• 11-09-2025, 02:57:04
    #10
    Kurumsal PLUS
    Crom459 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Kardeş sen daha baştan bu kadar dertlendiysen işi sonrasını hiç düşünemiyorum bile. Bu evlilik olursa senin başın daha çok ağrır bence,
    Üstad nişanlım bunlar gibi olsa zaten değil 200 bin 2 milyon gitsin hayatımı çöp etmem
    Nişanlıma güvendiğim için idare ediyorum
  • 11-09-2025, 02:59:57
    #11
    Kızın ailesinden uzaklaşması lazım aile biraz toksik gibi. Evlenirsen bu sorunlar devam eder ve belki bosanmak durumunda kalabilirsin.

    Sonuç olarak kızın gözünün çok açılmaması güzel sözünü geçirirsin ailesiyle de arasına biraz mesafe koyarsan sorun kalmaz diye düşünüyorum.
  • 11-09-2025, 02:59:58
    #12
    Kurumsal PLUS
    neto adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam acelen nedir 20 yaşında evlenmeye kalkıyorsun. Bir de sorunlu bir aileye denk gelmişsin Allah yardımcın olsun. Açık konuşayım nişanlınla konuş, evlendikten sonra bu kapı kapanınca herkes dışarıda kalır ve olan biten bu evde kalır diye uyar. Artık kendi yuvasını kuruyor, onun ailesi de senin ailende ikiniz olacaksınız. Yeri gelecek kendi anne babanızın önüne geçecek. Eğer bunları kabul edip önceliği sen olacaksan korkma idare et derim. Ama evlendikten sonra da anne babasının, kardeşinin ağzına bakacaksa çokta hayırlı bir evlilik görmüyorum şahsen.
    Hocam, ben reel hayatta esnaflık yapıyorum, buradan da geçimimi sağlıyorum. Yaş 20’ye bastı. Hazır elde para varken, bu evlilik işini aradan çıkarayım, haram akla gelmesin, uzak durayım diye erken evlenme kararı aldım.

    Nişanlıma da düşüncemi belirttim, kendisi de kabul etti. O yüzden sağlıklı bir evlilik düşünüyorum. Ama daha 4 ayda saçımda beyaz teller çıktı.
  • 11-09-2025, 03:00:09
    #13
    Allah sana sabır versin birisiyle evlenince o kişinin ailesiylede evleniyorsun anlattıklarına bakılırsa kızının sağlığından bi haber kişilerin kızını almasan iyi olur. Sen evlendikten sonra sürekli eşini doldurup kuracaklar ilmek ilmek örücekler allah sana sabır versin yol yakınken dönme imkanın varsa dön. Nisanlin ailesini bırakamıyorsa sen onu bırakacaksın yarın öbürgün benim kızım boyle değerliydi söyle değerliydi sana verdikde cicegimiz soldu derler psikolojiniz bozulur. Allah yardımcın olsun
  • 11-09-2025, 03:01:35
    #14
    Kurumsal PLUS
    ademakcan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Geçmiş olsun, ya kızı kopar sıyır, ya bırak. Farklı seçeneğin yok gibi görünüyor.
    Allah razı olsun hocam. Koparma niyetindeyim, hakkımızda hayırlısı.
  • 11-09-2025, 03:01:46
    #15
    Okurken içim daraldı ve sakinliginize hayran kaldım gerçekten benim diyen insan bu sakinlik ve olgunlukta davranamaz bana göre eğer nisanliniza guveniyor ve seviyorsanız bence yaş faktörü hiç önemli değil ama nisanlinizin yani ilerde belkide aileniz olucak kişileri asla kötülemek değil niyetim yalnis anlamayın ama gerçekten nişanliniz onlar gibi değilse onların içinden çekip kurtarın ve mümkünse her aradıklarında eniştem doğum yaptı gibi bahanelerle kendinizden ve akıl sağlığı için evinizden uzak tutmanizi öneririm umarım sizde nişanlinizla bu tür zorluklara rağmen iyi bı hayat kurar mutlu olursunuz iyi akşamlar 😊
  • 11-09-2025, 03:02:18
    #16
    Selam olsun,

    Sizin evlilik anlayışınız buysa sizin için bekarlık sultanlıktır.
    Size göre benim evlilik anlayışım hatalı olabilir ona laf etmem ama konuyu açan siz olduğunuzdan siz değil ben yazıyorum

    Evlilik bu şekilde diplomasi sonucu elde edilen ya da imkan, şart, para harcama ile kurulmaz.
    Kim hatalı derseniz siz dahil herkes hatalı.
    Siz evlilikten çok ailelerin gönlü olsun, benimde bir evlilik görevim vardı onu tamamlayıp exp kazanayım gibi olmuş.

