• 27-11-2009, 12:27:30
    #37
    Üyeliği durduruldu
    haksızlık :S
  • 27-11-2009, 12:30:44
    #38
    Üyeliği durduruldu
    sağlık mesleğe cok yazık oldu oysa bir sürü tıp hedefleyen arkadasım vardı cok calısıyorlarıd
  • 27-11-2009, 13:28:42
    #39
    http://www.aksam.com.tr/2009/11/27/h...s_formulu.html yalnız değiliz arkadaşlar.YÖK ün telefonları kitlenmiş.Teşekkürler arayanlara.Bir kaç gün içinde bende bir eylem planıyla karşınızda olacağım.
    DANIŞTAY
    Telefon(Santral)

    0 312 425 99 14 (5 Hat) 14 TEN 19 A KADAR

    0 312 425 99 19 (5 Hat) 19 DAN 24 E KADAR

    0 312 419 65 11 (10 Hat) 11 DEN 21 E KADAR
    Adres

    Ihlamur Sokak No:4

    Sıhhiye/Ankara
    http://www.danistay.gov.tr/

    Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı 06539 Bilkent-Ankara Tel: +90[312]298-7000 Fax: +90[312]266-4759 e-posta: webadmin@yok.gov.tr
    http://www.yok.gov.tr/
    ........................
    HER SİTEYE ATATÜRK ÜN RESİMLERİNİ KOYUYORLAR AMA NEDENSE EŞİTLİKTEN ESER YOK...AH ATATÜRK OLSAYDI....
  • 27-11-2009, 13:35:15
    #40
    Danıştay'ın katsayı kararına her kesimden tepki yağıyor
    Meslek liselileri mağdur eden katsayı uygulamasının kaldırılmasına ilişkin kararın iptaline politikacılar da tepki gösterdi.

    Bekir Bozdağ (AK Parti Grup Başkan Vekili): Hukuk tarihi bunları yazacak
    Hukuk tarihi bunları yazacak. Yani bir iş hukuka uygun mu değil mi, anayasaya uygun mu değil mi, hakkaniyete uygun mu değil mi? Burada hukuka, anayasaya, hakkaniyete uygun olmayan bir karar söz konusudur. Bunu hukuken de mevcut yasal mevzuat açısından da savunmak mümkün değildir. Uluslararası hukuk açısından da savunmak hiç mümkün değildir. Bir baronun başvurması, hukuksuzluğu hukuki hale getirmez. Mahkemenin anayasa ve yasalara aykırı bir karar vermiş olması halinde bu kararın kendisi onu hukuki hale getirmez, haksızlığı ortadan kaldırmaz. İşin doğrusu, mahkemeler haksızlığı önlemek içindir, hakkı, hukuku, adaleti ayakta tutmak içindir. Ama maalesef Danıştay verdiği bu kararla hak, hukuk ve adalet ayakta tutulma yerine, hak, hukuk ve adaletin uygulanması engellenmiştir.

    Numan Kurtulmuş (Saadet Partisi Genel Başkanı): Bayram sevincine gölge düştü
    Danıştay, milletin bayram sevincine gölge düşürdü ve eğitim çağındaki yüz binlerce gencin geleceğe ilişkin umutlarını yıktı. Hem hukuk sistemimiz hem de demokrasimiz adına üzüntü verici olan bu karar bir hukuk garabeti olarak tarihe geçecek. Millet vicdanında hiçbir karşılığı yok. Kararın gerekçesinde de ifade edildiği üzere eğitim ve öğrenim özgürlüğü anayasal bir haktır. Bu nedenle söz konusu kararın siyasi ve ideolojik kaygılarla alındığı yönündeki genel endişeyi paylaşıyoruz. Üniversite giriş sınavlarında yıllardır haksız rekabete ve on binlerce öğrencimizin mağduriyetine neden olan katsayı uygulaması, 28 Şubat antidemokratik ortamının bir ürünü olarak ortaya çıkmıştı. Bu nedenle YÖK'ün bu haksızlığı gideren düzenlemesi ne kadar yerinde ve doğru bir kararsa, Danıştay 8'inci Dairesi'nin aldığı karar da o kadar yanlıştır.

    MUSTAFA DESTİCİ (BBP Genel Sekreteri): Hükümet değişiklik yapmalı
    Danıştay 8. Dairesi'nin, YÖK'ün üniversiteye girişte katsayı farkını kaldıran kararının yürütmesini oybirliğiyle durdurması bizi üzdü. Hükümete, bu konuda samimi ise devlet ve milleti karşı karşıya getirmeyi bırakıp, milletin kendisine verdiği yetkiyi kullanarak, hukuki altyapısını oluşturarak bu tür değişiklikleri yapmasını tavsiye ederiz.

    Ahmet Faruk Ünal (MAZLUMDER Genel Başkanı): Amaç Anadolu'yu engellemek
    Bu karar sistemin oligarşik yapısını ortaya koyuyor. Karar sadece İHL'leri değil bütün meslek liselerini hedef alıyor. Bu karar gösteriyor ki "Beyaz Türkler" diye tanımlanan kesim Anadolu insanının bir yerlere gelmesini istemiyor. Önünü kesmek için elinden geleni yapıyor.

