• Bugün, 03:18:00
    #73
    Yine yobazlar doluşmuş. Arkadaşımız çaresizliğini diler getirmiş ve çözüm arıyor. Duygularını dışa vurmuş basitçe. Ama insanlar taşınabilirsine kadar giden tavsiyeler vermiş. Bu ülkenin cahilliği beni benden alıyor gerçekten. Ezan dinlemeye bayılıyorum. Ben bir müzik öğretmeni ve müzisyenim. Gerçek anlamda açarım ezan dinlerim. Dindar birisi olmama rağmen. Ama kötü okunan ezan kulak kanaması geçirtebilir. O kadar kötü okuyan hocalar var ki ne ton bilir ne makam ne usül rezalet ötesi. Böyle "müzikal" bir ibadet çağrısına böyle eğitimsiz imamlar atanırsa olacağı bu. Yoksa ben bir niğmet olarak görüyorum. Sürekli bir melodi var sokaklarda. Ama ne yazık ki cami hocaları ve müezzinler çok başarısızlar. Bir musiki sınavı tabii olmalılar. Yetenek sınavı yapılıp müzik kulağı gelişmiş öğrencileri alıp imam yapmaları gerek.

    Özetle arkadaş tamamen katılıyorum. Lütfen ama lütfen müzikten, din müziğinden, tasavvuf müziğinden, türk klasik müziğinden anlamayan insanlar eleştirmesin. Özetle bu konuya 20 yılını vermeyen insanlar tavsiye bile vermesin. Bu işin oluru böyle olur. Bu durumun önüne geçmek için cami görevlilerine müzik yani musiki eğitim şart.
  • Bugün, 04:31:35
    #74
    Konuya önemli ve gerçek bir açıklama ile noktayı koyuyorum. Lütfen sonuna kadar dinleyin ve öğrenin.
    "Ezan, insan sesiyle okunur; hiçbir müzik aleti eşlik etmez."

    https://www.youtube.com/watch?v=08IwbY_Tfg8
  • Bugün, 05:29:36
    #75
    Volser adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Burası Müslüman bir ülke ezan seside olması gerektiği gibi hosunuza gitmiyorsa daireyi değiştirin veya ülkeyi camii yakınında oturmak isteyen bir ton insan var profilden zaten şaşırtmadin zaten
    Hayırdır bilader ne varmış profilinde?
  • Bugün, 07:15:59
    #76
    Konuyu okumadan anlamadan sallayanlara o megafonu kulaklarının dibine dayayacaksın o zaman görelim bu müslümanclık oynayanları
    Adam ezan sesinden rahatsız oluyorum dememiş
  • Bugün, 08:15:30
    #77
    Arkadaşın derdi ezanla değil, Diyanet'in bile 'Kısın, insanları rahatsız etmeyin' diye resmi genelge yayınladığı aşırı desibel ve kötü sesle. Diyanet'in kurallarına uymayan bir hocayı savunmak dindarlık değildir.


    Hadis-i Şerif: Hz. Muhammed (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız, nefret ettirmeyiniz. (Buhârî, İlim 11)
    O apartmanda bebek var, işten gelmiş işçi var. 'Ezan sesidir, katlanacaksınız' demek İslam'ın kul hakkı hukukunu hiç bilmemektir. İslam kimseye zorla eziyet etme dini değildir.
    Yorum yapanlar açsın da arkadaşın bahsettiği vakit makamlarını okusun. Ezan bir gürültü yarışı değil, bir sanat ve davettir. Eskiden ezan okuyacak müezzinler musikiden tasavvufa kadar eğitim alırdı ki dinleyen hayran kalsın. Şimdiki gibi hoparlörün sesini sonuna kadar açıp detone bağırarak ezanın o asil ruhunu zedeleyenlere karşı çıkmak asıl dindarlıktır.
    Burada 'rahatsız oluyorsan taşın' diyenler, İslam'ın ne komşuluk hukukundan ne de kul hakkından haberdar. Arkadaşın derdi ezanla değil; Diyanet’in bile genelgelerle yasakladığı, insan kulağına ve psikolojisine zarar veren aşırı yüksek desibel ve kötü yönetimle.
    Telefonuna bir desibel ölçer uygulama indir. Ezan okunurken balkonda video kaydı başlat. Videoda hem dışarıdaki sesi, hem telefon ekranındaki desibel değerini net şekilde kaydet. Bu video kaydını ekleyerek CİMER'e başvur. Ölçüm değerleri ve video ektedir. Yasal sınırların üzerindedir gibisinden bir şeyler yaz. Apartmandan 3-4 kişi toplanıp İlçe Müftüsü ile bizzat görüşmeye gidin ve durumu kibarca ama kararlıca anlatın. Genelde bizzat gidildiğinde hocaya kesin talimat gidiyor.
    Bu arada sözde Müslüman arkadaşlar bu yazıyı yazan "ben" farklı inanca sahibim.