• 10-07-2026, 01:37:56
    #1
    Öncelikle merhaba herkese iyi forumlar.
    Söze başlamadan önce burayı politik kaos alanına çevirmeden saygı çerçevesi içinde tartışılmasını rica ediyorum.
    Bugün, sosyal medyayı her açtığımızda gözümüze sokulan, videoları milyonlar izlenen ve hepimize bir zehir gibi enjekte edilen büyük yalana odaklanmak istiyorum: "Sıfırdan zengin olmak aslında çok kolay, sadece sen beceremedin veya yeterince istemiyorsun" yalanı.
    Sosyal medyaya girdiğinizde veya forumdaki e-kitapların çoğunu incelerken bunu göreceksiniz. Herkes aynı masalı ısıtıp önünüze koyar. Yeterince büyük pasta var ama sende alacak cesaret yok.
    Bir kere mantıklı düşünün, bu adamların bahsettikleri pasta bunları aç mı bırakıyor ki size eğitim veya kitap satmaya çalışıyorlar?
    Sabah 5'te kalkacakmışım, onun eğitimini alacakmışım vs.
    Aslında bunlar sistemin işlemesi için gayet gerekli şeyler arkadaşlar.
    Sistem suçu kendinizde aramanızı istiyor. Bir çoğunuz kendinizi suçlu hissediyorsunuz. Çünkü hala fakir veya orta halli olmanızı sizin suçunuz gibi lanse ettiler.
    Gelin biraz daha derine inelim.
    Bize hep başarı hikayeleri(!) anlatılır ama hikayelerin önsözü hep sansürlenir. Size kimse spesifik bir yol haritası vermez. Üstelik sıfırdan bir şey inşa etmek için sadece "fikir" yetmez. Bugün en ufak bir iş kurmak, dijitalde bir alana girmek bile ciddi bir sermaye, o sermayeyi kaybedince aç kalmayacağın bir güvenlik ağı gerektirir. Arkasında ailesinin maddi desteği olmayan bir gencin hata yapma lüksü yoktur. İlk hatanda dibi boylarsın. Ama sistemin başındakiler sanki herkes eşit şartlarda yarışa başlıyormuş gibi davranır.
    Hatırlarsınız Pegasus'un kurucusu Ali Sabancı, bir üniversitedeki etkinlikte "Ben cebimdeki son parayla Pegasus'u kurdum" ifadesini kullanmıştı. Tabii insanlar da haklı olarak "Ya senin arkanda zaten Sabancı Holding var, hangi son para?" diyerek haklı bir tepki göstermişti.
    Daha basit bir açıdan inceleyelim. Eğer herkes kendi işinin patronu olur ve finansal özgürlüğüne kavuşursa, sabahın köründe o fabrikaları kim açacak? O plazalarda asgari ücrete veya üç kuruşluk mesaiye kim 10 saat boyunca bilgisayar başında çürüyecek? Sistemin dönmesi için çalışmak zorunda olan insanlara ihtiyaç var. Sistem senin tamamen pes etmeni istemez (çünkü tüketici olmalısın), ama tamamen özgür olmanı da istemez (çünkü o zaman iş gücü olamazsın). Tam olarak sınırda kalmalı, ay sonunu ucu ucuna getirmelisin ki pazartesi günü sistemdeki yerine tıpış tıpış geri dön.
    Çalış ,tüket ve öl. Günümüz dünyasında sistemin istedikleri bu.
    Kendinizi düşünün mesela. İşin yorgunluğuyla eve geldin, kafanı başka bir alana yoracak takatin kalıyor mu? Senin tek isteğin akşam dizini izleyip huzurla uyumak. Ama maddi olarak sorun yaşadığında problemi kendinde aramanı bekliyorlar.

    Özetle;


    Sıfırdan zengin olmak imkansız değildir, evet başaranlar vardır ama bu bir kural değil, istisnadır. Sosyal medyanın bize sattığı şey ise istisnaları kural gibi gösterip, düzenin yarattığı eşitsizliği gizlemektir. Çarkların dönmesi için kölelere, kölelerin isyan etmemesi için de bir gün efendi olabilecekleri umuduna ihtiyaçları var.

