• 25-11-2009, 13:39:36
    #28
    Saçma.Türkiye'de her ürünün en iyisi yapılsaydı kimse yabancı markalara yönelmezdi.Şimdi şu var bu var şöyle var böyle var diyecekler çıkacak, emin olun Türk malı olup kaliteli olanı pahalı olsa bile tercih ediyorum.
    Türk milleti olarak bizim en büyük özelliğimiz sadece muhalif fikirler bulmak.
    Hp marka bilgisayar kullanıyorum, Nokia kullanıyorum, Yabancı markalı bir saat takıyorum.Ama Türk'üm, Atatürk'çüyüm buna laf söyleyen olursa boş konuşmuş olur sadece çünkü insan kendini bilmelidir.
    Bunun yerine tekelleşmeye karşı olsanız daha mantıklı örneğin deseniz ki artık süper marketlerden her şeyi almak yerine süper marketlerin tekeline bırakmak yerine, meyveyi manavdan, eti kasaptan alsak? Hem belki o zaman yerli sermiyaye yardımcı olmuş oluruz ? Tabi "gül" alarak değil
  • 25-11-2009, 15:30:26
    #29
    Üyeliği durduruldu
    Diğer 2. ve 3. sayfayı okumadan yazıyorum.

    Saatinizin markası nedir?
    Şampuanınızın markası nedir?
    Diş fırçanızın markası nedir?
    Televizyonunuzun markası nedir?
    Hayatınızda Bye demediniz mi?
    Arabanızın Hacı murat gibi bişey mi?
    Türküden başka bir şarkı türü dinliyor musunuz?
    Bilgisayarda hiç yabancı yapımı program kullanmıyor musunuz?
    Kullandığınız detarjan nedir?
    Hiç kola içmediniz mi?
    Ayakkabınızın markası nedir?

    Eğer bunların hepsi türk yapımıysa siz türksünüz ben değilim.


    AfMeSu adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Sadece Türk mallarını mı tespit edebildiniz bu yazıda ... Türkçemize giren yabancı kelimelere ne diyeceksiniz..?

    WC - Bye - Zaping vs vs... P.M. attım deniliyor... Neden Ö.M. attım denilmiyor..?

    Evet yerli malı kullanmalıyız.. Ben kaliteli bir muadili olduğu müddetçe yerli malı kullanıyorum... Bu bizden de kaynaklanıyor.. Kaliteli muadillerini yapmamız gerekiyor...

    Acı ama gerçek bir yazı...
  • 25-11-2009, 15:31:03
    #30
    Arkadaşlar evet bizde biliyoruz kaliteli ürün ürettiklerini. Yani ben saat alacaksam swatch alırım, şampuanım head & shoulders (hacışakir kullandım, ipek kullandım kepekten dolayı malesef clear veya bunu kullanıyorum) ne bileyim aklıma gelmiyor ama birçok yabancı ürün kullanıyorum ve mecbur kalıyoruz kullanmaya. Ama bunu meşru göstermek yanlış.

    Ayrıca bu süreç uzun vadede değerlendirilmeli.
    Gümrük duvarlarının yıkılmasıyla, dünyanın artık bir köy haline gelmesiyle bu yabancı mallar istila etmiştir ülkemizi.
    Ve haklı olarak lükse, yabancı mala aç halk bunlara kısa sürede bağımlı hale gelmiştir.

    Belki ithalat veya yabancı sermayenin ülkeye girmesinde kısıtlamalar getirilse. (Örneğin bilgisayarı yeniden üretmek çok zahmetli ve uzun süre alacaktır (yinede bu bilgisayar yapmayalım demek değil üniversiteleri bu konuya yönlendirelim enstitüler açalım) ama kot pantolon pek ala üretilebilir)

    Ayrıca fakir bir devlet olmamız dolayısıyla bir çok konuda geriyiz. Kemal'in dediği gibi üniversiteler bilim kurumu olmaktan çıkmış durumda. Yeni bir buluş yok, keşif yok, icat yok.

    Dünyaya satabileceğimiz bir üretimimiz yok. Bir hocamız derste türkiyenin neyi meşhur, yurtdışında neyiyle tanınıyor diye sormuştu. Herkes atıp tuttu, tarımıyla, turizmiyle, tarihi yerleriyle vs. vs. mantıklı mantıksız onlarca şey geldi. Hocamız hiçbiri dedi Türkiye yurtdışında hiçbirşeyi ile tanınmıyor. Varın siz düşünün.

    Fransa dediğinizde parfümleri, kozmetiği.
    İtalyan dediğinizde modası.
    Almanya dediğinizde mercedesi.
    İsviçre dediğinizde çikolatası, saati.
    Yani mutlaka o ülkeyi çağırıştıran birşeyler geliyor aklınıza.
    Bizim ise hiçbir üretimimiz yok. Tüketim toplumuyuz önümüze ne gelirse çok hızlı bir şekilde tüketiyoruz. Bu mal olsun, hizmet olsun, televizyon programı olsun hepsi böyle.