    Öztürk Türkdoğan (İHD Genel Başkanı): Darbe anayasasının sonucu
    Anayasa Mahkemesi'nin başörtüsü kararından sonra yüksek yargı organlarında ideolojik yaklaşımın oluştuğu görülmektedir. Yargının bu tutumunun kaynağı 82 Anayasası'nın dayattığı ilkelerdir. Dinî eğitim almak isteyenlere eğitim hakkı tanınmalı, bu istekleri yükseköğrenim görmelerine engel olmamalı.

    Zübeyde Kılıç (Eğitim-Sen Başkanı): Topyekun çözüm şart
    Sınavın kendisi bir bütün olarak eşitsizliği yaratıyor. Sadece katsayının kaldırılmasından öte tüm gençlerimizin önündeki engel olan bu sınav kaldırılmalı. Mesleki eğitime yönelik bir çözüm getirilmesi düşünülüyorsa kapsamlı olmalı. Tek başına katsayının kaldırılmasının mesleki eğitimdeki sorunları çözeceğini düşünmüyorum.

    İsmail Koncuk (Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı): YÖK, mesleki eğitimi canlandırmıştı
    YÖK'ün katsayı farkını kaldırması, mesleki ve teknik eğitimi canlandırdı. Üniversite sınavına aylar kala Danıştay'ın böyle bir karar alması, tüm mesleki ve teknik eğitim öğrencilerini mağdur edecek. Katsayı sorununun devam etmesi, bundan nemalanan siyasi partilerin iştahını kabartacak.

    Bendevi Palandöken (Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu Başkanı): Eşitliğin uygulanması gerekiyor
    Karar meslek liselerine yönelen çocuklara büyük zarar verecek. Elektrik teknisyeni neden üniversiteye giremesin? Onlara haksızlık. Sağlam zeminlere oturtularak eğitimde eşitliğin uygulanması gerekiyor.

    Arif Tak (Bursa Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı): Ara eleman sıkıntısı sürecek
    Alınan kararın sıkıntısını hep birlikte çekiyoruz. Bu kararla sanayicinin yaşadığı kalifiye ve ara eleman sıkıntısının artarak devam edeceğini düşünüyorum ve kararı kınıyorum.

    Murat Yalçıntaş (İTO Başkanı): Gençlerin önü tıkanıyor
    Katsayı eşitsizliği gençlerin önünü tıkıyor. Bu hem ülke ekonomisi hem de gençlerin meslek sahibi olması açısından problem. Mesleki eğitimi özendirmemiz gerekirken cezalandırıcı politika güdülüyor.

    Ali Kibar (TÜSİAD üyesi): Çok hassas davranılmalı
    Türk k sanayiinin meslek liselerinde yetişen elemanlara ihtiyacı var. Gençlerimizin sanayide daha aktif olarak yer almaları şart. Bu konuda herkesin çok hassas davranması gerekiyor.

    Mustafa Yardımcı (TOBB üyesi): Ekonomi olumsuz etkilenecek
    En büyük problemimiz yetenekli ara eleman bulmak. Mühendis bulmak daha kolay. Konuya ideolojik yaklaşmak doğru değil. Kaybeden Türk sanayii oldu. Ekonomi olumsuz etkilenecek.

    Rızanur Meraal (TUSKON Başkanı): Bu karar işsizliği artıracak
    Türk k sanayiine ağır bir darbe vuruldu. Ara kalifiye eleman bulma noktasında büyük darlık oluştu. Tam problem çözüldü diye sevinirken bu kararın çıkması iş dünyasını şoke etti. İşsizlik artacak.

    Salim Uslu (Hak-İş Genel Başkanı): Öğrencilerin hayalleri yıkıldı ıkıldı
    Karar kamu vicdanını rahatsız etti. Aylardır büyük bir gayretle üniversiteye hazırlanan meslek liseliler hayal kırıklığına uğradı. Masum meslek lisesi öğrencilerinin aylardır verdikleri emeğe haksızlık yapıldı. Bu karar, Türkiye'nin ekonomik gerçekleriyle ve toplumun ihtiyaçlarıyla asla bağdaşmamaktadır. Ülke olarak mesleki eğitim reformu yapmamız, eğitimin önündeki engelleri ve haksızlıkları ortadan kaldırmamız gerekirken sorunu, 'imam hatip liselerine' indirgeyerek mesleki eğitimin önünün tıkanması ve binlerce öğrencinin mağdur edilmesinin hiçbir haklı ve hukuki gerekçesi olamaz.Nurettin Özdebir (Ankara Sanayi Odası Başkanı): Sanayileşmeye darbe vuruldu
    Bu karar, Türkiye'nin gelişmesine ve sanayileşmesine vurulmuş en büyük darbe. Gençlerimize yazık ediyoruz. Beni hayrete düşürdü. Okullardan mezun olan insanları özel sektör istihdam edecekse reel sektörün ihtiyaçlarına göre şekillendirmemiz lazım. İşveren kriz döneminde bile nitelikli eleman ararken, liselerimiz hâlâ mesleksiz insan yetiştirecekse rekabet edebilmemiz mümkün değildir.eğildir.
    http://www.zaman.com.tr/wap.do?metho...irano=4&sayfa=
    Danıştay'ın katsayı ada§letsizliğini onaylayan kararı sonrasında YÖK, ÖSS sınavlarını da riske sokan krizi çözmek için 'virgüllü katsayı formülü'ne yöneldi. Bu formüle göre, eski YÖK Başkanı Kemal Gürüz'ün 1998'de 0,3-0,8 olarak belirlediği katsayılar 0,30-0,35 veya 0,3-0,4 oranına düşürülecek. Meslek liseliler, birkaç soru daha fazla çözerek alanları dışındaki yükseköğretim programlarına girebilecek.

