Bu konuyu gereğinden fazla kafanıza takıp hayatınızı zindan etmeyin. Üstteki arkadaşın dediği gibi, herkes kendini huzurlu hissettiği şekilde yaşamalı.
Önemli olan ateist ya da Müslüman olmak değil; insan olmak ve ahlak sahibi olmaktır.
Düşünelim: Allah’a inanmayan, “sevap” kavramını bile bilmeden sayısız iyilik yapmış; yüzlerce can kurtarmış, sokak hayvanlarını tedavi ettirmiş, kimsenin kalbini bile kırmamış, ibadet etmese de gerçek bir Müslüman gibi yaşamış bir insan var. Şimdi bu kişi, sadece inanç eksikliği nedeniyle sonsuz azaba mahkûm mu edilecek? Böyleyse, Allah’ın merhametli olduğu söylemi derin bir çelişkiyle karşı karşıyadır. Çünkü bu tutum, merhametin değil, acımasızlığın açık bir ifadesidir.
Tanrı varmı?...
140
●5.446
- 25-07-2025, 01:59:51O yaptıklarınızı Allah rızası için yaparsanız bir değeri olur. Aksi halde adresi olmayan mektup gibi bir hayat yaşarsınız.kalipsotr adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
- 25-07-2025, 02:09:00Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.Beni derinden etkilediniz. Teşekkür ederim.hazarardatuysuz adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
- 25-07-2025, 02:30:52Bir çocuğu açlıktan kurtarmak, bir canı ölümden çekip almak ya da bir sokak hayvanına yuva olmak; bunlar sadece "kimin için" yapıldığıyla mı değer kazanır? Eğer bir insan sadece ‘ödül’ ya da ‘ceza’ korkusuyla iyilik yapıyorsa, bu tam anlamıyla pazarlıkçılık, ticaret ve ahlaksızlıktır.myurtcu adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Bir başkasının farklı bir motivasyonla —örneğin sadece vicdani sorumlulukla— yaptığı iyiliği değersizleştirmek; hem empati yoksunluğu hem de kibir göstergesidir.
Son olarak önemli olan mektubun nereye gittiği değil, içinde ne yazdığıdır.
“Kim zerre kadar hayır işlerse onu görür.”
(Zilzal Suresi, 7. Ayet) - 25-07-2025, 02:37:18Sonun niye kötü bitecek olsun? Sen de çevrendeki milyonlarca organizmadan birisin. Vücudunda gezen bakteriden tut, denizdeki dev mavi balinaya kadar hepsi kendi evrimsel sürecinin gereksinimi ile ilerliyor.
Şu anki insanın(homo sapiens) 300 bin yıllık bir geçmişi var. Arkeolojik kazılarda ortaya çıkan sonuçlar bunlar. 4000 yıllık ibrahimi dinler üstünden değerlendirme yaparak kendini bir kısıtlamaya sokman sadece psikolojik bir davranış biçimi.
Beyni belli oranda gelişmiş her canlı psikolojik sorunlar yaşayabilir. Biz de milyonlarca galaksi kümesinin içindeki küçük bir gezegenin üstündeki varlıklar olarak kendimizi en gelişmiş canlılar olarak atfediyoruz.
Bir akıl oyunu örneği verecek olursam; bir karpuzun üstünde kolonileşip bilinçsel olarak evrimleşmiş bakterilerin düşünebileceği gibi bir durum.
Gördüğümüz, duyduğumuz, hissettiğimizden, ağzımızdan çıkan seslere kadar hepsi kendi tablomuzun bir parçası, canlı ve cansız ne olursak olalım, hepimizin yapı taşı aynı. 3 boyutun içinde birşeyler yapan atom parçaçıklarıyız.
O nedenle kafanı yoracak bir şey yok. Seni mutlu edecek uğraşlar bul, onlarla devam et.
Bu arada burası bir felsefe veya teoloji formu olmadığı için herkes dünyaya gelir gelmez kendine dayatılmış ve yıllar boyunca doğru kabul ettikleri geleneksel aile dini üzerinden yargılamalarda bulunacaktır.
"İnançlara saygı duymalıyız" sözüne belli bir inanca dayatma olmadığı sürece katılırım. İnsan kendini nasıl mutlu hissediyorsa öyle devam etmeli, sonuçta benim görüşüme göre fark edecek hiçbir şey yok.
Tavsiyem varoluşu tarafsız araştırdıkça ufkunun genişleyecek olmasıdır. - 25-07-2025, 02:49:09Hem Allah'ı acımasızlıkla itham ediyorsunuz, hem de bana Kuran'ı Kerim'den delil sunuyorsunuz. Siz müslüman mısınız önce buna cevap verin? Müslümansanız bu yazdıklarınız İslam'la bağdaşmaz.kalipsotr adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
- 25-07-2025, 03:03:19Allah’ı asla acımasızlıkla itham etmedim; aksine, ‘Allah’ın merhametli olduğu söylemi derin bir çelişkiyle karşı karşıyadır’ ifadesiyle, O’nun merhametinin büyüklüğünü düşündürmeye çalıştım.myurtcu adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Evet, ben de Müslümanım. Peygamberimiz dahi sahabelerine ‘Düşünün, tartışın’ diye nasihat etmiş; çünkü İslam, körü körüne inanmaktan ziyade, akıl ve kalbin rehberliğinde inanmayı öğütler. - 25-07-2025, 03:10:08Hayırlı Cumalar!

İslamiyetin bir mantık dini olduğunu düşünürsek şu durum biraz trajikomik.
hiçlik, varlığı doğuramaz.
hiçlikten bilinç doğmaz.
sebepsiz varlık, aklın reddidir.
yokluk ise varlığa sebep olamaz.
Diye bilir miyiz?
Mantıklı düşünürsek, yada mantık dininin yönergelerini kabul edersek!
Yokluk konuşamaz; varlık ise her an Allah’ı anlatır.
Tesadüfün dili yoktur, ama yaratılışın düzeni konuşur.
Varlık bir mucize değilse, mucizenin tanımı nedir?
Sen varsın. Düşünüyor, soruyor ve sorguluyorsun. Bu bile hiçliğin reddidir.
- - -
Sana saygım sonsuzdur! Kim neye inanıyorsa!
