• 31-03-2025, 21:56:43
    #10
    Şaaaaaak bir 10 milyar dolar satarız, yangını söndürürüz, sonraki gün bir şaaaaak diye 20 milyar daha satarız, millet şaşırır, sonraki gün bir 30 milyar daha satarız aman aman kimler geldi olur.
    Şuanki ekonomiyi bu derece bilgisi olanlar yönetiyor hocam.
  • 31-03-2025, 21:57:17
    #11
    Baskının olduğu her şey bir yerde patlak verecektir. Bunu nereye çekerseniz çekin, ister ekonomi ister antropoloji isterseniz endüstri mühendisliği..

    Burada önemli olan baskının yaratılması için ne ve ne şekilde yapılıyor..
  • 31-03-2025, 22:05:45
    #12
    A.AY adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    @BetaHouse; Siz ne söylemek istersiniz. Ekonomi okur yazarlığınızda epey iyiydi.
    Doğru söylüyor, 12 gündür sabit tutulması demek çok fazla döviz satılıyor ve baskılanıyor demek. Taramalı tüfek ile aralıksız atış yaparsanız o mermi bir yerde illa biter ve farkına bile varamazsınız. Hadi diyelim merminin biteceğine uyandınız, o zaman da farklı bir aksiyon almanız gerekir özelleştirme gibi, kambiyo vergisi gibi, munzam karşılıkları yükseltmek gibi, faizleri mecburi olarak arttırmak gibi, hazine bonosu ihalesi gibi, yeni dış borç bulma, mevcut borçları erteleme gibi çok daha fazla şey denenebilir, hazinenin altınları bozdurulabilir, daha sıkı ekonomik çözümler denenebilir örneğin yepyeni bir kur korumalı mevduat adımı atılabilir, yabancıya carry trade için garantiler verilip sırf onlar para soksun diye dalgalı kurdan sabit kura bile geçiş yapılabilir. Zaten bizim olduğuna inanmasam bile varlık fonundaki şirketler satılabilir, hazinedeki döviz rezervi yeniden eksilere düşebilir, daha da kötüsü uzun bir süre bu durum halktan saklanabilir. Katar ve diğer Arap ülkeleri ile yeni bir para takası söz konusu olabilir. Her şeye olabilir diyoruz ama "olacak" diyebileceğimiz tek gerçeklik enflasyonun artacağı garantisidir diyebiliriz. Hem yerli dövize talep gösteriyor hem yabancı döviz alıp yurtdışına çıkarmak için dövize ilgi gösteriyor ve döviz giderek azalıyor, yerine koyamıyoruz. Rusya, Çin, İran vs. bazı ülkeler ile altın veya yerel para birimleri üzerinden ticaretin yolu açılabilir, Dolar olmayınca dolar kullanmadan ticaret yapmanın yolları bulunmak zorunda. 12 gün boyunca bir şey sabit kalamaz, günlük 2şer 3er kuruş artışına izin verseler çok daha sağlıklı olurdu, 5 yaşındaki çocuk bile mevcut fiyatın baskılandığını, doların çok daha yukarıda olması gerektiğini ve 38 liraya dolara erişebilmenin gerçekten bedava fiyatlar olduğunu bilir. Bir şey değerinden ucuz ise talep artar, bunu olması gereken fiyatın yarısına fiyatlanan hisse senedi gibi düşünebiliriz. Dolar 50 TL olmayı hak ediyor ama 38 Liraya satılıyor, talep elbette artacak. Eğer 50 lira olsaydı zaten fiyatlandı denerek çözülmeler olabilirdi, bu politika çok yanlış ve sürdürülebilir değil maalesef.
  • 31-03-2025, 22:08:39
    #13
    A.AY adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Yurt içi yurt dışından milyarlarda dolarlar bozup faize yatırıldığını düşün.
    Ödenen faiz paraları gökten inmiyor. Sürekli para basma ile faiz paraları ödeniyor.
    Biliyorsunuz birşey nekadar çok ise okadar değersizdir. Birşey nekadar az ise okadar değerlidir.
    Enflasyonu daha da körükler yüksek faiz.
    Luna coini bilenler bilir.
    Bir gecede milyarlarca luna basıldı. Bir gecede değeri çok çok değersizleşti. şuanki değeri 0.0000000000TL gibi birşeydir.
    Devamlı Turk Lirası basılırsa Luna gibi olur.
    Hocam, faiz enflasyondan düşük olursa da piyasaya bankalar aracılığı ile ucuz para basılmış oluyor. Bedava faiz ilede para basılır, devlet basmaz, bankalarına bastırtır, 2018'den beri faiz düşük bedavadan para bastırdılar bankalara. Bu söylediğiniz düşünce geçerli değil, çünkü faiz enflasyondan düşük olduğunda bu talep etkisi yaratır ve ekstradan enflasyon yaratır, sizin dediğiniz şey aşılır, ne yaparlar vergi çıkarırlar piyasadan parayı çekerler. Faizle para basılmaz, sadece borçlanma artar.
  • 31-03-2025, 22:09:38
    #14
    Faiz yükseltmelerinin amacı döviz rezervi artırıp , TL dolaşımını azaltıp TL'yi değerlendirmekti.
    Fakat talep yönlü enflasyon baskısı artık işe yaramıyor.
    Çünkü Maliyetler sürekli artıyor.
    2025 öncesine kadar talep azaldıkça firmalar indirim ve kampanya yapmaya devam ettiler ama bu süreç artık bitti sayılır.