    Edinilen bilgiye göre, YÖK'ün katsayı eşitsizliğini çözmek için üzerinde en çok durduğu formül, 'virgüllü katsayı formülü'. Bu formülde Danıştay'ın da istediği gibi farklı statüye farklı puan hesaplaması yapılacak. Ancak uygulamada virgüllerle oynanarak, katsayı farkı çok düşük oranlarda tutulacak. YÖK ,1998'den bu yana ÖSS'de uygulanan 0,3 ve 0,8 şeklindeki katsayıları, 0,30-0,35 veya 0,3-0,4 gibi çok düşük oranlarda değiştirerek krizi aşmayı hedefliyor.

    SADECE BİRKAÇ SORU

    ÖSS'de katsayı ayrımının çok düşük puan aralıklarında sürdürülmesi durumunda, hem genel lise öğrencileri hem de meslek lisesi öğrencileri rahatlayacak. Alanı dışında bir bölüm tercih etmek isteyen öğrenci, 0,1 veya 0,05 oranında düşük katsayı ile ÖSS puanı hesaplanarak, alanında devam eden öğrenciden sadece birkaç soru daha fazla çözüp, aynı yükseköğretim programına yerleşebilecek. Böylece katsayı ayrımının kaldırılması sonrasında meslek liselerine yoğun ilgi gösteren öğrencilerin bu okullara devamının sağlanması ve mesleki eğitimin mağdur edilmemesi tasarlanıyor. Danıştay'ın iptal gerekçelerini ortadan kaldıracak olan yeni ara formül, ÖSYM yetkilileri ve YÖK'te hukukçulara da inceletiliyor.

    ACİLEN TOPLANACAK

    Danıştay 2. Daire'nin yürütmeyi durdurma kararı sonrasında, 17 Aralık'ta olağan olarak toplanacak olan YÖK Genel Kurulu'nun toplantısının da bir hafta önceye alınması gündemde. Bu yıl yapılacak sınavın nasıl düzenleneceği de bu Genel Kurul'dan sonra belli olacak. Yasal olarak YÖK'ün kararın yazılı olarak edilmesinden itibaren 30 gün içinde konuyla ilgili düzenleme yapması gerekiyor.

    Sokaklarda 'Adalet' çığlığı

    Katsayı adaletsizliği Türkiye'yi sokağa döktü. Protestolarda “Adalet” talebi dile getirildi. Genç Siviller ve Eğitim Bir Sen üyeleri kararın çıkmasında etkin rol oynayan İstanbul Barosu'nun önünde protesto gösterisi yaptı. Gösteride, “İstanbul Barosu Cuntanın Korosu” pankartı açıldı. Danıştay'ın aldığı katsayı kararı İstanbul'daki meslek ve İmam Hatip Lisesi öğrencileri tarafından da tahsil edildi. Fatih'ten Beyazıt Meydanı'na yürüyen yüzlerce meslek lisesi öğrencisi, Danıştay'ın Zulmüne Boyun Eğmeyeceğiz' yazılı pankart açtılar. Ankara, Konya ve Sivas'ta da binlerce öğrenci adaletsizliğin ortadan kaldırılması için protesto yürüyüşü düzenledi.

    ÖSYM korkuttu YÖK rahatlattı

    ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, katsayı kararıyla birlikte ortada tam bir belirsizlik olduğunu' belirterek, 'Bu seneki sistemin nasıl uygulanacağının belirginleşmesi lazım. Yoksa sınav takvimimiz aksar' dedi. Öğrencileri rahatlatan açıklama ise YÖK'ten geldi. Karara itiraz edileceği belirtilen açıklamada alternatif çözüm yollarından birinin uygulanacağı açıklandı. Açıklamada, “Sonunda verilecek karar önümüzdeki yıl ÖSS sınavına girecek olan 1 milyonu aşkın öğrencimizin herhangi bir zarar görmesini engelleyecek bir karar olacaktır” denildi.

