• 17-11-2025, 04:04:40
    #10
    https://youtu.be/m5FE7ZnwLBw?t=27


    20. saniyede başlayan Gökalaf'ın konuşmasını dinleyiniz.
  • 17-11-2025, 04:42:17
    #11
    serterefendi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Selam olsun,
    Bu konuda ben, sen, biz ve siz hepsi benim.
    Deli demesinler diye kendimle yazışıyorum gibi düşünün.


    Size hayatın sırrını vereceğim ama öncesinde birkaç önlem almam gerekiyor.
    Bu hayatın birçok sırrı var ama en temel sırrına sonunda büyük emeklerle ulaşmış bulunuyorum.

    Şimdi ben o sırrı vereceğim ama sen gerçekten anlayabilecek misin?
    Bunu şöyle düşün matematik bilgin yoksa vereceğim bir formül senin için neyi ifade edecek?
    O formülü anlayamayacağın gibi o sırrı da anlamayacaksın.

    Gerçekten hayatın sırlarını anlamak isteyen bir insanın öncelikle kendisini bunu anlayabilecek kapasiteye getirmesi gerekir.
    Felsefe, bilim gibi konularda en azından bir kepçe yememek gerekir.
    Bu neyi doğurur?
    İnsanların kavrayabileceği konular ile kavramak istediği konuları ayırt etme yetisine sahip olması gibi bir mahsul ortaya çıkar.
    Bu istenmeyen gebelik döneminde çekilen sancılar ise ıstıraplıdır.

    İnsanlar anlayamayacakları ve bilmedikleri alanlarda sorular sorabilir, sorgulamalar yapabilir ki bunlar çok kıymetlidir lakin kıymetli kılan bir kaide vardır.
    Neyi ne kadar bilip, bilmediğini objektif olarak değerlendirebilmelidir.

    Hayatın sırrı meselesi bir metafor elbette her durum ve konu için geçerli bir şeyler yazmak istedim.
    Bu çok sevilen bir arayış olduğundan onu konu edeyim dedim.

    Yanlış soruların doğru cevapları olmayacağı gibi yetişkin insan dediğimi sorduğu sorunun cevabını anlayacaksa soru sorandır.
    Elbette her konuda soru sorabiliriz, sorgulayabiliriz lakin sorduğumuz sorunun yanıtını idrak edecek bakınız idrak yazıyorum.
    İdrak yolu enfeksiyonu ciddi bir sıkıntıdır zira insanlar genelde aldıkları yanıtları kendi bilgisi ölçüsünde ve anlamak istediği şekilde anlamayı idrak etmek sanabiliyor.

    Ben hayatın sırrı yazdım bunu istediğiniz konu ve soruya uyarlayabilirsiniz.
    Bahsettiğim gibi ben, sen, siz, biz hepsi benim.
    Yani kendime yazıyorum.
    Bir sorgulama yaparken ya da sorarken ben bu sorduğum sorunun, sorgulamanın cevabını anlayabilecek durumda mıyım? diye sormam lazım.
    Acaba önce konu hakkında biraz kendimi geliştirsem ama ezber birkaç cümle ya da slogan değil gerçekten bilgi sahibi olsam öyle sorgulasam daha mı iyi olur?

    Bu durumun önemi şudur; bilgisiz ya da yeterli derecede bilgim olmadan soracağım soruların yanıtlarıyla ve sorgulamalarımın sonuçlarıyla yanlış hatta muhtemeldir ki sıyıtlmamın zor olacağı kabullerim oluşacak. Körü körüne savunmam gereken yanlışlarım vicdan azabı gibi ensemde benimle birlikte yük gibi gezecek. Halbuki biraz kendimi geliştirmiş olsam öncesinde tam aksi bir durum yaşayacaktım. Kaybettiğim ne büyük bir şey.

    Sevgiler.
    Sevgiler kısmına kadar okuyanlara selam olsun.
    Bunların hepsi bencedir ve sadece beni bağlar hayatın sırlarından biriside budur.
    Her insan bu hayatın sırrıdır. Kendini okumaya başladığında o sırlara vakıf olmaya başlayabilirsin.
    Yazdıklarını okurken şunu hissettim.
    Aslında kendinle yaptığın bu konuşma, çoğumuzun hiç cesaret edip kendine sormadığı soruları barındırıyor..

