• 10-09-2009, 20:45:28
    #1
    Üyeliği durduruldu
    ------------------


    İlk ne zaman başladığını net olarak hatırlayamıyordu, ama bildiği birşey vardı; uzun süredir üstünden gitmeyen bir belayla baş etmesi gerekiyordu.

    Her akşam yatağına yatıp, uykuya daldığı zaman gördüğü kabusların ardından ya da, yalın bir şekilde üstüne çullanıyorlardı.

    Mücadele edebilmek gerçekten zordu.

    Ne ettiği dualar, ne de yaptığı meditasyonlar işe yaramıştı.

    Sürekli devam ediyordu karabasanlar...

    Kara bir gölge gibi üstüne çullanıp, onu nefessiz, hareketsiz bırakıyorlardı.

    Geceleri uyumak artık işkenceden farksızdı.

    Hatta bir ara gece uykularından vazgeçip, gündüzleri uyumaya çalışmış ama gerek çevre şartları, gerekse kendi alışkanlıkları buna engel olmuştu.

    Çocukluk, ergenlik dönemi, okul bitimi...derken yıllar akıp geçti.

    Adeta şiddetli bir hortum gibi, tüm hayatını içine çekip, mahvediyordu.Geriye yalnızca yıkıntıları bırakıyordu ve o yıkıntıların geri dönüşü yoktu artık.

    Ve askerlik hayatı da buna dahil oldu.

    Zaten bizim hikayemiz de buraya odaklı.

    Kahramanımız soğuk bir kasım gecesinde, koğuşun karanlığına uyandı sessizce.

    Kalbinde buz gibi bir korku...

    Neden bu denli korkmuştu ki?

    Herhangi bir kabus hatırlayamıyordu...

    Sadece yoğun bir karabasandan çıkmıştı yine...

    Üşüdüğünü hissetti, aynı zamanda tuvalete gitmesi gerekiyordu.

    Ranzanın sol tarafından kalktı, kapıya doğru gitti, aydınlık koridora çıktı.

    Gözlerini pek açamıyordu, herhalde gece yarısı olmalıydı.

    Saatine baktı...hiçbirşey gözükmüyordu.Rakamlar, akrep, yelkovan...hepsi de kaybolmuştu.

    Bu duruma aldırmadan, tuvaletlerin ve duşların bulunduğu bölüme ilerledi.

    Tepesindeki floresan giderken ona göz kırpıyordu.

    Tedirginliği hiç geçmemişti ve ilginç olan giderek artmasıydı.

    Tuvaletlerin olduğu tarafa girdi.

    Pisuvara çişini yaparken kendini çok garip hissetti.Sanki birileri onu sürekli gözetliyordu!..

    Başını hafifçe arkaya doğru çevirdi...kimsenin olmadığını gördü.

    İşini bitirip, hızlı adımlarla döndü ve karanlık koğuşa girdi.

    Yatağına tekrar uzandı ama huzursuzdu.

    Belki de üşüdüğü içindi...tabii ya! yorganı yoktu!...

    Uzandı yerden aldı, almasına ama içindeki ses konuşmaya başlamasaydı daha iyi olacaktı!

    ''Hiç kendini kandırmaya çalışma, eksiklik yorganın değil, eksik olan şey koğuşta!...

    Her nasılsa bunun doğru olduğunu biliyordu...

    Çok geçmeden sorunun ne olduğunu buldu...

    Koğuş gereğinden fazla sessizdi...

    Küçük bir horultu ya da kesik kesik bir mırıldanma, hatta nefes alıp verme dahi yoktu.

    İyiden iyiye korkusu artmıştı...

    Etrafına bakındı, karanlıkta görebildiği kadarıyla, hiç kimse kımıldayıp, en küçük bir hareket yapmıyordu.

    Bir anda kendini, bir hastanenin morgunda hayal etti...ölülerin içinde.

    Olamazdı böyle birşey!...imkansızdı!...gerşek üstüydü!...

    Cesaretini toplayıp, yatağından tekrar kalktı...

    Yatağın hafif gıcırtısı sessizliği böldü ama hepsi o kadar.

    Ah tabii, bir de kalbinin gümbürtüsünü duyuyordu...

    Yanında yatanları izledi, iteledi...tepki yoktu.

    Ve buz gibiydiler...

    Karşı tarafa gitti, bütün arkadaşlarını teker teker yokladı, fakat gece yarısı iştimasında bir tane bile sağ asker yoktu!...

    ''Yemek zehirlenmesi'' dedi mantğı.

    ''O zaman sen de ölürdün, aynı yemeği sen de yedin'' dedi içindeki diğer ses.

    ''Saçma!'' dedi kendi kendine.

    Ama gerçek ortadaydı...