    Yargı yolu kapalı

    Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi İdare Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Ulusoy, 'düşük fark formülü'ne yargı yolunun kapalı olduğunu belirtti. Ulusoy, şunları söyledi: “Böyle bir formüle yargı yolu da kapalı olur. 'Bakın bir fark yarattık' derse buna yargı yolu da kapalıdır. Danıştay kararında farklı statü deniliyor ve katsayının farklı olması gerektiği vurgulanıyor. Yargı bu farkın düşük mü, fazla mı olduğuna bakmaz, bakamaz. Yeter ki fark olsun. Biraz daha bir orta yol bulabilir. O,3 ve 0,8 katsayı farkında aradaki makas çok fazlaydı ve dezavantaj fazlaydı. Eğer kayda değer düşük bir fark olursa bu dava da konusuz kalır ve dava biter. Onun için YÖK'ün alacağı karar çok önemli ve kritik.”
    http://yenisafak.com.tr/Gundem/Defau...rea=4&i=225584
    Danıştay'ın katsayı freni, ÖSS tarihini de etkiledi... ÖSYM Başkanı 'Belirsizlik ortadan kaldırılmalı. Yoksa sınav takvimi aksar' dedi...
    Domuz gribi ve demokratik açılım derken Türkiye'nin hareketli gündemine, yeni bir başlık daha eklendi: Danıştay'ın katsayı freni! YÖK'ün, meslek lisesi mezunlarının üniversitelere girişte genel liselerle arasındaki katsayı farkını kaldıran kararı, önceki gün Danıştay'dan dönmüştü. Bu karar, meslek liselilerin eğitimiyle ilgili belirsizlik sürecinin başlamasına yol açtı. O soru işaretleri ile dolu süreç, normal liselerde eğitim gören öğrencileri de etkiledi. Belirsizliğin seyriyle ilgili açıklama birinci ağızdan yani Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanı (ÖSYM) Prof. Dr. Ünal Yarımağan'dan geldi.

    '20 ARALIK'TAN ÖNCE OLMALI'
    Yarımağan, "Bu seneki sistemin nasıl uygulanacağının belirginleşmesi ve bunun 20 Aralık'tan önce olması lazım. Yoksa sınav takvimimiz aksar'' dedi. YÖK'ün karara itiraz edeceğini belirten Yarımağan, uyarılarını şöyle sürdürdü: Sınavlar için başvurular 11 Ocak'ta başlıyor. Birinci aşama sınavı 11 Nisan'da yapılacak. Bu takvimin yürüyebilmesi için sınav kılavuzu baskısının 20 Aralık'ta başlaması lazım. Bunun başlayabilmesi için de belirsizliklerin ortadan kalkması gerekir. Bir itiraz varsa itirazın sonuçlanması, yürütmesi durdurulanların yerine uygulanacak olan kararların alınması şart.

    Teknik Eğitim Vakfı Genel Başkanı Mustafa Aksoy:
    Karar, bu haliyle ileride telafisi olmayan bir neticeye varacak gibi görünüyor. O bakımdan karara tepkiliyiz. Elimizde mesleği olmayan tonlarca düz işçi olmuş oluyor. Bizim dileğimiz, bu yanlışa düşülmemesi.

    Tepkiler artıyor
    Danıştay'ın kararı, sendikalardan vakıflara kadar her alanda tepkiyle karşılandı. İşte o tepkilerden başlıklar...

    Hak-İş Genel Başkanı Salim Uslu:
    Meslek liselinin emeğine haksızlık yapılmıştır. Bu karar, Türkiye'nin ekonomik gerçekleriyle ve toplumun ihtiyaçlarıyla asla bağdaşmamaktadır.

    Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk:
    Tüm dünyada mesleki eğitim oldukça revaçtadır. Ancak ülkemizde katsayı uygulaması nedeniyle mesleki ve teknik eğitime büyük bir darbe vurulmuştur. Yüz binlerce öğrencinin hakkı gasp edilmiştir.

    Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu:
    Danıştay'ın bu kararı, toplumun büyük bölümünde hukuki güvenliğe sahip olmadığı inancını oluşturacaktır. Gençleri mağdur edecek bu kararın etkilerini ortadan kaldıracak yeni bir düzenleme şart.

    YÖK mağdur etmeyecek
    YÖK, Danıştay'ın kararını bayramdan hemen sonra ele alacak. 17 Aralık'ta toplanması planlanan YÖK Genel Kurulu da, bu nedenle belirtilen tarihten önce yapılacak. Kurulda başkan ve üyelerin, öğrencileri mağdur etmeyecek ve sınav takvimine yetişecek bir karar alması planlanıyor. YÖK'ün bu kararını sınav kılavuzlarının basılacağı 20 Aralık'a kadar yetiştireceği belirtiliyor. Bu arada YÖK, dün Danıştay'ın kararına itiraz etti.

    'Hak ve hukuk engellendi'
    Danıştay'ın kararına bir tepki de AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ'dan geldi. Bozdağ, kararı "Bu kararla hak, hukuk ve adalet ayakta tutulma yerine, hak, hukuk ve adaletin uygulanması engellenmiştir'' sözleriyle eleştirdi. Bozdağ, "Hukuk tarihi bunları yazacak. Burada hukuka, hakkaniyete uygun olmayan bir karar söz konusudur" dedi.

    Sokağın sesi...
    Danıştay'ın katsayı freni, sokağın sesini de yükseltti. Dün Türkiye'nin pek çok şehrinde protesto gösterileri düzenlendi. Sivas'ta da bir grup, Danıştay 8. Dairesi'nin yürütmeyi durdurma kararını, attıkları sloganlarlarla protesto etti. Grup, "Meslek liselerine açılım istiyoruz", "Engelsiz eğitim istiyoruz", "Üçüncü sınıf vatandaş değiliz", "Nerede kaldı sözler?" yazılı pankartlar taşıdı.
    http://www.takvim.com.tr/GuneBakis/2...leket_meselesi
  • 27-11-2009, 13:37:52
    #41
    Katsayı darbesi

    Elimizde kalan sonuç bu. Bir cinayet. Eğitime, yani gençlerin umutlarına yönelik taammüden işlenen bir cinayet. Eğitim sisteminin cansız bedenini, milyonlarca öğrenciye yerlerde sürütmek.

