• Dün, 21:20:44
    #19
    karismiyorum manitaya nerde napacagini bilsin
  • Dün, 22:28:52
    #20
    Bu devirde karışmak ve giyim kuşam konularına takılı kalmak anlamsız, karışılmaması gerektiğini düşünüyorum.
  • Dün, 22:31:27
    #21
    Gold üye
    Boşayın gitsin kıyafetime karışamazsın diyen kadını... Ya da çok modernim ben derseniz size Hamdi Alkan'ın eşinin bir sahnesini gönderiyorum...

    https://www.youtube.com/watch?v=EKgPSAgppSc
  • Bugün, 02:18:12
    #22
    SemihCAN adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    O sizin kıyafetlerinize karışıyor mu?
    Ne alaka hocam
  • Bugün, 02:43:11
    #23
    Hayır karışmam oda benim kıyafetime karışmaz. Çok absürt bir durum olmadığı sürece yorum bile yapmam o bilir kendini.
  • Bugün, 03:12:20
    #24
    Sevgilimin kıyafetine karışmam. Çünkü abartılı şekilde edepsizce giyinen ve bu şekilde yaşayan bir kadınla beraber olmam.

    Ama şu durum hariç, gece kulübüne gidiyoruz ortama uygun elbisesini giyer ama abartmaz.
    Tatile gidilir tatil yapılan yerin gereği kadar uygun giyinilir.

    Size tavsiyem fazla dikleşmeden rahatsızlığınızı dile getirin. Tercih ettiği kıyafetlerin daha uygunlarını ve abartıya kaçmayanlarını giyebileceğini dile getirin derim.
  • Bugün, 03:36:24
    #25
    Mevsime uygun ve abartılı olmayacak şekilde giyinebilir, buna karışmam; ancak tayt giymesini kesinlikle yasaklarım.
  • Bugün, 05:07:50
    #26
    Boş verin hocam ya! Karışmayın; neticede irade ve düşünceden ibaret. Güvensiz bir ortam bu çapta idame ettirilemez, salın gitsin. 👌
  • Bugün, 08:55:30
    #27
    Üyeliği durduruldu
    alprio adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ne alaka hocam
    Alakası şu hocam, soruyu tersine çevirince mesele netleşiyor. Biri senin ne giyeceğine karışsa rahatsız olursun, değil mi?
    Aslında mesele kıyafet değil, hayata bakış açısı. Birinin dolabına karışmak, onun iradesine el koymanın en görünür hâli. Bugün kıyafet olur, yarın kiminle konuşacağı, nereye gideceği olur. Sonunda karşındaki kendi kararlarını veren bir insan olmaktan çıkar, senin kontrolündeki bir şeye dönüşür.
    Sevgi; karşındakinin kendi olarak büyümesini istemek ve ona saygı duymak. Sahiplenmek ise sevgi değil, “sahip olma” tutkusudur.
    En’am suresinde; Hiç kimse başkasının yükünü taşımaz." ve Gaşiye suresinde; Peygambere bile “Sen ancak bir öğütçüsün, onların üzerinde bir zorba değilsin " derken bir eşin diğerinin iradesine zorla el koyması nasıl savunulabilir?
    Çoğu zaman bu tavrın arkasında aslında “ben rahatsızım” değil, “el âlem ne der” düşüncesi yatıyor. Bunun farkında olmak önemli ama farkında olup o baskıyı eşine aktarmak çözüm değil. Mahallenin bakışını eşinin üzerine yıkarsan, onu korumuş olmazsın, mahallenin adına onu denetlemiş olursun.