• 10-01-2025, 18:55:30
    #1
    metehanakdeniz.com
    Son zamanlarda işletmeler için büyük bir tehdit haline gelen haraç sorununun farkında olan var mı? Her geçen gün olaylar daha da büyüyor ve tehlikeli bir hal alıyor. Beline silah takan hatta eline taş alan herhangi biri, rahatlıkla bir işletmeye girip haraç talep edebiliyor. Sadece birkaç gün önce bu konuda birçok haber gördüm. Kimi işletmeler kurşunlanmış, kimileri ateşe verilmiş, bazı işletme sahipleri ise tehdit edilip şiddete maruz kalmış.

    Mahalle arasında küçük bir kafe işleten bir arkadaşım var. Bugün ona da gelmişler. Sürekli dükkânın önünde durup izliyorlarmış. Hatta müşteri gibi davranan kişileri gönderip içeride huzursuzluk çıkarıyorlarmış. Özellikle Mersin ve Adana civarında durumun çok daha ciddi olduğunu duyuyorum. Oralarda artık neredeyse uçan kuştan bile haraç istenmeye başlanmış. Hatta bazıları işi daha da ileriye götürüp, dükkân sahibini bıktırarak düşük fiyata işletmesini satmaya zorlayıp, bu şekilde çökme girişimlerinde bulunuyorlarmış.

    Çeteleşme, haraç ve işletmelere çökme gibi olaylar giderek artıyor. Bugün bir başkasının başına gelen, yarın sizin ya da bizim başımıza gelebilir. Böyle bir durumda kendinizi savunsanız bile suçlu durumuna düşebilirsiniz. Böyle bir durumda kendini savunmak için karşılık versen, karşı tarafa bir şey olsa yine haksız duruma düşecek kişi işletme sahibi olacak. Zaten o kişi sadece iğne ucunda ki bir gölge oluyor, arkaplanında ki kişiler yine işletmeyi rahat bırakmayacaktır. Arkasında ki kişiler yine rahatsızlık vermeye devam edecek, çökmeye çalışacaktır. Şikayet etmek konusuna ise girmiyorum bile. Ne yazık ki hepimiz biliyoruz ki bu tür durumlarda şikayet etmek bir çözüm getirmiyor.

    Etrafımdaki birçok kişi, eğer iş alanları uygunsa, artık işletmelerini kapatıp dijital çalışma yöntemine geçiyor.

    Bunun sonu nereye varacak? Ne yapmalı?
  • 10-01-2025, 18:58:24
    #2
    Hocam bu kişilerin önü bilerek açılıyor şuan önüne kimse geçmeyecektir
  • 10-01-2025, 19:00:01
    #3
    Evime helal ekmek götüreyim diyorsun, dibin dibine kadar borçlanıyorsun, eşinin dostunun birikimlerini iş kurucam diye alıyorsun, maddi manevi her şeyini feda edip bir yola baş koyuyorsun. Sonra cebine 3-5 kuruş para girmeye başlayınca haraç diye mekanına dadanıyorlar. Vermezsen 5 tane 20 yaşındaki hayatsız, ipsiz sapsızlara 10.000 lira verip kurşunlatıp kaçıyorlar. her hafta bir çökme haberi okuyoruz. Şu ortamda hangi gerizekalı cebinden 5 lira ayırıp da tezgah açar? Çiğköfteciye dahi dadanıyorlar. Namusuyla para kazanmak isteyen işletmeci, girişimci napsın o da illegal bir yapıyla mı tezgahını savunsun? Sonra vay efendim Türkiye'ye yatırım yapın, yurtdışına para kaçıyor cart curt. Acaba niye ya? Gerçekten milletin sinir uçlarıyla oynanıyor.
  • 10-01-2025, 19:07:02
    #4
    metehanakdeniz.com
    nasirjones adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Evime helal ekmek götüreyim diyorsun, dibin dibine kadar borçlanıyorsun, eşinin dostunun birikimlerini iş kurucam diye alıyorsun, maddi manevi her şeyini feda edip bir yola baş koyuyorsun. Sonra cebine 3-5 kuruş para girmeye başlayınca haraç diye mekanına dadanıyorlar. Vermezsen 5 tane 20 yaşındaki hayatsız, ipsiz sapsızlara 10.000 lira verip kurşunlatıp kaçıyorlar. her hafta bir çökme haberi okuyoruz. Şu ortamda hangi gerizekalı cebinden 5 lira ayırıp da tezgah açar? Çiğköfteciye dahi dadanıyorlar. Namusuyla para kazanmak isteyen işletmeci, girişimci napsın o da illegal bir yapıyla mı tezgahını savunsun? Sonra vay efendim Türkiye'ye yatırım yapın, yurtdışına para kaçıyor cart curt. Acaba niye ya? Gerçekten milletin sinir uçlarıyla oynanıyor.
    Bu gidişle bırakın yatırım almayı, mevcut işletmeler birer birer kapanacak. Öyle çözümsüz bir durum ki şu an ya canından olacaksın, ya da can alacaksın (en çözümsüz seçenek). Belki yakınlarınla tehdit edilip sevdiklerinden birini kaybedeceksin. Ya da en basit çözüm olarak, "İşletmeyi kapatıp gideyim," diyeceksin ve gerçekten de gideceksin. Çok b*ktan bir durum.
  • 10-01-2025, 19:07:25
    #5
    - Ülkede adalet yok. Herkes kendi adaletini saglayacak yakinda.
    - Polisin yetkisi yok. Polis yakaliyor savci saliyor.
    - Kanunlar yetersiz. Hirsiz savcidan daha cok kanunu biliyor malesef
    - Cezalar caydirici degil. Birini vursan ölmediyse serbestsin.
    - Maddi sikintilar insanlarda psikolojik sorunlar olusturmaya basladi. Kimseye bisi denmiyor.