    Danıştay 10. Dairesi'nin önceki kararları ile çelişkili biçimde, YÖK'ün katsayıyı kaldırma kararını iptal etmesinin anlamı bu. YÖK katsayıyı kaldırarak, eğitim sistemimizin toparlanmasını sağlayacak çok hayatî bir karar vermişti. Şöyle tarif edelim: Eğitim sistemi ayaklarından yere bağlanmıştı. Bu yüzden kanatlanıp uçamıyor, yükseklere çıkamıyordu. YÖK katsayıyı kaldırarak bu bağı çözdü. Danıştay ise bu kararı iptal ederek, ülkenin geleceğini yani eğitimi ayaklarından yere çiviyle çakmış oldu.

    Sorunun tanımının eğitim konusundaki uzmanlıkla ilgisi yok. Yani, bu sorun uzmanlarına bırakılmayacak kadar ciddi. Çünkü sorun eğitimin, hepimiz için geçerli varlık sebebiyle ilgili. Eğitime, hayatın ihtiyaç duyduğu becerileri ve donanımı kazandırma görevi yüklüyoruz; öyle değil mi? Canlı bir şekilde ilerleyen toplumsal, kültürel ve ekonomik hayat talep edecek ve eğitim sistemi bu talebi karşılayacak şekilde kendisini organize edecek. Elimizdeki ne? Ortaöğretimi bitirdiği halde hiçbir beceriye ve donanıma sahip olmadan üniversite kapılarında bekleyen yüz binlerce genç. Daha ötesi talep baskısını karşılayabilmek için genel kültür öğretimine yönelen ve gençleri aynı şekilde donanımsız biçimde üniversiteden mezun ederek kapının önüne koyan bir yükseköğrenim sistemi. Pek telaffuz edilmeyen bir gerçeği hatırlatalım: Üniversiteden mezun olan gençlerin % 85'i eğitim aldıkları alanın bütünüyle dışında kalan mesleklere girerek hayatlarını sürdürüyor. Kısaca eğitim sistemi ile eğitimin varlık sebebi olan hayatın ihtiyaçları arasında derin bir uçurum var. Peki sebebi ne? En başta gelen sebep meslek liselerinin, hem nitelik hem de nicelik olarak ara işgücü ihtiyacını karşılayamaması. Üniversiteye girmeyi başaran genç bile, onca emek ve zamana rağmen bir meslek lisesi mezununun sahip olabileceği nitelikleri bile kazanamıyor. Çünkü gençler meslek liseleri yerine genel liselere ve genel kültür eğitimi veren üniversitelere yöneliyor. Bu tablonun sebebi de kendiliğinden ortaya çıkıyor. Meslek liselerinin cazibesi yok. Çünkü, meslek liselerine yönelen genç peşinen üniversite okuma umudunu kaybetmiş oluyor. Üniversiteye giden kapı, meslek lisesine başladığı gün kendisine kapanıyor. O yaşta en değerli şeyini, yani umudunu kaybetmek istemeyen gençler ve onların üzerine titreyen ebeveynler de genel liseler ve üniversiteye hazırlık kursları ile şanslarını denemeye karar veriyor. Meslek liselerinin cazibesini kaybetmesine yol açan sebep ise, Danıştay'ın yeniden can verdiği katsayı uygulamasından başka bir şey değil.

    Eğitimin tek gayesi ideoloji aşılamak mı?

    Dünya çapında eğitimin yerli yerine oturmuş makul dengeleri var. Ortaöğretimin üçte ikisinin meslek liselerinden, üçte birinin ise genel nitelikli liselerden oluşması normal kabul ediliyor. Bizde ise katsayı uygulaması yüzünden durum tam tersine. Binanın temelinde bu esaslı sorun varken, bu temelin üzerinde hareket eden yükseköğrenim sisteminin makul bir dengeye ulaşması neredeyse imkânsız.

    Nitekim YÖK katsayıyı kaldırır kaldırmaz meslek liselerine öğrenci akını başladı. Bazı meslek liseleri ikili eğitime geçti. Koç Grubu'nun, katsayının kaldırılmasına alkış tutması ve meslekî eğitime kampanyalarla destek vermesi, ülkenin reel ihtiyaçlarını gösteriyordu. Peki bu kadar hayati bir konuda Danıştay niçin direniyor?

    Bu direnci açıklayan ve Danıştay'ın iptal kararının gerekçesinde yer almayan bir tek gerçek sebep var: İmam hatip liseleri.

