Selamlar, şarkı hikayelerine bakmayı aşırı seviyorum ve ilginç bulduğum bir hikayeyi sizlerle de paylaşmak istedim. Hikayeyi okumadan önce müziği açmayı unutmayın.
https://youtu.be/d0C77ml-kxc?si=Ij-V1SNRb6oaxfQB
Yusuf ile Feride birbirlerini çok severler ve kendi aralarında nişanlanırlar. Ancak aileleri bir türlü evlenmelerine razı gelmez. Yusuf bir gün kafasında bir plan yapar. Arda Nehrini sevdiğiyle geçerek izlerini kaybettirip yeni bir hayat kurmayı düşler. Bu durumu Ferideye anlatır. Birlikte bir gece kaçarlar. Kayıkla Arda Nehrinden geçmek için dayılarının köyü Kırcali'ye giderler. O gece orada geçirirler. Aynı yatakta yatarlar. Ama babasının rızası ve nikahı olmadığından, birbirlerine dokunmazlar. Yusuf, belindeki kamayı ve boynundaki cevşeni çıkarır yatağın ortasına koyar. Bak Feride:
Ben senden yana dönersem, Kuran çarpsın, kılıç kessin. Sen benden yana dönersen kılıç kessin, Kuran çarpsın diyerek,yemin edip uyurlar..
Sabahleyin saat sekiz suları erkenden, Arda Nehrine inerler. Arda boyunda bağlı bulunan balıkçı kayığı bulurlar. Onunla karşıya geçmek isterler. Akşamdan yağan yağmur, Arda Nehrinin sularını yükseltmiş ve sel, suları dalgalar haline getirmiştir. Feride, Yusufun kolundan tutarak:
Dalgalar çok yüksek bu kayık bizi karşıya geçirmez. Ne olursun dönelim geri, der.
Geri dönersek vururlar bizi. Merak etme ben bu suları çok iyi bilirim.
Kayığa binerler. Azgın dalgalarla boğuşarak karşıya geçmeye çalışırlar. Güçlü bir dalga gelip, kayığı ikiye böler. Feride bir çığlık atar. Yusuf Feridenin elini tutarken diğer eliyle, aba olan ve su içinde kalınca ağırlaşan poturunu çıkarır. Büyük güçlükle azgın dalgalarla boğuşarak, Ferideyi Arda kenarına getirmeyi başarır. Ağaç dallarına tutunmasını ister. O arada güçlü bir dalga gelir. Yusufu alıp deryanın içine atar ve Yusuf gözden kaybolur. Feride arkasından bağırır. Yusufummmm!... Demedim mi sana kayığımız batacak
Onun o sesine köylüler gelir. Feride iki elinin arasına aldığı başını sallayarak bu ağıtı söyler. Feride bir daha evlenmez. Genç kızların , aşıkların, sevgilerin, kavuşamayanların dert ablası olur. Bu ağıt zamanla Deryalar olarak bilinen meşhur Rumeli Türküsü olur. İnsanı kimi zaman uzaklara götürür; kimi zaman da uzun uzadıya bir iç çektirir ki; nehirler, deryalar, dağlar hürmet eyler
Bu türkü, Rumeli halay havası olarak da geçer. Derleyen, bir Rumeli göçmeni olan, Osman Azizov tarafından yapılmıştır. Bizler, Arif Şentürk'ün sesiyle bu türküyü sevdik. Halen "Aman Bre Deryalar" dendiğinde hemen hemen herkesin aklına Arif Şentürk gelir. Her ne kadar "Aman Bre Deryalar" için halay havası dense de bu türkünün acıklı bir hikâyesi vardır. Zaten türkünün sözlerini dikkatli bir şekilde dinleyen herkes hikâyedeki dramı anlayacaktır. Özellikle Trakya taraflarında ve Balkan göçmeni yurttaşlarımız arasında bu türkü düğünlerin kapanış şarkısı olarak söylenir ve çalınır. İşte "AMAN BRE DERYALAR"
Konuyu okurken müziği açın.
0
●138