    Peki siz gerçekten kendi çabanızla bu sistemin dışına çıkabileceğinize inanıyor musunuz, yoksa çarklar çoktan üzerimize kilitlendi mi?
    Fikirlerinizi merakla bekliyorum. Esen kalın.
  • 10-07-2026, 01:42:58
    #2
    Bende bir ekleme yapmak istedim, bazen para kazanmaktan çok parayı kurumsal yönetmek daha zor.
  • 10-07-2026, 01:47:06
    #3
    birinin soyadı kuşagı , digerinin sermayesi ve okudugu yerler digeri ise neyse hocam kalkıp bunlar bile girişimcilik dersi veriyorlar dellendiriyorlar beni. Sanırsın anaları babaları evi arabayı satıp son paraları ile göndermişte londraya newyorka orada okutmuşlar para kazanmıslar gelmişler burda sirket acıp girişimcilik yapmıslar aynennnnnnnnnnnnnnnnnn




  • 10-07-2026, 02:00:17
    #5
    + 1 Çevren yoksa 1 adım ileri gidemezsin
  • 10-07-2026, 02:00:46
    #6
    Gerçekten altın yumurtlayan bir tavuğu olan kişi onu kolay kolay satmaz.
    Bu yüzden 'kesin kazandıran yöntem' diye pazarlanan ürünlere her zaman şüpheyle yaklaşmak gerekir.
  • 10-07-2026, 02:08:53
    #7
    Günümüz dünyasında net bir şekilde ayrışıyoruz zaten bu insanlarla, hayata 10-0 geriden başlıyoruz. Bu durumda geriye sadece iletişim ve pazarlama yeteneği kalıyor. Şu an bir insanın odaklanması gereken en önemli konu bence iletişim ve pazarlama yeteneğidir ne yaparsanız yapın bu özellik sizi yukarıya taşıyabilir. Diğer türlü iş ev ev iş maratonuna katılırsanız hiç şansınız yok. Çoğu zaman döngüyü kırmak nerdeyse imkansızdır. O yüzden nerden başladığınız ve neyi devam ettirdiğiniz çok önemli. Naçizane fikrim bu şekilde.
  • 10-07-2026, 02:30:06
    #8
    Ağzınıza sağlık hocam.
    O kadar yazının içindeki şu tek cümle herşeyin özeti aslında.
    Arkanda ailenin maddi desteği yoksa hatan lüksün yoktur.

    Bizim hatalarımız çok pahalıya patlıyor hocam.
  • 10-07-2026, 02:39:33
    #9
    Bugün bir yerde 100 kişiden 95 ilâ 97 kişisi öldürülse, haberlerde 95-97 kişi öldürüldü derler, 3-5 kişi sağ kurtuldu diye söylemezler. Girişimcilikte başarı oranı buradaki hayatta kalma metaforundan da daha düşüktür ama herkes nedense o başaranlara odaklanır ve başaranı ön plana çıkartırlar. Heba olup giden kişiler, birikimler, yıllar gösterilmez.

    Çünkü; var olan sistem senin de özgür iradenle ve sıfırdan diğerleri gibi zengin olabileceğine inandıramazsa ve arada bir zenginler çıkarmaz ise isyan çıkar ve sistem çöker.


    Yine de ümidinizi kaybetmeyin ve çalışın. Çok zengin olamazsınız ama toplumun önüne geçebilirsiniz. Bugün bu toplumda bırak evi arabayı sadece bir aylık maaşına tekabül eden bir kara gün parası bile köşede olmayan milyonlarca insan var.

    Sen kötü alışkanlıklarını yen, sabırla kendini geliştir sürekli ve dürüstçe çalışarak maksimum kazanabileceğini kazan, sonra kazandığını harcarken araştırarak harca ve kazan, sonra yatırım yaparken aç gözlü olma ve dengeyi gözet de yatırım yap. Sonra bak bakalım sadece birkaç yılda neler oluyor hayatta.

    Herkes için finansal özgürlük hayal olabilir ama finansal okuryazarlık herkes için geçerlidir.