    Birden bazı fısıltılar duymaya başladı...

    İlk başta çok düşük ama sonradan artmaya başlayan, uğursuz, ürkütücü ve anlamsız sözler...

    Bir yerde okumuştu, bu konuyla alakalı...neydi o yazı?...

    ''Ölüler aralarında konuşurlar'' dedi içindeki lanet ses.

    Öylece karanlıkta dona kalmış bir vaziyette giderek artan fısıltıları dinlerken, ani bir dehşetle irkildi...

    Ona dehşet veren şeyin ne olduğunu anlaması pek geç olmadı...

    Arkasında hızlı bir ışık gibi çakan birşey ve soğuk bir elin sırtına dokunması...

    O el üstüne yorganı örtüyordu...

    Koğuş nöbetçisiydi, ranzanın sol tarafından aldığı yorganı örtmekle meşguldü...

    Karanlıkta belli belirsiz gülümsüyordu ama insanın hoşuna gitmeyen bir gülümsemeydi.

    Etrafına bakındı ve herkesin mışıl mışıl uyuduğun gördü.

    Neyse ki bütün bunlar sadece rüyaydı...

    Öyle olduğuna tüm benliğiyle inanıp, uykuya daldı tekrar.

    Ertesi gün herşey güzeldi, ta ki bir önceki akşam nöbet tutan arkadışıyla tekrar karşılaşıncaya kadar.

    Arkadaşı, onu tuvalete giderken görmüştü...hatta koğuştan çıktıktan sonra saatine baktığını bile söyledi.

    Artık rüyanın ne kadarına inanıp, ne kadarına inanmayacağını kestiremedi.

    Yalnızca bildiği birşey vardı...

    O da yorucu hayatının ona kattığı tecrübelerin sonucu, karabasanların artacağını artık biliyordu...

    Ve arttı da!...

    ALINTIDIR.

    ------------------









    BURADAN SONRAKİLERİN BENİM YAZILARIM.

    Bu üst'ye yazanları çoğu doğru benim için geçerli, ama bir türlü bu olaydan kurtulamıyorum. Çoğu kişi sara hastalığı belirtisi, çoğu kişi ise sadece beyninin seni ele geçirip sana farklı şeyleri düşündürmesi ve rüyanda göstermesi, çoğu kişi sadece küçüklüğünde sana anlatılan cinler, periler, kırklar, karabasanlar, hikayelerinden oluşması,

    Siz siz olun ne büyüklerinize ne kardeşlerinize, nede bir başkasına bu tarz işlerden bahsetmeyin. ben henüz son 1 yıldır bu işi yaşıyorum ama kimseye açıklayamıyorum.

    Bazı zamanlar rüyalarımda sıkılıyorum, boğuluyorum, nefes alamıyorum, bildiğim duaları okuyorum bazı zamanlar faydası olmuyor ama bazı zamanlar bir keskin bıcak gibi kesip atıyor herşeyi ve uyanıyorum. Ya uyanamazsam? ozaman düşünmek bile istemiyorum.

    Aylardır uykusuzum gece yatamıyorum. Gündüzleri uyumak istiyorum bu seferde yine bir aksilikler hep birşeyler oluyor ve nedense istediğim uyku düzenini alamıyorum.

    Günde sadece bir kaç saat uyuyabiliyorum. Ondan fazlasını zaten istesemde uyuyamıyorum. Hep bu korkular. Hep birilerin yamımda olma varlığı, hep ışıkları açık bırakarak uyumak, en son 3 ay önce rüya görüyorum dedim, halinasyon görüyorum dedim.

    Ozamanlarda saat 12 gibi yattım gece, ve nedense uykuya dalar dalmaz bir rüya gördüm, çok aydınlık, köyümdeyim ve bilindik bir yer, biri birşeyler soruyor bana? Namazını kıldınmı? veya Namaz kılıyormusun diye, o anda bir karanlık çüktü, tamamen hertaraf karanlığı bürünmüş adeta bir fenerbahçe, galatasar maçındayız 20:00 saatleri gösteriyor maç kadıköy'de ve stad ağzına kadar tıklım tıklım ve okadar ışık varki ne gecesi sanki gündüz günaş aşmış adta o şekilde bir aydınlık var. dedimda bir anda heryer karanlık oldu ve sormaya başladım ne oldu biri ışıklarımı kapadı diye.


    Evdeyim ozamanlar sarıgazi'deki evimde bir tek abim var yanımda aynı odada yatıyoruz ben bir çekyatta o yanımdaki diğer cekyatta bir ses bir gürültü ve bir haykırış var bende.

