• 28-06-2025, 05:24:41
    #1
    Üyeliği durduruldu
    PTT kargo ile posta geldi. Cumhuriyet başsavcılığı göndermiş. zarfın üstünde ihbar eden vs diye başlıyor. Okuyup anlayıncaya kadar aklım gitti.

    Ortada ihbar falan yok. Sadece görüş ve öneri göndermiştim.


    ***

    Ardahan icra dairesine borç sorgulaması yapmam ve ödemem gerekiyordu. Ancak mübarek devlet sırrı. ya kendim gideceğim ya da birine vekalet vereceğim o gidip soracak öğrenecek. Yıl olmuş 2025.

    Borcu öğrensen bile ödemesini online vs yapamıyorsun. Gidip bizzat ödemek gerekiyor.
    Yarın bir gün düşmanınız varsa ülkenin bir ucunda 1 tl borç çıkarsın, ondan sonra uğraş dur...


    ***

    Cimerde görüş ve öneri bildirmek için dedim ki, icra dairesine online borç sorgulaması yapılabilsin. ödemesini de online yapalım. IBAN diye bir şey var, havale diye birşey var.


    Benim cimer dönmüş dolaşmış adalet bakanlıpına gitmiş. Bana gelen yazıda SORUŞTURMA YAPILMASINA YER OLMADIĞINA vs yazıyor. Arkadaş konu ne zaman oraya geldi, ne alakası var?





  • 28-06-2025, 05:47:21
    #2
    Vatandaş 0 - Adalet 1
  • 28-06-2025, 05:59:18
    #3
    Üyeliği durduruldu
    ProxyLicense adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Vatandaş 0 - Adalet 1
    Eskiden devlet dairelerinde hastanelerde bir adet vardı. memur uğraşmak istemediği vatandaşı başka bir birime yönlendirir. Sonra adam oradan oraya oradan oraya gezerken aziz nesin hikayesi çıkar ortaya.
  • 28-06-2025, 06:35:11
    #4
    Maalesef devlet işleri çok çok yavaş ama gereksiz yere yavaş. E-devlet gibi bir sistem varken artık herşey internetten kolayca halledilebilecekken hala ilkel yöntemler ile ilerliyorlar. Saniyesinde mesaj karşı tarafa iletilebilecekken posta ile 2 haftada mesajlaşma yapılıyor. Sonra neden davalar birikti neden devlet işleri yavaş.
  • 28-06-2025, 07:32:34
    #5
    15 yıl önceki dava varmıs yeni sonuclanmıs müştekiyim blmiyorum aynı sekılde bende dedim bu ne haberim bile yok 15 yıl sürmüş dava teymiz vs vs beraat etmişler birde kart bilgilerimiz çalışmıs vs
  • 28-06-2025, 08:02:55
    #6
    Hocam internette biraz araştırırsanız çoğu cimer şikayeti farklı bakanlığa gittiğini görebilirsiniz. Son 10 yıldır Yazılı iletişimin yerine video iletişimi girdiği için çoğu kişi önüne düşen yazıyı 1 kere bile okuma zahmetine girmiyor.