    Daha bir suru şey. Saymakla bitmez. Bunlari biz gorebiliyoruz ama devlet nerede, onlar gormuyor. Yada islerine gelmiyor. Baska aciklamasi yok.
  • 10-01-2025, 21:10:34
    #6
    Bağcılar Güneşli de bulunan Cafeler için aylarca polis ekipleri nöbet tuttu, aynı şekilde bir kaç bildiğim işletmede düzenli polis nöbetinde. Önüne nasıl geçemediklerini aklım almıyor benim, birkaç gece operasyonu ile bitirilecek iş.
  • 10-01-2025, 21:17:57
    #7
    metehanakdeniz.com
    Feryat adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bağcılar Güneşli de bulunan Cafeler için aylarca polis ekipleri nöbet tuttu, aynı şekilde bir kaç bildiğim işletmede düzenli polis nöbetinde. Önüne nasıl geçemediklerini aklım almıyor benim, birkaç gece operasyonu ile bitirilecek iş.
    Polis nöbetinin pek işe yaradığını düşünmüyorum. Çünkü genellikle işletme sahiplerini aileleri ile tehdit ediyorlar. Hatta bu yüzden çocuğunu farklı bir şehirde okutmak zorunda kalan bir adamı duymuştum.
  • 10-01-2025, 21:47:44
    #8
    Bak sana bir güney amerika ülkesinden örnek vereyim sen gerisini anla.
    Escobar'ın dizisini izlemişsindir. Kolombiya'da devlet kadar zengin olan bir mafya lideri nelere neden oldu.
    Meksika'da kartel meksika'nın en büyük şirketlerinden daha zengin olduğu için bitirilemiyor.

    Mesela bir güney Amerika ülkesinde ekonomiyi beceriksizce yöneten siyasetçiler dış borcu finanse etmek için kara paranın ülkeye girmesine göz yumarlar.
    Ülkeye kara para girebiliyorsa giren paranın hesabı sorulmuyorsa bu karanlık insanlara açık davetiyedir.
    Gelen karanlık insanlar devlet gibi dev hazineleri ile satın alacak polis hakim savcı üst düzey bürokrat hatta siyasetçi milletvekili bile bulurlar.

    Ortaya karanlık insanlar ile devlet içindeki iş birlikçilerinin simbiyotik bir organizasyonu çıkar.
    Üst seviyedeki bu karanlık insanlar gittikleri her ülkede alt saviyede organizasyonlarını kurarlar.
    Ya da bu karanlık güçlerlerin rantından yararlanmak isteyen daha fazla yerel suçlu mafya çıkar.

    Mafyayı polisiye tedbirle bitiremezsiniz, ancak finansal tedbirlerle bitirebilirsiniz.
    Bu ülkenin ihtiyacı olan şey nereden buldun yasasıdır.
    Amerika'da bir adamın cebine 100 milyon dolar koy o parayı harcayacak yer bile bulamaz.
    Çünkü ayda 5 bin dolar kazanırken üst üste 3-5 ay 20-30 bin dolar harcayan adamı vergi dairesi çağırır sen paşa çocuğu musun nereden geliyor bu değirmenin suyu diye.
    Alcapone bile vergi suçundan hapse atıldı.

    Yani yaşadığımız dönem siyasi bir tercihin sonucudur ve akıl dışı ekonomi politikalarının yan etkisidir.
    Biz bu filmi 90'larda gördük. Vatandaşın yapabileceği hiç bir şey yok.
    Çünkü bir suç örgütü ile mücadele edecek güçte bir örgütü vatandaş kendi başına kuramaz.
    90'larda kumarhaneleri kapatarak ve istihbarat mafya bağlantısını keserek bu işi bir 10 sene çözdüler.
    Yani mafyanın finansmanını yani kumrhaneleri kapattıklarında mafya dayanamadı çöktü.

    Bugün de devlet para alışverişlerinde kontrolü sıkılaştırsın, hesabında belli bir rakamın üzerinde para olan insanlara parayı nereden buldun diye sormaya başlasın mafya çöker.
    Ama bunu yaparlarsa o paralar en kısa yoldan yurtdışına kaçmaya başlar ve ülke tarihinin en büyük ekonomik krizine girebilir.
    O yüzden bu işi çözmenin yolu karaparayı kovarken yerine temiz sermaye yatırımı çekebilecek bir güven ortamı sağlamaktır ama o ortamdan ülkede eser yok.
    Bu işi isterse devlet bitirir ama devleti yönetenlerin de önceliği filistin suriye, memlekette ne olduğundan haberdar değiller.
    Vatandaş da gidişattan memnun ki aynı insanlar 20 senedir iktidarda.
  • 10-01-2025, 22:34:12
    #9
    Valla arkadaşlar yanlış anlamayın ama doğu bölgelerinde böyle bir şey yapanın kafasını keserler.