    2025 itibari ile faizin yüksek olmasının anlamı kalmadı , hem faiz ödeniyor , hem enflasyon yükseliyor , hem döviz artıyor , başa döndük yani.

    Dövizi bilerek enflasyon ve faizin kazancının altında tutarak , döviz almayın faize atın demek istediler 2 sene boyunca.
    Bu sürede borsanın içine ettiler tabi.

    Ama faiz meselesini artık kapatmak zorundalar çünkü mantıksız bir durum yaşanıyor.

    Matematik ortada buyurun hesaplayalım.

    2023'de 100 bin dolar . 2.7m TL ile faize giren birisi birleşik faiz ile en az %55 alır ( 1 senede ) : 1.5m TL
    Total : 4.2m TL tekrar faizin düşmesi ile bu sene %45 ortalama ile 1.9m TL
    2 Sene sonunda Total : 6.1m TL yapar , 38 TLden , dolara çevirince : 160 bin Dolar yapar

    Yani 2 senede %60 döviz üzerinden faiz almış oldu.
    Bu süreç sonunda Merkez bankası döviz rezervinin %60'ını faiz olarak öder.
    Artık enflasyonu düşürmüyor , üstüne Merkez bankasına girenden çok döviz çıkıyor. İlk seneden sonra faiz politikası mantıken patladı zaten.
  • 31-03-2025, 22:12:29
    #15
    Valla hocalarım, kendine güvenen döviz alabilir artacağını düşünüyorsanız. Faiz daha çok kazandırmayacak diye düşünüyorsanız alabilirsiniz. ben almam şahsen.
  • 31-03-2025, 22:17:17
    #16
    EfeHan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Valla hocalarım, kendine güvenen döviz alabilir artacağını düşünüyorsanız. Faiz daha çok kazandırmayacak diye düşünüyorsanız alabilirsiniz. ben almam şahsen.
    Faiz şuanda kazandırabilir. Ama her an kazandırdığı tüm parayi kaybedip zarar bile yazabilir.
    Kahin olsaydım zamanını söylerdim de zamanı geldiğinde hepimiz görmüş oluruz.
    Ben şuan Tayyip Erdoğan ın ülkeyi sağlıklı yönettiğini sanmiyorum. Sağlıklı yönetseydi zaten şuan daha iyi durumda olurduk.
    Şuan yapamadığı iyi yönetmeyi gelecekte mi yapacak.
    Muhakkak bir yerde patlama gelecek dövizde.
  • 31-03-2025, 22:22:25
    #17
    A.AY adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Faiz şuanda kazandırabilir. Ama her an kazandırdığı tüm parayi kaybedip zarar bile yazabilir.
    Kahin olsaydım zamanını söylerdim de zamanı geldiğinde hepimiz görmüş oluruz.
    Ben şuan Tayyip Erdoğan ın ülkeyi sağlıklı yönettiğini sanmiyorum. Sağlıklı yönetseydi zaten şuan daha iyi durumda olurduk.
    Şuan yapamadığı iyi yönetmeyi gelecekte mi yapacak.
    Muhakkak bir yerde patlama gelecek dövizde.