    bknz bir başka örnek,


    Bulunduğum şehirdeki birçok kişi yıllardır uyumaya imkan sağlayan 30 desibel ses düzeyinin fazlasıyla üzerinde (60-100 DB civarında) yapılan ezan-sela hoparlör yayınlarından dolayı; rahatsız edilmeden uykuya dalma, ihtiyaç duyduğu süre boyunca rahatsız edilmeden uyuma, dinlenme, iş ve uğraşlarına yoğunlaşma gibi ihtiyaçlarını karşılamasının zorlaşması veya engellenmesi, uykusuzluk veya gerektiğinde dinlenememe sonucunda birçok fiziksel ve psikolojik rahatsızlık yaşamasına, yüksek sese maruz kalmaktan dolayı kulak ağrısı ve çınlaması, stres ve strese bağlı rahatsızlıklar, tansiyon problemleri vs. Yaşamasına veya bu rahatsızlıklarımızın daha da kötüleşmesine vb. Zararlar görmemize sebep olunması ile ilgili şikayetlerini yıllardır ilgili görevlilere veya kurumlara bildirmeye çalışıyor. Kendim de mağdur olan ve temel ihtiyaçlarını rahatsız edilmeden karşılayabilme hakkını arayamayacak durumda olan diğer [hastalar, yaşlılar, bebekler, çocuklar dahil] herkes adına bu şikayetlerimizi yaklaşık bir yıldır Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Din Hizmetleri, Din İşleri Yüksek Kurulu, Rehberlik ve Teftiş, Hukuk, İç Denetim gibi şubelerine; Konya İl ve İlçe Müftülüklerine ve yakınımızdaki çok sayıdaki camiden bazılarının görevlilerine; CİMER aracılığıyla ve e-postalarla CİMER, İletişim Başkanlığı, Adalet Bakanlığı, Çevre Bakanlığı, İç İşleri Bakanlığı gibi kurumlara bildirmeye çalışıyorum.
    Ayrıca durumdan sürekli rahatsızlık duyan ama çözüm getirilmeyeceğini bildiği için şikayetlerini bildirmeyen çok sayıda kişi olduğuna da şahit oluyoruz. Tüm bunlara rağmen (bunca kişinin rahatsızlık duyduğunun, zarar gördüğünün bilinmesine rağmen) halen şikayetlerimizin giderilmesi için hiçbir kişi veya kurumdan yardım göremiyoruz. Yardım görebilme umuduyla CİMER'e gönderdiğim başvurulardan sonuncusunda "başvurularımızın yıllardır bu rahatsızlık ve zararları görmemize neden oldukları ve/veya yaşatılan rahatsızlıklarla ilgili şikayetleri yıllardır gidermedikleri için kendilerinden şikayetçi olduğumuz kurumlara artık yönlendirilmemesi;mümkünse bu kurumların verilen rahatsızlıkları-zararları gidermelerini sağlayabilecek veya şikayetlerimizi kendi giderebilecek mercilere yönlendirilmesi" isteğimizi özellikle belirttiğim halde, başvurum yine aynı kuruma yönlendirildi. Özetle mağdur olan kişiler olarak halen çaresiz, çözümsüz bırakılmış durumdayız; üstelik kesin ve kalıcı bir çözüme kavuşarak sağlığımızı ve huzurumuzu koruyabilmek için nereye başvurmamız gerektiğini bile bilemiyoruz artık.

  • 28-06-2025, 10:24:08
    #7
    Bu doğru yere gitmiş. Yanlış olan nedir ki?

    Sakuragi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam internette biraz araştırırsanız çoğu cimer şikayeti farklı bakanlığa gittiğini görebilirsiniz. Son 10 yıldır Yazılı iletişimin yerine video iletişimi girdiği için çoğu kişi önüne düşen yazıyı 1 kere bile okuma zahmetine girmiyor.

    bknz bir başka örnek,


    Bulunduğum şehirdeki birçok kişi yıllardır uyumaya imkan sağlayan 30 desibel ses düzeyinin fazlasıyla üzerinde (60-100 DB civarında) yapılan ezan-sela hoparlör yayınlarından dolayı; rahatsız edilmeden uykuya dalma, ihtiyaç duyduğu süre boyunca rahatsız edilmeden uyuma, dinlenme, iş ve uğraşlarına yoğunlaşma gibi ihtiyaçlarını karşılamasının zorlaşması veya engellenmesi, uykusuzluk veya gerektiğinde dinlenememe sonucunda birçok fiziksel ve psikolojik rahatsızlık yaşamasına, yüksek sese maruz kalmaktan dolayı kulak ağrısı ve çınlaması, stres ve strese bağlı rahatsızlıklar, tansiyon problemleri vs. Yaşamasına veya bu rahatsızlıklarımızın daha da kötüleşmesine vb. Zararlar görmemize sebep olunması ile ilgili şikayetlerini yıllardır ilgili görevlilere veya kurumlara bildirmeye çalışıyor. Kendim de mağdur olan ve temel ihtiyaçlarını rahatsız edilmeden karşılayabilme hakkını arayamayacak durumda olan diğer [hastalar, yaşlılar, bebekler, çocuklar dahil] herkes adına bu şikayetlerimizi yaklaşık bir yıldır Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Din Hizmetleri, Din İşleri Yüksek Kurulu, Rehberlik ve Teftiş, Hukuk, İç Denetim gibi şubelerine; Konya İl ve İlçe Müftülüklerine ve yakınımızdaki çok sayıdaki camiden bazılarının görevlilerine; CİMER aracılığıyla ve e-postalarla CİMER, İletişim Başkanlığı, Adalet Bakanlığı, Çevre Bakanlığı, İç İşleri Bakanlığı gibi kurumlara bildirmeye çalışıyorum.
    Ayrıca durumdan sürekli rahatsızlık duyan ama çözüm getirilmeyeceğini bildiği için şikayetlerini bildirmeyen çok sayıda kişi olduğuna da şahit oluyoruz. Tüm bunlara rağmen (bunca kişinin rahatsızlık duyduğunun, zarar gördüğünün bilinmesine rağmen) halen şikayetlerimizin giderilmesi için hiçbir kişi veya kurumdan yardım göremiyoruz. Yardım görebilme umuduyla CİMER'e gönderdiğim başvurulardan sonuncusunda "başvurularımızın yıllardır bu rahatsızlık ve zararları görmemize neden oldukları ve/veya yaşatılan rahatsızlıklarla ilgili şikayetleri yıllardır gidermedikleri için kendilerinden şikayetçi olduğumuz kurumlara artık yönlendirilmemesi;mümkünse bu kurumların verilen rahatsızlıkları-zararları gidermelerini sağlayabilecek veya şikayetlerimizi kendi giderebilecek mercilere yönlendirilmesi" isteğimizi özellikle belirttiğim halde, başvurum yine aynı kuruma yönlendirildi. Özetle mağdur olan kişiler olarak halen çaresiz, çözümsüz bırakılmış durumdayız; üstelik kesin ve kalıcı bir çözüme kavuşarak sağlığımızı ve huzurumuzu koruyabilmek için nereye başvurmamız gerektiğini bile bilemiyoruz artık.

