• 17-10-2025, 08:20:15
    #46
    firatcelikdev adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Merhabalar,
    Günümüz hastalığı olan DEHB'den dolayı artık daha çok zorluk çekiyorum ancak hastaneye gitmek, devlet hastanesinde bir psikiyatriye bir şeyler paylaşmak istemiyorum.
    Açıkcası pekte işe yarayacağını düşünmüyorum. Daha önce DEHB tedavisi aldıysanız ne önerirsiniz?
    Tahsisi kim koydu ?

    DEHB benzeri bir sürü sorun var aynı belirtileri gösteren Vitamin eksikliği bile benzer etki yapar. Bu forumlarda veya sosyal medyada çözüm aranacak bir konu değil
  • 20-10-2025, 22:24:53
    #47
    Durum güncellemesi;
    Hapları çöpe fırlattım bile. 2 gündür yan etkilerinden perişan oldum birdaha Allah korusun kulağıma küpe oldu.
  • 18-11-2025, 20:51:21
    #48
    Platin üye
    emirgraph adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Durum güncellemesi;
    Hapları çöpe fırlattım bile. 2 gündür yan etkilerinden perişan oldum birdaha Allah korusun kulağıma küpe oldu.
    DEHB için neden depresyon ilacı kullandınız ki
  • 18-11-2025, 21:47:10
    #49
    Bütün hayatı dehb ve otizm arasında sıkışmış, 90'lar da teşhis ve tedaviler bugün olduğu gibi olmamasına rağmen Çapa Tıp Fakültesinde bu şekilde teşhis konulmuş ve rapor düzenlenmiş bir insan olarak yine de ailemin desteği ile dehb ilaçlarını kullanmamak için 34-35 yaşına kadar savaştım ama sonunda pes ettim.
    Özellikle son bi kaç senedir çok bilinen devlete ait bir eğitim - araştırma hastanesindeki psikiyatri doktorları tarafından verilerin c.ncerta ve r.talin'i aynı anda yasal sınırların en üst dozunda kullanan birisi olarak, bu konuda bi kaç şey söyleyebilirim.
    Bu sıkıntıların temelinde gerçekten beyin kimyasındaki farklılıklar var, dopamin'in gerçekten olmadığı bir dünya söz konusu.
    Bu hastalık insanı düzenli olmayı beceremezken düzensizliğe de dayanamaz hale getiriyor.
    Dürtüsellikle yapılan hareketler ve alınan kararlar, organizasyon yetisini kaybetme, zaman algısının olmaması, süreklilik içeren hiç bir şeyi yapamama ama en ufak bir değişimden negatif etkilenip kilitlenme, okb, mizofoni, öfke kontrol bozuklukları gibi çıktılara sebep olan bir hastalık.
    Acayip derecede verimli işler yapabilirken hayatta hiç bir yere gelememe ya da okulda ve derslerde başarı gösterirken hiç bir sınavda başarı gösterememe, standart basit bir üniversiteye bile girememe fakat üniversitede olanlardan daha fazla mesleki bilgiler edinme gibi tüm tezatlıkları yaşatıyor insana.
    Gerçek manada bu hastalıktan müzdarip insanlar ciddi bir süre bunun farkına varamıyorlar veya yıllarca çok kötü savaşlar veriyorlar.
    Etraflarındaki insanlar tarafından acayiplikleri yargılanıyor, karakterleri yargılanıyor, dengesizlikle suçlanıyorlar, partner ilişkilerinde uzun ve sağlıklı süreçler kurmaları çok zor oluyor, çevre tarafından sürekli söylenen "aslında çok akıllı istese yapardı" şeklindeki eleştiriler bir süre sonra kendi kendinizi suçlamanıza, özgüven eksikliğine ve bu pis psikoloji ile senelerce kıvranmanıza neden oluyor.
    Ben 34-35 yaşından sonra bi kaç senedir bu ilaçları kullanmaya başladım ve gerçekten bir aydınlanma yaşadım, resmen hayatım değişti.
    Yani bu ilaçları halen dediğim gibi devletin tanıdığı yasal sınırın en üstünde kullanıyorum ve hiç söylendiği gibi ölü gibi gezmiyorum; tam tersi daha canlı ve motiveyim ama dengeli bir şekilde.
    Örnek olarak; trafikte ki yoğunluğa dayanamayan ve sürekli makas atarak araba kullanan bir insandım artık net olarak değilim, sürekli daldan dala zıplayarak iş yapardım artık elimdeki işleri toparlıyorum ki bu da aslında basit gibi görünen ama benim için büyük başarılar getiriyor. Yemek yeme disiplini sağlayabildim. Dürtüsel yaptığım hareketler azaldı. Mizofoni durumunu %100 düzeltmiyor ama %50 fayda sağlıyor ki bu da sırf nefes alıyor diye insanlara saldırmamın önüne geçiyor. Her akşam eve birisine saldırmış vaziyette dönmüyorum.
    Bu sıkıntıları dibine kadar yaşadığım tecrübelerime dayanarak bu sıkıntıların diyet ile çözülebileceğini sanmıyorum, o kadar çok şey denedim ki yıllar içerisinde, emin olun hiç birisi bu ilaçlar kadar iyi gelmedi; dopamin eksikliği ve dopamin arayışını hiç bir diyet, spor, sanat ile gideremiyorsunuz. Evet, insanın bağırsakları kesinlikle ikinci beynidir ve hatta moral, motivasyon konusunda kesinlikle etkilidir ama dopamin beyinde üretilen bir hormon ve yoksa yoktur. Ya uzunca seneler bununla yaşamayı öğrenmek için terapi göreceksiniz, ki arkanızdan herkes farklı şeyler söyleyecek ya da bu ilaçları kullanacaksınız.
    Bu arada naçizane tavsiyem sadece bir doktordan teşhis almayın, bi kaç doktora görünün çünkü bu aralar herkes kendisinde dehb olduğunu sanıyor ve semptomları taklit edebiliyorlar; semptomlarınızın hikayeniz ile uyumlu olması ve genetik olarak desteklenmesi gerekiyor, bu konuda dikkatli olmanızı tavsiye ederim.
    Bu ilaçları doğru bir şekilde kullanmadığınızda anksiyete ile vereceğiniz savaş canınızı yakabilir.