    Katsayı cinayeti, askerî vesayet mantığının somut göstergelerinden biri. Eğitim, üniforma giydirilmiş erat gibi tek tip kafalar ve birlikte uyum içinde aynı sesleri çıkartan insanlar yetiştirmek zorunda. Hayatın ve özellikle ekonominin ihtiyaçları bu vesayet mantığının çok uzağında; hele demokratik ve özgür bireyler yetiştirmek bu dar kalıpları çatlatacağı için zaten eğitim sisteminden uzak tutulmalı. Hepimiz silahlı gücün bizi kötülüklerden koruma yeteneğine ve ülkeyi yönetme ayrıcalığına boyun eğmeliyiz. Silahın üstünlüğünü kabul edince, zaten medenî bir topluma ulaşma şansınız peşinen ortadan kalkıyor. Bunun için de eğitimin tek tipleşmesi, ideolojik eğitimi veren ana gövdenin geliştirilmesi şart. Meslek eğitimi mi? Askerî vesayete bir faydası var mı?

    Sorun varsa yasak koyarsınız. Sorun var mı? Din eğitimini devlet tekeline alan devlet, Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun emri gereği imam hatip liseleri açıyor. Sonra vatandaşlardan gelen yoğun talep üzerine bu okulların sayısı hızla artıyor. Bu okullar, amaçlanan ideolojik eğitimi beklendiği gibi veremiyor. Devlet kendi müfredatını koyduğu, kendi öğretmenlerine eğitim verdirdiği ve genel lise eğitimini uygulattığı bu liseleri, askerî mantığa göre bir tehlike olarak görmeye başlıyor. O zaman bu okullardan yetişenlerin önünün kapatılması gerekiyor. Çare askerî mantığa uygun genel bir yasak koyarak bulunuyor: Bütün meslek liselerinin önünü kapatmak. Katsayı uygulamasını havan ve topçu atışları olarak görürsek, imam hatip liselerinin de içinde yer aldığı meslek liselerinin başına geleni anlayabiliriz. Bütün meslekî eğitim sistemi, konulan katsayı ile çökertiliyor. Böylece imam-hatip liseleri, eğitim sistemini bütünüyle işlemez hale getirme pahasına devreden çıkartılmış oluyor.

    Halbuki, katsayının kaldırılması sadece meslekî ve teknik eğitimin önünü açmıştı. İmam hatipler büyük ölçüde tarihî misyonunu tamamladı. Bu durum katsayı kalktıktan sonra da, imam hatiplere kaydolan öğrenci sayısında ciddi bir artış görülmemesinden belli. Ortaöğretimdeki özel okullaşma, toplumun eğitim talebini karşılamaya başladı. İmam hatiplere karşı sürdürülecek savaşın hiçbir anlamı kalmadı.

    Katsayı uygulaması bir cinayet. Üstelik seri bir cinayet. Bu seri cinayetlerin önünü alabilmek için eğitimin tek taraflı bir ideolojik savaş alanı olmaktan çıkartılması lâzım. Katsayı uygulaması, mesleki eğitime tam olarak askerî mantıkla yasak getirmek demek. Dünya ile rekabet bu ilkel yasaklarla yürümez. Bu yasakları koyanların dışımızda akıp giden hayatı kavramaları galiba çok zor. Hiç olmazsa Koç Holding'in sesine kulak verseler.
    http://www.samanyoluhaber.com/%28A%2...i-darbesi.html
    Meslek lisesi mezunlarının da alanları dışındaki bölümlerde yükseköğretim görmesinin önünü açan kararın durdurulması, üniversite sınavına hazırlanan binlerce öğrencide panik yarattı

    Danıştay 8. Dairesi’nin meslek liselilerin üniversite hayallerini suya düşüren kararına öğrenciler de tepki gösterdi. İstanbul Haydarpaşa Anadolu Teknik Lisesi Elektronik Bölümü’nden mezun olan Halil Argüç katsayıdaki eşitsizlik nedeniyle mağdur olduğunu ve okumak istediği fakülteye gidemediğini belirtti. Argüç mezun olduktan sonra yaşadıklarını ve tepkisini şu sözlerle dile getirdi: “Meslek lisesi öğrencileri, okuduğu alandan bölüm seçmek zorunda. Ben elektronik bölümü okudum. Okul puanım 100 üzerinden 90’dı. Elektronik bölümü okumama rağmen elektronik mühendisliği seçebileceğim alanlar arasında değildi. Ben elektronik bölümü okumak istiyordum, bu nedenle bu bölümü seçtim ve ben okul puanım 0,3 ile çarpıldı. ÖSS’de bu bölümü tercih ettiğim için 90 okul puanım 0,3 ile çarpıldı ve ÖSS puanıma ortalama 30 puanlık bir katkı sağladı. Bu eşitsizliktir. Diğer taraftan ÖSS’deki bütün soruları doğru yaptığın zaman 300 puan alıyorsun. Okul puanınla birlikte ortalama 330 yapıyor. Diyelim ki ben okul birincisiydim ve ÖSS’deki bütün soruları doğru yaptım. Ancak 330’larda puan alabiliyorum ve bu puanla hiç bir üniversitede mühendislik kazanamazsın. Bu nedenle, bu sistem çok yanlış ve haksızlıklarla dolu.”

    “Hayallerim suya düştü”
    Kağıthane Ekrem Cevahir Çok Programlı Lisesi öğrencisi Esra Kara ise Danıştay kararı bütün meslek lisesi öğrencilerini kötü etkileyeceğini söyledi. Anaokulu öğretmenliği okuduğunu belirten Kara, “Okulum bittikten sonra bölüm değiştirmeyi düşünüyordum. Katsayı kararının kaldırılmasıyla bu hayalim suya düştü. Bu yanlış sistem değiştirilmeli” dedi.