  • 29-06-2025, 00:16:29
    #8
    Üyeliği durduruldu
    Sakuragi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam internette biraz araştırırsanız çoğu cimer şikayeti farklı bakanlığa gittiğini görebilirsiniz. Son 10 yıldır Yazılı iletişimin yerine video iletişimi girdiği için çoğu kişi önüne düşen yazıyı 1 kere bile okuma zahmetine girmiyor.

    bknz bir başka örnek,


    Bulunduğum şehirdeki birçok kişi yıllardır uyumaya imkan sağlayan 30 desibel ses düzeyinin fazlasıyla üzerinde (60-100 DB civarında) yapılan ezan-sela hoparlör yayınlarından dolayı; rahatsız edilmeden uykuya dalma, ihtiyaç duyduğu süre boyunca rahatsız edilmeden uyuma, dinlenme, iş ve uğraşlarına yoğunlaşma gibi ihtiyaçlarını karşılamasının zorlaşması veya engellenmesi, uykusuzluk veya gerektiğinde dinlenememe sonucunda birçok fiziksel ve psikolojik rahatsızlık yaşamasına, yüksek sese maruz kalmaktan dolayı kulak ağrısı ve çınlaması, stres ve strese bağlı rahatsızlıklar, tansiyon problemleri vs. Yaşamasına veya bu rahatsızlıklarımızın daha da kötüleşmesine vb. Zararlar görmemize sebep olunması ile ilgili şikayetlerini yıllardır ilgili görevlilere veya kurumlara bildirmeye çalışıyor. Kendim de mağdur olan ve temel ihtiyaçlarını rahatsız edilmeden karşılayabilme hakkını arayamayacak durumda olan diğer [hastalar, yaşlılar, bebekler, çocuklar dahil] herkes adına bu şikayetlerimizi yaklaşık bir yıldır Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Din Hizmetleri, Din İşleri Yüksek Kurulu, Rehberlik ve Teftiş, Hukuk, İç Denetim gibi şubelerine; Konya İl ve İlçe Müftülüklerine ve yakınımızdaki çok sayıdaki camiden bazılarının görevlilerine; CİMER aracılığıyla ve e-postalarla CİMER, İletişim Başkanlığı, Adalet Bakanlığı, Çevre Bakanlığı, İç İşleri Bakanlığı gibi kurumlara bildirmeye çalışıyorum.
    Ayrıca durumdan sürekli rahatsızlık duyan ama çözüm getirilmeyeceğini bildiği için şikayetlerini bildirmeyen çok sayıda kişi olduğuna da şahit oluyoruz. Tüm bunlara rağmen (bunca kişinin rahatsızlık duyduğunun, zarar gördüğünün bilinmesine rağmen) halen şikayetlerimizin giderilmesi için hiçbir kişi veya kurumdan yardım göremiyoruz. Yardım görebilme umuduyla CİMER'e gönderdiğim başvurulardan sonuncusunda "başvurularımızın yıllardır bu rahatsızlık ve zararları görmemize neden oldukları ve/veya yaşatılan rahatsızlıklarla ilgili şikayetleri yıllardır gidermedikleri için kendilerinden şikayetçi olduğumuz kurumlara artık yönlendirilmemesi;mümkünse bu kurumların verilen rahatsızlıkları-zararları gidermelerini sağlayabilecek veya şikayetlerimizi kendi giderebilecek mercilere yönlendirilmesi" isteğimizi özellikle belirttiğim halde, başvurum yine aynı kuruma yönlendirildi. Özetle mağdur olan kişiler olarak halen çaresiz, çözümsüz bırakılmış durumdayız; üstelik kesin ve kalıcı bir çözüme kavuşarak sağlığımızı ve huzurumuzu koruyabilmek için nereye başvurmamız gerektiğini bile bilemiyoruz artık.

    Cami hoparlörü kırsal alanda sorun olmuyor ama şehir merkezlerinde çok sıkıntı. Bir yerde denk gelmiştim.