• 16-01-2025, 15:44:52
    #1
    Üyeliği durduruldu
    Toplumun en temel yapı taşı aile çöktüğü zaman toplumsal facialar kendisini gösterir.
    Bugün televizyonda bir sürü reality programı saatlerce yayın yapıyor milyonlar tarafından izleniyorsa toplumsal bir facianın tam ortasındayız demektir. TV programlarındaki rezilliklerle birebir muhatap olmasak bile, yaşadığımız her gün karşılaştığımız ufak tefek musibetler de toplumsal facianın sonuçları.

    Aileyi ve toplumu hedef alan saldırılardan bahsederken çoğunlukla sınır ötesinden gelen yaptırımlar aklımıza gelir. Oysa kendi yapıp ettiklerimizi hemen hiç düşünmeyiz.

    Rizede Tekirdağda Diyarbakırda İzmirde yaşayan ailelerin farklı farklı yaşam tarzları ve kültürleri var. Ancak yaşanan toplumsal sorunlar neredeyse birebir aynı. Hasetlik miras kavgaları tarla sınırı sorunları mal paylaşımı vs vs...

    Bu tür sorunları detaylı irdeleyince hemen hepsinin arkasında ADALETSİZLİK olduğunu görüyoruz. Toplumda adalet anlayışı maalesef son derece çarpık. ÇIKAR söz konusu olunca çoğu kişi ADALET kavramını çiğniyor.

    Yaşanan sorunların hemenhepsinde gördüğümüz ortak sorun GÜÇ ÇATIŞMASI. İnsanlar ÇIKAR amacıyla ADALETSİZLİK yapmak için GÜÇ MÜCADELESİ içine giriyor. Hayvan belgesellerini izlediğimizde, bu mücadelenin hayatın en temel işleyiş şekli oduğunu görüyoruz. En güçlü olan en büyük otorite, en zayıf olan ise en alt düzey köle. Hatta düşman canlılar da saldırdığı zaman en zayıf bireyleri hedef alıyor.

    İnsan, hayvandan farklı olarak ŞEREF sahibi olduğu için, toplum yaşantısını düzenleyen KANUNlar ve bunu uygulayan DEVLETi oluştururlar. Bu sistemin işleyişine de ADALET diyoruz.
    Ancak günümüzde birçok yerde devletin kanunların veya adaletin varlığı bazen işe yaramıyor. İnsanlar arasındaki ilişkiler vahşi barbar ve ilkel yöntemlerle ilerletiliyor. Bu durumda mafya çete gibi yapılanmaların, devletten bile daha etkin rol oynadığına şahit oluyoruz.

    ***

    Mafyaların ve çetelerin devletlerden ve kanunlardan daha etkili olduğuna çoğu zaman şahşt olmuşuzdur. Her türlü bilim kültür teknoloji gelimesi içinde insan canlısı en ilkel ve en vahşi sosyal ilişkiler ile yürütülüyor.

    Tüm bunlarınsonucu olarak hem toplum yapısında hem de devlet yapısında MASTER ve SLAVE olarak bir sınıf ayrımı oluştuğunu görebiliriz.
    Haksız yolla statü makam mevki servet sahibi olanlar MASTER, imkan bulamadığı için ezilen sömürülen haksızlığa uğrayan kesim ise SLAVE!...

    ***

    İşin en kötü tarafı ise, bu ilkel ve vahşi sitemi ezilen SLAVE kesimin de savunması koruması ve normal karşılaması.

    İnsanları karakter olarak küçülten bu olayların en temel sebebi ise GÜCE TAPINMA. Bu güç bazen para, bazen sosyal statü ve bazen de toplum içinde nüfuz olarak karşımıza çıkıyor.

    ***

    İnsanlararasındaki bu vahşi ilişkinin en büyük göstergelerinden birisi de mafya filmleri ve dizileri. Bu yapımlar en başından sonuna kadar bu temel felsefe üzerine kurgulanmış birer hikaye anlatır.
    Bu yapımların inanılmaz izlenme oranı almasının sebebi, izleyenlerin de aslında GÜCE TAPINMASI!...

    Bu yapımlardaki vahşi mücadeleler insan zihninde bir tür zevk duygusu yaratıyor. Halbuki çoğumuz bu vahşi hayat içerisinde otoriteler tarafından ezilen ve hakkı yenilen SLAVE CAMİASI içine dahil durumdayız.


    ***

    Bu mafya filmlerini izlerken güç çatışmalarını hayranlıkla izliyoruz.

    ***
    Aşağıdaki mizahi paylaşımda, öğüt veren Ömer baba karakteri çıkınca rahatsız olan izleyici tiplemesi canlandırılıyor. Her ne kadar mizahi bir paylaşım olsa da, mafya yapınlarının aslında neden izlendiğini de ifade ediyor.

    Bu tür dizilerde Çakır - Memati tiplemelerinin en çok sevilmesinin sebebi, kaba kuvvete dayalı üstünlük mücadelesini betimlemeleri.


    https://www.youtube.com/shorts/DAjSX6o_b5A

    ***


    Çoğu ailede yaşanan sorunların da temelinde, kaba kuvvete dayalı güç mücadeleleri yer alıyor.
    Çocuk tacizi, çocuk cinayeti, kadın cinayeti gibi birçok olayda ailenin komşuların ve mahalle çevresinin MAĞDURU SUÇLAYIP SUÇLUYA ARKA ÇIKMASI rastlantı mı sizce?