    “Bilgisizce soracağım sorular, beni yanlış kabullere mahkum edebilir” tespitin özellikle çok yerinde.
    İnsan bazen bir cevabı gerçekten anlamaya değil, sadece onaylanmaya çalıştığını fark etmiyor bile.

    “Her insan bu hayatın sırrıdır, kendini okumaya başladığında o sırlara vakıf olmaya başlayabilirsin” Cümleni kenara not ettim.
    Bence bu cümle kendi başına bir manifesto.
    Eline, zihnine sağlık. Bu yazı belli ki boşluktan değil, bir birikim ve iç hesaplaşmadan doğmuş.
  • 17-11-2025, 04:49:44
    #12
    veabiz adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Yazdıklarını okurken şunu hissettim.
    Aslında kendinle yaptığın bu konuşma, çoğumuzun hiç cesaret edip kendine sormadığı soruları barındırıyor..

    “Bilgisizce soracağım sorular, beni yanlış kabullere mahkum edebilir” tespitin özellikle çok yerinde.
    İnsan bazen bir cevabı gerçekten anlamaya değil, sadece onaylanmaya çalıştığını fark etmiyor bile.

    “Her insan bu hayatın sırrıdır, kendini okumaya başladığında o sırlara vakıf olmaya başlayabilirsin” Cümleni kenara not ettim.
    Bence bu cümle kendi başına bir manifesto.
    Eline, zihnine sağlık. Bu yazı belli ki boşluktan değil, bir birikim ve iç hesaplaşmadan doğmuş.
    Selam olsun,

    Güzel sözleriniz için teşekkür ederim ama bundan daha çok tanıştığımız için daha memnun oldum.
    Bu konuları açma nedenim kimin hangi cümlelere, anlatıma takıldığını merak etmektir.
    Malum insanların dert ettikleri, takıldıkları ya da altını çizdiği cümleler onları yazandan çok okuyup yazılandan daha derinini kavrayan insanların meziyetidir.
    Sizler gibi insanlarla hem selamlaşmak hem tanışmak benim için büyük bir keyif.
    Eksik olmayın.
  • 17-11-2025, 04:52:56
    #13
    Ve asıl trajikomik olan şu! Bu metnin anlattığı idrak eksikliğini; video ile cevap yazarak dalga geçen tayfa birebir temsil ediyor.

    Üç cümlenin ötesine geçemeyen zihin için böyle bir sorgulama elbette “boş” görünecek.

    Herkes idraki kadar anlar, gerisi alay kılıfına sarılmış cahil özgüveni.
  • 17-11-2025, 04:58:06
    #14
    Üyeliği durduruldu
    veabiz adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ve asıl trajikomik olan şu! Bu metnin anlattığı idrak eksikliğini; video ile cevap yazarak dalga geçen tayfa birebir temsil ediyor.

    Üç cümlenin ötesine geçemeyen zihin için böyle bir sorgulama elbette “boş” görünecek.

    Herkes idraki kadar anlar, gerisi alay kılıfına sarılmış cahil özgüveni.
    Düşüncelerine saygı duyuyorum. Aslında ben insanların ne diyeceğine çok takılan biri değilim, özellikle de böyle konularda.
    Ama bazen mesele sadece mesaj,video değil gerçekten bir farkındalık oluşturmak istiyorum.
    O yüzden farklı bakış açılarını da görmek, tartışmak hoşuma gidiyor.



    Herkesin yaklaşımı farklı tabii…
    tiye alan da olur, takdir edip beğenen de.


    https://youtu.be/peYSZMmMEbU?si=KPx4F0tWstfGjmLq
  • 17-11-2025, 05:01:16
    #15
    serterefendi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Selam olsun,

    Güzel sözleriniz için teşekkür ederim ama bundan daha çok tanıştığımız için daha memnun oldum.
    Bu konuları açma nedenim kimin hangi cümlelere, anlatıma takıldığını merak etmektir.
    Malum insanların dert ettikleri, takıldıkları ya da altını çizdiği cümleler onları yazandan çok okuyup yazılandan daha derinini kavrayan insanların meziyetidir.
    Sizler gibi insanlarla hem selamlaşmak hem tanışmak benim için büyük bir keyif.
    Eksik olmayın.
    Selamlar güzel İnsan'a

    Asıl ben teşekkür ederim, hem nezaketin hem de böyle bir metni paylaşıp tartışmaya açtığın için.

