Lise ikinci sınıf, kanımızın en deli aktığı, hormonların halay çektiği o efsanevi zamanlar... Her sabah okula gitmeden önce, yol üstündeki parkta bizim için artık bir ritüele dönüşmüş bir mola olurdu. Malum, manita faktörü. Parkta şöyle bir oturur, iki lafın belini kırardık. (Tabii "iki lafın belini kırmak" derken ne kastettiğimi anladınız siz. Lise, park, manita... Denklem ortada, her şeyi deşifre etmeye gerek yok!)
Okula da yeni bir fizik öğretmeni gelmişti, Rabia Hoca. Öyle cetvelle sıraya vuran tiplerden değil, tam kafa dengi, esprili bir kadındı. Herkes pek bir sevmişti. Ben de tabii o güne kadar.
Yine o klasik sabahlardan biri. Parktaki favori bankımıza oturmuş, tam en samimi anlarımızdan biri. Ben romantizmin doruklarındayken, bi an biri geçiyor diye reflekle kafayı çevirdim. Rabi hocam okula gidiyor. Nekatar görmezden gelmeye çalışsamda gözlerimi fln kaçırsamda yok 4K HD Ultra Canlı yayin kaçarı yok. Hocamızın evi de o bizim aşk yuvası parkın hemen yanındaymış.
O şokla okula nasıl gittiğimi, koridorlarda nasıl yürüdüğümü zerre hatırlamıyorum. Tek bildiğim bir şey vardı o gün fizik dersi var. Derse girdim en arka sıraya oturdum görünmez olmayı falan diliyorum. Rabia Hoca sınıfa girdi her zamanki rahatlığıyla masasına oturdu. Oyalandı biraz sonra şöyle birşey duydum : Evet gençler bugünkü konumuz sürtünme kuvveti.
Yok canım, tesadüftür demeye kalmadan Hadi Alicim tahtaya buyur bakalım. Sen bu sürtünme işlerinden iyi anlarsın şimdi, bize bir anlatıver dedi
O an yer yarılsa da içine girseydim nasıl kızardım, nasıl bozardım tarif edemem. Hayatımda hiçbir dersin o kadar uzun sürdüğünü hatırlamıyorum.
Hadi Herkeşşlerr Saçma/Komik Bir Hikayesini Anlatsın :D
10
●268
- 13-08-2025, 04:27:17İki ya da üç gün hiç uyumadığım bir gün, eski bir arkadaşımın yanına gittim. Bazen gördüğünü söylediği iki hayaleti yanında gördüm. İşin garibime giden bir tarafı da gördüğümü söylediğimde gözlerini kısarak yüzüme baktı. Hiç bir şaşkınlık ya da sevinç belirtisi göstermedi.