Bu olay bende kalıcı bir travma bıraktı. En ufak bir depremde, dolapların üstü boş olmasına rağmen hâlâ bir şey düşecekmiş hissi yaşıyorum.
Bir diğer travmam ise deprem günü yağan karla ilgili. O gün çok zorlandık, herkes hazırlıksız şekilde incecik dışarı çıkmıştı ve donuyorduk. Bu yüzden artık kar yağdığında uyuyamıyorum; her kar yağışında yine deprem olacakmış gibi hissediyor, mont ve atkılarımızı yatağın yanına koyuyorum.O gün sabaha kadar saat başı uyanıyorum.
Gözümün önünden gitmeyenler ise:
- Yıkılan binaların içinden gelen çığlıklar
- Soğuktan titreyen bebeklerin hıçkırarak ağlaması
- Gıda bulamayan insanların tek bir bisküviyi bile bölerek paylaşması
- Kar eritip suyunu içmeye çalışan insanlar
- 300 TLye almak zorunda kaldığım bir paket makarna
- Yağmalama yapan sığınmacılar
- Yardımların içinden çıkan, küçük çocukların yazdığı teselli notları Özellikle tek montu olmasına rağmen montunu gönderen bir çocuğu hiç unutamıyorum; beni en çok etkileyen anlardan biriydi.