    Yazdıklarını okurken beni en çok etkileyen şey, cümlelerin arkasındaki samimiyet ve kendini okuma çaban oldu. “Kim hangi cümleye takılacak?” diye merak eden biri zaten yüzeyin ötesiyle ilgileniyordur.

    Altını çizdiğim cümleler kadar satır aralarında kalanlar da fazlasıyla kıymetliydi. Böyle paylaşımlar bu ortamı gerçekten anlamlı ve kaliteli kılıyor.

    Tanışmış olmamıza ben de çok memnun oluyorum, başka başlıklarda da yolumuzun kesişmesini diliyorum.

    Eksik olma, kalemine sağlık. 🙏
  • 17-11-2025, 07:32:21
    #16
    Üyeliği durduruldu
    Sen/ben diye bir şey yok. O var. Bizler de aynayız.

    İnsan iddia ettiği benliğinden kurtulur ise huzura erer.

    Bu sebeple derler, insan ancak kendine eder. İyiliği de, kötülüğü de.
    Başkasına yaptım sanır, halbuki kendine yapmıştır.

    Cümle kainat bir ayna gibidir.

    "Nefsini bilen Rabbini bilir."

    Alıntı
    Cenâb-ı Hak Nûr Sûresinin 35. âyetinde; “Ben yerlerin ve göklerin nûruyum” buyuruyor.
    Alıntı
    “Allah Teala buyuruyor ki: Âdemoğlu dehre (zamana) söverek bana eziyet verir. Halbuki ben dehrim. Her şey benim elimdedir. Geceyi, gündüzü ben idare ederim.” (Buharî, Tefsir 45)
    https://www.nurnet.org/kainat-bir-aynadir/
    mesnevi, risale-i nur okumak lazım aslında sırlar kitabı

    günümüz türkçesine çevirilmiş olanlar daha anlaşılabilir oluyor eskisini anlamak çok zor. henüz okumadım Allah nasip ederse aklımda var
    forumdan bir arkadaş vardı sesli olarak dinleyenler de var sanırım muhakkak daha kolay oluyordur

    @serterefendi; bir müslümana henüz mecnun (deli) denmedi ise o insanın imanı kamil olmamış derler,
    peygamberlerimizin hayatlarına bakarsanız bütün çevrelerinden (kavimlerinden) çoğunlukla hakaret, inkar ve (haşa) "delirmiş" sözü işitmişler.

    bu yola akılla girilir sonra akıldan çıkılır demişler

    Alıntı
    “Allah’ı öyle çok zikredin ki, ta -insanlar- size mecnun / deli desinler.”(Ahmed b. Hanbel, 3/68; Hâkim, 1/499; Mecmau’z-Zevaid, 10/16)
    https://sorularlaislamiyet.com/bir-k...is-var-midir-0

    yeter ki haddi aşmayalım, Allah çok bağışlayıcıdır. Hidayet dileyelim.

    Alıntı
    Şuara suresi 79. ayet
    "O'dur beni yediren ve içiren"

    Âl-i İmrân Suresi 36. ayet
    Onu doğurunca dedi ki: “Rabbim! Onu kız doğurdum. -Oysa Allah onun ne doğurduğunu daha iyi bilmektedir- erkek de kız gibi değildir. Ben onun adını Meryem koydum, işte ben onu ve soyunu kovulmuş şeytana karşı senin korumana bırakıyorum.”

    Âl-i İmrân Suresi 37. ayet
    Bunun üzerine rabbi ona hüsnükabul gösterdi ve onu güzel bir şekilde yetiştirdi. Zekeriyyâ’yı da onun bakımı ile görevlendirdi. Zekeriyyâ onun bulunduğu yere, mâbeddeki odaya her girdiğinde yanında (yeni) bir rızık bulur ve “Ey Meryem! Bu sana nereden?” diye sorar, o da “Allah tarafından” cevabını verirdi. Kuşkusuz Allah dilediğine sayısız rızık verir.

    Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyuruyor:
    "Beni Rabbim terbiye etti ve terbiyemi güzel yaptı."


    Bu fakiri de unutmayın duanızda Selametle.