    El insaf diyorum arkadaşlar converse denilen bez ayakkabılar 100 liraya satılıyor sadece moda olduğu için. Çocukluğumuzda saidas marka ayakkabı vardı 1e1 aynı bez ayakkabı bu günün parasıyla 10 lira bile değildi belki. Bu bizim 2. yada 3. ayakkabımız olurdu maç yaparken giyerdik sadece. Ki asıl spor ayakkabımız veya okul ayakkabımız eskimesin. Örnekleri çoğaltmak mümkün.

    Dış ticaret açığı diye birşey var. Olması gereken bu açığın - vermesi veya kafa kafaya gelmesi ama bakın 2008`in dış ticaret açığı 69 milyar 820 milyon dolar. Netten bulabilirsiniz bu rakamı. Bu yıl ne kadar bilmiyorum araştırmadım.

    Çok karıştırdım farkındayım ama sorunun sebebi şu diyemiyor insan. Bir çok sebebi var ve kısa vadede çözülecek bir sorunda değil. Yani sizin benim ömrüm bunu görmeye yetmez diye düşünüyorum.

    Buna sizin benimde yapabileceğimiz pek birşey yok. Malum arkadaşların söylediği gibi yabancı ürünlerin karşısında türk alternatif az, olanlarda yeterince kaliteli değil.

    Devletin (ki devlet kendi şirketlerini "babalar gibi" satıyor nasıl yeni şirket kursun) özel sektörün yapamadığını yapması yani her ürünün alternatifini üretmesi gerekli. Veya bunun için yabancı sermayeyi ülkeye çekmek onlara kolaylık sağlamak yerine yerine yerli sermayeyi desteklemek gerekli. Çünki kalifiye, yetenekli ve bilgili gençlik şuan sokakta boş geziyor.

    Türklük bu yazıyı alkışlamak veya yuhalamakla olmaz. Milletin, vatanın menfaatine olan birşeyler yapmak (suyu gereksiz akıtmamak, lambayı gereksizse söndürmek, ekmek israf etmemek bile) Türklüktür bana kalırsa.
  • 25-11-2009, 15:38:52
    #31
    Murky adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hp marka bilgisayar kullanıyorum, Nokia kullanıyorum, Yabancı markalı bir saat takıyorum.Ama Türk'üm, Atatürk'çüyüm buna laf söyleyen olursa boş konuşmuş olur sadece çünkü insan kendini bilmelidir.
    İşte asıl problem de budur kardeşim.
    Atatürk kumaş ithal etmemek için Sümerbankı kurmuştur. Şeker ithal etmemek için şeker fabrikaları kurmuştur. 1932'de Kayseri'ye uçak fabrikası kurmuştur. Sermaye ve Burjuvazi olmayan bir ülkeye sanayi kurmak için Kamu İktisadi Teşebbüsleri kurmuştur. Ama burjuvazisiz olmayacağını bildiği içine de İş Bankasını kurmuştur.

    Atatürkçülü heykeli önünde saygı duruşunda olmakla, Anıtkabir'e çiçek koymakla, duvarına resmini asmakla ölçülür hale getirdiler. Şekilci Atatürkçüler sardı Türkiye'yi. Çünkü şekline saldırmak özüne saldırmaktan daha kolaydır.

    Bu ülkenin çocukları elbette yabancı marka kullanabilir. Ama bundan rahatsızlık duymadıkları sürece Atatürk sever olabilirler ama Atatürkçü olamazlar.

    Ne var bunda bütün dünya cola içiyor, adidas giyiyor diyen adamlar Atatürk'ün getirdiği Türk Aydınlanmasının önündeki en büyük engeldir. Benim ayağımda da Adidas var. Üstelik Adidas, Nike, Reebok farketmiyor hepsi de Çin'de üretiliyor.

    Olayın özü şudur.

    Bu ülkenin ayakkabıcıları Adidastan iyisini üretmeyi, webmasterları google'dan daha iyi arama motoru yapmayı, otomotivcileri kendi arabalarını üretmeyi, tekstilcileri Versace'den daha sosyetik markalar çıkarmayı hedeflemedikleri sürece 3. DÜNYA ÜLKESİ olmaya devam edeceğiz.

    Çünkü Atatürk'ün getirdiği Aydın Türk Kültürü yerine Osmanlıdan miras ortadoğulu arap bedevi kültürü hüküm sürüyor hala.

    Türk malı kullanmayanlar neden kullanmıyor biliyor musunuz?
    Çünkü Türk üreticisi de aynı tüketicisi gibi kalitesiz. Mükemmeliyetçilik kültürü olmayan bir ülkede mühendislik gelişmez. Mühendisliğin gelişmediği ülkede sanayi gelişmez. Dışarı bağımlı kalır.
    Alman arabasına binersin çünkü yüksek iş disiplini ve mükemmeliyetçi mühendislik ekolü vardır. İtalyan arabasına binersin çünkü dünyanın tasarım merkezidir estetik ekolüdür.

    Türkiye'de binasının dışına sıva yapmayan tuğla ile çevrili yapılara ev diyebilen bir milletiz.

