• 29-08-2009, 01:13:26
    #28
    Bende şöyle düşünüyorum. Hadi iddia, futbol vs gibi şeylerin gösterişi yapılabilir. Ancak dinin gösterişi olmamalı, adam gibi ilk önce gönlümüzden yaşamalıyız.

    Ha onu da yaptıysak o zaman sabitleyebiliriz. Umarım iyi anlatabildim.
  • 29-08-2009, 01:17:26
    #29
    BarCode adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bende şöyle düşünüyorum. Hadi iddia, futbol vs gibi şeylerin gösterişi yapılabilir. Ancak dinin gösterişi olmamalı, adam gibi ilk önce gönlümüzden yaşamalıyız.
    Ha onu da yaptıysak o zaman sabitleyebiliriz. Umarım iyi anlatabildim.
    Bu bölümde sabitlenen her konu gösteriş amaçlı mı yani?

    Ekleme: Lütfen konu tartışmaya dönmesin ki kilitlenmesin güzelim konu. Mesajımı silebilirim olumsuz bişey varsa..
  • 29-08-2009, 10:46:01
    #30

    Dursun Ali Erzincanlı - En Sevgiliye 8 - Adın Geçer

    Dinleyin arkadaşlar. Bu ne güzel bir anlatımdır.
  • 29-08-2009, 12:36:42
    #31
    niye o kadar kıydırık başlıklar sabitlenmiş ? de Peygamber efendimiz veda hutbesi sabitlenmiycekmiş.

    Ben elimden geldiği kadarı ile uymaya çalışıyorum. Ve burada sabitlenmesini sağlayarak bir kaç arkadaşın daha okumasına faydam dokunursa ne mutlu bana.

    Ha forum yöneticileri illa ben bunu sabitlemem dersede. hergün bir arkadaşımız günceller bu konuyu. böylece ilk sayfada kalmaya devam eder.

    İyi günler
  • 30-08-2009, 11:44:46
    #32
    alta düşmüş.
  • 30-08-2009, 12:03:51
    #33
    Peygamberlerin en üstünü

    Peygamber efendimiz, Peygamberlerin en üstünü ve sonuncusudur. Allahü teâlânın yarattığı varlıkların en şereflisi Muhammed aleyhisselâmdır. Her şey O’nun hürmetine yaratıldı. O, Allahü teâlânın resûlü, son peygamberidir. Allahü teâlâ bütün peygamberlerine ismiyle hitâb ettiği hâlde, O’na “Habîbim” (sevgilim) diyerek hitâb etmiştir. Nitekim Allahü teâlâ bir hadîs-i kudsîde: “Sen olmasaydın, sen olmasaydın, hiçbir şeyi yaratmazdım!” buyurdu. Bütün mahlûkâtı O’nun şerefine yaratmıştır. Allahü teâlâ kullarına râzı olduğu ve beğendiği yolu göstermek için çeşitli kavimlere zaman zaman peygamberler göndermiştir. Muhammed aleyhisselâmı ise son Peygamber olarak bütün insanlara ve cinlere gönderdi. Bunun için Peygamberimize “Hâtem-ün-nebiyyîn” ve “Hâtem-ül-Enbiyâ” denilmiştir.