    ***

    Aile içindeki ilişkiler hayvansal bir güç mücadelesi yerine adalet saygı temelli olursa bu tür sorunların kökten çözüldüğünü görebiliriz.



    ***************************

    Konu kavramlar üzerine kurulu olduğu için bazı detaylar anlaşılamayabilir. Örnekler verdiğim zaman daha anlaşılır olacak.



    (1) Na*in cinayetinde aile ve komşular maalesef susarak yalan söyleyerek veya delilleri karartarak suçluların yanında oldular ve mağdurun karşısında yer aldılar.

    (2) Sözde kaybolan yeğenini aramak için tv programına çıkan E**p isimli şahıs, gerçekte son derece ahlaksız haydut ve karaktersiz bir insandır. Genç ve güzel bir kız olan yeğenlerini büyük ihtimalle para için zengin vegüvenilmez bir adamla evlendirdiler. Evlendirdikten sonra 20 yıl kadar hiç iletişim bile kurmamışlar. Halbuki evlilik olduğunda aileler debirbirine yaklaşır, birbirine gelip gider.
    Tüm bu detayları tüm mahalle halkı bildiği halde hiçkimse birşey söylemedi. Sadece tv karşısına oturup bu ikiyüzlü adamın zırvalamalarını izlediler.

    (3) Benzerlerine defalarca şahit olunan taciz tecavüz olaylarında mağdureye neredeyse hiçkimse sahip çıkmıyor. Olay hakkında bilgisi olanlar konuşmaya ve şahitlik yapmaya çekiniyor, birçokları da doğrudan doğruya suçluyu savunuyor.

    ***************************

    Toplumda ADALET, SAYGI ve HAK gibi kelimeler ya hiç önemsenmiyor ya da anlamları çarpıtılmış.
    Bu bilincesahip olmayan aileler de çocuklarına bu kavramları öğretemiyor aktaramıyor.
    Birer ezber kurumu olan okullar ise bu kavramalrın özünü aktarabilmek konusunda faydasız. daha doğrusu böyle bir amacı da yok.


    Ancak ailelerin çoğu paraya güce ve statüye tapınma huylarını itina ile çocuklarına aktarırken, eğitim kurumları eğitim sistemleri de baştan sona bu temel felsefeyi özendiriyor.

    Ailede ve okulda paraya, güce ve statüye tapınmayı temel alan bireylerin; evlilik yoluyla kuracağı yeni aileler aynı yoldan gidecektir. Ve bunlardan oluşan toplum da aynı sistemi sürdürecek.

    ----------------------------------------------------
    İronik bir şekilde mafya filmlerinde dizilerinde aile benzeri yapılanma olması, ve bu örgütlerin aile hayatlarının vurgulanması son derece şaşırtıcı.
    Godfather, onun çakma kopyası Çukur, meşhur Kurtlar Vadisinde ve EDHOda bu ortak özellik göze çarpar.

    Aileyi vahşi ilkel bir yapı haline getirmek, bir suç örgütünü de aileye benzetmek...
    ----------------------------------------------------



    Toplumun en temel yapı taşı olan aile, ADALET SAYGI MERHAMET yerine; vahşi ilkel bir GÜÇ MÜCADELESİ üzerine kurulursa ortaya çıkan sonuç toplum faciası.
  • 16-01-2025, 15:46:42
    #2
    özeti nedir hocam?
  • 16-01-2025, 16:33:50
    #3
    Üyeliği durduruldu
    m4lisen adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    özeti nedir hocam?
    Bu yazının özeti, toplumun en temel yapı taşı olan ailenin çökmeye başladığında toplumsal sorunların arttığına dair bir uyarıdır. Yazar, özellikle televizyon programlarındaki şiddet ve güç mücadelesi içeriklerinin toplumun vahşi yönlerini yansıttığını belirtiyor. Aile içindeki ve toplumda yaşanan sorunların çoğunda "adaletsizlik" ve "güç çatışması" olduğu, insanların çıkarları doğrultusunda adaleti hiçe sayarak güç mücadelesine girdiği ifade ediliyor. Bu durumun, mafya ve çete yapıları gibi "güçlülerin" toplumda daha etkili olduğu bir yapıyı doğurduğu vurgulanıyor.

    Yazar, insanları küçülten ve onları güç tapıcılığına iten bu sistemin, ailede de şiddet, taciz ve cinayet gibi sorunlara yol açtığını anlatıyor. Ailelerin adalet, saygı ve hak gibi temel değerlere saygı göstermediği sürece bu problemleri çözmenin imkansız olduğunu belirtiyor. Ayrıca eğitim kurumlarının da bu değerleri öğretemediği, aksine güç, para ve statüye tapınmayı özendirdiği eleştirisi yapılıyor.

    Son olarak, mafya dizilerinin aile yapısını vahşi bir şekilde yansıttığı ve bu yapımların toplumun güç ve statüye duyduğu ilgiyi pekiştirdiği belirtiliyor. Aile ve toplum yapısının bu şekilde bozulmasının, toplumsal facianın temel sebeplerinden biri olduğu ifade ediliyor.