    İşte ne zaman orta doğu bedevisi olmayı bırakırız, O zaman Atatürkçü oluruz, O zaman Türk oluruz.

    O zamana kadar iyi uykular AHMED bey.
  • 25-11-2009, 15:53:16
    #32
    Digiklan ağzına yüreğine sağlık noktayı koymuşsun.
  • 25-11-2009, 16:07:26
    #33
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    "Bu ülkenin çocukları elbette yabancı marka kullanabilir. Ama bundan rahatsızlık duymadıkları sürece Atatürk sever olabilirler ama Atatürkçü olamazlar. "
    Yazdıkların aslında benim söylemek istediklerim, o nedenle yukarıdaki cümleyi tartışmayacağım.Ben yazımda yabancı marka kullanmak ile Atatürkçülük, Türkçülük duygularının bağdaştırılmasına tepkide bulundum, ben yabancı marka kullandığımdan rahatsız olmadığımı belirtmedim ki en başta pahalıda olsa kaliteli yerli malları tercih ettiğimi söyledim ki şunuda belirteyim ben asla kendi Türkçülük, Atatürkçülük duygularımı tartışmam çünkü buna gerek duymam.
    Belirtmeliyim ki yazın gerçekten çok güzel olmuş, tebrik ederim.
  • 25-11-2009, 17:36:44
    #34
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    İşte asıl problem de budur kardeşim.
    Atatürk kumaş ithal etmemek için Sümerbankı kurmuştur. Şeker ithal etmemek için şeker fabrikaları kurmuştur. 1932'de Kayseri'ye uçak fabrikası kurmuştur. Sermaye ve Burjuvazi olmayan bir ülkeye sanayi kurmak için Kamu İktisadi Teşebbüsleri kurmuştur. Ama burjuvazisiz olmayacağını bildiği içine de İş Bankasını kurmuştur.

    Atatürkçülü heykeli önünde saygı duruşunda olmakla, Anıtkabir'e çiçek koymakla, duvarına resmini asmakla ölçülür hale getirdiler. Şekilci Atatürkçüler sardı Türkiye'yi. Çünkü şekline saldırmak özüne saldırmaktan daha kolaydır.

    Bu ülkenin çocukları elbette yabancı marka kullanabilir. Ama bundan rahatsızlık duymadıkları sürece Atatürk sever olabilirler ama Atatürkçü olamazlar.

    Ne var bunda bütün dünya cola içiyor, adidas giyiyor diyen adamlar Atatürk'ün getirdiği Türk Aydınlanmasının önündeki en büyük engeldir. Benim ayağımda da Adidas var. Üstelik Adidas, Nike, Reebok farketmiyor hepsi de Çin'de üretiliyor.

    Olayın özü şudur.

    Bu ülkenin ayakkabıcıları Adidastan iyisini üretmeyi, webmasterları google'dan daha iyi arama motoru yapmayı, otomotivcileri kendi arabalarını üretmeyi, tekstilcileri Versace'den daha sosyetik markalar çıkarmayı hedeflemedikleri sürece 3. DÜNYA ÜLKESİ olmaya devam edeceğiz.

    Çünkü Atatürk'ün getirdiği Aydın Türk Kültürü yerine Osmanlıdan miras ortadoğulu arap bedevi kültürü hüküm sürüyor hala.

    Türk malı kullanmayanlar neden kullanmıyor biliyor musunuz?
    Çünkü Türk üreticisi de aynı tüketicisi gibi kalitesiz. Mükemmeliyetçilik kültürü olmayan bir ülkede mühendislik gelişmez. Mühendisliğin gelişmediği ülkede sanayi gelişmez. Dışarı bağımlı kalır.
    Alman arabasına binersin çünkü yüksek iş disiplini ve mükemmeliyetçi mühendislik ekolü vardır. İtalyan arabasına binersin çünkü dünyanın tasarım merkezidir estetik ekolüdür.

    Türkiye'de binasının dışına sıva yapmayan tuğla ile çevrili yapılara ev diyebilen bir milletiz.

    İşte ne zaman orta doğu bedevisi olmayı bırakırız, O zaman Atatürkçü oluruz, O zaman Türk oluruz.

    O zamana kadar iyi uykular AHMED bey.
    katılıyorum hocam
  • 25-11-2009, 18:25:20
    #35
    digiklan noktayı koymuş.. bu paylaştığım yazıda aynen arkadaşın dediği şeyi düşünerek paylaştım... yok adidas giyen Atatürkçü olamaz, yok nissan yerine şahine binin daha Atatürkçü olursunuz demedim... Benim dediğim noktayı arkadaş çok iyi görmüş, çok iyi de açıklamış...

    Ağzına sağlık +REP

    TaGo sana da çok teşekkürler.. Çok güzel kaleme almışın.. Vakit ayırıp onca yazıyı yazdığın için saol. +REP
  • 25-11-2009, 18:30:24
    #36
    otel oldu hotel lokanta oldu restaurant kafe oldu cafe