    Siyasiler de tepki gösterdi
    Danıştay’ın katsayı düzenlemesini durdurması kararına siyasiler de tepki gösterdi. Eski Milli Eğitim Bakanı ve AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik Danıştay’ın kararını “ideolojik” olarak nitelendirirken AKP Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ Danıştay’ın adaletin uygulanmasını engellediğini savundu.

    Karar ideolojik
    Konuyla ilgili Taraf’a değerlendirmede bulunan Hüseyin Çelik “Maalesef ortadan kaldırılan bir haksızlık geri getirilmiştir” dedi. 1997 yılında dönemin YÖK Başkanı’nın kimseye danışmadan aldığı bir kararın, geçtiğimiz aylarda şimdiki YÖK yönetimi tarafından ortadan kaldırıldığını söyleyen Çelik, “Böylece geniş bir kesimin mağduriyeti giderilmiş oldu. Kuşkusuz, eğitim sistemini YÖK’teki öğretim görevlileri Danıştay 8. Ceza dairesindeki hukukçulardan daha iyi bilirler. Dairenin yürütmesini durduğu düzenleme, meslek okullarına devam eden öğrencilerin oranının %50’lilere yaklaşmasını sağlamıştı” dedi. Danıştay’ın bu kararla, Türkiye’nin ihtiyacı olan mesleki eğitimi baltaladığını belirten Hüseyin Çelik, “Bu karar psikolojik bir barikattır. Danıştay ideolojik davranmıştır” diye konuştu.

    Adaleti engelledi
    AKP Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ ise kararı “Danıştay verdiği bu kararla hak, hukuk ve adaletin ayakta tutulması yerine, uygulanmasını engellenmiştir” sözleriyle eleştirdi. Bozdağ “Hukuk tarihi bunları yazacak. Burada hukuka, anayasaya, hakkaniyete uygun olmayan bir karar söz konusudur” diye konuştu.
    http://www.taraf.com.tr/haber/44653.htm
    KATSAYI eşitsizliğini ortadan kaldıran YÖK kararının Danıştay tarafından bozulmasına barolardan ve eğitim sendikalarından tepki geldi. Trabzon Barosu Başkanı Mehmet Şentürk, Danıştay’ın daha önce verdiği “Bu konuda YÖK yetkilidir” kararını hatırlatarak, “Danıştay çelişkiye düştü” ifadelerine yer verdi.

    Hukukçular ve eğitimciler, kararın siyasi olduğu ve eğitim sisteminin felç olmasına neden olacağına dikkat çekiyor.
    Rize Barosu eski Başkanı Avukat Harun Mertoğlu, kararın hukuki değil tamamen siyasi amaçla verilmiş bir karar olduğunu söyledi. Mertoğlu, Danıştay'ın kararıyla öğrenciler arasındaki eşitsizliğin yasal hale getirilmek istendiğine vurgu yaptı.
    İstanbul Barosu'nun, hasım olarak böyle bir şikâyette bulunmaya yetkisinin de olmadığını savunan Mertoğlu, Baro'nun konunun tarafı olmadığını, tamamen ısmarlama bir dava olduğunu dile getirdi.
    Kendisinin de İmam-Hatip Lisesi mezunu olduğuna dikkat çeken Mertoğlu, "İmam-Hatip Lisesi mezunu olmaktan da gurur duyuyorum. Bu karar sadece İmam-Hatip Liselerinin önünü kesmeye yöneliktir. Ancak bunu açıklamaktan çekindikleri için tüm meslek liselerini mağdur etmektedirler. Açıkça çıkıp 'biz aslında bu kararı İmam-Hatipliler için alıyoruz' desinler ve bari diğer meslek liselileri mağdur etmesinler" dedi.
    Mertoğlu, Kurban Bayramı öncesi verilen bu skandal kararla tüm meslek lisesi öğrencileri ve ailelerinin bayramlarının zehir edildiğini sözlerini ekledi.
    Trabzon Barosu Başkanı Avukat Mehmet Şentürk ise kararın eşitlik ilkesine aykırı olduğunun altını çizdi. Şentürk, Danıştay'ın konuyla ilgili iki farklı karar vermesinin de çelişki olduğuna dikkat çekti. Bu sorunun yönetmeliklerle çözülemeyeceğinin görüldüğüne işaret eden Şentürk, kesin çözüm için yeni bir kanuni düzenleme yapılması gerektiğini dile getirdi.
    Türkiye'deki en önemli sorunlardan birisinin ara eleman konusu olduğunu anlatan Şentürk, bu kararla mesleki okullara ilginin yine azalacağını, bir an önce bu eşitsizliğin giderilmesi gerektiğini belirtti.