    Elbette bunlar benim düşüncelerim, hepimizin düşünceleri farklıdır ve isteyen istediği şekilde evlenir, evlenmez ben onu sorgulamıyorum.
    Kendi penceremden gördüğümü yazıyorum.
  • 11-09-2025, 03:02:38
    #17
    Togu Media adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Herkese hayırlı geceler değerli R10 ailesi,

    4 aydır nişanlıyım. Eş adayımla görücü usulü tanıştık.
    Ailelerimiz birbirini kısmen tanıyordu diye odaya girip konuşmadık.
    (Oda mevzusunu bilmeyenler için söyleyeyim: Görücü usulünde erkek ve kız bir odaya girer, bütün şartlarını konuşurlar, birbirlerini onaylarlarsa büyükler kalanı halleder.)

    Ben hiçbir şeyimi anlatamadım ona, o da bana anlatmadı. Körü körüne girdik. Kendisiyle nişanda tanıştım, söz günü birbirimizin yüzüne bile bakmadık.
    Nişandan sonra haftada bir ailesinin evine gitmeye başladım, nişanlımla konuşmak için. Birbirimizi anlamamız, evliliğin çocuk oyuncağı olmadığını, kararlarımıza saygı duyup duymayacağımızı ve birçok şeyi konuşmak istedim.

    İlk 1 ay ailesiyle herhangi bir problem yaşamadım. Ailesi bana geleneklerini saydıklarında çok sevindim, beni zorlayacak ve hazır olmadığım bir gelenek sunmayacaklarını düşündüm konuşmalarından.

    Ama işin aslı öyle olmadı…

    Nişanlımın 15 yaşındaki kız kardeşi, ablası evleniyor diye evliliği marifet sanıyor, cahilce davranıyor ve ablasını kıskanıyor. “İnsan ablasını kıskanır mı?” diye düşündüm. Çok saçma geldi ama meğer böyle bir şey varmış.
    Bu kız kardeşi bana köstek olmaktan başka hiçbir şey yapmıyor. Örneğin resim çekerken, 30 metrekare odada 5 kişi fotoğrafa girmişiz. Telefon, 5. kişinin yarısını göstermiş. O da “Fotoğrafa girebilir miyim?” dedi. Ben de gülerek “Sen girsen gözükmezsin.” dedim. Ne olmuş? Buna kızmış!

    Bir de aile içi meselelere karıştım. Nişanlımın kız kardeşi, ablasının gözünü morartmış. Ben de “İnsan düşmanını böyle vurmaz, bu nedir böyle?” dedim. Ablasına söyledim. Aile de bana “Normaldir.” dedi. Ben de, “Biz de zamanında dayak yedik ama kimse bizi öldüresiye vurmadı, bu resmen ölüme teşebbüs.” dedim.

    Velhasıl, ilk iki ayımız böyle geçti.

    Hafta sonu olacak, ailesini aradım. “Müsaitseniz geleyim bir çay içeyim.” dedim. “Müsait değiliz.” dediler. “Tamam, problem yok.” dedim. 4 gün sonra tekrar aradım, yine “Müsait değiliz.” dediler. “O zaman siz müsait olunca beni arayın.” dedim. “Tamam.” dediler. Ama 2 ay boyunca aramadılar. Ben de evlerine gitmedim.

    Sonrasında kalktık nişanlıma düğün öncesi alınacak elbiselerin bir kısmını aldık, telaş olmasın diye. Nişanlım kendi beğendiği elbiseyi ve yüzüğü aldı.
    Annesi beğenmedi: “Nedir böyle pis şeyler almışsın?” dedi.
    Pis dediği: 50 bin liraya yüzük, 2.500 liraya elbise, 2.000 liraya saat!

    Sonra nişanlımın annesi, benim annemi aradı:
    “Abla, sen böyle pis şeyler almazsın. Bunlar ne böyle?” dedi.
    Annem de “Kızınız almış, ben hiçbir şeye karışmadım.” dedi.

    Ama kadın laf yapmaya devam etti. Annem, “O zaman elbiseleri getirin.” dedi. Kadın da “Tamam.” deyip yüzük, saat ve elbiseleri geri gönderdi.
    Kalktılar 2.500 TL’lik elbise yerine 8.000 TL’lik aldılar. 50.000 TL’lik yüzük yerine 70.000 TL’lik aldılar. Saati de değiştirelim dediler, kuyumcu kızdı, vazgeçtiler.

    Nişanlımın annesi yatalak, babası ise hamallık yapıyor. Ben bunlara acıdım. Normalde yapılması gereken altın nişan yüzüğünü “Biz yapmıyoruz, eski damadımıza gümüş yaptık, sana da gümüş yaparız.” dediler. Ben de “Yapmayın, kendim yaparım. Size yük olmasın, siz kızınıza bir şey alın.” dedim.

    Sonra da “Damatlık bize ait değil, biz eski damada da yapmadık.” dediler. Halbuki geleneklere göre hareket ettiklerini söylüyorlar ama kendi işlerine gelince…

    Ben kızdım ama yine sineye çektim.

    Bir gün nişanlımla konuşuyorum, bana “Yere düştüm, belim çok ağrıyor.” dedi. Ailesi 10 dakika mesafedeki devlet hastanesine götürmek yerine sağlık ocağına götürmüş, merhem yazdırmışlar.
    Ben de “Bir şey olmaz, ilaç kullanırsan geçer.” dedim.
    İki gün geçti, nişanlım durumu kötüleşti, yürüyemez hale geldi.

