Benim bilader yaklaşık 20 senedir kumar oynuyor. Kaç kere kurtardım, sayısını ben bile unuttum.
Bundan 1 ay önce eline 190 bin TL geçti. Bankalara olan borçları vardı, hem de 15 sene öncesinden kalma borçlar. Hatta bazıları varlık şirketlerine düşmüştü. Zamanında ben o borçları ödemiştim, sonra kredi çekip bana geri vermişti ama o kredilerin borçları da kalmıştı. O yıllarda o parayla ev alınıyordu.
Neyse, eline 190 bin TL geçince gitti, o eski borçların 60 bin TL'sini ödedi. Geri kalan parayı da yine kumarda yedi. Başka yerlere de borcu var ama onları geçiyorum.
Bir hafta önce de 500 TL yatırıyor, parayı 97 bin TL yapıyor. Diyorum ki, "Al paranı çek." Yok, daha çok kazanacakmış! Sonunda onu da sıfırlıyor. Ulan, 500 TL ile trilyoner mi olacaksın? Bildiğin saftirik.
Bugün de geldi, "Abi, sabah 2 rekat namaz kıldım, Kur'an'a el bastım" dedi. "Hayrola, dün çok mu para kaybettin?" dedim. "Evet, 500 TL kaybettim." Sonra da, "Aslında 70 bin TL yapmıştım ama çekmedim" diyor.
Bir yandan da bana, "500 TL borç versene" diyor. "Paran yok mu?" diyorum. "Yok" diyor.
Ulan, nasıl bir adamsın? Cebinde ekmek alacak paran yok ama kazanırken çekmiyorsun. Velhasıl, kumar gerçekten çok kötü bir hastalık. O ettiği yeminlere de inanmıyorum. Eline üç kuruş para geçsin, gözünü kapatıp yine kumara basar.