Yüksek bağlantı hızınıza karşın tıkladığınız bir sayfa neden geç açılır?
Dünyayı saran kablolar okyanusların altından bile geçerek ülkeleri birbirine bağlıyor. Ülkelerin ana omurgasına bağlı kablolar, uydu bağlantıları, radyo sinyalleri, hatta lazer ışınları veri iletimini sağlıyor.
Biz Türkiye’de ağırlıklı olarak eskiden kalma telefon hatları üzerinden çalışan dial-up yani çevirmeli hatlarla internete bağlanmaya başladık. Daha sonra yine aynı kabloları kullanan ucuz bir teknoloji olan ve çok daha fazla bantgenişliği sunan ADSL ile tanıştık. ADSL’den sonra en büyük alternatif geniş bant internet türü de kablo televizyon altyapısının yaygınlığından yararlanan kablo internet oldu.

Tıpkı yüksek gerilim hattından elektriğin kofralara, oradan da kablolarla eve iletilmesi gibi, veriler de bağlantı kapasitesinin yüksek olduğu veri merkezlerinden diğerlerine ve evlerimize aktarılıyor. Kaptan daha küçük kaba aktarılan su gibi bantgenişliği de bize ulaştıkça daralıyor. Evlerimizden toplanıp altyapının belirli noktalarında bir derya gibi çoğalıyor ve tekrar dağılıyor.
Aktarılan yüksek miktarda veri ve bu işlemin gezegeni saran bir ağ üzerinden olması, bir kesintisizlik ve akıcılık ilüzyonu yaratıyor. Aslında interneti yanlış hayal ediyoruz denebilir. Çünkü işler gerçekte bu kadar akıcı bir şekilde yürümüyor. Zaten işlerin bu kadar kusursuz yürümediğini de hemen hemen her gün yaşadığımız bağlantı problemlerinden, takılma ve yavaşlamalardan hissediyoruz. Peki çözüm ne? Daha fazla bantgenişliği mi?
Çözüm ne yazık ki zannedildiği gibi 1 Mbit bağlantıdan 2′ye, 4′e veya 8′e çıkmak değil. İnternet hızı artsa da kalite sorunları devam ediyor. Özellikle de ADSL’de aktarımın asimetrik yürümesi bunun başlıca sebeplerinden..
İnternet aslında tam bir karmaşa ortamı, ama bir yandan da belirli bir düzeni var, veriler belirli kurallara uygun aktarılıyor. Ancak bu kuralların detaylarına inildiğinde siz de göreceksiniz ki iş zannedildiği kadar basit değil. İnternette veriler bilgisayarlar arasında atılıp, tutuluyor. Ancak her zamana tutulamıyor ve bazı veriler sekip düşüyor, yerine ulaşmıyor. Bunun sonucunda daha fazla paket atılıyor, herkes birbirine paket yağdırıp duruyor ve bu paketlerin bir kısmı yerine ulaşırken bazıları kayboluyor.
Bağlantı hızı ne olursa olsun yavaşlama olabilir
İnternet bağlantı kalitesinde de internet bağlantılarında kullanılan teknolojilerin verileri yerine başarılı ve düzenli bir şekilde ulaştırabilme kabiliyeti etki ediyor. Yani önceden de belirttiğimiz gibi daha hızlı bir bağlantı tanımı aslında daha geniş bantgenişliği için kullanılıyor. Bu kullanım da yanlış, daha çok bantgenişliği gerçek anlamda bağlantının daha hızlı olduğu anlamına gelmiyor.
Unutulan iki önemli unsur var, gecikme (Latency) ve asimetri. Çünkü evimize ulaşan internetin, en son bağlantı noktasından bize ulaşana kadar kat ettiği mesafe bu ikisinden ağır bir şekilde etkileniyor ve bağlantı hızı ne olursa olsun, kalite yerlerde sürünebiliyor.
Günümüzde standart bir ev kullanıcısının indirdiği veri miktarının artmış olması da bu kaliteyi oldukça zorlayan etkenler arasında yer alıyor. Sosyal ağlar, video paylaşımı, müzik ve multimedya büyük miktarlarda veri aktarımı demek. Yani bantgenişliğinin önemini de unutmuyor, bir kenara kaldırmıyoruz. Daha yüksek bağlantı hızı gerekiyor ama gereken diğer unsurlar: saniyedeki paket sayısı, paket gecikmesi, dosya yollama ve indirme oranı oluyor.