Şu anda sermaye konteolleri uygulanıyor.
Dolar sadece rezerv satılarak baskılanmıyor.

1) Swap kanalları kapalı. Türk lirasının açığa satışına izin verilmiyor.
2) İhracatçıların kazandıkları dövizin bir bölümünü bozdurması zorunlu. Döviz tutan şirketlere de vergi denetimi gibi aba altından sopa gösteriliyor.
3) Tüm bankalarda döviz alış satış makası tarihte olmadığı şekilde talimatla açık tutuluyor ki kısa vadeli al sat yapan olmasın.
4) 5000 bin dolar üzeri döviz işlemi yapanlarda döviz bürolarında bile kimlik isteniyor.
5) Faftalık politika faizi günlük faize çevrilip günlük faiz arttırılarak pratikte faiz artışı yapıldı.

Yani tüm sermaye kontrollerine rağmen İmamoğlu krizinde bir kaç günde 30 milyar dolar rezerv yaktı Merkez Bankası.
Yani sadece rezerv satılmıyor, dövizli tüm işlemlerde kısıtlamalar var.

Türkiye cari açık veren bir ülke.
Ve daha önce defalarca dolar kuru baskılandığı için kriz yaşandı.
Bugün de teoride serbest kur olan ancak pratikte merkez bankasının aşırı müdahalesi ile çıpalı kur uygulanıyor.
Ve riskler arttıkça ve dolar serbest bırakılmadıkça bir gün patlama riski her zaman var.

Şansımıza ülkeden kaçacak çok fazla yabancı sermaye kalmadı, zaten tüm yabancı sermayeyi kaçırdık.
Son krizde kaçan para da carry trade için gelmiş vurkaççılar.

Ama şu bir gerçek.
Devlet serbest piyasa kurallarına göre oynamıyorç
Yani bu cari açık devam ederken doların sonsuza kadar bastırılması mümkün değil.
Bir yerde ya serbest bırakmak zorunda kalırlar, ya da patlar...
Ama henüz o kadar büyük risk yok. Turizm sezonu geliyor.
Ülkeye ekstra döviz girecek. Hala yakabilecekleri emanet paralar var.
Yani çok kısa vadede bir patlama çok ihtimal dahilinde değil.
Ama bu kafa değişmezse bir gün patlaması kaçınılmaz.