Hep de söylenir. Özel günler insanları tüketim çılgınlığına iter diye. Hediye almak, sevgiyi parayla ifade etmek gerekir o günlerde nedense. Sevginin bedeli, anlatımı, büyüklüğü paranın gücüyle mi ölçülür? Sevgi sözlerin, davranışların tümüyle ifade edilmez mi? Neden illa ki hediye almak-aldırmak gerekir?
Aslında tüm bu özel günlerin anlamını o özel günde yanında olması gerektiği halde ona sahip olamayana sormak lazım.
Siz hiç anneler gününde annesi olmayan birine sordunuz mu o günü nasıl geçireceğini? Ya da babası olmayana babalar gününün anlamını sordunuz mu?
Aynı şekilde yanında bir can yoldaşı, hayat arkadaşı, sarılacağı bir sıcaklık, sohbet edebileceği bir can, her şeyini onunla paylaşmayı isteyebileceği bir sevgiliyi bulamamışlar olanlara ‘sevgililer günü’nde ne yapacağını sorsak ne yanıt alırız düşündünüz mü hiç?
Büyük olasılıkla bu soruları yönelteceğimiz kişiler gerçekten sevmeyi bilen ve sevginin peşinde olan insanlar iseler, gözleri zenginlikte, parada, malda mülkte değilse yanıtları şu şekilde olacaktır. “Annem yanımda olsun o yeter. Bugünü annemi öpüp, sarılmakla geçirmek isterdim.”, “Babamı görebilmek bile benim için büyük hediye olacaktır ama o yok.” ya da “Elini tutabileceğim, gözlerine bakabileceğim bir sevgilim olması yeterdi. Hediye almasını beklemezdim. Ama o yok. Yalnızım.”
Aslında hediyenin en büyüğü ve en güzeli o insanın varlığı değil midir? Sevginin ifadesi sözler, gözler, hareketler değil midir? Hediyenin parasal değeri ile mi ölçülmeli sevgilerin değeri? Reklamlar, kampanyalar bangır bangır bağırıyorlar. “Bu özel günde şu ziynet eşyasını, bu takıyı alın. Şu mobilyayı, bu arabayı, şu araçları alın.” diyorlar. Onlar yokken sevgi olmaz mı, mutluluk olmaz mı? Günü kutlayacağımız insanın varlığı neden yeterli değildir?
Keşke olsaydı da bu özel günü birlikte zamanı paylaşarak yaşayabilseydik, diyebileceklerimiz yanımızdaysa hediyenin ne önemi vardır? Hele ki o özel günlerde normal değerlerinin 2 ya da 3 katı zamlanan eşyaları almanın anlamı nedir? “Bak seni harcadığım para kadar çok seviyorum.” mesajını mı vermek istiyoruz?
Sevgi manevi bir duygudur. Maddi değerlerle kıyaslamasını yapmak hata değil midir? Keşke ben de sevgililer gününde yanımda bulabileceğim, elini tutabileceğim, konuşabileceğim, birlikte gezebileceğim, başımı omzuna dayayabileceğim, güvenli bir sıcak liman olarak görebildiğim bir sevgiliye sahip olabilseydim de hediye almamış olsaydı. Ne önemi var? Sevmektir asıl olan. Hediye almak değil. Tüketim çılgınlığına kapılıp, dükkânları doldurmak ve kazıklanmak değildir anneler, babalar, sevgililer günü.
Bence siz bu Pazar bir sevgiliniz varsa ona zamanınızı hediye edin. İlginizi verin. Dinleyin onu. Günü birlikte geçirin. Birlikte olmanın tadına varın. Hediye alınmış-alınmamış mühim değil. Ne gereği var zaten var olan ve birçoğunu süs diye kenara koyduğumuz hediyelerden birinden daha almanın.
Hediyeler değil, sevgiler kalıcı olsun. Yine de anlamlı ve kalıcı, yararlı bir hediye olsun ama ona sevgimi de ispatlasın diyorsanız bir çiçek, bir sevgi mesajı, bir öpücük ve benim “Bir Ömürlük Sevgili” adlı kitabımı hediye edebilir, ‘sevgimizin ömürlük olmasını diliyorum’ mesajı verebilirsiniz. Siz bilirsiniz. Sevgilerinizin uzun ömürlü, sevgiliyle paylaşılacak günlerinizin ömür boyu olması dileklerimle…
Güzel Bir Yazı