    Endişelendim, evinin önüne gittim. Kız doğru düzgün yürüyemiyordu. Hastaneye götürdüm. Babasına ulaşamadım, annesine ve ablasını aramadım onlara kızgın olduğum için. Bacanağımı aradım, “Hanımına söyle, kız benimle. Röntgen çekeceğiz, ciddi bir şey olmasın.” dedim.

    Sonra kıyamet koptu! “Nasıl kızımızı götürürsün!” diye.
    Ben de “Siz götürseydiniz, ben götürmezdim.” dedim.
    Nişanlımın annesi iki kere aradı, açmadım. Açarsam küfür edeceğini biliyorum. Babasıyla görüştüm, ablası bana hakaret etti, cevabını verdim.
    Babadan özür diledim: “Habersiz götürdüm ama aradan iki gün geçtiğini, sıcak diye hastaneye götürmek istemediğinizi biliyorum.” dedim.

    Sonrasında ailemi aradım, bunları arasınlar taşkınlık çıkarmasınlar diye.

    Nişanlımın annesi ile ablası, kıza yüzüğü atması için baskı yapmış. Nişanlım ise atmamış, onları dinlememiş.

    İki hafta sonra ortalığı düzeltmek için evlerine gittim. Dondurma, kola falan aldım. Ama annesi saydırmaya başladı, ablası saydırmaya başladı. “Sen yanlış yaptın.” falan dediler. Sesimi çıkarmadım, ortalığı düzeltmek için sineye çektim.
    “Yok efendim, başkası olsa nişanı attırırdım, ailenin hatırı var.” diyerek beni keklemeye çalıştılar.

    Nişanlımın kız kardeşi birden alevlendi:
    “Sen bizim ailemizin huzurunu bozuyorsun! Annemi ve ablamı ağlatmaya hakkın yok! Ben buna müsaade etmeyeceğim!” diyerek bana racon kesti. Oradan kalktım. Kızın annesi sesini çıkarmadı.
    Ben de “Kızına iki çift laf et.” dedim. Oturdum.
    Bir dakika geçmedi, cahil kardeşi yine başladı. Annesiyle ablası sesini etmedi. Çok sinirlendim, kalktım. Nişanlım yanıma geldi, dışarıda özür diledi.

    Nişanlımın hatırı için sesimi çıkarmadım.

    Sonra gelinlik seçmeye gittik. 4 tane gelinlikçi gezdik. Nişanlımın annesi görüntülü aradı. Bembeyaz gelinlik gösteriyoruz, “Yok bu gri, olmaz. Şatafatlı bir şey istiyorum.” diyor.
    Ben de ablasına kızdım: “Annenizi aşağı indirin, gelsin kendisi beğensin.” dedim. Zorlarına gitti herhalde.

    Nişanlımın küçük kardeşi, arabanın kapısını açarken duvara sürttü. Ben de “Kapıyı yavaş aç.” dedim. Gitmiş annesine, “Damat bana karışıyor, ben ses etmiyorum.” demiş.

    Annesi benim annemi arıyor:
    “Benim kızım terstir, haberiniz olsun. Oğluna çeki düzen ver.” diyor.

    Çok sinirlendim. 27.000 TL’ye gelinlik ve kınalık almışız, kalkmış “Siz ucuz almışsınız.” diyor.

    Şimdi benim anlamadığım: Bu kadının amacı nişanı bozmak mı, yoksa bir şeyler koparmak mı?

    Benim yaşım 20. Nişanlıma en iyi semtte, şahsıma ait, kirasız bir ev, en iyi eşyalarla dolu bir yuva ve neşeli, eğlenceli bir hayat sunuyorum. Kendimi övmek için söylemiyorum ama elimdeki imkânların çeyreği kayınbabamda yok.

    Bunları düşünmüyor mu?
    “Bu adam kızımıza en güzel şekilde bakacak, onu en iyi semtte oturtacak, her zaman sevecek.” demiyorlar mı?

    Onlar bunu düşünmüyor, kalkıp benim üstüme oynuyorlar. Sabrımı sınıyorlar.
    Gören der ki, sanki kralın kızını istemişim de zar zor, rica minnetle vermişler!

    Belki diyeceksiniz, “Niye nişanı atmıyorsun?”
    Ama nişanlım beni seviyor. Sözümden çıkmayacağına dair bana söz veriyor. Benim için ailesini karşısına alıyor.
    Yaklaşık 200 bin liraya yakın sadece çöp olmuş para var ortada. Buna da yazığım geliyor.

    Velhasıl durum bu.
    Bekârlık bana göre sultanlıktı.
    Evlilik insanı olgunlaştırır, fakat böyle paragöz insanları görünce insan kendi insanlığından utanıyor. “Bunlarla nasıl aynı ırktayım?” diye düşünüyorum.
    Hocam whatsapp varsa profilimden yaz sana birşey anlatmak istiyorum
  • 11-09-2025, 03:03:09
    #18
    Hocam göz mevzuna kadar gördüm hemen uzaklaş kaç kaç kaç.