• 10-03-2025, 21:42:23
    #1
    🔥%100 WP Optimizasyon🔥
    İşte metnin paragraflara ve konuşmalara ayrılmış hali:
    Bir gün sultan, saraydaki bahçıvanının yanına uğrayıp kendisine hediye edilen tayı sorar:
    Sultan: "Bahçıvan efendi, nasıl bizim tay?"
    Bahçıvan cevap verir:
    Bahçıvan: "Asluhu nesluhu, sultanım."
    Sultan: "Nesi var ki?"
    Bahçıvan: "Sultanım, asil bir tayın sırtına sinek böcek konduğunda, bunları kuyruğu ile kovalar. Bizim tay ise adeta bir inek gibi kafasını çevirip ağzıyla sinekleri kovalıyor."
    Sultan, bunun nedenini öğrenmek için tayı hediye eden adamı çağırtır ve tayın bu davranışının sebebini sorar. Tayı hediye eden adam cevap verir:
    Adam: "Sultanım, bizim tay doğduktan hemen sonra annesi öldüğü için onu ineğe emzirttik."
    Böylece meselenin sırrı çözülmüş olur. Sultan adamlarına emreder:
    Sultan: "Verin bahçıvana fazladan bir kap yemek!"
    Başka bir zaman, sultana güzel görünüşlü, iri bir hindi hediye edilir. Bir müddet sonra sultan yine bahçıvanın yanına varır ve hindiyi sorar.
    Sultan: "Bahçıvan efendi, nasıl bizim hindi?"
    Bahçıvan: "Asluhu nesluhu, sultanım."
    Sultan: "Bahçıvan efendi, bunun neyi var?"
    Bahçıvan: "Sultanım, asil olan bir hindi öteceği zaman kabarır, ibiği masmavi olur ve sonra ötmeye başlar. Bizim hindi ise iyice kabarıyor, ibiği masmavi olup tam öteceği zaman kafasını suya daldırıyor."
    Sultan, işin aslını öğrenmek için hindiyi hediye eden kişiyi çağırtır. O kişi, hindinin yumurtasını ördeğin altına koyduklarını ve hindinin ördek yavruları ile birlikte büyüdüğünü anlatır.
    Bu meselenin sırrı da çözülmüş olur. Padişah yine emreder:
    Sultan: "Verin bahçıvana fazladan bir kap yemek!"
    Sultan, güzel bir günün sabahında bahçede yalnız başına dolaşırken gözü bahçıvana ilişir. Ona doğru yaklaşarak sorar:
    Sultan: "Bahçıvan efendi, bende de bir sıkıntı var mı?"
    Bahçıvan cevap verir:
    Bahçıvan: "Asluhu nesluhu, efendim."
    Sultan şaşkınlıkla sorar:
    Sultan: "Bende de mi?"
    Bunun üzerine, son demlerini yaşayan annesine koşar ve ona endişeyle sorar:
    Sultan: "Anacığım, inan sana kırılıp küsmem, kızmam da. Bende bir sıkıntı var mı?"
    Annesi biraz duraksar, sıkıla sıkıla başlar anlatmaya:
    Anne: "Oğul, babanla evlendiğimizde baban çok yaşlıydı, ben ise daha 15-16 yaşlarında genç, güzel bir kızdım. Gençliğimin duygularına kapılıp bir hata ettim. Sen bizim sarayın aşçısının oğlusun."
    Hakikati öğrenen sultan, hızla bahçıvana döner ve hayretle seslenir:
    Sultan: "Ey olayların perde arkasından bizlere sırlar sunan değerli insan! Tay ve hindinin durumlarını anladık da, benim durumumu nasıl anladın? Bu nasıl bilgeliktir? Söyle bakalım bana!"
    Bahçıvan sakin bir şekilde cevap verir:
    Bahçıvan: "Ey yüce sultan, bunu anlamaktan daha kolay ne var? Benim bildiğim sultanlar ödül verirken 'Verin bir kese altın' derler. Siz ise 'Verin fazladan bir kap yemek' diyorsunuz."

    Nasıl buldunuz
  • 10-03-2025, 21:57:26
    #2
    çok rahat çok profesyonel.