looktr adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Dünyanın birçok yerinde geçerli olan kural maalesef bu.
Farklı yorumlara yanlış anlaşılmalara müsait bir cümle. Ancak ben şöyle anlatayım:
basit bir tarfik kazasında bile karşınızdaki kişi mafya vs ise, haklı olsanız dahi sizi haksız duruma düşürebilirler. Orada bulunan güvenlik yetkilileri SORUN ÇIKMAMASI İÇİN sizi YÖNLENDİREBİLİR.
Bizzat duyduğum iki farklı olay sonrasında küçük bir kasabada bile böyle şeylerin yaşanabildiğini anlamış oldum.
Yarın bir gün siz de haklı olduğunuz halde mağdur olur ve adalet arayıp da bulamazsanız bu konuyu açıp tekrar okuyun derim.
Anlamanız gereken şey budur.
Elinde silah olanlar, kuralları koyanlardır, Kuralları koyanlar genellikle onları çiğneyenlerdir, çünkü bu kurallar zayıflar için zincirlerden, güçlülerin zayıfları ezmek için elinde tuttuğu araçlardan başka bir şey değildir.
Çocuk yaşta bunları anlamak zor keza 20'li 30'lu yaşlarda bile bu olaylarla iç içe gelmeden anlamak zor. 25 yaşına kadar yediği önünde yemediği arkasında, babasının dedesinin lafıyla önü açılmış, şımarık yetişirilmiş, trafikte orda burda 'buranın ağası benim' modundaki bir insana bunu anlatamazsın.
Bir gün dedesi babası kendilerinden daha güçlü biriyle münakaşaya girdiklerinde belki o zaman anlar 'güçlü tarafın her zaman bir adım önde olduğunu'. Bizim makam arabamız, köşklerimiz, özel adamlarımız olmadığı için her noktada eziliyoruz. En basitinden, milyoner bir insanın avukatı ile asgari ücretle geçinen birinin avukatının aynı performansı göstereceğini düşünmüyorum. bugün ben trafikte 3 kişiyi öldürsem kafama kara torba bile geçirirler fakat 1998'te istanbulda yaşanan olayın başrolü şuanda yurtdışında viskisini yudumluyordur.. isim vermeye gerek yok.

Canlı örneklerden ele alayım, ekrem imamoğlu belediye binasında bir çalışanını ezebilir, çalışan bu konuda hiçbir şey yapamaz çünkü ona karşı gücü yoktur. Fakat erdoğan da ekrem imamoğlunu ezebilir, ekrem imamoğlununda erdoğana karşı gücü bulunmamaktadır. bu güç meselesi de koşullara bağlı mesela zamanında erdoğan da istanbul başkanıyken ezilmiş, bugün ki şartlarda erdoğana kafa tutabilecek bir kurum yok. bu durumu genel hayatımıza uyarladığımızda;iş yerimizde patrona kafa tutabilecek biri yok, hapishanede hapishane müdürüne kafa tutabilecek yok, ordu da komutanlara kafa tutabilecek yok. ailenin içinde babaya kafa tutabilecek yok..