    "EĞİTİM SİSTEMİ FELÇ OLACAKTIR"
    Kamu-Sen Trabzon İl Temsilcisi ve Türk Eğitim-Sen Şube Başkanı Coşkun Dilber de Danıştay'ın kararıyla eğitim sisteminin felç olacağının altını çizdi. Dilber, tüm dünyada mesleki ve teknik eğitim revaçta olmasına karşın, Türkiye'de katsayı uygulaması nedeniyle mesleki ve teknik eğitime büyük bir darbe vurulduğunu hatırlattı.
    YÖK'ün, katsayı adaletsizliğine son veren kararının ardından mesleki eğitimin yeniden canlandığına işaret eden Dilber, "Üniversite sınavına aylar kala, Danıştay'ın böyle bir karar alması, tüm mesleki ve teknik eğitim öğrencilerini mağdur edecek ve eğitim sistemi felç olacaktır. Üniversite sınavı için çalışan, özel ders alan, dershanelere giden mesleki ve teknik eğitim öğrencileri bulunmaktadır. Tüm bu öğrencilerin maddi ve manevi zararını kim telafi edecektir? Üstelik bu karar, Türkiye'yi teknoloji yarışında dünyadan uzaklaştıracak, mesleki ve teknik eğitimin istenilen düzeye ulaşmasına engel olacaktır" dedi.
    Yüz binlerce öğrencinin üniversite okuma hakkının gasp edilmesi ve eğitimde fırsat eşitsizliğine yol açılmasının hak ve hukukla bağdaşmadığına dikkat çeken Dilber, "Danıştay'ın bu kararı, Anayasa'nın temel hak ve özgürlüklerini düzenleyen maddelerine aykırı olduğu gibi, önceden aynı daire tarafından verilmiş kararlara da aykırıdır. Hukuk gereği ve mahkeme kararlarındaki bağlayıcılık Danıştay'ın bu kararı ile çiğnenmiştir" ifadelerini kullandı.
    Katsayı konusunun pedagoji ilmi çerçevesinde ele alınması gerektiğini kaydeden Dilber, siyasi tartışmaların bu konuya malzeme yapılmaması gerektiğinin altını çizdi. Dilber, ülkede eğitim-öğretimi kaosa sürükleyecek kararlar alınmaması gerektiğini sözlerine ekledi.
    Eğitim Bir-Sen Trabzon Şube Başkanı Arslan Balta ise kararın eğitim bilimi açısından da hukuki açıdan da doğru olduğuna inanmadığını söyledi. Balta, hiç bir bilimsel bakış ve verinin katsayı adaletsizliğini asla kabul etmediğine vurgu yaparak, "İmam-Hatip Lisesi öğrencilerini cezalandırmak için ortaya konulan bu tavır bu ülkenin ara eleman ihtiyacını karşılayan tüm meslek liselerini de cezalandırmış olmaktadır. Bu kararın ne eğitim bilimi açısından ne de hukuki açıdan doğru olduğuna inanıyoruz" dedi.
    Balta, verilen kararların toplumun vicdanını yaraladığını, gönülleri kırdığı ve insanı sahipsiz psikozuna sokuyorsa, kararların tekrar gözden geçirilmesinin beklendiğine değindi.
    Danıştay'ın katsayı ile ilgili kararının gönülleri kırdığı, toplumun hukuk ve adalete güvenini sarstığını kaydeden Balta, şöyle devam etti: "Türkiye'de ne zaman insan hak ve özgürlükleri alanında normalleşme, rahatlama yaşansa, birileri kendilerinin unutulduğu, otoritelerinin ve egemenliklerinin yok olduğu zehabına kapılarak hukuk devletinde düşünülmesi mümkün olmayan bazı antidemokratik girişimlerde bulunma ihtiyacı hissetmektedir."
    http://www.gunebakis.com.tr/haber.ph...%C4%B1+tepkisi
  • 27-11-2009, 18:26:14
    #42
    danıştay siyasi görüşünü yansıtmış.Olan yine bize oldu.Ben teknik lisedeyim düz liseyle eşit derecede sayısal ders görüyorum.Katsayı kalktı diye sayısal dersleri dayadılar meslek liselerine 2 yıllıklarıda yediler.Sayın DANIŞTAY yetkilileri 2 yıllığımı da geri versenize vermeyen şerefsizdir,adidir.
  • 27-11-2009, 18:36:03
    #43
    FlexMan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    danıştay siyasi görüşünü yansıtmış.Olan yine bize oldu.Ben teknik lisedeyim düz liseyle eşit derecede sayısal ders görüyorum.Katsayı kalktı diye sayısal dersleri dayadılar meslek liselerine 2 yıllıklarıda yediler.Sayın DANIŞTAY yetkilileri 2 yıllığımı da geri versenize vermeyen şerefsizdir,adidir.
    bu lanet siyaset yüzünden üniversiteyi bırakmak zorunda kaldım.adam ders islemiyor siyaset yapıyor resmen.dersten çıkıp gidiyorsun bu seferde seni bırakıyor.aşağı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık ne yapsak ne etsek.
  • 28-11-2009, 17:58:27
    #44
    varmı arkadaşlar yeni birşeyler duyan,gören bilen.Medyada bir haber vs?
  • 28-11-2009, 18:35:05
    #45
    Aman benim 2 yıllık geçiş geldi gitmesin bu sene süper olacak ben meslek lisesine o mesleği yapmak için gittim eğer adam o mesleği yapmıyacaksa gitmesin bir meslek liseli 3 normal lisedeki kişiye eşit masraf olarak devlete mahzeme, elektirik filan. (atölyelerde)