• 13-09-2026, 02:39:19
    #10
    Hocam filistinde bir insanlık suçu var doğru . Lakin birçok arap ülkesinden insanların evinin önüne bahçe kurup içini böyle yapıp sanki filistindeymiş gibi yayın açıp jeton istediğine çok şahit oldum. Filistinde şuan internet yok . bazı bölgelerde var onlar da 2G yani müzik dinlemeye ancak yeter. tiktok yayını imkansız..“Filistinli” hesaplar büyük ölçüde dolandırıcılık veya sömürü amaçlı.
    İnsanlar tentelerde/çadırlarda veya fakir görünümlü ortamlarda saatlerce yayın yapıp hediye istiyor
    Üstelik Şuan filistinde Tiktok üzerindeki parayı çekmenin herhangi bir yolu yok . tüm bankalar durmuş durumda.
  • 13-09-2026, 03:38:41
    #11
    Orda dönen tiyatroyu ve istismarı duysan donun kanar 😂 oraya yardım toplanıyor hükümet eliyle. Bak sadece hükümet eliyle toplanan paradan bahsediyorum. Yap hesabı hocam orda gerçek bir şey olabilir mi sence?
  • 13-09-2026, 08:21:53
    #12
    Savaşın ortasındasın yoksulsun ve 4 tane (gördüğümüz) çocuk dünyaya getiriyorsun onların günahı ne gerçekten ben sadece o çocuklara üzülüyorum
  • 13-09-2026, 18:54:06
    #13
    Finalde konu; zalimler bu kadar güçlüyken, gariban niye eziliyora geliyor sanırım. Bu hususa cevaben bazı ayetler paylaşmak isterim.

    Bakara 155-157:
    Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla; mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle sınayacağız. Sabredenleri müjdele!
    Onlar, başlarına bir musibet geldiğinde, “Doğrusu biz Allah’a aidiz ve kuşkusuz O’na döneceğiz” derler.
    İşte rablerinin lütufları ve rahmeti bunlar içindir ve işte doğru yola ulaşmış olanlar da bunlardır.

    Nisa 40:
    Şüphe yok ki Allah zerre kadar haksızlık etmez; o zerre, bir iyilik ise onu katlar, kendi katından da büyük mükafat verir.

    Nisa 75-76:
    Size ne oldu da Allah yolunda ve “Rabbimiz, bizi halkı zalim olan bu şehirden çıkar, bize tarafından bir sahip gönder, bize katından bir yardımcı yolla!” diyen çaresiz erkekler, kadınlar ve çocuklar uğrunda savaşmıyorsunuz?
    İman edenler Allah yolunda savaşırlar, inanmayanlar ise batıl dava uğrunda savaşırlar. Şu halde şeytanın dostlarına karşı savaşın. Şüphe yok ki şeytanın planı (tuzağı) daima zayıftır.

    Zilzal 7-8:
    Kim zerre miktarı hayır yapmışsa onu (karşılığını) görür.
    Kim de zerre miktarı şer işlemişse onu (karşılığını) görür.

    İbrahim 42-43:
    Sakın, Allah’ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma! O sadece, onların işini bir güne erteliyor ki, o gün gözler dehşetten dışarı fırlamış;
    Başları yukarıya kalkık, bakışları bir noktaya sabitlenmiş, zihinleri bomboş kalmış olarak toplanma yerine koşarlar.
  • 13-09-2026, 19:10:34
    #14
    Haz adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Finalde konu; zalimler bu kadar güçlüyken, gariban niye eziliyora geliyor sanırım. Bu hususa cevaben bazı ayetler paylaşmak isterim.

    Bakara 155-157:
    Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla; mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle sınayacağız. Sabredenleri müjdele!
    Onlar, başlarına bir musibet geldiğinde, “Doğrusu biz Allah’a aidiz ve kuşkusuz O’na döneceğiz” derler.
    İşte rablerinin lütufları ve rahmeti bunlar içindir ve işte doğru yola ulaşmış olanlar da bunlardır.

    Nisa 40:
    Şüphe yok ki Allah zerre kadar haksızlık etmez; o zerre, bir iyilik ise onu katlar, kendi katından da büyük mükafat verir.

    Nisa 75-76:
    Size ne oldu da Allah yolunda ve “Rabbimiz, bizi halkı zalim olan bu şehirden çıkar, bize tarafından bir sahip gönder, bize katından bir yardımcı yolla!” diyen çaresiz erkekler, kadınlar ve çocuklar uğrunda savaşmıyorsunuz?
    İman edenler Allah yolunda savaşırlar, inanmayanlar ise batıl dava uğrunda savaşırlar. Şu halde şeytanın dostlarına karşı savaşın. Şüphe yok ki şeytanın planı (tuzağı) daima zayıftır.

    Zilzal 7-8:
    Kim zerre miktarı hayır yapmışsa onu (karşılığını) görür.
    Kim de zerre miktarı şer işlemişse onu (karşılığını) görür.

    İbrahim 42-43:
    Sakın, Allah’ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma! O sadece, onların işini bir güne erteliyor ki, o gün gözler dehşetten dışarı fırlamış;
    Başları yukarıya kalkık, bakışları bir noktaya sabitlenmiş, zihinleri bomboş kalmış olarak toplanma yerine koşarlar.
    Bu ayetleri okuyup “Olsun, Allah’ın garibanı bu kadar ezdirmemesi, zalimin cezasını daha dünyadayken vermesi lazım” diye düşünenler olacaktır. Bu dediğiniz zalime ahirette söz hakkı verebilir.

    “Ey Tanrı! Sen bana iyi bir insana dönüşmem için fırsat vermedin. Ben zalimken hemen alıverdin canımı!” diyebilirler.

    Bu söz hakkı doğmasın diye dünyalıkları rahat geçiyor. Gerekirse beş kere kalp nakli olup 100-110 yaşına kadar yaşıyorlar. Önlerine her türlü imkan, güç ve fırsat geliyor. Ama bunları iyilik için değil, kötülük için kullanıyorlar. Bu sebeple yaptıklarının sonucuna katlanacaklar. Ahirette itiraz edecekleri bir nokta kalmayacak. Diğer tarafta 2 kolu, 2 bacağı olmayıp sürünerek camiye gidip namazını eda eden insanlar var. Bunlar da karşılığını alacaklar.

    Bu dünyada adaletin tam olarak gerçekleşmemesi Allah’ın bunu istediği anlamına gelmez. İnsanların ve toplumların kendi yaptıkları veya yapmadıkları şeylerin sonucudur bu. Bir yerde zulüm varsa, bunu “Allah neden müdahale etmiyor?” diye sorgulamak yerine, “Biz neden buna izin veriyoruz?” diye sormak gerekiyor. Dünya güllük gülistanlık bir yer olsa zaten melek olarak yaratılırdık, böyle dertlerimiz olmazdı. Mutluluğu da Allah yarattı, acıyı kederi de. Ama insan hangisini yaşayacağını ve yaşatacağını kendisi belirliyor. Buna göre de bir terazi olacak. Yaptıklarımızla veya yapmadıklarımızla hayvanlardan aşağı olmak da, meleklerden üstün olmak da bizim elimizde.