• 28-01-2026, 00:21:29
    #1
    Girişimcilik.. Evet evet bildiğimiz (mi) girişimcilik...
    Herkes CEO, kimse mutlu değil. Eskiden insanlar işe girerdi. Şimdi girişiyor.
    Bir sabah uyanırsın, işe gitmen gerekmez… Çünkü bir işin yoktur. Ama sorun değil. Artık bir “Kurucusun.

    Kurumsal hayattan kaçış planı:
    • Birkaç podcast
    • “Ben de yaparım ya!” hissi
    • Fikir patlaması: “Evcil hayvanlara meditasyon uygulaması?”
    • Domain alınır
    • Logo yapılır
    • Slack grubu kurulur Ve boom: CEO oldun!

    Klasik start-up ritüelleri başlar:
    Evdeysen: “Remote founder”
    Kafedeysen: “Nomadic entrepreneur”
    CV’de: “Bootstrapped a passion-driven company” (Ne iş yaptın? Annen bile anlamaz.)

    Yatırımcı bulamazsan: “Bağımsız kaldım.
    Ekip dağılırsa: Pivot ettik.
    Kapatırsan: Zor ama öğretici bir yolculuktu.

    Başarısızlık artık başarısızlık değil. PR malzemesi.
    Fail fast = Hızlı bat ama stil sahibi ol.

    CEO Enflasyonuna da değinmemek elde değil.
    Artık herkes CEO.
    Ama şirket yok.
    Ürün yok. Müşteri yok.
    Ama unvan bol:
    • Chief Energy Officer
    • Vision Alchemist
    • Startup Monk
    • Freelance Evangelist

    Bazıları o kadar çok “co-founder” ki, yakında co-founder sendikası kurulur diye bekliyoruz.
    Gerçekten üretmekten çok görünmek istiyoruz. Story atılacak kadar yoğunuz, Ama derinleşmeye vaktimiz yok.
    Günde 8 Zoom toplantısı yapılıyor, Ama hala MVP ortada yok. Bu arada Medium’da “5 Adımda Girişimcilik” yazısı yazılıyor.
    Biri de demiyor ki: “Abi önce ürün yap, sonra yazarsın.”

    LinkedIn, yeni nesil kariyer tiyatrosu. Kimse ağlamıyor ama herkes “zor süreçlerden öğrendim” yazıyor. Story’lerde başarı, Post’larda ilham. Arka planda: uykusuzluk, anksiyete, tükenmişlik.
    Peki gerçekten ne eksik? Belki de fikir değil, sabır. Belki de herkes start-up kurmadan önce, Biraz da içine bakmalı.
    Çünkü bazı yolculuklar girişimlik değil, içgörülük ister.
    Mesele: “Başarıyı ne zaman yakalayacağım?” değil. Belki de: “Ben bu oyunu gerçekten oynamak istiyor muyum?”

    Girişimcilik harika bir şey olabilir. Ama herkes için değil.
    Ve bazen en cesur cümle: “Ben buna hazır değilim.” diyebilmektir.
    Çünkü bazen kurmak değil, durmak devrimdir. Her yol başarıya çıkmaz, Ama bazı yollar seni kendine getirir..
  • 28-01-2026, 00:23:59
    #2
    Bence sorun girişimcilik değil, ona yüklenen anlam.
    Herkes “kurucu” ama kimse çırak olmak istemiyor.
  • 28-01-2026, 00:33:44
    #3
    haklılık payı çok yüksek bir konu elinize sağlık
  • 28-01-2026, 01:05:06
    #4
    Genç yaşta girişimci olmak isteyen arkadaşlarımızın tekrar tekrar okuması gereken bir konu. Paylaşımınız için teşekkürler. Maalesef hazır olmak mental olarak kendini hazırlamakla veya motivasyonla olmuyor.
  • 28-01-2026, 01:16:36
    #5
    En ele ayağa düşen titrlardan bu.

    Birisi size girişimciyim diyorsa tek sormanız gereken soru yerli ya da yabancı hangi incubator (kuluçka) programından hibe alıyor, o ağızlarından düşürmedikleri Paul Graham'ın Y Combinator'ının hangi yılında projeleri kabul edilmiş, TÜBİTAK'ta varlar mı yoklar mı? Cevap vermek yerine suratınıza öküzün trene gibi bakıyorsa kalkın gidin abi. Patolojik yalancılarla ve şizofrenlerle dolu bir ülkede yaşıyoruz.