Zühre olabilmekte
    yani yürekte.

    Meselâ bir barikatta dövüşerek
    meselâ kuzey kutbunu keşfe giderken
    meselâ denerken damarlarında bir serumu
    ölmek ayıp olur mu?

    Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
    hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

    Seversin dünyayı doludizgin
    ama o bunun farkında değildir
    ayrılmak istemezsin dünyadan
    ama o senden ayrılacak
    yani sen elmayı seviyorsun diye
    elmanın da seni sevmesi şart mı?
    Yani Tahiri Zühre sevmeseydi artık
    yahut hiç sevmeseydi
    Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden?

    Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
    hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.
  • 03-06-2007, 01:21:20
    #16
    Yanlış şeyler yapmış olabilir ama arkasından olumsuz birşey söylemeyeceğim.
    Şu şiirini dinlemenizi tavsiye ederim.@Lugelas sen de dinle lütfen.


    http://www.youtube.com/watch?v=HtZWirO1Zs0


    Memleketim, memleketim, memleketim,
    ne kasketim kaldı senin ora işi
    ne yollarını taşımış ayakkabım,
    son mintanın da sırtımda paralandı çoktan,
    Şile bezindendi.
    Sen şimdi yalnız saçımın akında,
    enfarktında yüreğimin,
    alnımın çizgilerindesin memleketim,
    memleketim,
    memleketim...
    Nazım Hikmet
  • 03-06-2007, 02:12:23
    #17
    Misafir
    Nazım Hikmet iyi bir insan iyi bir sanatkardı.Hayatımda en sevdiğim şiirin sahibiydi o.Beni anlatan..Sırf bu şiir yüzünden sevdim bu adamı.Ve Mavi gözlü Dev filmini Hususi sinemada izledim.Kominist tabikide değilim.Ama faşistte değilim.Ama bu adam koca yürekli bir adam.En azından Düşüncelerini sonuna kadar savunabilen bir adam.Evet ülkeyi terketti bu adam ama sen bu adamı sadece düşünceleri yüzünden 15 yıl hapse atacaksın ve o adam gitmeyecek.Bu çok büyük bir istek.Bence mavi gözlü devi izleyin tavsiyemdir.

    Alıntı
    1902'de doğdum
    doğduğum şehre dönmedim bir daha
    geriye dönmeyi sevmem
    üç yaşımda halep'te paşa torunluğu ettim
    on dokuzumda moskova komünist üniversite öğrenciliği
    kırk dokuzumda yine moskova tseka-parti konukluğu
    ve on dördümden beri şairlik ederim

    kimi insan otların kimi insan balıkların çeşidini bilir
    --------------------------------------ben ayrılıkların
    kimi insan ezbere sayar yıldızların adını
    --------------------------------------ben hasretlerin

    hapislerde de yattım büyük otellerde de
    açlık çektim açlık gırevi de içinde ve tatmadığım yemek yok gibidir

    otuzumda asılmamı istediler
    kırk sekizimde barış madalyasının bana verilmesini
    -------------------------------------------------verdiler de
    otuz altımda yarım yılda geçtim dört metre kare betonu
    elli dokuzumda on sekiz saatta uçtum pırağ'dan havana'ya

    lenin'i görmedim nöbet tuttum tabutunun başında 924'de
    961'de ziyaret ettiğim anıtkabri kitaplarıdır

    partimden koparmağa yeltendiler beni
    --------------------------------------sökmedi
    yıkılan putların altında da ezilmedim

    951'de bir denizde genç bir arkadaşla yürüdüm üstüne ölümün
    52'de çatlak bir yürekle dört ay sırtüstü bekledim ölümü

    sevdiğim kadınları deli gibi kıskandım
    şu kadarcık haset etmedim şarlo'ya bile
    aldattım kadınlarımı
    konuşmadım arkasından dostlarımın

    içtim ama akşamcı olmadım
    hep alnımın teriyle çıkardım ekmek paramı ne mutlu bana

    başkasının hesabına utandım yalan söyledim
    yalan söyledim başkasını üzmemek için
    --------ama durup dururken de yalan söylemedim

    bindim tirene uçağa otomobile
    çoğunluk binemiyor
    operaya gittim
    ----------çoğunluk gidemiyor adını bile duymamış operanın
    çoğunluğun gittiği kimi yerlere de ben gitmedim 21'den beri
    ----------camiye kiliseye tapınağa havraya büyücüye
    ----------ama kahve falına baktırdığım oldu

    yazılarım otuz kırk dilde basılır
    ----------türkiyem'de türkçemle yasak

    kansere yakalanmadım daha
    yakalanmam da şart değil
    başbakan filân olacağım yok
    meraklısı da değilim bu işin
    bir de harbe girmedim
    sığınaklara da inmedim gece yarıları
    yollara da düşmedim pike yapan uçakların altında
    ama sevdalandım altmışıma yakın
    sözün kısası yoldaşlar
    bugün berlin'de kederden gebermekte olsam da
    --------------------------------------insanca yaşadım diyebilirim
    ve daha ne kadar yaşarım
    -----------------------başımdan neler geçer daha
    ---------------------------------------------------kim bilir.

    --------------------------------------bu otobiyografi 1961 yılı 11 eylülünde
    --------------------------------------doğu berlin'de yazıldı.
    Rahmetle anıyorum kendisini..

    Ve son söz bırakalımda Sanatına olsun..


    Tahir olmak da ayip değil
    Zöhre olmak da.
    Hatta, sevda yüzünden ölmak de ayıp değil.
    Mesela bir barikatta döğüsürken
    Mesela Kuzey Kutbu`nu keşfe giderken
    Mesela denerken damarlarında bir seromu
    Ölmek ayıp olur mu?
    Seversin dünyayı dolu dizgin
    Ama o bunun farkında değildir.
    Ayrılmak istemezsin dunyadan
    Ama o senden ayrılacak.
    Yani, bir elmayı seviyorsun deye
    elmanın da seni sevmesi şart mı?
    Yani, Tahiri Zöhre sevmeseydi artık
    Yahut hiç sevmeseydi,
    Tahir, ne kayb ederdi Tahirliğinden
    Tahir olmakta ayıp değil,
    Zöhre olmak da.
    Hatta, sevda yüzünden ölmak de ayıp değil
    Bütün iş, Tahir`le Zöhre olabilmekte
    Yani, yürekte.


    ---Konu Dışı--
    Bu konu Nazım Hikmeti anmak ile alakalı bir konudur,Ortam gerici ve hakarete varan her tür mesaj tabikide silinir.Bunun düşünce özgürlüğü ile alakası yoktur.Gidin sokakta Nazım hikmet vatan hainidir diye bağırın bu özgürlüğünüz kullanın ancak bu forumda kurallar çerçevesinde Kişisel düşünceleriniz yüzünden hiçbirşekilde İnsanlara düşüncelere ve bireylere saldırmak suçlamak hakaret etmek hakkına sahip değiliz.Lütfen bu mesajıma cevap yazmayınız.
    --Konu Dışı--
  • 03-06-2007, 02:32:41
    #18
    çok yorgunum, beni bekleme kaptan.
    seyir defterini başkası yazsın.
    kubbeli, çınarlı mavi bir liman.
    beni o limana çıkaramazsın...

    Nazım Hikmeti saygıyla anıyoruz. Şiirlerini çok beğenirim. Mavi Gözlü Devi izledim fakat film Nazım Hikmete yakışır nitelikte bir film deildi bence. Ayrıca yukarıdaki şiiri Cem Karaca yorumlamıştır. Dinlemenizi tavsiye ederim.

    İyi Geceler