    Her peygamber, kendi zamânında, kendi mekânında, kendi kavminin hepsinden her bakımdan üstündür. Muhammed aleyhisselâm ise, her zamanda, her memlekette, yâni dünyâ yaratıldığı günden kıyâmet kopuncaya kadar, gelmiş ve gelecek bütün varlıkların, her bakımdan en üstünüdür. Hiçbir kimse hiçbir bakımdan O’nun üstünde değildir. Allahü teâlâ her şeyden önce Muhammed aleyhisselâmın nûrunu yarattı. Eshâb-ı kirâmdan Abdullah bin Câbir radıyallahü anh; “Yâ Resûlallah! Allahü teâlâ her şeyden evvel neyi yaratmıştır, bana söyler misin?” deyince, Sevgili Peygamberimiz şöyle buyurdu: “Her şeyden evvel senin peygamberinin yâni benim nûrumu kendi nûrundan yarattı. O zaman ne Levh, ne Kalem, ne Cennet, ne Cehennem, ne melek, ne semâ’ (gökyüzü), ne arz (yeryüzü), ne güneş, ne ay, ne insan, ne de cin vardı.” Âdem aleyhisselâm yaratılınca Arş-ı a’lâda nûr ile yazılmış “Ahmed” ismini gördü. “Yâ Rabbi! Bu nûr nedir?” diye sorunca Allahü teâlâ; “Bu, ismi göklerde Ahmed ve yerlerde Muhammed olan senin zürriyetinden bir peygamberin nûrûdur. Eğer O olmasaydı, seni yaratmazdım.” buyurdu. Âdem aleyhisselâm yaratılınca alnına Muhammed aleyhisselâmın nûru kondu ve o nûr onun alnında parlamaya başladı. Âdem aleyhisselâmdan îtibâren babadan oğula intikal ederek asıl sâhibi Muhammed aleyhisselâma ulaştı.


    Muhammed aleyhisselâm hicretten 53 sene evvel Rebîülevvel ayının on ikinci pazartesi gecesi, sabaha karşı, Mekke’de doğdu. Târihçiler, bu günün Mîlâdi sene ile 571 senesinin nisan ayının yirmisine rastladığını söylüyor. Doğmadan birkaç ay önce babası, altı yaşındayken de annesi vefât etti. Bu sebepten Peygamber efendimize Dürr-i Yetîm (yetimlerin incisi) lâkâbı da verilmiştir. Sekiz yaşına kadar dedesi Abdülmuttalib’in yanında kaldı. Dedesi de vefât edince, amcası Ebû Tâlib O’nu yanına aldı. Yirmi beş yaşındayken Hadîcet-ül Kübrâ ile evlendi. Bu hanımından doğan ilk oğlunun adı Kâsım idi. Bundan dolayı Peygamberimize Ebü’l-Kâsım yâni Kâsım’ın babası da denildi. Araplarda böyle künye ile anılmak âdetti. Kırk yaşında, bütün insanlara ve cinne peygamber olduğu Allahü teâlâ tarafından bildirildi. Üç sene sonra herkesi îmâna çağırmağa başladı. Elli iki yaşında mîrac vukû buldu. 622 yılında 53 yaşında olduğu hâlde, Mekke’den Medîne’ye hicret etti. Yirmi yedi defâ muhârebe yaptı. 632 (H. 11) senesinde rebîülevvel ayının on ikinci pazartesi günü öğleden evvel 63 yaşında vefât etti.

    Kaynak
  • 30-08-2009, 14:44:55
    #34
    Üyeliği durduruldu
    Allah 'a şükür ki yayınladığım şiire yazardan dolayı tepki gelmedi,

    Alemlere Rahmet Efendiler Efendisi Peygamber Efendimiz Hz.Muhammed Mustafa (S.A.V) binlerce Salat ; binlerce Selam..
  • 31-08-2009, 06:27:58
    #35
    Hergün bir hadis paylaşalım arkadaşlar bu başlık altında. Güzel de bir arşiv oluştururuz hem.

    ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~

    Rabbinize karşı gelmekten sakının, beş vakit namazınızı kılın, Ramazan orucunuzu tutun, mallarınızın zekatını verin, yöneticilerinize itaat edin. (Böylelikle) Rabbinizin cennetine girersiniz.

    Tirmizî, Cum’a, 80.
  • 31-08-2009, 07:14:05
    #36
    Üyeliği durduruldu
    infratime adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Sesli dinlemek isteyen olursa
    http://www.vidivodo.com/96972/veda-hutbesi
    ALLAH Razı olsun kardeşim.