    Avazım çıktığı kadar bağırıyorum ama nafile beni duyan kimse yok, Abim yanımda yatıyor ona bakıyorum görüyorum onu abi abi diye bağırıyorum neredeyse sesim kısılacak, gırtlağım çatlama derecesine gelmiş.

    Oysaki bağırmak değil kendi kendime bağırıyorum hissi var bende gözlerimi açtım sanmışım gözlerim kapalıymış, abimi görüp bağırdığımı zannettim meğersem abime bağırmamışsım.

    Ve işte o an gözlerimi açtım, etrafımda siyaf bir gölge sesim kısılmıi nefes alamıyorum. Birileri sanki beni boğarcasına, sanki birileri boğazıma ip bağlamış ve bouyormuş gibi, sanki birileri iki elini almış ve iki eli ile birlikte boğazımı sıkıştıyormuş gibi, ve onu gördüm evet gördüm ama korkutan kücük dilimi yuttum.

    Bu zamana kadar hiçbir şekilde inanmamıştım, ne anlatılanlara neden yaşanılanlara, ama inanmadığım başıma geldi karabasanmış meğersem, ama etrafımda hızlıca bir sağa bir sola dönüyordu neyse belirli bir müddet baktıktan sonra dua etmeye başladım ne yalan söylim 3 defa elhem okudum ve gitti.

    Şimdimi?
    Şimdi şu oluyor devamlı arada bir değil ayda 3-4-5 bazı zamanlar dajha çok yoğunlaşıyor, ve uykusuz kalıyorum sürekli uyuyamıyorum. bazı zaman sanki gerçekmiş gibi rüyada gözüm açık birşeyler yapmaya çalışıyorum ama yapamıyorum rüyadayım bana sanki burda r10 konu acıyorum gibi geliyorum ama konu açmıyorum örnek verdim sadece,

    Bunun gibi şeyler yaşıyorum işte benim yaşadığım bu artık şuan yazarken bile sanki birileri illa bunu yaz herkes okusun aleme ibret olsun inançlı olmayanlar, inançı olmayanlara ibret olsun diye zorla yazdırıyorlar sanki.

    Lütfen yanlış anlaşılmasın sadece yaşadağım bir olay.

    Not: kimse ***** işi ile uğraştığın içindir demesin. daha önçe ***** işi ile ilgilenmiyordum daha olmadı bile bu ***** işine gireli ama bu kabusler uzun zamandır var.
  • 10-09-2009, 21:11:16
    #2
    Üyeliği durduruldu
    Böyle şeylerden hep korkmuşumdur, umarım birdaha yaşamazsın senin için dua edeceğim.
  • 10-09-2009, 21:13:19
    #3
    Üyeliği durduruldu
    PcKoliq adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Böyle şeylerden hep korkmuşumdur, umarım birdaha yaşamazsın senin için dua edeceğim.
    Allah razı olsun.
  • 10-09-2009, 21:25:41
    #4
    Mercedes adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Allah razı olsun.
    Son 2 senedir ayrı rüyayı görüyorum. Farklı bir rüya gördüğüm yok. Her gördüğümdede bi uçurumdan aşağı düşüyorum ama bi sonu gelmiyor. Hele ki derin mevzular zamanında sanki karabasan geliyormuş gibi karşımda biri var onunla konuşuyorum hep bir tartışma içerisindeyim. Ve sonra nedense hıçkırık tutuyor ağlıyorum. Yalan olmasın galiba dedemin vefatından sonra başladı bu.
    Uyuyup aynı rüyayı görmekten korkuyorum, ama besmelesiz uyuma.
  • 10-09-2009, 21:33:51
    #5
    Reveloper
    banada oluyordu ne hikmetse şu mübarek ayda artık hiçbişeyden korkmuyorum
  • 10-09-2009, 21:37:39
    #6
    psikolojik yardım almayı deneyin
  • 10-09-2009, 21:39:02
    #7
    Nas ve Ayet-el Kürsi okumak bu durumlarda insanı çok ama çok rahatlatıyor.
  • 10-09-2009, 21:39:17
    #8
    Allah korusun inşallah birdaha görmezsin
  • 10-09-2009, 21:58:10
    #9
    Üyeliği durduruldu
    Yorumlarınız için teşekkürler arkadaşlar.

    zeynel cumartesigideceğim bir doktora görünmem gerekiyor muhakkak yinede aklımda kalan ve şüpelendiğim sara hastalığı olabiliyor diyorlar, gitmeden bişi öğrenemem 1 saat önce bir doktorla görüştüm internetten arayıp böyle böyle bir durum var nedir ne olabilir diye.

    Bana en kısa zamanda bir piskoloğa görünmeni tavsiye ederim ve ayrıca bunun nedenlerinden biri yalnız kalmak, yalnız yaşamaktır dedi.