    Hocam, Ben RTE Konusunda size katılıyorum, lakin 2018'den boyunca toplam 2023 yılına kadar dediğiniz şey denendi hemde RTE Tarafından sonuç - rezervler, yani istediğiniz gibi düşünebilirsiniz, ama ben RTE'nin bu pahalı deneyi birdaha deneyeceğini düşünmüyorum, bunu denemek için deli olmak gerek, çünkü yaptığınız şey 2 3 kez hatalı ise 4.yü denemek istemezsiniz çünkü sonuç aynı olacaktır. benim paramın çoğu eurobond'ta, ben 6 ayda bir kupon faizini alıp geçiyorum, eurobond'tan ana paramdan şuan %10 zarardayım, bu kaara geçmeyeceğim anlamına gelmez, lakin dövizin sürüncemede kalacağını düşünüyorum. Enflasyonu düşürmek için bu şekilde gitmek zorundalar, geçen bayram harclık verdiğim insanlara bayram harçlığı bu sene %50 daha az verdim, kimsede birşey demedi çünkü piyasa kötü para az, Enflasyonun etkileri de daha yeni görünmeye başladı, geçen sene görünmedi, bu sene görünmeye başladı daha. Not: Eurobond konusundaki fikirlerim Yatırım Tavsiyesi Değildir, Diğer fikirlerimde yatırım tavsiyesi değildir. Dövizin yükselmesi bana yarar yani onu diyorum. Ama dövizin yükselmesi bana yaradığı kadar, fakir durumdaki insanlara zarar ettirir, enflasyon ülkede her zaman zengin kesime yarar.
  • 01-04-2025, 01:36:26
    #18
    Şu anda sermaye konteolleri uygulanıyor.
    Dolar sadece rezerv satılarak baskılanmıyor.

    1) Swap kanalları kapalı. Türk lirasının açığa satışına izin verilmiyor.
    2) İhracatçıların kazandıkları dövizin bir bölümünü bozdurması zorunlu. Döviz tutan şirketlere de vergi denetimi gibi aba altından sopa gösteriliyor.
    3) Tüm bankalarda döviz alış satış makası tarihte olmadığı şekilde talimatla açık tutuluyor ki kısa vadeli al sat yapan olmasın.
    4) 5000 bin dolar üzeri döviz işlemi yapanlarda döviz bürolarında bile kimlik isteniyor.
    5) Faftalık politika faizi günlük faize çevrilip günlük faiz arttırılarak pratikte faiz artışı yapıldı.

    Yani tüm sermaye kontrollerine rağmen İmamoğlu krizinde bir kaç günde 30 milyar dolar rezerv yaktı Merkez Bankası.
    Yani sadece rezerv satılmıyor, dövizli tüm işlemlerde kısıtlamalar var.

    Türkiye cari açık veren bir ülke.
    Ve daha önce defalarca dolar kuru baskılandığı için kriz yaşandı.
    Bugün de teoride serbest kur olan ancak pratikte merkez bankasının aşırı müdahalesi ile çıpalı kur uygulanıyor.
    Ve riskler arttıkça ve dolar serbest bırakılmadıkça bir gün patlama riski her zaman var.

    Şansımıza ülkeden kaçacak çok fazla yabancı sermaye kalmadı, zaten tüm yabancı sermayeyi kaçırdık.
    Son krizde kaçan para da carry trade için gelmiş vurkaççılar.

    Ama şu bir gerçek.
    Devlet serbest piyasa kurallarına göre oynamıyorç
    Yani bu cari açık devam ederken doların sonsuza kadar bastırılması mümkün değil.
    Bir yerde ya serbest bırakmak zorunda kalırlar, ya da patlar...
    Ama henüz o kadar büyük risk yok. Turizm sezonu geliyor.
    Ülkeye ekstra döviz girecek. Hala yakabilecekleri emanet paralar var.
    Yani çok kısa vadede bir patlama çok ihtimal dahilinde değil.
    Ama bu kafa değişmezse bir gün patlaması kaçınılmaz.